Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1285 E. 2016/5852 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari kredi sözleşmesi↗ genel işlem koşulu↗ ticari kredi↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ istirdat↗ bilirkişi incelemesi↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, kredi sözleşmesindeki davacı menfaatine aykırı hükümlerin genel işlem koşulu mahiyetinde olduğu, bu sebeple yazılmamış sayılacağı, haksız alınan masrafların iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 420 TL alacağın dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmiş, miktar itibariyle kesin olan karar aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan haksız olduğu iddia edilen kesintilerin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde komisyon, ekspertiz, inceleme, muhafaza ve denetim ücreti vb. masraf alınacağına dair hüküm bulunmakta ise de, miktarları konusunda açıklık bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, diğer bankalardan aynı nitelikteki krediler için aldıkları masrafların sorulması, bu oranlara göre makul oranın tespit edilmesi ve ardından da bilirkişi incelemesi yaptırılıp, davalı bankanın davacıdan aldığı ücretlerin tespiti ile, davalı Banka'nın tahsil ettiği ücretlerin fahiş olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, yerel mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14984 E. 2016/4304 K.
Ortak:komisyon · istirdat · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan haksız olduğu iddia edilen kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde» «komisyon», ekspertiz, inceleme, muhafaza ve denetim ücreti vb. «masraf» alınacağına dair hüküm bulunmakta ise de, miktarları konusunda açıklık bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklandığı, kredi sözleşmesindeki davacı menfaatine aykırı hükümlerin «genel işlem koşulu» mahiyetinde olduğu, bu sebeple yazılmamış sayılacağı, haksız alınan «masrafların» iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 420 TL alacağın dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile tahsiline karar verilmiş, miktar itibariyle «kesin» olan karar aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket olup, «tacir sıfatını» haiz olduğu ve bu nedenle ticaretiyle ilgili iş ve işlemlerinde, basiretli davranmakla yükümlü bulunduğu ve yine davacıdan tahsil edilen «komisyon» ve ücretlerin taraflarca imzalanan «kredi sözleşmesi» hükümlerine ve yasal mevzuata herhangi bir aykırılık içermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum mahkemece taraflar arasındaki sözleşme incelenerek, evvelemirde bu sözleşmeye göre davalı ...'nın tahsis «komisyon» ücreti, yatırım ve işletme kredisi komisyon ücreti, istihbarat ücretini tahsile yetkili olup olmadığı, tahsile yetkili olduğu takdirde alabileceği ücret tutarının belirlenip belirlenmediği incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davalı ... tarafından alınan ücretlerin «istirdatı» istemine dayalı olup, davacı sözleşmede hüküm bulunmamasına rağmen davalının bu ücretleri aldığını iddia ederek dava açmış, davalı sözleşmede hüküm bulunduğunu ve sözleşmeye dayalı olarak bu ücretlerin alınabileceğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacir sıfatı · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket olup, «tacir sıfatını» haiz olduğu ve bu nedenle ticaretiyle ilgili iş ve işlemlerinde, basiretli davranmakla yükümlü bulunduğu ve yine davacıdan tahsil edilen «komisyon» ve ücretlerin taraflarca imzalanan «kredi sözleşmesi» hükümlerine ve yasal mevzuata herhangi bir aykırılık içermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16699 E. 2014/18727 K.
Ortak:istirdat · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında mahkemece, diğer bankalardan aynı nitelikteki krediler için aldıkları «masrafların» sorulması, bu oranlara göre makul oranın tespit edilmesi ve ardından da «bilirkişi incelemesi» yaptırılıp, davalı bankanın davacıdan aldığı ücretlerin tespiti ile, davalı Banka'nın tahsil ettiği ücretlerin fahiş olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, yerel mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklandığı, kredi sözleşmesindeki davacı menfaatine aykırı hükümlerin «genel işlem koşulu» mahiyetinde olduğu, bu sebeple yazılmamış sayılacağı, haksız alınan «masrafların» iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 420 TL alacağın dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile tahsiline karar verilmiş, miktar itibariyle «kesin» olan karar aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan haksız olduğu iddia edilen kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, kredi kullanımına ilişkin «kredi sözleşmeleri» celbedilip, sözleşmelerde davalının bu krediler nedeniyle «masraf» alabileceğine dair bir hüküm bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Bu itibarla mahkemece, anılan «kredi sözleşmelerinin» getirtilmesi, davalı Bankaya davacıdan kesilen «masrafların» nelerden ibaret bulunduğunun açıklattırılması, sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi, sözleşmelerde davalı Bankanın masraf alabileceğine dair bir hüküm bulunması halinde bu ücretlerin hangi oran ve miktarlarda tahsil edileceğinin somut olayda belirlenmesi gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanca kullanılan kredilerin zirai kredi olduğu, davalı Banka tarafından tahsil edilen 2.062,77 TL «masraf» «ticari nitelikteki» krediye ilişkin bulunduğundan davacıya iade edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemleri · ticari dava niteliği
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanca kullanılan kredilerin zirai kredi olduğu, davalı Banka tarafından tahsil edilen 2.062,77 TL «masraf» «ticari nitelikteki» krediye ilişkin bulunduğundan davacıya iade edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının davalı Bankadan kullandığı krediler nedeniyle tahsil edilen bir kısım ücretlerin «istirdadı» istemine ilişkin olup mahkemece, kredinin «ticari niteliği» nedeniyle tahsil edilen dava konusu tutarın iade edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu bakımından «bankacılık işlemleri» hususunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişiden rapor alınarak, sözleşme hükümlerinin, diğer bankaların kullandırdıkları benzer kredilerdeki uygulamaları ve aldıkları ücret oranlarının da değerlendirilmesi, davalı Bankaca tahsil edilen ücretlerin uygun olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/595 E. 2018/6489 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · kusur · dava sebebi · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu kaza sebebiyle geminin hasarlanmasında davalıların «kusuru» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı ...Ş yararına «maktu vekalet ücreti takdirine» karar verilmiştir.
… creti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." Ret «sebebi» davanın esasına yönelik bulunması nedeniyle mahkemece reddedilen miktar nazara alınarak hesaplanacak «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, davalı ...Ş lehine yazılı şekilde «vekalet ücreti takdiri» doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının davasını ispat edemediği, dava konusu kaza sebebiyle geminin hasarlanmasında davalıların «kusuru» olmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1285 E. , 2016/5852 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/03/2015 tarih ve 2014/885-2015/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmiş olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında belirsiz tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalı tarafından sözleşme kapsamında dosya masrafı (ekspertiz), komisyon, BSMV adı altında haksız kesintiler yapıldığını, fahiş oranda temerrüt faizi uygulandığını, sözleşmenin genel işlem koşulları içerdiğini ileri sürerek, genel işlem şartı mahiyetindeki sözleşme hükümlerinin yazılmamış sayılmasına, haksız ücretlerin tespiti ile, belirsiz olan dava değerinin şimdilik 500 TL'lik kısmının, ödemelerin bankaya yatırıldığı tarihten itibaren, mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacıya sözleşme hakkında detaylı bilgi verildiğini, davacının hiçbir etki altında kalmadan sözleşmeyi onayladığını, yapılan uygulamanın doğru olduğunu, davacının iddialarının hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, kredi sözleşmesindeki davacı menfaatine aykırı hükümlerin genel işlem koşulu mahiyetinde olduğu, bu sebeple yazılmamış sayılacağı, haksız alınan masrafların iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 420 TL alacağın dava tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmiş, miktar itibariyle kesin olan karar aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan haksız olduğu iddia edilen kesintilerin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde komisyon, ekspertiz, inceleme, muhafaza ve denetim ücreti vb. masraf alınacağına dair hüküm bulunmakta ise de, miktarları konusunda açıklık bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, diğer bankalardan aynı nitelikteki krediler için aldıkları masrafların sorulması, bu oranlara göre makul oranın tespit edilmesi ve ardından da bilirkişi incelemesi yaptırılıp, davalı bankanın davacıdan aldığı ücretlerin tespiti ile, davalı Banka'nın tahsil ettiği ücretlerin fahiş olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, yerel mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın HUMK'nın 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile yerel mahkeme hükmünün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, karardan bir örneğin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, harç ve masraf tahmiline yer olmadığına, 27.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221068400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz