Ttk 122
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11631 E. 2014/20304 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '1 yıl', 'kanun': ['6102/122']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 122↗ hakdüşürücü süre↗ portföy tazminatı↗ komisyon alacağı↗ acentelik sözleşmesi↗ sözleşmenin feshi↗ acentelik↗ tbk 99↗ hak düşürücü süre↗ komisyon↗ kâr kaybı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; TTK 122/4 hükmü gereği davanın 1 yıl içinde açılması gerektiği, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle komisyon alacağı, gelir kaybı ve portföy tazminatı istemine ilişkin olup, davalı vekilinin süresinde zaman aşımı definde bulunması nedeniyle mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 122/4 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde yer alan portföy tazminatı 6762 sayılı TTK'da karşılığı bulunmayan yeni bir madde olarak yer almıştır. Bu nedenle, somut olayda, portföy tazminatı için öngörülen bir zaman aşımı süresi bulunmamaktadır. 818 sayılı BK'nın 126/4 maddesi gereğince acentelik mukavelelerinden doğacak tüm davalar 5 yıllık zaman aşımına tabi olup, sözleşmenin feshi tarihi itibariyle de 818 sayılı BK ve 6762 sayılı TTK hükümleri yürürlükte bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece 6103 sayılı TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 6. maddesi ve 6101 sayılı TBK Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 5. maddesi gözönünde bulundurularak bir karar verilmesi gerektiği gibi, davacının portföy tazminatı dışındaki gelir kaybı ve komisyon alacağı hakkında da 1 yıllık hakdüşürücü sürenin uygulanması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ttk 122 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14742 E. 2015/1224 K.
Ortak:portföy tazminatı · komisyon alacağı · acentelik sözleşmesi · sözleşmenin feshi · acentelik · hak düşürücü süre · komisyon · kâr kaybı · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaDava, «acentelik sözleşmesinin feshi» nedeniyle «komisyon alacağı», gelir «kaybı» ve «portföy tazminatı» istemine ilişkin olup, davalı vekilinin süresinde zaman aşımı definde bulunması nedeniyle mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 122/4 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece 6103 sayılı TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 6. maddesi ve 6101 sayılı TBK Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 5. maddesi gözönünde bulundurularak bir karar verilmesi gerektiği gibi, davacının «portföy tazminatı» dışındaki gelir «kaybı» ve «komisyon alacağı» hakkında da 1 yıllık «hakdüşürücü sürenin» uygulanması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
818 sayılı BK'nın 126/4 maddesi gereğince «acentelik» mukavelelerinden doğacak tüm davalar 5 yıllık zaman aşımına tabi olup, «sözleşmenin feshi» tarihi itibariyle de 818 sayılı BK ve 6762 sayılı TTK hükümleri yürürlükte bulunmaktadır.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece 6103 sayılı TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 6. maddesi ve 6101 sayılı TBK Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 5. maddesi gözönünde bulundurularak bir karar verilmesi gerektiği gibi, davacının «portföy tazminatı» dışındaki gelir «kaybı» ve «komisyon alacağı» hakkında da 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» uygulanması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «acentelik sözleşmesinin feshi» nedeniyle «portföy tazminatı» istemine ilişkin olup, davalı vekilinin süresinde zaman aşımı definde bulunması nedeniyle mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 122/4 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılan davanın reddine karar verilmiştir.
818 sayılı BK'nın 126/4 maddesi gereğince «acentelik» mukavelelerinden doğacak tüm davalar 5 yıllık zaman aşımına tabi olup, «sözleşmenin feshi» tarihi itibariyle de 818 sayılı BK ve 6762 sayılı TTK hükümleri yürürlükte bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 122/4. maddesi hükmüne göre, davalı tarafça sözleşmenin feshedildiği 06.09.2010 tarihinden sonra davacı tarafça bir yıllık süresi içinde somut davanın açılmadığı, davalı tarafça da yasal süresinde «zamanaşımı» itirazının ileri sürülmdüğü gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/209 E. 2014/8256 K.
Ortak:portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · acentelik · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaDava, «acentelik sözleşmesinin feshi» nedeniyle «komisyon alacağı», gelir «kaybı» ve «portföy tazminatı» istemine ilişkin olup, davalı vekilinin süresinde zaman aşımı definde bulunması nedeniyle mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 122/4 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde yer alan «portföy tazminatı» 6762 sayılı TTK'da karşılığı bulunmayan yeni bir madde olarak yer almıştır.
Bu nedenle, somut olayda, «portföy tazminatı» için öngörülen bir zaman aşımı süresi bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaBuna göre, somut olaya eski hukukun uygulanması gerekmekte olup, «acentelik sözleşmesinden doğan» taleplerin 6762 sayılı TTK’ya göre beş yılık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu gözetilerek, bir karar verilmesi gerekirken, «ihtarnamenin» 17.11.2011 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, TTK’nın 122/4 kapsamına göre davacının en geç 17.11.2012 tarihine kadar dava açması gerektiği, davanın 03.12.2012 ta …
Dava, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 23/16. maddesi gereğince denkleştirme («portföy) tazminatı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden doğan dava · ihtarname · zamanaşımı
Benzer bu karardaBuna göre, somut olaya eski hukukun uygulanması gerekmekte olup, «acentelik sözleşmesinden doğan» taleplerin 6762 sayılı TTK’ya göre beş yılık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu gözetilerek, bir karar verilmesi gerekirken, «ihtarnamenin» 17.11.2011 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, TTK’nın 122/4 kapsamına göre davacının en geç 17.11.2012 tarihine kadar dava açması gerektiği, davanın 03.12.2012 ta …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, «ihtarnamenin» 17.11.2011 tarihinde davacıya tebliğ edildiği TTK.’nın 122/4 kapsamına göre davacının en geç 17.11.2012 tarihine kadar dava açması gerektiği halde, davanın 03.12.2012 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, 1 yıllık yasal süreden sonra açılan davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 6. maddesinin 1. fıkrasında; Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan «zamanaşımı» süreleri ile hak düşürücü sürelerin eski hukuka tâbi olacağı belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12426 E. 2011/7188 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müşteri portföyü · ticari işletme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yaptığı işin devir ettiği işletmenin iştigal konusu ile aynı olmadığı, aynı olsa bile devredilen «ticari işletmenin» «müşteri portföyünü» etkileyecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11631 E. , 2014/20304 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/10/2013
NUMARASI 2013/109-2013/291
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 28. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/10/2013 tarih ve 2013/109-2013/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Esra Can tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkil ile davalı şirket arasında 11/11/2009 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, ancak sözleşmenin davalı tarafından 01/12/2011 tarihinde usulsüzce feshedildiğini, sözleşmenin aleyhe olan kısımlarını kabul etmediklerini, feshin de geçersiz olduğunu ileri sürerek haksız fesih sebebi ile ödenmemiş alacaklar için 1.000,00 TL, portföy tazminatı için 1.000,00 TL ve gelir kaybı için 1.000,00 TL toplam 3.000,00 TL'nin 11/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; TTK 122/4 maddesi gereği denkleştirme hakkının sözleşmenin sona ermesinden itibaren 1 yıl içinde ileri sürülmesi gerektiğini, portföy tazminatının süreye bağlandığını, 1 yıllık sürenin geçmesinden sonra dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; TTK 122/4 hükmü gereği davanın 1 yıl içinde açılması gerektiği, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle komisyon alacağı, gelir kaybı ve portföy tazminatı istemine ilişkin olup, davalı vekilinin süresinde zaman aşımı definde bulunması nedeniyle mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 122/4 maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 122. maddesinde yer alan portföy tazminatı 6762 sayılı TTK'da karşılığı bulunmayan yeni bir madde olarak yer almıştır. Bu nedenle, somut olayda, portföy tazminatı için öngörülen bir zaman aşımı süresi bulunmamaktadır. 818 sayılı BK'nın 126/4 maddesi gereğince acentelik mukavelelerinden doğacak tüm davalar 5 yıllık zaman aşımına tabi olup, sözleşmenin feshi tarihi itibariyle de 818 sayılı BK ve 6762 sayılı TTK hükümleri yürürlükte bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece 6103 sayılı TTK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 6. maddesi ve 6101 sayılı TBK Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 5. maddesi gözönünde bulundurularak bir karar verilmesi gerektiği gibi, davacının portföy tazminatı dışındaki gelir kaybı ve komisyon alacağı hakkında da 1 yıllık hakdüşürücü sürenin uygulanması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102519200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz