İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4308 E. 2013/22989 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap ekstresi↗ navlun alacağı↗ navlun↗ cari hesap↗ çek↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporunda, davacı tarafın muhasebecisinden takip konusu alacak miktarının oluşumuna esas teşkil eden 2001-2002 yıllarına ait muavin kayıtlar, cari hesap ekstreleri ile yasal defterlerin temini ve ibrazının mümkün olamadığından herhangi bir görüş bildirilmediği, bu durumda mahkemece bozma gereği yerine getirilmesinin mümkün olamadığı bu nedenle davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, navlun alacağı istemine ilişkin girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararından sonra yukarıda özetlendiği şekilde davacı tarafın muhasebesinden takip konusu alacak miktarının oluşumuna esas teşkil eden 2001-2002 yıllarına ait muavin kayıtlar, cari hesap ekstreleri ile yasal defterlerin temini ve ibrazının mümkün olamadığından bilirkişinin herhangi bir görüş bildiremediği, bu durumda bozma gereğinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; bozma ilamında belirtildiği gibi usulüne uygun tutulmayan davacı defterlerinin delil kabul edilemeyeceği bu nedenle her bir taşımaya ilişkin faturalar, ödeme belgeleri ve sözleşme gereği vadeli çek uygulanması nedeniyle bu yönde değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken yine bu hususa değinilmemiştir. Bu nedenle dosyadaki faturalar ve ödeme belgeleriyle varsa taraflardan istenmek suretiyle vadeli çekler, bunların ödenip ödenmediğine ilişkin taraf belgeleri değerlendirilmek suretiyle sonuca varılmak gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1468 E. 2014/9014 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz kararda… a sonucunda, bilirkişi raporunda, davacı tarafın muhasebecisinden takip konusu alacak miktarının oluşumuna esas teşkil eden 2001-2002 yıllarına ait muavin kayıtlar, «cari hesap ekstreleri» ile yasal «defterlerin» temini ve «ibrazının» mümkün olamadığından herhangi bir görüş bildirilmediği, bu durumda mahkemece bozma gereği yerine getirilmesinin mümkün olamadığı bu nedenle davacının davasını kanı …
Mahkemece uyulan bozma kararından sonra yukarıda özetlendiği şekilde davacı tarafın muhasebesinden takip konusu alacak miktarının oluşumuna esas teşkil eden 2001-2002 yıllarına ait muavin kayıtlar, «cari hesap ekstreleri» ile yasal «defterlerin» temini ve «ibrazının» mümkün olamadığından bilirkişinin herhangi bir görüş bildiremediği, bu durumda bozma gereğinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak; bozma ilamında belirtildiği gibi usulüne uygun tutulmayan davacı «defterlerinin» delil kabul edilemeyeceği bu nedenle her bir taşımaya ilişkin faturalar, ödeme belgeleri ve sözleşme gereği vadeli «çek» uygulanması nedeniyle bu yönde değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken yine bu hususa değinilmemiştir.
Benzer bu karardaDavacı hisse devir borcunun yerine getirilmediğini iddia ettiğine göre, mahkemece şirket «pay defterinin» ve ana sözleşmesinin getirtilip incelenmesi, şirket paylarının senede bağlanıp bağlanmadığının, payların senede bağlandığının anlaşılması halinde «ciro» ve «teslim» şartının, bağlanmadığının anlaşılması halinde «alacağın temliki» koşulları doğrultusunda devrin gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedel iadesi · alacağın temliki · hisse devri · ciro · pay defteri · hisse devir sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme · temlik
Benzer bu karardaDavacı hisse devir borcunun yerine getirilmediğini iddia ettiğine göre, mahkemece şirket «pay defterinin» ve ana sözleşmesinin getirtilip incelenmesi, şirket paylarının senede bağlanıp bağlanmadığının, payların senede bağlandığının anlaşılması halinde «ciro» ve «teslim» şartının, bağlanmadığının anlaşılması halinde «alacağın temliki» koşulları doğrultusunda devrin gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya bir adet «hisse devri» karşılığında 5.000,00 TL ödemesine rağmen hisse devrinin yapılmadığı, davacının şirket ortağı olamadığı, davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle «sebepsiz zenginleştiği», davacının ödediği paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacı tarafça iade edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne …
Dava, taraflar arasında düzenlenen «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesinin» yerine getirilememesi nedeniyle ödenen hisse devir «bedelinin iadesi» istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir.
-
İstirdat | İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2841 E. 2016/789 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme planı · hisse devri sözleşmesi · resen terkin · ticaret sicili müdürlüğü · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · protokol · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı .... arasında yapılan «hisse devri sözleşmesine» göre dava dışı ....'nin hissesini davacıya devri konusunda anlaştığı, ancak getirilen Ticaret Sicil kaydında dava dışı ... şirketinin ortakları arasında davacının …
Bozma ilamına uyan mahkemece, bozma ilamının gereği olarak «ticaret sicil müdürlüğüne» yazı yazılmış, verilen cevapta şirket kurucu ortakları arasında ...'ın yer almadığı, şirketin 24/09/2013 tarihinde «resen terkin» edildiği, resen terkinden önceki «son» ortaklarının da ...., ...... olduğu bildirilmiştir.
Bu aşamada davacı vekili, müvekkili ...'ın TTK'nın 520. maddesi uyarınca hiçbir zaman usulüne uygun olarak hissedar olmadığını, müvekkilinden «hisse devri» nedeniyle para alındığını, ancak gerekli usuli işlemlerin yapılmaması nedeniyle ortak olamadığını, bundan sonra verdiği parayı geri almak istediğini, bu paranın geri ödenmesi kapsamında 15/12/2006 tarihli «ödeme planının» imzalandığını, müvekkilinin malik olmadığı hisseleri bir başkasına zaten devredemeyeceğini, yargılamanın bu şekilde görülmesi gerektiğini ileri sürmüş, bu hukuki n …
… dan şirket kayıtlarına geçmeyen bu devir işlemi sonucu davacının şirket hissedarı olamadığı anlaşıldığına göre, davacı ... ile dava dışı ortak .... arasında yapılan «hisse devir sözleşmesinin» tasfiyesi amacıyla davalı ile düzenlendiği anlaşılan dava konusu «ödeme planına» göre davacının davalıdan talepte bulunabileceği hususu gözetilmeksizin hüküm kurulması doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4308 E. , 2013/22989 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.11.2012 tarih ve 2010/149-2012/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin gerçekleştirdiği taşıma nedeni ile navlun alacağını takibe koyduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, bilirkişi raporunda, davacı tarafın muhasebecisinden takip konusu alacak miktarının oluşumuna esas teşkil eden 2001-2002 yıllarına ait muavin kayıtlar, cari hesap ekstreleri ile yasal defterlerin temini ve ibrazının mümkün olamadığından herhangi bir görüş bildirilmediği, bu durumda mahkemece bozma gereği yerine getirilmesinin mümkün olamadığı bu nedenle davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, navlun alacağı istemine ilişkin girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararından sonra yukarıda özetlendiği şekilde davacı tarafın muhasebesinden takip konusu alacak miktarının oluşumuna esas teşkil eden 2001-2002 yıllarına ait muavin kayıtlar, cari hesap ekstreleri ile yasal defterlerin temini ve ibrazının mümkün olamadığından bilirkişinin herhangi bir görüş bildiremediği, bu durumda bozma gereğinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; bozma ilamında belirtildiği gibi usulüne uygun tutulmayan davacı defterlerinin delil kabul edilemeyeceği bu nedenle her bir taşımaya ilişkin faturalar, ödeme belgeleri ve sözleşme gereği vadeli çek uygulanması nedeniyle bu yönde değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken yine bu hususa değinilmemiştir.
Bu nedenle dosyadaki faturalar ve ödeme belgeleriyle varsa taraflardan istenmek suretiyle vadeli çekler, bunların ödenip ödenmediğine ilişkin taraf belgeleri değerlendirilmek suretiyle sonuca varılmak gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/572862600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz