İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1468 E. 2014/9014 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ciro ve teslim↗ bedel iadesi↗ alacağın temliki↗ hisse devri↗ ciro↗ pay defteri↗ hisse devir sözleşmesi↗ sebepsiz zenginleşme↗ temlik↗ anonim şirket↗ eksik inceleme↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya bir adet hisse devri karşılığında 5.000,00 TL ödemesine rağmen hisse devrinin yapılmadığı, davacının şirket ortağı olamadığı, davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle sebepsiz zenginleştiği, davacının ödediği paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacı tarafça iade edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen anonim şirket hisse devir sözleşmesinin yerine getirilememesi nedeniyle ödenen hisse devir bedelinin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir. Davacı hisse devir borcunun yerine getirilmediğini iddia ettiğine göre, mahkemece şirket pay defterinin ve ana sözleşmesinin getirtilip incelenmesi, şirket paylarının senede bağlanıp bağlanmadığının, payların senede bağlandığının anlaşılması halinde ciro ve teslim şartının, bağlanmadığının anlaşılması halinde alacağın temliki koşulları doğrultusunda devrin gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4308 E. 2013/22989 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaDavacı hisse devir borcunun yerine getirilmediğini iddia ettiğine göre, mahkemece şirket «pay defterinin» ve ana sözleşmesinin getirtilip incelenmesi, şirket paylarının senede bağlanıp bağlanmadığının, payların senede bağlandığının anlaşılması halinde «ciro» ve «teslim» şartının, bağlanmadığının anlaşılması halinde «alacağın temliki» koşulları doğrultusunda devrin gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… a sonucunda, bilirkişi raporunda, davacı tarafın muhasebecisinden takip konusu alacak miktarının oluşumuna esas teşkil eden 2001-2002 yıllarına ait muavin kayıtlar, «cari hesap ekstreleri» ile yasal «defterlerin» temini ve «ibrazının» mümkün olamadığından herhangi bir görüş bildirilmediği, bu durumda mahkemece bozma gereği yerine getirilmesinin mümkün olamadığı bu nedenle davacının davasını kanı …
Mahkemece uyulan bozma kararından sonra yukarıda özetlendiği şekilde davacı tarafın muhasebesinden takip konusu alacak miktarının oluşumuna esas teşkil eden 2001-2002 yıllarına ait muavin kayıtlar, «cari hesap ekstreleri» ile yasal «defterlerin» temini ve «ibrazının» mümkün olamadığından bilirkişinin herhangi bir görüş bildiremediği, bu durumda bozma gereğinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak; bozma ilamında belirtildiği gibi usulüne uygun tutulmayan davacı «defterlerinin» delil kabul edilemeyeceği bu nedenle her bir taşımaya ilişkin faturalar, ödeme belgeleri ve sözleşme gereği vadeli «çek» uygulanması nedeniyle bu yönde değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken yine bu hususa değinilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ekstresi · navlun alacağı · navlun · cari hesap · çek · ibraz
Benzer bu kararda… a sonucunda, bilirkişi raporunda, davacı tarafın muhasebecisinden takip konusu alacak miktarının oluşumuna esas teşkil eden 2001-2002 yıllarına ait muavin kayıtlar, «cari hesap ekstreleri» ile yasal «defterlerin» temini ve «ibrazının» mümkün olamadığından herhangi bir görüş bildirilmediği, bu durumda mahkemece bozma gereği yerine getirilmesinin mümkün olamadığı bu nedenle davacının davasını kanı …
Mahkemece uyulan bozma kararından sonra yukarıda özetlendiği şekilde davacı tarafın muhasebesinden takip konusu alacak miktarının oluşumuna esas teşkil eden 2001-2002 yıllarına ait muavin kayıtlar, «cari hesap ekstreleri» ile yasal «defterlerin» temini ve «ibrazının» mümkün olamadığından bilirkişinin herhangi bir görüş bildiremediği, bu durumda bozma gereğinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağı» istemine ilişkin girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ancak; bozma ilamında belirtildiği gibi usulüne uygun tutulmayan davacı «defterlerinin» delil kabul edilemeyeceği bu nedenle her bir taşımaya ilişkin faturalar, ödeme belgeleri ve sözleşme gereği vadeli «çek» uygulanması nedeniyle bu yönde değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken yine bu hususa değinilmemiştir.
-
İstirdat | İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2841 E. 2016/789 K.
Ortak:hisse devri · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya bir adet «hisse devri» karşılığında 5.000,00 TL ödemesine rağmen hisse devrinin yapılmadığı, davacının şirket ortağı olamadığı, davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle «sebepsiz zenginleştiği», davacının ödediği paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacı tarafça iade edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne …
Dava, taraflar arasında düzenlenen «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesinin» yerine getirilememesi nedeniyle ödenen hisse devir «bedelinin iadesi» istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı .... arasında yapılan «hisse devri sözleşmesine» göre dava dışı ....'nin hissesini davacıya devri konusunda anlaştığı, ancak getirilen Ticaret Sicil kaydında dava dışı ... şirketinin ortakları arasında davacının …
Bu aşamada davacı vekili, müvekkili ...'ın TTK'nın 520. maddesi uyarınca hiçbir zaman usulüne uygun olarak hissedar olmadığını, müvekkilinden «hisse devri» nedeniyle para alındığını, ancak gerekli usuli işlemlerin yapılmaması nedeniyle ortak olamadığını, bundan sonra verdiği parayı geri almak istediğini, bu paranın geri ödenmesi kapsamında 15/12/2006 tarihli «ödeme planının» imzalandığını, müvekkilinin malik olmadığı hisseleri bir başkasına zaten devredemeyeceğini, yargılamanın bu şekilde görülmesi gerektiğini ileri sürmüş, bu hukuki n …
… dan şirket kayıtlarına geçmeyen bu devir işlemi sonucu davacının şirket hissedarı olamadığı anlaşıldığına göre, davacı ... ile dava dışı ortak .... arasında yapılan «hisse devir sözleşmesinin» tasfiyesi amacıyla davalı ile düzenlendiği anlaşılan dava konusu «ödeme planına» göre davacının davalıdan talepte bulunabileceği hususu gözetilmeksizin hüküm kurulması doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme planı · hisse devri sözleşmesi · resen terkin · ticaret sicili müdürlüğü · protokol · istirdat · ticaret sicili · terkin
Benzer bu karardaBozma ilamına uyan mahkemece, bozma ilamının gereği olarak «ticaret sicil müdürlüğüne» yazı yazılmış, verilen cevapta şirket kurucu ortakları arasında ...'ın yer almadığı, şirketin 24/09/2013 tarihinde «resen terkin» edildiği, resen terkinden önceki «son» ortaklarının da ...., ...... olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı .... arasında yapılan «hisse devri sözleşmesine» göre dava dışı ....'nin hissesini davacıya devri konusunda anlaştığı, ancak getirilen Ticaret Sicil kaydında dava dışı ... şirketinin ortakları arasında davacının …
Dava, ortaklık devir sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin, devrin iptal edilmesi nedeniyle «istirdadı» istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 15/10/2006 tarihli «protokol» nedeniyle borç altına girdiği bedeli ödemediğini ileri sürmüş, davalı ise şirket hissedarı olmadığını ve bu davanın kendisine yöneltilemeyeceğini savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5616 E. 2016/5900 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kaparo · işletme devri · ticari işletme · cezai şart · protokol · görevsizlik kararı · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın hisse ve «işletme devri» bakımından yapılan ön «protokol» kapsamında verilen «kaparonun» protokolün bozulması nedeniyle «cezai şart» ve faizi ile birlikte tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davya konu olayda tarafların «tacir» olamadığı, uyuşmazlığın «ticari işletmeyle» ilgili hususlardan kaynaklanmadığı bu nedenle danın ticari dava sayılamayacağı gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde dosyanın ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1468 E. , 2014/9014 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KOCAELİ 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 19/04/2012
NUMARASI 2011/481-2012/521
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2012 tarih ve 2011/481-2012/521 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının B..E.. Kurumları A.Ş'deki hisselerinden 1 payının devri karşılığında müvekkilinden 03.04.2007 tarihinde 5.000,00 TL aldığını, ancak hisse devrini gerçekleştirmeyerek sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek ödenen miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya bir adet hisse devri karşılığında 5.000,00 TL ödemesine rağmen hisse devrinin yapılmadığı, davacının şirket ortağı olamadığı, davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle sebepsiz zenginleştiği, davacının ödediği paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacı tarafça iade edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen anonim şirket hisse devir sözleşmesinin yerine getirilememesi nedeniyle ödenen hisse devir bedelinin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir. Davacı hisse devir borcunun yerine getirilmediğini iddia ettiğine göre, mahkemece şirket pay defterinin ve ana sözleşmesinin getirtilip incelenmesi, şirket paylarının senede bağlanıp bağlanmadığının, payların senede bağlandığının anlaşılması halinde ciro ve teslim şartının, bağlanmadığının anlaşılması halinde alacağın temliki koşulları doğrultusunda devrin gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 320,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101825900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz