Ticaret sicilinden re'sen terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6999 E. 2016/9748 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden re'sen terkin↗ re'sen terkin↗ tasdik kararı↗ temerrüt tarihi↗ şirketin ihyası↗ ihya↗ tüzel kişilik↗ ticari defter↗ yönetim kurulu kararı↗ terkin↗ ihtarname↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı şirketin yönetim kurulu başkanlığını yaptığı, davacının 2005 yılına kadar davalıdan 87.837.78 TL alacaklı olduğu yani, davalının davacı şirketin şahsi hesabından bu kadar borç para aldığı ve alacağın şirketin muavin kayıtlarında yer aldığı, muavin kayıtları ile ticari defterlerin birbirini teyit elliği, davalının bu tarihte davacı şirketin yetkilisi olduğu, TTK'nın 325. ve 336/3. m. göre defter tutmakla sorumlu olan kişinin aleyhine kayıt oluşturacak defterlerin kapanış tasdiklerinin bulunmaması, bu kişinin aleyhine olan defter kaydından sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, dolayısıyla davacı şirketin davalıdan alacaklı olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda faiz hesaplaması yapılmış ise de. ihtarnamenin 01/04/2008 tarihinde davalıya tebliğ edilerek 3 gün süre verildiği, böylece davalının 05/04/2008 tarihinde temerrüte düştüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile. 87.837.78 TL'nin temerrüt tarihi olan 05/04/2008 tarihinden itibaren 3095 s. Yasa'nın 2/2 m. gereği değişken oranda işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava; davalının, davacı şirketin yönetim kurulu başkanlığı döneminde şirketten kullandığı nakit kredinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı şirketin dosya içerisinde bulunan sicil kaydı uyarınca karar tarihinden önce 09/10/2014 tarihinde ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğinin anlaşılması karşısında, davacı şirketin ihyası yoluna gidilmeksizin yargılamaya devamla sicilden kaydı silinen ve tüzel kişiliği sona eren şirket hakkında hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1208 E. 2012/7477 K.
Ortak:tasdik kararı · ticari defter · yönetim kurulu kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı şirketin «yönetim kurulu» başkanlığını yaptığı, davacının 2005 yılına kadar davalıdan 87.837.78 TL alacaklı olduğu yani, davalının davacı şirketin şahsi hesabından bu kadar borç para aldığı ve alacağın şirketin muavin kayıtlarında yer aldığı, muavin kayıtları ile «ticari defterlerin» birbirini teyit elliği, davalının bu tarihte davacı şirketin yetkilisi olduğu, TTK'nın 325. ve 336/3. m. göre defter tutmakla sorumlu olan kişinin aleyhine kayıt oluşturacak defterlerin kapanış «tasdiklerinin» bulunmaması, bu kişinin aleyhine olan defter kaydından sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, dolayısıyla davacı şirketin davalıdan alacaklı olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda faiz hesaplaması yapılmış ise de. «ihtarnamenin» 01/04/2008 tarihinde davalıya tebliğ edilerek 3 gün süre verildiği, böylece davalının 05/04/2008 tarihinde «temerrüte» düştüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile.
1- Dava; davalının, davacı şirketin «yönetim kurulu» başkanlığı döneminde şirketten kullandığı nakit kredinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak davalı ...'ün 2005 yılında «yönetim kurulu» üyesi olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır ve TTK'nun 325. ve 336/3. maddelerine göre «defter» tutmakla sorumlu olan yönetim kurulu üyesi hakkında, aleyhe kayıt bulunan defterlerin kapanış «tasdikinin» olmaması, davalı yönetim kurulu üyesinin aleyhine olan defter kaydından sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
… hakkında borçlar hukuku anlamında bir sonuç doğurmayıp ticaret hukuku bakımından TTK'nun 380. maddesi anlamında sonuç doğuracağı, davacı şirketin 2004 ve 2006 yılı «ticari defterleri ibraz» edilmediğinden incelenemediği, ibraz olunan 2005 yılı «ticari defter kayıtlarına» göre ortaklardan alacaklar başlığı altında cari dönem alacağı olarak 108.733,78 TL kayıtlı ise de bu kayıtta alacaklı olunan ortağın kimliğinin belirtilmediği, dav …
Mahkemece, 2 bilirkişi raporu alınmış olup 26/06/2006 tarihli bilirkişi raporunda, 2005 yılı yevmiye «defterinin» açılış ve kapanış maddesine göre davalı ...'ün borçlu olduğu belirtilmiş, her iki raporda da davalı hesabını borçlandırıcı işlemin 2005 yılından önce yapıldığı, ancak 2004 yılına ait defter ve belge «ibraz» edilmemesi nedeniyle işlemin hangi tarihte olduğunun tespit edilemediği ve 2005 yılı yevmiye defterinin kapanış «tasdiki» olmadığından davacı lehine «delil niteliğinde» olmadığı belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muavin defter · ticari defter ibrazı · delil niteliği · ticari defter ve kayıtlar · ibraz
Benzer bu kararda… hakkında borçlar hukuku anlamında bir sonuç doğurmayıp ticaret hukuku bakımından TTK'nun 380. maddesi anlamında sonuç doğuracağı, davacı şirketin 2004 ve 2006 yılı «ticari defterleri ibraz» edilmediğinden incelenemediği, ibraz olunan 2005 yılı «ticari defter kayıtlarına» göre ortaklardan alacaklar başlığı altında cari dönem alacağı olarak 108.733,78 TL kayıtlı ise de bu kayıtta alacaklı olunan ortağın kimliğinin belirtilmediği, dav …
Mahkemece, 2 bilirkişi raporu alınmış olup 26/06/2006 tarihli bilirkişi raporunda, 2005 yılı yevmiye «defterinin» açılış ve kapanış maddesine göre davalı ...'ün borçlu olduğu belirtilmiş, her iki raporda da davalı hesabını borçlandırıcı işlemin 2005 yılından önce yapıldığı, ancak 2004 yılına ait defter ve belge «ibraz» edilmemesi nedeniyle işlemin hangi tarihte olduğunun tespit edilemediği ve 2005 yılı yevmiye defterinin kapanış «tasdiki» olmadığından davacı lehine «delil niteliğinde» olmadığı belirtilmiştir.
Bu nedenle mahkemece bu hususun değerlendirilmemesi yerinde olmadığı gibi dosya içerisinde bulunan davalı ...'e ait ve «muavin defterinden» alındığı anlaşılan hesap özetlerine göre davalının hesabında borçlandırıcı işlemlerin yer aldığı anlaşılmakla mahkemece muavin defter kayıtları ve yevmiye defter k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15682 E. 2016/517 K.
Ortak:tasdik kararı · ticari defter · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı şirketin «yönetim kurulu» başkanlığını yaptığı, davacının 2005 yılına kadar davalıdan 87.837.78 TL alacaklı olduğu yani, davalının davacı şirketin şahsi hesabından bu kadar borç para aldığı ve alacağın şirketin muavin kayıtlarında yer aldığı, muavin kayıtları ile «ticari defterlerin» birbirini teyit elliği, davalının bu tarihte davacı şirketin yetkilisi olduğu, TTK'nın 325. ve 336/3. m. göre defter tutmakla sorumlu olan kişinin aleyhine kayıt oluşturacak defterlerin kapanış «tasdiklerinin» bulunmaması, bu kişinin aleyhine olan defter kaydından sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, dolayısıyla davacı şirketin davalıdan alacaklı olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda faiz hesaplaması yapılmış ise de. «ihtarnamenin» 01/04/2008 tarihinde davalıya tebliğ edilerek 3 gün süre verildiği, böylece davalının 05/04/2008 tarihinde «temerrüte» düştüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça tutulması gereken yasal «ticari defterlerin» açılış ve kapanış «tasdikleri» yasal süresinde yaptırılmış olmakla birlikte, bu ticari defterlerde yer alan kayıtların Tek Düzen Hesap Planı Genel Tebliği'ne göre tutulmadığı yine, sunulan muavin kayıtları ile yasal «ticari defter kayıtlarının» birebir teyit edilemediği, 2012 yılı yevmiye defter kaydında ise, davalı adına herhangi bir hesap koduna ve ismine yer verilmediği, davacı tarafından sunulan ticar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · acentelik sözleşmesi · ticari defter ve kayıtlar · acentelik · ek prim · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan «prim alacağının» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça tutulması gereken yasal «ticari defterlerin» açılış ve kapanış «tasdikleri» yasal süresinde yaptırılmış olmakla birlikte, bu ticari defterlerde yer alan kayıtların Tek Düzen Hesap Planı Genel Tebliği'ne göre tutulmadığı yine, sunulan muavin kayıtları ile yasal «ticari defter kayıtlarının» birebir teyit edilemediği, 2012 yılı yevmiye defter kaydında ise, davalı adına herhangi bir hesap koduna ve ismine yer verilmediği, davacı tarafından sunulan ticar …
Ancak, davacı tarafça bilirkişi raporlarına ciddi itirazlarda bulunulmuş olması karşısında, bu itirazları karşılayan, içlerinde sigorta şirketlerine ilişkin muhasebe konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, davacının itirazlarını karşılayan bilirkişi raporu aldırılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6999 E. , 2016/9748 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/11/2014 tarih ve 2014/522-2014/448 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 22/04/2005 tarihli olağan genel kurul toplantısına kadar müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanlığını tam yetki ve tek imza ile şirketi ilzam edecek şekilde yürüttüğünü, şirketin büyük hissedarı ve şirketi tek imza ile ilzam edecek tek yetkili olması sebebiyle davalının şirket kaynaklarından muhtelif tarihlerde nakit kullandığını, nakitlerin toplamının 2004 yılı sonu itibariyle 87.837.78 TL’ye ulaştığını, bu tutarın 2004 yılı bilançosunda ortaklardan alacaklar kısmında görüldüğünü, davalının şirkete borcunu ödememesi nedeniyle borcun bir sonraki yıla devrettiğini ve kanun gereği işletilen adat faizi ile birlikte 141.848.40 TL'ye ulaştığını, davalıya 13/02/2008 tarihinde noter ihtarnamesi gönderilmesine rağmen hiçbir ödeme yapılmadığını ileri sürerek.
141.848.40 TL’nin ihtarname tarihinden itibaren fiili ödeme gününe kadar geçecek süre için 3095 s. Yasa'nın 2/2 m. uyarınca TCMB'nin ticari temerrüt olarak kısa vadeli avanslar için uygulanan faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya hiçbir nam ve ad altında borcu bulunmadığı gibi, belirtilen anlamda borcunun da doğmadığını, davacıya 08.04.2008 tarihli noter ihtarı ile borcun bulunmadığının bildirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacı şirketin yönetim kurulu başkanlığını yaptığı, davacının 2005 yılına kadar davalıdan 87.837.78 TL alacaklı olduğu yani, davalının davacı şirketin şahsi hesabından bu kadar borç para aldığı ve alacağın şirketin muavin kayıtlarında yer aldığı, muavin kayıtları ile ticari defterlerin birbirini teyit elliği, davalının bu tarihte davacı şirketin yetkilisi olduğu, TTK'nın 325. ve 336/3. m. göre defter tutmakla sorumlu olan kişinin aleyhine kayıt oluşturacak defterlerin kapanış tasdiklerinin bulunmaması, bu kişinin aleyhine olan defter kaydından sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, dolayısıyla davacı şirketin davalıdan alacaklı olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda faiz hesaplaması yapılmış ise de.
ihtarnamenin 01/04/2008 tarihinde davalıya tebliğ edilerek 3 gün süre verildiği, böylece davalının 05/04/2008 tarihinde temerrüte düştüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile.
87. 837.78 TL'nin temerrüt tarihi olan 05/04/2008 tarihinden itibaren 3095 s. Yasa'nın 2/2 m. gereği değişken oranda işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava; davalının, davacı şirketin yönetim kurulu başkanlığı döneminde şirketten kullandığı nakit kredinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı şirketin dosya içerisinde bulunan sicil kaydı uyarınca karar tarihinden önce 09/10/2014 tarihinde ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğinin anlaşılması karşısında, davacı şirketin ihyası yoluna gidilmeksizin yargılamaya devamla sicilden kaydı silinen ve tüzel kişiliği sona eren şirket hakkında hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/331097600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz