Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14631 E. 2016/242 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ihya↗ ihtar↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ ilan↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin TTK'nın geçici 7. m. uyarınca ihtara rağmen süresinde bildirimde bulunulmaması nedeniyle re'sen sicilden silinmesine 23/01/2014 tarihinde karar verildiği ve kararın 28/01/2014 tarihinde ilan edildiği, şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle, şirketin ihyasına ve kararın Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, limited şirketin ihyası istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 294/3 madde ve fıkrasında "Hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur." aynı Yasa'nın 297/2 madde ve fıkrasında ise “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen
borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmü düzenlenmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve mer'i 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Mahkemece, “dava dosyamızdaki mevcut durum dikkate alındığında şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili davacı tarafından açılan davanın kabulüne” şeklinde, herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4938 E. 2015/11857 K.
Ortak:limited şirket · ticaret sicili · ilan
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin TTK'nın geçici 7. m. uyarınca «ihtara» rağmen süresinde bildirimde bulunulmaması nedeniyle re'sen sicilden silinmesine 23/01/2014 tarihinde karar verildiği ve kararın 28/01/2014 tarihinde «ilan» edildiği, şirketi münferiden «temsil» ve ilzama yetkili davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle, şirketin ihyasına ve kararın Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine …
1-Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirket hisse devrinin» tespiti ile, «ticaret siciline tescil» ve «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz kabiliyeti · limited şirket hisse devri · ticaret sicili tescili · hisse devri · infaz
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirket hisse devrinin» tespiti ile, «ticaret siciline tescil» ve «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ifadelerine yer verilerek karar verildiğinden işbu karar, hükümde olması gereken yasal unsurları içermediği gibi, "davacının davasının kabulüne" şeklindeki kararın «infaz kabiliyeti» de bulunmadığı anlaşıldığından kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8866 E. 2015/12218 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz kabiliyeti · infazda tereddüt · el koyma · bloke · şirket müdürü · infaz
Benzer bu kararda… hükme esas alınan bilirkişi raporunun karara aynen yazılması suretiyle gerekçe oluşturulması doğru olmadığı gibi, “davacı tarafından açılan davanın reddi ile davalı «şirket müdürü» ...'in davalı ....'ne hiçbir borcu bulunmadığından bankaca hesabında «bloke» edilen 19.682,19 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı .... hakkında açılan bu davanın bankaya hiçbir borcu bulunmadığından ve bankaca el «koyma» işleminin de yerinde olmadığından reddine'' ifadelerine yer verilerek karar verildiğinden, işbu, hükümde olması gereken yasal unsurları içermeyen, hüküm fıkrası da kendi içerisinde çelişkili olan, davanın reddine karar verilmesine rağmen aynı zamanda paranın iadesine de hükmedilmesi nedeniyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde verilen ve «infaz kabiliyeti» bulunmadığı anlaşılan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «şirket müdürü» ...’in davalı bankaya bir borcu bulunmadığından bankaca «bloke» edilen 19.682,19 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı .... hakkında açılan davanın bankaya hiçbir borcu bulunmadığı ve bankaca el «koyma» işleminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/397 E. 2017/3127 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz kabiliyeti · infazda tereddüt · tasfiye memuru atanması · infaz · tasfiye memuru · ek tasfiye · husumet
Benzer bu karardaŞti'den 3.912,16 TL alacaklı olduğunun kesinleşmiş yargı kararı ile sabit olduğu, şirketin «tasfiye» kararından ve davalının «tasfiye memuru atanmasından» kısa bir süre sonra şirket aleyhine icra takibinin başlatıldığı, davalının tasfiye memuru olmadan da şirket ortağı sıfatının bulunduğu, bu borcun veya alacak taleb …
Şti’nin «tasfiye memuru» ...’a «husumet» yöneltildiği halde mahkemece gerekçeli karar başlığında ...’la birlikte ...
… in davalı olarak gösterilmesi ve hükmolunan tutarın gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilenlerden hangisinden tahsiline karar verildiği belirtilmeksizin «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde sadece davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, “3.912,16 TL’nin icra takip tarihi tarihi olan 27.12.2007 tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklindeki hükmün de «infaz kabiliyeti» bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı ...'ın «tasfiye» memurluğunu yaptığı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14631 E. , 2016/242 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/06/2015 tarih ve 2014/1181-2015/471 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar, ortağı oldukları ....'nin kaydının Ticaret Odası borcu nedeniyle silindiğini, şirketin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar dolayısıyla borçlarını ödeyemediğini, hali hazırda şirketin mali durumu düzelmiş olup, aktif olarak ticari faaliyette bulunduğunu, mesul olduğu vergisel yükümlülüklerini de yerine getirdiğini, şirket müdürlerinin dolmuş olan yetki sürelerinin, şirketin ticaret sicilinden silinmiş olması nedeniyle uzatılamadığını, bu nedenle tüm ticari işlemlerinin durma aşamasına geldiğini ve ticari itibarlarının zedelendiğini ileri sürerek, şirketin ihyasını talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, şirketin kaydının 6102 sayılı Yasa'nın geçici 7. maddesi uyarınca re'sen silindiğini, müvekkilinin şirket kaydının silinmesinde usul ve şekil bakımından yasaya uygunluk denetimi yapmakla yükümlü olup, şirket alacak ve borçlarının bilinme imkanı bulunmadığından davanın açılmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını, işbu davada yasal hasım konumunda bulunması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağını savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin TTK'nın geçici 7. m. uyarınca ihtara rağmen süresinde bildirimde bulunulmaması nedeniyle re'sen sicilden silinmesine 23/01/2014 tarihinde karar verildiği ve kararın 28/01/2014 tarihinde ilan edildiği, şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle, şirketin ihyasına ve kararın Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, limited şirketin ihyası istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 294/3 madde ve fıkrasında "Hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur." aynı Yasa'nın 297/2 madde ve fıkrasında ise “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen
borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmü düzenlenmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve mer'i 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Mahkemece, “dava dosyamızdaki mevcut durum dikkate alındığında şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili davacı tarafından açılan davanın kabulüne” şeklinde, herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/223578800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz