İpoteğin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/386 E. 2014/8149 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borç tasfiye protokolü↗ 5941 sayılı çek kanunu↗ çek hamili↗ ipoteğin kaldırılması↗ hamil↗ protokol↗ ek tasfiye↗ çek↗ ilan↗ ibraz↗ teminat↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayın 6273 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre ele alınması gerektiği, bu madde hükmüne göre çekin üzerine yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın 3. fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği, kredinin ödenmesinin teminatı olarak alınan ipoteğin 09/06/2009 tarihli borç tasfiye protokolü kapsamında sona ereceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankadan kullanılan kredinin teminatı olarak davacıya ait taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Davalı vekili, davacıya 1994 ila 2005 yıllarında verilen 221 adet çek yaprağının iade edilmemesinden dolayı bankanın riskinin devam ettiğini, davacının dayandığı 5941 sayılı Çek Yasası’nı değiştiren 6273 sayılı Yasa’nın 31.01.2012 tarihinde yürürlüğe girdiğini, eski çek yapraklarından dolayı bankanın sorumluluğunun 2018 yılına kadar devam ettiğini savunmuştur. Mahkemece, somut uyuşmazlığın Çek Yasası'nda değişiklik yapan 6273 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre ele alınması gerektiği, bu madde hükmüne göre çekin üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın 3. fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı banka 1994 ila 2005 tarihli çek yapraklarından dolayı sorumlu olduğu bedel nedeniyle ipoteği kaldırmadığına göre, söz konusu çekler 20.12.2009 tarih ve 27438 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 14.12.2009 tarih ve 5941 sayılı Kanun’un (9.) maddesiyle yürürlükten kaldırılan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındadır. 14.12.2009 tarihinde kabul edilip, 20.12.2009 gün, 27438 Sayılı Resmi Gazete’de ilan edilerek yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır. Yine aynı Yasa’nın geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getirildiğinden mahkemece, anılan yasa hükümleri gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözden kaçırılarak Çek Yasası’nda değişiklik yapan 6273 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9992 E. 2016/678 K.
Ortak:çek · ilan · ibraz · e-defter
İncelediğiniz kararda14.12.2009 tarihinde kabul edilip, 20.12.2009 gün, 27438 Sayılı Resmi Gazete’de «ilan» edilerek yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır.
Yine aynı Yasa’nın geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getir …
… göre, somut olayın 6273 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre ele alınması gerektiği, bu madde hükmüne göre çekin üzerine yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ibraz» edilmemesi halinde muhatap bankanın 3. fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği, kredinin ödenmesinin «teminatı» olarak alınan ipoteğin 09/06/2009 tarihli «borç tasfiye protokolü» kapsamında sona ereceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda14.12.2009 tarihinde kabul edilip, 20.12.2009 gün, 27438 sayılı Resmi Gazete’de «ilan» edilerek yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu 72 adet çekten 22 adedinin davacıya «teslim tarihinin» 04.04.2007 ve 50 adedinin teslim tarihinin 18.06.2008 olduğu, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/9 maddesi gereğince, çekin, üzerinde yazılı basım tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ibraz» edilmemesi halinde muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği, bu durumda dava tarihi nazara alındığında haksız olarak «bloke» edilen 43.200,00 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın bu yönden kabulü ile davalı Banka tarafından bloke edilen 43.200,00 TL'nin bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona erdiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve 72 adet boş «çek» yapraklarının «kıymetli evrak» vasfında olmadığının tespitine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Yine aynı Kanun’un geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, muhatap bankanın 3'üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · kıymetli evrak · bloke · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu 72 adet çekten 22 adedinin davacıya «teslim tarihinin» 04.04.2007 ve 50 adedinin teslim tarihinin 18.06.2008 olduğu, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3/9 maddesi gereğince, çekin, üzerinde yazılı basım tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ibraz» edilmemesi halinde muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği, bu durumda dava tarihi nazara alındığında haksız olarak «bloke» edilen 43.200,00 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın bu yönden kabulü ile davalı Banka tarafından bloke edilen 43.200,00 TL'nin bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona erdiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve 72 adet boş «çek» yapraklarının «kıymetli evrak» vasfında olmadığının tespitine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6656 E. 2018/724 K.
Ortak:çek · ilan · ibraz · e-defter
İncelediğiniz kararda14.12.2009 tarihinde kabul edilip, 20.12.2009 gün, 27438 Sayılı Resmi Gazete’de «ilan» edilerek yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır.
Yine aynı Yasa’nın geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getir …
… göre, somut olayın 6273 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre ele alınması gerektiği, bu madde hükmüne göre çekin üzerine yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ibraz» edilmemesi halinde muhatap bankanın 3. fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği, kredinin ödenmesinin «teminatı» olarak alınan ipoteğin 09/06/2009 tarihli «borç tasfiye protokolü» kapsamında sona ereceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… tı adedinin ibrazlarında karşılıksız kaldığından bankanın çeklerle ilgili ödemek zorunda kaldığı toplam 6.270,00 TL kadar davalıdan alacaklı olduğu, ancak yedi adet «çek» yaprağının henüz bankaya «ibraz» edilmediği ve ibrazının olup olmayacağının belli olmadığı, bu nedenle davacı bankanın söz konusu çekler ile ilgili bu aşamada bir alacak hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.270,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ilgili bankanın kredilere ilişkin uyguladığı «akdi faiz oranı» (%17) üzerinden işleyecek «yasal faizi» ile beraber davalıdan tahsiline ve davacının «depo talebinin» reddine karar verilmiştir.
Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır.
Yine aynı Kanun’un geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, muhatap bankanın 3'üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek taahhütnamesi · akdi faiz oranı · depo talebi · akdi faiz · depo kararı · istirdat · kredi sözleşmesi · taahhütname
Benzer bu kararda… tı adedinin ibrazlarında karşılıksız kaldığından bankanın çeklerle ilgili ödemek zorunda kaldığı toplam 6.270,00 TL kadar davalıdan alacaklı olduğu, ancak yedi adet «çek» yaprağının henüz bankaya «ibraz» edilmediği ve ibrazının olup olmayacağının belli olmadığı, bu nedenle davacı bankanın söz konusu çekler ile ilgili bu aşamada bir alacak hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.270,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ilgili bankanın kredilere ilişkin uyguladığı «akdi faiz oranı» (%17) üzerinden işleyecek «yasal faizi» ile beraber davalıdan tahsiline ve davacının «depo talebinin» reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinde» ve davalı tarafından verilen «çek taahhütnamesinde», çek karnesine bağlı gayri nakdi krediler için bankanın ilgili mevzuat kapsamında ödemekle sorumlu olduğu tutarların «depo» edilmesini talep etmeye her zaman yetkili olduğu düzenlenmiştir.
2- Dava, davalı şirkete verilen çekler için «çek» yaprağı bedellerinin «depo» edilmesi ile ödenen altı adet çek yaprağı bedelinin «istirdatı» istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının çek yaprakları için «depo talebi» yazılı gerekçeyle reddedilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, anılan kanun hükümleri ve taraflar arasındaki «kredi sözleşmesi» gözetilerek davacının «ibraz» edilemeyen çeklerin yasal sorumluluk bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14372 E. 2018/5240 K.
Ortak:çek hamili · hamil · çek · ibraz · e-defter
İncelediğiniz kararda14.12.2009 tarihinde kabul edilip, 20.12.2009 gün, 27438 Sayılı Resmi Gazete’de «ilan» edilerek yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır.
Yine aynı Yasa’nın geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski «çek» «defterleriyle» ilgili olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getir …
… göre, somut olayın 6273 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre ele alınması gerektiği, bu madde hükmüne göre çekin üzerine yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde «ibraz» edilmemesi halinde muhatap bankanın 3. fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği, kredinin ödenmesinin «teminatı» olarak alınan ipoteğin 09/06/2009 tarihli «borç tasfiye protokolü» kapsamında sona ereceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaVerilmiş olan eski «çek» «defterleri» sebebiyle «çek hamillerine» karşı sorumlu olunan ödeme yükümlüğünün 30.06.2018 tarihine kadar devam edecek olması ve zikredilen sorumluluğu «garanti» altına almak için çek hesabı sahibinin bankada bulunan mevduatının banka lehine rehinli olduğunun kabulünün zorunlu olması nedeniyle davalı bankanın davacıya ait hesapta bulunan paraya «bloke» koymasında hukuka aykırı bir durum olduğundan söz edilemeyeceğinden davacının, dava tarihi itibariyle, hesabında blokeli olarak bulunan paranın iadesini istemekte …
Bankaların verilmiş olan «çek» yaprakları sebebiyle .... kişilere karşı olan ödeme yükümlülüğü zikredilen yasa hükümlerinden kaynaklanmakta olup, 5941 sayılı Çek Kanunu geçici 1. maddesinin .... fıkrasıyla, bankaların müşterilerine verdikleri eski çek «defterleriyle» ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı ve aynı yasanın geçici .... maddesinin .... fıkrasıyla ise ...
Somut olayda dava konusu çeklerin davacıya verildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamakta olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, bankaların, vermiş oldukları eski «çek» «defterleri» nedeniyle «yetkili hamillere» karşı hangi süreyle sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkili hamillik · çek tazminatı · muhatap banka · gayri nakdi kredi · bloke · garantörlük · mahsup · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirketin dava konusu çekleri «teslim» aldığı, bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığı, bu çeklerin 1994 ve 1998 tarihleri arasında davacıya teslim edildiği, davacı tarafından çeklerin davalıya iade edildiğine ilişkin bir delil sunulmadığı, dayanağını 3167 sayılı Yasa ....maddesinden alan «çek tazminatı» yönünden «zamanaşımı» süresinin, banka ile çek hesabı sahibi arasında çek hesabı açılırken düzenlenen «gayri nakdi kredi sözleşmesinin» atipik bir sözleşme olması nedeni ile BK 125.md.deki ... yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, talep tarihi itibari ile bu zamanaşımı süresinin dolmadığı, açıklanan nedenlerle davacının davalı bankadan ....000,00 TL alacağı bulunduğu ve davacının haksız «mahsup» uygulama tarihi .../07/2011 tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar ....000,00 TL matrah üzerinden artan ve azalan oranlarda «avans faizi» talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ....000,00 TL alacağının .../07/2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikt …
Aynı maddede ödeme yükümlülüğü ile ilgili hususun hesap sahibi ile «muhatap banka» arasında yapılmış dönülemeyecek bir «kredi sözleşmesi» olduğu açıklanmıştır.
Verilmiş olan eski «çek» «defterleri» sebebiyle «çek hamillerine» karşı sorumlu olunan ödeme yükümlüğünün 30.06.2018 tarihine kadar devam edecek olması ve zikredilen sorumluluğu «garanti» altına almak için çek hesabı sahibinin bankada bulunan mevduatının banka lehine rehinli olduğunun kabulünün zorunlu olması nedeniyle davalı bankanın davacıya ait hesapta bulunan paraya «bloke» koymasında hukuka aykırı bir durum olduğundan söz edilemeyeceğinden davacının, dava tarihi itibariyle, hesabında blokeli olarak bulunan paranın iadesini istemekte …
3167 sayılı ‘’Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanunun ‘’ .... ve 5941 sayılı Çek Kanunun .... maddesine uyarınca , «muhatap banka» süresinde «ibraz» edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde yasal sorumluluk miktarı kadar ödeme yapmakla yükümlüdür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/386 E. , 2014/8149 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/11/2013
NUMARASI 2012/302-2013/255
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/11/2013 tarih ve 2012/302-2013/255 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandığı kredinin teminatı olmak üzere taşınmazı üzerinde ipotek tesis edildiğini, kredi borcu kapatılıp buna dair protokol düzenlendiği ve davalı bankanın bu krediden dolayı herhangi bir riski kalmadığı halde müvekkile verilen 2004 ve öncesi yıllara ait çekler iade edilmediğinden risk devam ettiği gerekçesiyle ipoteğin fekkedilmediğini, ancak 5941 sayılı Çek Yasası’nı değiştiren 6273 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre “çeklerin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer” hükmü düzenlendiğinden bankanın yasal sorumluluğu kalmadığını ileri sürerek, davacıya ait taşınmaza konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili bankadan aldığı çeklerden (1994 ila 2005) 221 adedinin iade edilmediğini, davacının müvekkili bankada doğmuş/doğacak her türlü riskinin ve borcunun teminatını teşkil etmek üzere taşınmazını ipotek ettiğini, çeklerin karşılıksız çıkması halinde bankanın her çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu tutar bulunduğunu, çekler iade edilmediği sürece banka riskinin devam ettiğini, davacının dayandığı Yasa’nın 31.01.2012 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu tarihten önceki olaylar için uygulama olanağı bulunmadığını, çek yapraklarından dolayı sürenin Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca 10 yıllık süreye tabi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayın 6273 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre ele alınması gerektiği, bu madde hükmüne göre çekin üzerine yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın 3. fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği, kredinin ödenmesinin teminatı olarak alınan ipoteğin 09/06/2009 tarihli borç tasfiye protokolü kapsamında sona ereceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankadan kullanılan kredinin teminatı olarak davacıya ait taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Davalı vekili, davacıya 1994 ila 2005 yıllarında verilen 221 adet çek yaprağının iade edilmemesinden dolayı bankanın riskinin devam ettiğini, davacının dayandığı 5941 sayılı Çek Yasası’nı değiştiren 6273 sayılı Yasa’nın 31.01.2012 tarihinde yürürlüğe girdiğini, eski çek yapraklarından dolayı bankanın sorumluluğunun 2018 yılına kadar devam ettiğini savunmuştur. Mahkemece, somut uyuşmazlığın Çek Yasası'nda değişiklik yapan 6273 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre ele alınması gerektiği, bu madde hükmüne göre çekin üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın 3.
fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı banka 1994 ila 2005 tarihli çek yapraklarından dolayı sorumlu olduğu bedel nedeniyle ipoteği kaldırmadığına göre, söz konusu çekler 20.12.2009 tarih ve 27438 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan 14.12.2009 tarih ve 5941 sayılı Kanun’un (9.) maddesiyle yürürlükten kaldırılan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındadır.
14. 12.2009 tarihinde kabul edilip, 20.12.2009 gün, 27438 Sayılı Resmi Gazete’de ilan edilerek yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nun geçici (1/3.) maddesinde ise bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükmü yer almaktadır. Yine aynı Yasa’nın geçici 3. maddenin 4. fıkrasında “Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer” hükmü getirildiğinden mahkemece, anılan yasa hükümleri gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözden kaçırılarak Çek Yasası’nda değişiklik yapan 6273 sayılı Yasa’nın 2.
maddesine göre davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101909300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz