5941 sayılı çek kanunu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9992 E. 2016/678 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5941 sayılı çek kanunu↗ teslim tarihi↗ çek hamili↗ kıymetli evrak↗ bloke↗ hamil↗ çek↗ ilan↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu 72 adet çekten 22 adedinin davacıya teslim tarihinin 04.04.2007 ve 50 adedinin teslim tarihinin 18.06.2008 olduğu, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/9 maddesi gereğince, çekin, üzerinde yazılı basım tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği, bu durumda dava tarihi nazara alındığında haksız olarak bloke edilen 43.200,00 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın bu yönden kabulü ile davalı Banka tarafından bloke edilen 43.200,00 TL'nin bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona erdiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve 72 adet boş çek yapraklarının kıymetli evrak vasfında olmadığının tespitine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 72 adet çekin asgari ödeme tutarı için davalı Banka tarafından davacı hesabına konulan blokenin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/9 maddesi gereğince, çekin, üzerinde yazılı basım tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı Banka 2000 ila 2004 tarihli çek yapraklarından dolayı sorumlu olduğu bedel nedeniyle blokeyi kaldırmadığına göre, söz konusu çekler 20.12.2009 tarih ve 27438 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.12.2009 tarih ve 5941 sayılı Kanun’un (9.) maddesiyle yürürlükten kaldırılan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındadır. 14.12.2009 tarihinde kabul edilip, 20.12.2009 gün, 27438 sayılı Resmi Gazete’de ilan edilerek yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır. Yine aynı Kanun’un geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3'üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getirildiğinden mahkemece, anılan kanun hükümleri gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözden kaçırılarak Çek Kanun'unda değişiklik yapan 6273 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/386 E. 2014/8149 K.
Ortak:çek · ilan · ibraz · e-defter
İncelediğiniz kararda14.12.2009 tarihinde kabul edilip, 20.12.2009 gün, 27438 sayılı Resmi Gazete’de «ilan» edilerek yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu 72 adet çekten 22 adedinin davacıya «teslim tarihinin» 04.04.2007 ve 50 adedinin teslim tarihinin 18.06.2008 olduğu, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/9 maddesi gereğince, çekin, üzerinde yazılı basım tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ibraz» edilmemesi halinde muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği, bu durumda dava tarihi nazara alındığında haksız olarak «bloke» edilen 43.200,00 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın bu yönden kabulü ile davalı Banka tarafından bloke edilen 43.200,00 TL'nin bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona erdiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve 72 adet boş «çek» yapraklarının «kıymetli evrak» vasfında olmadığının tespitine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Yine aynı Kanun’un geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, muhatap bankanın 3'üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getir …
Benzer bu kararda14.12.2009 tarihinde kabul edilip, 20.12.2009 gün, 27438 Sayılı Resmi Gazete’de «ilan» edilerek yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır.
Yine aynı Yasa’nın geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getir …
… göre, somut olayın 6273 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre ele alınması gerektiği, bu madde hükmüne göre çekin üzerine yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ibraz» edilmemesi halinde muhatap bankanın 3. fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği, kredinin ödenmesinin «teminatı» olarak alınan ipoteğin 09/06/2009 tarihli «borç tasfiye protokolü» kapsamında sona ereceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borç tasfiye protokolü · ipoteğin kaldırılması · protokol · ek tasfiye · teminat
Benzer bu kararda… göre, somut olayın 6273 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre ele alınması gerektiği, bu madde hükmüne göre çekin üzerine yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ibraz» edilmemesi halinde muhatap bankanın 3. fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği, kredinin ödenmesinin «teminatı» olarak alınan ipoteğin 09/06/2009 tarihli «borç tasfiye protokolü» kapsamında sona ereceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davalı bankadan kullanılan kredinin «teminatı» olarak davacıya ait taşınmaz üzerinde tesis edilen «ipoteğin kaldırılması» istemine ilişkindir.
Ancak davalı banka 1994 ila 2005 tarihli «çek» yapraklarından dolayı sorumlu olduğu bedel nedeniyle «ipoteği kaldırmadığına» göre, söz konusu çekler 20.12.2009 tarih ve 27438 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 14.12.2009 tarih ve 5941 sayılı Kanun’un (9.) maddesiyle yürürlükten kaldırılan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6656 E. 2018/724 K.
Ortak:çek · ilan · ibraz · e-defter
İncelediğiniz kararda14.12.2009 tarihinde kabul edilip, 20.12.2009 gün, 27438 sayılı Resmi Gazete’de «ilan» edilerek yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu 72 adet çekten 22 adedinin davacıya «teslim tarihinin» 04.04.2007 ve 50 adedinin teslim tarihinin 18.06.2008 olduğu, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/9 maddesi gereğince, çekin, üzerinde yazılı basım tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ibraz» edilmemesi halinde muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği, bu durumda dava tarihi nazara alındığında haksız olarak «bloke» edilen 43.200,00 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın bu yönden kabulü ile davalı Banka tarafından bloke edilen 43.200,00 TL'nin bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona erdiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve 72 adet boş «çek» yapraklarının «kıymetli evrak» vasfında olmadığının tespitine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Yine aynı Kanun’un geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, muhatap bankanın 3'üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getir …
Benzer bu kararda… tı adedinin ibrazlarında karşılıksız kaldığından bankanın çeklerle ilgili ödemek zorunda kaldığı toplam 6.270,00 TL kadar davalıdan alacaklı olduğu, ancak yedi adet «çek» yaprağının henüz bankaya «ibraz» edilmediği ve ibrazının olup olmayacağının belli olmadığı, bu nedenle davacı bankanın söz konusu çekler ile ilgili bu aşamada bir alacak hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.270,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ilgili bankanın kredilere ilişkin uyguladığı «akdi faiz oranı» (%17) üzerinden işleyecek «yasal faizi» ile beraber davalıdan tahsiline ve davacının «depo talebinin» reddine karar verilmiştir.
Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır.
Yine aynı Kanun’un geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, muhatap bankanın 3'üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek taahhütnamesi · akdi faiz oranı · depo talebi · akdi faiz · depo kararı · istirdat · kredi sözleşmesi · taahhütname
Benzer bu kararda… tı adedinin ibrazlarında karşılıksız kaldığından bankanın çeklerle ilgili ödemek zorunda kaldığı toplam 6.270,00 TL kadar davalıdan alacaklı olduğu, ancak yedi adet «çek» yaprağının henüz bankaya «ibraz» edilmediği ve ibrazının olup olmayacağının belli olmadığı, bu nedenle davacı bankanın söz konusu çekler ile ilgili bu aşamada bir alacak hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.270,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ilgili bankanın kredilere ilişkin uyguladığı «akdi faiz oranı» (%17) üzerinden işleyecek «yasal faizi» ile beraber davalıdan tahsiline ve davacının «depo talebinin» reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» ve davalı tarafından verilen «çek taahhütnamesinde», çek karnesine bağlı gayri nakdi krediler için bankanın ilgili mevzuat kapsamında ödemekle sorumlu olduğu tutarların «depo» edilmesini talep etmeye her zaman yetkili olduğu düzenlenmiştir.
2- Dava, davalı şirkete verilen çekler için «çek» yaprağı bedellerinin «depo» edilmesi ile ödenen altı adet çek yaprağı bedelinin «istirdatı» istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının çek yaprakları için «depo talebi» yazılı gerekçeyle reddedilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, anılan kanun hükümleri ve taraflar arasındaki «kredi sözleşmesi» gözetilerek davacının «ibraz» edilemeyen çeklerin yasal sorumluluk bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14372 E. 2018/5240 K.
Ortak:çek hamili · bloke · hamil · çek · ibraz · teslim · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu 72 adet çekten 22 adedinin davacıya «teslim tarihinin» 04.04.2007 ve 50 adedinin teslim tarihinin 18.06.2008 olduğu, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/9 maddesi gereğince, çekin, üzerinde yazılı basım tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ibraz» edilmemesi halinde muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği, bu durumda dava tarihi nazara alındığında haksız olarak «bloke» edilen 43.200,00 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın bu yönden kabulü ile davalı Banka tarafından bloke edilen 43.200,00 TL'nin bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona erdiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve 72 adet boş «çek» yapraklarının «kıymetli evrak» vasfında olmadığının tespitine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
14.12.2009 tarihinde kabul edilip, 20.12.2009 gün, 27438 sayılı Resmi Gazete’de «ilan» edilerek yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır.
Yine aynı Kanun’un geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, muhatap bankanın 3'üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getir …
Benzer bu karardaVerilmiş olan eski «çek» «defterleri» sebebiyle «çek hamillerine» karşı sorumlu olunan ödeme yükümlüğünün 30.06.2018 tarihine kadar devam edecek olması ve zikredilen sorumluluğu «garanti» altına almak için çek hesabı sahibinin bankada bulunan mevduatının banka lehine rehinli olduğunun kabulünün zorunlu olması nedeniyle davalı bankanın davacıya ait hesapta bulunan paraya «bloke» koymasında hukuka aykırı bir durum olduğundan söz edilemeyeceğinden davacının, dava tarihi itibariyle, hesabında blokeli olarak bulunan paranın iadesini istemekte …
Mahkemece iddia savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirketin dava konusu çekleri «teslim» aldığı, bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu çeklerin 1994 ve 1998 tarihleri arasında davacıya teslim edildiği, davacı tarafından çeklerin davalıya iade edildiğine ilişkin bir delil sunulmadığı, dayanağını 3167 sayılı Yasa ....maddesinden alan «çek tazminatı» yönünden «zamanaşımı» süresinin, banka ile çek hesabı sahibi arasında çek hesabı açılırken düzenlenen «gayri nakdi kredi sözleşmesinin» atipik bir sözleşme olması nedeni ile BK 125.md.deki ... yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, talep tarihi itibari ile bu zamanaşımı süresinin dolmadığı, açıklanan nedenlerle davacının davalı bankadan ....000,00 TL alacağı bulunduğu ve davacının haksız «mahsup» uygulama tarihi .../07/2011 tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar ....000,00 TL matrah üzerinden artan ve azalan oranlarda «avans faizi» talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ....000,00 TL alacağının .../07/2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikt …
Bankaların verilmiş olan «çek» yaprakları sebebiyle .... kişilere karşı olan ödeme yükümlülüğü zikredilen yasa hükümlerinden kaynaklanmakta olup, 5941 sayılı Çek Kanunu geçici 1. maddesinin .... fıkrasıyla, bankaların müşterilerine verdikleri eski çek «defterleriyle» ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı ve aynı yasanın geçici .... maddesinin .... fıkrasıyla ise ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili hamillik · çek tazminatı · muhatap banka · gayri nakdi kredi · garantörlük · mahsup · kredi sözleşmesi · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirketin dava konusu çekleri «teslim» aldığı, bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu çeklerin 1994 ve 1998 tarihleri arasında davacıya teslim edildiği, davacı tarafından çeklerin davalıya iade edildiğine ilişkin bir delil sunulmadığı, dayanağını 3167 sayılı Yasa ....maddesinden alan «çek tazminatı» yönünden «zamanaşımı» süresinin, banka ile çek hesabı sahibi arasında çek hesabı açılırken düzenlenen «gayri nakdi kredi sözleşmesinin» atipik bir sözleşme olması nedeni ile BK 125.md.deki ... yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, talep tarihi itibari ile bu zamanaşımı süresinin dolmadığı, açıklanan nedenlerle davacının davalı bankadan ....000,00 TL alacağı bulunduğu ve davacının haksız «mahsup» uygulama tarihi .../07/2011 tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar ....000,00 TL matrah üzerinden artan ve azalan oranlarda «avans faizi» talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ....000,00 TL alacağının .../07/2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikt …
Aynı maddede ödeme yükümlülüğü ile ilgili hususun hesap sahibi ile «muhatap banka» arasında yapılmış dönülemeyecek bir «kredi sözleşmesi» olduğu açıklanmıştır.
3167 sayılı ‘’Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanunun ‘’ .... ve 5941 sayılı Çek Kanunun .... maddesine uyarınca , «muhatap banka» süresinde «ibraz» edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde yasal sorumluluk miktarı kadar ödeme yapmakla yükümlüdür.
Somut olayda dava konusu çeklerin davacıya verildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamakta olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, bankaların, vermiş oldukları eski «çek» «defterleri» nedeniyle «yetkili hamillere» karşı hangi süreyle sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9992 E. , 2016/678 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/02/2015 tarih ve 2014/763-2015/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı Banka'nın kredi müşterisi olduğunu, müvekkili şirketin davalı Banka'dan 2000 ile 2004 yılları arasında almış olduğu 72 adet çeki içeren boş çek koçanının 20.05.2011 tarihinde çalındığını, müvekkili şirketin davalı Banka'ya olan kredi borcunu kapatıp teminat olarak verilen taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını istediğini, ancak banka tarafından 72 adet çekin banka sorumluluk bedeli olan 43.200,00 TL'sinin bloke edilmedikçe ipoteğin kaldırılmayacağının bildirildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından 43.200,00 TL'nin davalı Banka'ya 23.11.2012 tarihinde bloke edilerek taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırıldığını, davalı Banka'nın söz konusu boş çek yapraklarından dolayı henüz doğmamış veya ileride doğabilecek bankanın sorumlu olduğu miktarın depo edilmesini müvekkili şirketten isteyemeyeceğini, anılan çeklerin basım tarihleri itibariyle değişen çek yasaları gereği çek geçerlilik koşullarını taşımadığı ileri sürerek 43.200,00 TL'nin bloke tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve 72 adet boş çek yapraklarının kıymetli evrak niteliğinde olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının bu çeklerin iptaline ilişkin herhangi bir mahkeme kararı ibraz etmediği için müvekkili bankanın asgari ödemekle yükümlü olduğu tutar nedeniyle sorumluluğunun devam ettiğini, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun geçici 3. maddesine göre müvekkili bankanın davacıya verilen çekler nedeniyle 30.06.2018 tarihine kadar 43.200,00 TL'lik ödeme riskinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu 72 adet çekten 22 adedinin davacıya teslim tarihinin 04.04.2007 ve 50 adedinin teslim tarihinin 18.06.2008 olduğu, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/9 maddesi gereğince, çekin, üzerinde yazılı basım tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği, bu durumda dava tarihi nazara alındığında haksız olarak bloke edilen 43.200,00 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın bu yönden kabulü ile davalı Banka tarafından bloke edilen 43.200,00 TL'nin bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona erdiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve 72 adet boş çek yapraklarının kıymetli evrak vasfında olmadığının tespitine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 72 adet çekin asgari ödeme tutarı için davalı Banka tarafından davacı hesabına konulan blokenin kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/9 maddesi gereğince, çekin, üzerinde yazılı basım tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı Banka 2000 ila 2004 tarihli çek yapraklarından dolayı sorumlu olduğu bedel nedeniyle blokeyi kaldırmadığına göre, söz konusu çekler 20.12.2009 tarih ve 27438 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.12.2009 tarih ve 5941 sayılı Kanun’un (9.) maddesiyle yürürlükten kaldırılan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındadır.
14. 12.2009 tarihinde kabul edilip, 20.12.2009 gün, 27438 sayılı Resmi Gazete’de ilan edilerek yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır. Yine aynı Kanun’un geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3'üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getirildiğinden mahkemece, anılan kanun hükümleri gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözden kaçırılarak Çek Kanun'unda değişiklik yapan 6273 sayılı Kanun'un 2.
maddesine göre davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/225265500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz