Yetkili satıcılık sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10468 E. 2016/4852 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkili satıcılık sözleşmesi↗ denkleştirme (portföy) tazminatı↗ portföy tazminatı↗ delil değerlendirmesi↗ yoksun kalınan kâr↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ hak düşürücü süre↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 123.328,61 TL denkleştirme tazminatının 30/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıların yerinde görülmeyen sair istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesinde yer alan “Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri ile hak düşürücü süreler eski hukuka tâbidir. Zamanaşımı ile hak düşürücü sürelere ilişkin diğer hususlar, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Türk Ticaret Kanunu'na tâbidir.” hükmü uyarınca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 122. maddesinin somut uyuşmazlıkta uygulanamayacak olmasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, tek yetkili satıcılık sözleşmesinin sona ermiş olması sebebiyle yoksun kalınan kar, yatırımlar nedeniyle uğranılan zararlar ve portföy tazminatı ile manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne 123.328,61 TL denkleştirme tazminatının (portföy tazminatının) temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekilince davacının ....'ın da bayisi olduğu adı geçen yayın evlerine ait kitap satışlarından ve okulların bahçe düzenlemelerinden de gelir elde ettiği, portföy tazminatı hesaplanırken, davacının diğer kitabevi bayiliklerinden olan gelirleri ile diğer kitap satışı ve bahçe düzenlemesi gelirlerinin de portföy tazminatı hesabına dahil edilmesinin hukuka aykırı ve adil olmadığı bildirilerek bilirkişi raporuna itiraz edilmiştir. Ancak, davalı vekilinin portföy tazminatının hesabına yönelik işbu somut itirazları karşılanmadığı gibi, davacının başka yayınevi kitaplarının satışına dair ya da başka suretle elde ettiği gelirlerin belirlenmesine yönelik deliller de değerlendirilmemiştir. Bu suretle, davacının gelir ve karı üzerinden portföy tazminatı hesabı yapıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin işbu tazminat hesabına yönelik itirazları nazara alınarak delillerin değerlendirilmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1242 E. 2022/756 K.
Ortak:yetkili satıcılık sözleşmesi · portföy tazminatı · yoksun kalınan kâr · bilirkişi raporuna itiraz · eksik inceleme · dahili dava · avans faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda2-Dava, tek «yetkili satıcılık sözleşmesinin» sona ermiş olması sebebiyle «yoksun kalınan» kar, yatırımlar nedeniyle uğranılan zararlar ve «portföy tazminatı» ile manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne 123.328,61 TL denkleştirme tazminatının (portföy tazminatının) «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekilince davacının ....'ın da bayisi olduğu adı geçen yayın evlerine ait kitap satışlarından ve okulların bahçe düzenlemelerinden de gelir elde ettiği, «portföy tazminatı» hesaplanırken, davacının diğer kitabevi bayiliklerinden olan gelirleri ile diğer kitap satışı ve bahçe düzenlemesi gelirlerinin de portföy tazminatı hesabına «dahil» edilmesinin hukuka aykırı ve adil olmadığı bildirilerek «bilirkişi raporuna itiraz» edilmiştir.
Bu suretle, davacının gelir ve karı üzerinden «portföy tazminatı» hesabı yapıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin işbu tazminat hesabına yönelik itirazları nazara alınarak delillerin değerlendirilmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, tek «yetkili satıcılık sözleşmesinin» sona ermiş olması sebebiyle «yoksun kalınan» kâr, yatırımlar nedeniyle uğranılan zararlar ve «portföy tazminatı» ile manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne 123.328,61 TL denkleştirme tazminatının (portföy tazminatının) «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar Dairemizin 28.04.2016 tarih 2015/10468 Esas 2016/4852 Karar sayılı ilamı ile davalı vekilince davacının ... ve Best Yayıncılık'ın da bayisi olduğu adı geçen yayın evlerine ait kitap satışlarından ve okulların bahçe düzenlemelerinden de gelir elde ettiği, portföy tazminatı hesaplanırken, davacının diğer kitabevi bayiliklerinden olan gelirleri ile diğer kitap satışı ve bahçe düzenlemesi gelirlerinin de portföy tazminatı hesabına «dahil» edilmesinin hukuka aykırı ve adil olmadığı bildirilerek «bilirkişi raporuna itiraz» edildiği, davalı vekilinin portföy tazminatının hesabına yönelik işbu somut itirazları karşılanmadığı gibi, davacının başka yayınevi kitaplarının satışına dair ya da başka suretle elde ettiği gelirlerin belirlenmesine yönelik delillerin de değerlendirilmediği, davacının gelir ve kârı üzerinden portföy tazminatı hesabı yapıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin işbu tazminat hesabına yönelik itirazları nazara alınarak delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, taraflar arasındaki tek «yetkili satıcılık sözleşmesinin» haklı bir nedene dayanmadan «yenilenmemiş» olması nedeniyle davacının «portföy tazminatı» talebinde bulunabileceğine kanaat getirilmekle, bu kapsamda davacının Üner Yayıncılık'tan 2009 yılında 1.490,60 TL bedelli mal almış olduğunun ve yine davacının Best Yayıncılık'tan mal almadığının, cari hesabının da bulunmadığının tespit edilmiş olması karşısında bozma ilamı öncesinde tespit edilen 123.328,61 TL portföy tazminatından 1.490,60 TL «mahsup» edilerek davacının davalıdan 121.838,01 TL denkleştirme tazminatı talep etmekte haklı olduğu, davalının 30.04.2010 tarihli cevabi «ihtar» tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile 121.838,01 TL denkleştirme tazminatının 30/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ınan ek raporda, davacının Best Yayıncılık'tan mal almadığı, davacının Üner Yayıncılık'tan 2009 yılında 1.490,60 TL bedelli mal almış olduğu, davacının 89.095,35 TL «portföy tazminatı» talep edebileceği, ancak bozma öncesi kök rapor ile tespit edilen 123.328,61 TL’nin bozma kapsamı dışında kalması sebebiyle esas alınması gerektiği, bozma ilamı öncesinde tespit edilen 123.328,61 TL portföy tazminatından 1.490,60 TL «mahsup» edilerek davacının davalıdan 121.838,01 TL denkleştirme tazminatı talep etmekte haklı olduğu beyan edilmiş ve mahkemece bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · acentelik · mahsup · yenileme · komisyon · ihtar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, taraflar arasındaki tek «yetkili satıcılık sözleşmesinin» haklı bir nedene dayanmadan «yenilenmemiş» olması nedeniyle davacının «portföy tazminatı» talebinde bulunabileceğine kanaat getirilmekle, bu kapsamda davacının Üner Yayıncılık'tan 2009 yılında 1.490,60 TL bedelli mal almış olduğunun ve yine davacının Best Yayıncılık'tan mal almadığının, cari hesabının da bulunmadığının tespit edilmiş olması karşısında bozma ilamı öncesinde tespit edilen 123.328,61 TL portföy tazminatından 1.490,60 TL «mahsup» edilerek davacının davalıdan 121.838,01 TL denkleştirme tazminatı talep etmekte haklı olduğu, davalının 30.04.2010 tarihli cevabi «ihtar» tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile 121.838,01 TL denkleştirme tazminatının 30/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yine bozma öncesi ve sonrası alınan raporlarda TTK’nın 122/(2). maddesi gereğince, belirlenecek «portföy tazminatının» «acentenin» «son» beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık «komisyon» veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamayacağı şeklindeki sınırlayıcı hüküm de değerlendirilmemiş, son iki yılın ortalaması esas alınarak portföy tazminatı belirlenmiş olup bu hüküm bu yönden de hatalı değerlendirmeye dayalıdır.
… ınan ek raporda, davacının Best Yayıncılık'tan mal almadığı, davacının Üner Yayıncılık'tan 2009 yılında 1.490,60 TL bedelli mal almış olduğu, davacının 89.095,35 TL «portföy tazminatı» talep edebileceği, ancak bozma öncesi kök rapor ile tespit edilen 123.328,61 TL’nin bozma kapsamı dışında kalması sebebiyle esas alınması gerektiği, bozma ilamı öncesinde tespit edilen 123.328,61 TL portföy tazminatından 1.490,60 TL «mahsup» edilerek davacının davalıdan 121.838,01 TL denkleştirme tazminatı talep etmekte haklı olduğu beyan edilmiş ve mahkemece bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne …
Öte yandan bozma öncesi alınan rapor ile «bozma sonrası» alınan ek rapor arasında hesaplama şekli ve dolayısıyla bulunan tazminat miktarı arasında da ciddi farklılık bulunmasına rağmen, bu çelişki giderilmeksizin bozma kapsamında hataya düşülerek önceki rapordaki hesap yöntemi esas alınmak suretiyle karar verilmesi de doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/209 E. 2014/8256 K.
Ortak:portföy tazminatı · zamanaşımı · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesinde yer alan “Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan «zamanaşımı» süreleri ile «hak düşürücü süreler» eski hukuka tâbidir.
2-Dava, tek «yetkili satıcılık sözleşmesinin» sona ermiş olması sebebiyle «yoksun kalınan» kar, yatırımlar nedeniyle uğranılan zararlar ve «portföy tazminatı» ile manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne 123.328,61 TL denkleştirme tazminatının (portföy tazminatının) «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekilince davacının ....'ın da bayisi olduğu adı geçen yayın evlerine ait kitap satışlarından ve okulların bahçe düzenlemelerinden de gelir elde ettiği, «portföy tazminatı» hesaplanırken, davacının diğer kitabevi bayiliklerinden olan gelirleri ile diğer kitap satışı ve bahçe düzenlemesi gelirlerinin de portföy tazminatı hesabına «dahil» edilmesinin hukuka aykırı ve adil olmadığı bildirilerek «bilirkişi raporuna itiraz» edilmiştir.
Benzer bu karardaDava, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 23/16. maddesi gereğince denkleştirme («portföy) tazminatı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 6. maddesinin 1. fıkrasında; Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan «zamanaşımı» süreleri ile hak düşürücü sürelerin eski hukuka tâbi olacağı belirtilmiştir.
Buna göre, somut olaya eski hukukun uygulanması gerekmekte olup, «acentelik sözleşmesinden doğan» taleplerin 6762 sayılı TTK’ya göre beş yılık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu gözetilerek, bir karar verilmesi gerekirken, «ihtarnamenin» 17.11.2011 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, TTK’nın 122/4 kapsamına göre davacının en geç 17.11.2012 tarihine kadar dava açması gerektiği, davanın 03.12.2012 ta …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik sözleşmesi · sözleşmeden doğan dava · acentelik · ihtarname
Benzer bu karardaBuna göre, somut olaya eski hukukun uygulanması gerekmekte olup, «acentelik sözleşmesinden doğan» taleplerin 6762 sayılı TTK’ya göre beş yılık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu gözetilerek, bir karar verilmesi gerekirken, «ihtarnamenin» 17.11.2011 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, TTK’nın 122/4 kapsamına göre davacının en geç 17.11.2012 tarihine kadar dava açması gerektiği, davanın 03.12.2012 ta …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, «ihtarnamenin» 17.11.2011 tarihinde davacıya tebliğ edildiği TTK.’nın 122/4 kapsamına göre davacının en geç 17.11.2012 tarihine kadar dava açması gerektiği halde, davanın 03.12.2012 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, 1 yıllık yasal süreden sonra açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14742 E. 2015/1224 K.
Ortak:portföy tazminatı · hak düşürücü süre · zamanaşımı · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesinde yer alan “Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan «zamanaşımı» süreleri ile «hak düşürücü süreler» eski hukuka tâbidir.
2-Dava, tek «yetkili satıcılık sözleşmesinin» sona ermiş olması sebebiyle «yoksun kalınan» kar, yatırımlar nedeniyle uğranılan zararlar ve «portföy tazminatı» ile manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne 123.328,61 TL denkleştirme tazminatının (portföy tazminatının) «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekilince davacının ....'ın da bayisi olduğu adı geçen yayın evlerine ait kitap satışlarından ve okulların bahçe düzenlemelerinden de gelir elde ettiği, «portföy tazminatı» hesaplanırken, davacının diğer kitabevi bayiliklerinden olan gelirleri ile diğer kitap satışı ve bahçe düzenlemesi gelirlerinin de portföy tazminatı hesabına «dahil» edilmesinin hukuka aykırı ve adil olmadığı bildirilerek «bilirkişi raporuna itiraz» edilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece 6103 sayılı TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 6. maddesi ve 6101 sayılı TBK Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 5. maddesi gözönünde bulundurularak bir karar verilmesi gerektiği gibi, davacının «portföy tazminatı» dışındaki gelir «kaybı» ve «komisyon alacağı» hakkında da 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulanması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 122/4. maddesi hükmüne göre, davalı tarafça sözleşmenin feshedildiği 06.09.2010 tarihinden sonra davacı tarafça bir yıllık süresi içinde somut davanın açılmadığı, davalı tarafça da yasal süresinde «zamanaşımı» itirazının ileri sürülmdüğü gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, «acentelik sözleşmesinin feshi» nedeniyle «portföy tazminatı» istemine ilişkin olup, davalı vekilinin süresinde zaman aşımı definde bulunması nedeniyle mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 122/4 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon alacağı · acentelik sözleşmesi · sözleşmenin feshi · acentelik · komisyon · kâr kaybı
Benzer bu karardaDava, «acentelik sözleşmesinin feshi» nedeniyle «portföy tazminatı» istemine ilişkin olup, davalı vekilinin süresinde zaman aşımı definde bulunması nedeniyle mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 122/4 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece 6103 sayılı TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 6. maddesi ve 6101 sayılı TBK Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 5. maddesi gözönünde bulundurularak bir karar verilmesi gerektiği gibi, davacının «portföy tazminatı» dışındaki gelir «kaybı» ve «komisyon alacağı» hakkında da 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulanması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
818 sayılı BK'nın 126/4 maddesi gereğince «acentelik» mukavelelerinden doğacak tüm davalar 5 yıllık zaman aşımına tabi olup, «sözleşmenin feshi» tarihi itibariyle de 818 sayılı BK ve 6762 sayılı TTK hükümleri yürürlükte bulunmaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11631 E. 2014/20304 K.
Ortak:portföy tazminatı · hak düşürücü süre · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz kararda1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesinde yer alan “Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan «zamanaşımı» süreleri ile «hak düşürücü süreler» eski hukuka tâbidir.
2-Dava, tek «yetkili satıcılık sözleşmesinin» sona ermiş olması sebebiyle «yoksun kalınan» kar, yatırımlar nedeniyle uğranılan zararlar ve «portföy tazminatı» ile manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne 123.328,61 TL denkleştirme tazminatının (portföy tazminatının) «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekilince davacının ....'ın da bayisi olduğu adı geçen yayın evlerine ait kitap satışlarından ve okulların bahçe düzenlemelerinden de gelir elde ettiği, «portföy tazminatı» hesaplanırken, davacının diğer kitabevi bayiliklerinden olan gelirleri ile diğer kitap satışı ve bahçe düzenlemesi gelirlerinin de portföy tazminatı hesabına «dahil» edilmesinin hukuka aykırı ve adil olmadığı bildirilerek «bilirkişi raporuna itiraz» edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; TTK 122/4 hükmü gereği davanın 1 yıl içinde açılması gerektiği, davanın «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «acentelik sözleşmesinin feshi» nedeniyle «komisyon alacağı», gelir «kaybı» ve «portföy tazminatı» istemine ilişkin olup, davalı vekilinin süresinde zaman aşımı definde bulunması nedeniyle mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 122/4 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde yer alan «portföy tazminatı» 6762 sayılı TTK'da karşılığı bulunmayan yeni bir madde olarak yer almıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakdüşürücü süre · komisyon alacağı · acentelik sözleşmesi · sözleşmenin feshi · acentelik · komisyon · kâr kaybı
Benzer bu karardaDava, «acentelik sözleşmesinin feshi» nedeniyle «komisyon alacağı», gelir «kaybı» ve «portföy tazminatı» istemine ilişkin olup, davalı vekilinin süresinde zaman aşımı definde bulunması nedeniyle mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 122/4 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece 6103 sayılı TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 6. maddesi ve 6101 sayılı TBK Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 5. maddesi gözönünde bulundurularak bir karar verilmesi gerektiği gibi, davacının «portföy tazminatı» dışındaki gelir «kaybı» ve «komisyon alacağı» hakkında da 1 yıllık «hakdüşürücü sürenin» uygulanması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
818 sayılı BK'nın 126/4 maddesi gereğince «acentelik» mukavelelerinden doğacak tüm davalar 5 yıllık zaman aşımına tabi olup, «sözleşmenin feshi» tarihi itibariyle de 818 sayılı BK ve 6762 sayılı TTK hükümleri yürürlükte bulunmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10468 E. , 2016/4852 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/02/2015 tarih ve 2014/335-2015/128 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.04.2016 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. .... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, taraflar arasında yaklaşık 15 yıldan beri süregelen tek satıcılık ilişkisinin bulunduğunu, davalının 25.02.2010 tarihinde gönderdiği e-mail ile sözleşmenin 2010 yılı için yenilenmeyeceği ihbarında bulunduğunu, sözleşmenin davalı tarafından feshinin haksız olduğunu, müvekkillerinin kârdan yoksun kaldığını, sözleşmenin devam edeceği inancı ile 2009 yılında iki adet araç satın aldıklarını, araçlardan birini düşük bedelle satmak zorunda kaldıklarını, araç kredisinden dolayı da borçlu bulunduklarını, müvekkillerinin 15 yıl boyuncu yaptığı reklam faaliyetleri, tanıtma hizmetleri ve edindiği müşteri çevresinin davalı şirkete kalacağını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL yoksun kalınan kar, 5.000,00 TL maliyetleri henüz karşılanamayan yatırımlar sebebiyle uğranılan zarar ve 20.000,00 TL portföy tazminatı olmak üzere toplam 45.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 29.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek, 100.000,00 TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş;
ıslah dilekçesiyle portföy tazminatı talebini 123.328,61 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, sözleşmenin feshedilmediğini, kendiliğinden sona erdiğini, yenilenmemesinin de haklı sebeplere dayandığını, maddi tazminat koşullarının oluşmadığını, davacının müşteri çevresine bir katkısının söz konusu olmadığını, bu nedenle portföy tazminatı talep edemeyeceğini, manevi tazminatın dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 123.328,61 TL denkleştirme tazminatının 30/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıların yerinde görülmeyen sair istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesinde yer alan “Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri ile hak düşürücü süreler eski hukuka tâbidir. Zamanaşımı ile hak düşürücü sürelere ilişkin diğer hususlar, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Türk Ticaret Kanunu'na tâbidir.” hükmü uyarınca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 122. maddesinin somut uyuşmazlıkta uygulanamayacak olmasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, tek yetkili satıcılık sözleşmesinin sona ermiş olması sebebiyle yoksun kalınan kar, yatırımlar nedeniyle uğranılan zararlar ve portföy tazminatı ile manevi tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne 123.328,61 TL denkleştirme tazminatının (portföy tazminatının) temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekilince davacının ....'ın da bayisi olduğu adı geçen yayın evlerine ait kitap satışlarından ve okulların bahçe düzenlemelerinden de gelir elde ettiği, portföy tazminatı hesaplanırken, davacının diğer kitabevi bayiliklerinden olan gelirleri ile diğer kitap satışı ve bahçe düzenlemesi gelirlerinin de portföy tazminatı hesabına dahil edilmesinin hukuka aykırı ve adil olmadığı bildirilerek bilirkişi raporuna itiraz edilmiştir. Ancak, davalı vekilinin portföy tazminatının hesabına yönelik işbu somut itirazları karşılanmadığı gibi, davacının başka yayınevi kitaplarının satışına dair ya da başka suretle elde ettiği gelirlerin belirlenmesine yönelik deliller de değerlendirilmemiştir. Bu suretle, davacının gelir ve karı üzerinden portföy tazminatı hesabı yapıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin işbu tazminat hesabına yönelik itirazları nazara alınarak delillerin değerlendirilmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221458500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz