İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/16699 E. 2014/18727 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemleri↗ ticari dava niteliği↗ istirdat↗ bilirkişi incelemesi↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanca kullanılan kredilerin zirai kredi olduğu, davalı Banka tarafından tahsil edilen 2.062,77 TL masraf ticari nitelikteki krediye ilişkin bulunduğundan davacıya iade edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı Bankadan kullandığı krediler nedeniyle tahsil edilen bir kısım ücretlerin istirdadı istemine ilişkin olup mahkemece, kredinin ticari niteliği nedeniyle tahsil edilen dava konusu tutarın iade edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, kredi kullanımına ilişkin kredi sözleşmeleri celbedilip, sözleşmelerde davalının bu krediler nedeniyle masraf alabileceğine dair bir hüküm bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Mahkemece, bilirkişi incelemesi yapılmışsa da sözleşme hükümlerinin ve diğer bankaların emsal uygulamalarının değerlendirilmediği bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu itibarla mahkemece, anılan kredi sözleşmelerinin getirtilmesi, davalı Bankaya davacıdan kesilen masrafların nelerden ibaret bulunduğunun açıklattırılması, sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi, sözleşmelerde davalı Bankanın masraf alabileceğine dair bir hüküm bulunması halinde bu ücretlerin hangi oran ve miktarlarda tahsil edileceğinin somut olayda belirlenmesi gerekmektedir. Bu bakımından
bankacılık işlemleri hususunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişiden rapor alınarak, sözleşme hükümlerinin, diğer bankaların kullandırdıkları benzer kredilerdeki uygulamaları ve aldıkları ücret oranlarının da değerlendirilmesi, davalı Bankaca tahsil edilen ücretlerin uygun olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14984 E. 2016/4304 K.
Ortak:istirdat · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDava, davacının davalı Bankadan kullandığı krediler nedeniyle tahsil edilen bir kısım ücretlerin «istirdadı» istemine ilişkin olup mahkemece, kredinin «ticari niteliği» nedeniyle tahsil edilen dava konusu tutarın iade edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, kredi kullanımına ilişkin «kredi sözleşmeleri» celbedilip, sözleşmelerde davalının bu krediler nedeniyle «masraf» alabileceğine dair bir hüküm bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Bu itibarla mahkemece, anılan «kredi sözleşmelerinin» getirtilmesi, davalı Bankaya davacıdan kesilen «masrafların» nelerden ibaret bulunduğunun açıklattırılması, sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi, sözleşmelerde davalı Bankanın masraf alabileceğine dair bir hüküm bulunması halinde bu ücretlerin hangi oran ve miktarlarda tahsil edileceğinin somut olayda belirlenmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket olup, «tacir sıfatını» haiz olduğu ve bu nedenle ticaretiyle ilgili iş ve işlemlerinde, basiretli davranmakla yükümlü bulunduğu ve yine davacıdan tahsil edilen «komisyon» ve ücretlerin taraflarca imzalanan «kredi sözleşmesi» hükümlerine ve yasal mevzuata herhangi bir aykırılık içermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı ... tarafından alınan ücretlerin «istirdatı» istemine dayalı olup, davacı sözleşmede hüküm bulunmamasına rağmen davalının bu ücretleri aldığını iddia ederek dava açmış, davalı sözleşmede hüküm bulunduğunu ve sözleşmeye dayalı olarak bu ücretlerin alınabileceğini savunmuştur.
Bu durum mahkemece taraflar arasındaki sözleşme incelenerek, evvelemirde bu sözleşmeye göre davalı ...'nın tahsis «komisyon» ücreti, yatırım ve işletme kredisi komisyon ücreti, istihbarat ücretini tahsile yetkili olup olmadığı, tahsile yetkili olduğu takdirde alabileceği ücret tutarının belirlenip belirlenmediği incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacir sıfatı · komisyon · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket olup, «tacir sıfatını» haiz olduğu ve bu nedenle ticaretiyle ilgili iş ve işlemlerinde, basiretli davranmakla yükümlü bulunduğu ve yine davacıdan tahsil edilen «komisyon» ve ücretlerin taraflarca imzalanan «kredi sözleşmesi» hükümlerine ve yasal mevzuata herhangi bir aykırılık içermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum mahkemece taraflar arasındaki sözleşme incelenerek, evvelemirde bu sözleşmeye göre davalı ...'nın tahsis «komisyon» ücreti, yatırım ve işletme kredisi komisyon ücreti, istihbarat ücretini tahsile yetkili olup olmadığı, tahsile yetkili olduğu takdirde alabileceği ücret tutarının belirlenip belirlenmediği incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1285 E. 2016/5852 K.
Ortak:istirdat · bilirkişi incelemesi · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAncak, kredi kullanımına ilişkin «kredi sözleşmeleri» celbedilip, sözleşmelerde davalının bu krediler nedeniyle «masraf» alabileceğine dair bir hüküm bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Bu itibarla mahkemece, anılan «kredi sözleşmelerinin» getirtilmesi, davalı Bankaya davacıdan kesilen «masrafların» nelerden ibaret bulunduğunun açıklattırılması, sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi, sözleşmelerde davalı Bankanın masraf alabileceğine dair bir hüküm bulunması halinde bu ücretlerin hangi oran ve miktarlarda tahsil edileceğinin somut olayda belirlenmesi gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanca kullanılan kredilerin zirai kredi olduğu, davalı Banka tarafından tahsil edilen 2.062,77 TL «masraf» «ticari nitelikteki» krediye ilişkin bulunduğundan davacıya iade edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, diğer bankalardan aynı nitelikteki krediler için aldıkları «masrafların» sorulması, bu oranlara göre makul oranın tespit edilmesi ve ardından da «bilirkişi incelemesi» yaptırılıp, davalı bankanın davacıdan aldığı ücretlerin tespiti ile, davalı Banka'nın tahsil ettiği ücretlerin fahiş olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, yerel mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklandığı, kredi sözleşmesindeki davacı menfaatine aykırı hükümlerin «genel işlem koşulu» mahiyetinde olduğu, bu sebeple yazılmamış sayılacağı, haksız alınan «masrafların» iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 420 TL alacağın dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile tahsiline karar verilmiş, miktar itibariyle «kesin» olan karar aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan haksız olduğu iddia edilen kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · genel işlem koşulu · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · avans faizi · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklandığı, kredi sözleşmesindeki davacı menfaatine aykırı hükümlerin «genel işlem koşulu» mahiyetinde olduğu, bu sebeple yazılmamış sayılacağı, haksız alınan «masrafların» iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 420 TL alacağın dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile tahsiline karar verilmiş, miktar itibariyle «kesin» olan karar aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan haksız olduğu iddia edilen kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde» «komisyon», ekspertiz, inceleme, muhafaza ve denetim ücreti vb. «masraf» alınacağına dair hüküm bulunmakta ise de, miktarları konusunda açıklık bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/595 E. 2018/6489 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · maktu vekalet ücreti · kusur · dava sebebi · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu kaza sebebiyle geminin hasarlanmasında davalıların «kusuru» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı ...Ş yararına «maktu vekalet ücreti takdirine» karar verilmiştir.
… creti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." Ret «sebebi» davanın esasına yönelik bulunması nedeniyle mahkemece reddedilen miktar nazara alınarak hesaplanacak «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, davalı ...Ş lehine yazılı şekilde «vekalet ücreti takdiri» doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının davasını ispat edemediği, dava konusu kaza sebebiyle geminin hasarlanmasında davalıların «kusuru» olmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/16699 E. , 2014/18727 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSKENDERUN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 28/06/2013
NUMARASI 2013/57-2013/351
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/06/2013 tarih ve 2013/57-2013/351 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekilinin davalı Bankadan kullandığı tarım kredileri için toplamda 2.000 TL'nin kesildiğini, ayrıca kredi borcu bittiğinde ipoteğin fekki için 200 TL tahsil edildiğini, bu kesintilerin hukuki dayanağının bulunmadığını ileri sürerek 2.200 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kredi için hizmetler satın aldığını, bu bedellerin Bankaya yüklenemeyeceğini, tacir olan müvekkilinin verdiği hizmet karşılığında ücret alabileceğini, dava konusu ücretlerin alınacağı hususunda davacıya bilgi verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanca kullanılan kredilerin zirai kredi olduğu, davalı Banka tarafından tahsil edilen 2.062,77 TL masraf ticari nitelikteki krediye ilişkin bulunduğundan davacıya iade edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı Bankadan kullandığı krediler nedeniyle tahsil edilen bir kısım ücretlerin istirdadı istemine ilişkin olup mahkemece, kredinin ticari niteliği nedeniyle tahsil edilen dava konusu tutarın iade edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, kredi kullanımına ilişkin kredi sözleşmeleri celbedilip, sözleşmelerde davalının bu krediler nedeniyle masraf alabileceğine dair bir hüküm bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Mahkemece, bilirkişi incelemesi yapılmışsa da sözleşme hükümlerinin ve diğer bankaların emsal uygulamalarının değerlendirilmediği bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu itibarla mahkemece, anılan kredi sözleşmelerinin getirtilmesi, davalı Bankaya davacıdan kesilen masrafların nelerden ibaret bulunduğunun açıklattırılması, sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi, sözleşmelerde davalı Bankanın masraf alabileceğine dair bir hüküm bulunması halinde bu ücretlerin hangi oran ve miktarlarda tahsil edileceğinin somut olayda belirlenmesi gerekmektedir.
Bu bakımından
bankacılık işlemleri hususunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişiden rapor alınarak, sözleşme hükümlerinin, diğer bankaların kullandırdıkları benzer kredilerdeki uygulamaları ve aldıkları ücret oranlarının da değerlendirilmesi, davalı Bankaca tahsil edilen ücretlerin uygun olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101993600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz