Çekişmesiz yargı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8593 E. 2016/3480 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekişmesiz yargı↗ ticari dava niteliği↗ anonim şirket↗ usulden reddi↗ görevsizlik kararı↗ yönetim kurulu kararı↗ tacir↗ temsil↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette sigortalı işçi gibi çalıştığı, ağırlıklı çalışmasının bu yönde olduğu anlaşıldığından, iş bu davaya mahkememizce değil İş Mahkemesi tarafından bakılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan davacının davalı şirketten olan alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda gösterilen gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Anonim şirket ile şirketi temsile yetkili murahhas üye veya müdürler arasındaki ilişki 6762 sayılı TTK'nın 312 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Yine TTK'nın 4. maddesinde bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava olduğu belirtilmiş; aynı yasanın 5. maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerinin asliye ticaret mahkemesinde görüleceği öngörülmüştür. Davacının, davalı şirkette %1 hissesinin bulunduğu ve 18.11.2011 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olduğu sabittir. Bu durumda uyuşmazlığa konu davada asliye ticaret mahkemesi görevli bulunduğu gözetilip işin esasına girilerek neticesine göre bir hüküm tesis edilmesi gerektiği halde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13097 E. 2014/14801 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · anonim şirket · görevsizlik kararı · tacir · temsil · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaYine TTK'nın 4. maddesinde bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava olduğu belirtilmiş; aynı yasanın 5. maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerinin asliye ticaret mahkemesinde görüleceği öngörülmüştür.
Bu durumda uyuşmazlığa konu davada asliye ticaret mahkemesi «görevli» bulunduğu gözetilip işin esasına girilerek neticesine göre bir hüküm tesis edilmesi gerektiği halde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Dava, şirket ortağı ve «yönetim kurulu» üyesi olan davacının davalı şirketten olan alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda gösterilen gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacının «tacir» sayılmadığı, uyuşmazlığın her iki tarafın «ticari işletmesiyle» alakalı bulunmadığı, davanın ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın davalı işveren ile şirkette genel müdür olarak «görevlendirilen» davacı arasındaki «hizmet sözleşmesinden» kaynaklandığı, davaya bakmakla iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Yine TTK'nın 4. maddesinde bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava olduğu belirtilmiş; aynı yasanın 5. maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerinin asliye ticaret mahkemesinde görüleceği öngörülmüştür.
Bu durumda uyuşmazlığa konu davada asliye ticaret mahkemesi «görevli» bulunmasına rağmen «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · hizmet sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacının «tacir» sayılmadığı, uyuşmazlığın her iki tarafın «ticari işletmesiyle» alakalı bulunmadığı, davanın ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın davalı işveren ile şirkette genel müdür olarak «görevlendirilen» davacı arasındaki «hizmet sözleşmesinden» kaynaklandığı, davaya bakmakla iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14613 E. 2012/5975 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · karar verilmesine yer olmadığına · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaAncak, bilirkişi raporunda «temerrüt» tarihinden dava tarihine kadar «akdi faiz» hesaplanmış olup, dava tarihinden ödemelerin yapıldığı tarihe kadar faiz hesaplanmamıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı tarafından davanın açılmasından sonra 30/10/2009 tarihinde 22.312,00-TL ve 21/12/2009 tarihinde 13.500,00-TL ödeme yapıldığı, dava konusu alacağın ödendiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Dava alacak istemine ilişkin olup, yargılamanın devamı esnasında davalının 30/10/2009 tarihinde 22.312,00-TL ve 21/12/2009 tarihinde 13.500,00-TL ödediğinden bahisle mahkemece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, en «son» ödemelerin yapıldığı tarih itibariyle davacı alacağının tutarı konusunda bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle, davacının halen alacağının bulunup bulunmadığının tespiti ile buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8681 E. 2015/9883 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · usulden reddi · görevsizlik kararı · yönetim kurulu kararı · tacir · temsil · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaYine TTK'nın 4. maddesinde bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava olduğu belirtilmiş; aynı yasanın 5. maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerinin asliye ticaret mahkemesinde görüleceği öngörülmüştür.
Dava, şirket ortağı ve «yönetim kurulu» üyesi olan davacının davalı şirketten olan alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda gösterilen gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu durumda uyuşmazlığa konu davada asliye ticaret mahkemesi «görevli» bulunduğu gözetilip işin esasına girilerek neticesine göre bir hüküm tesis edilmesi gerektiği halde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 06.12.2012 tarihli «hizmet sözleşmesinin» düzenlendiği, davacının işveren, davalının personel konumunda bulunduğu, personel ile işveren arasında düzenlenen hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, iş mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», davanın «usulden reddine», talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Yine TTK'nın 4. maddesinde bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava olduğu belirtilmiş; aynı yasanın 5. maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerinin asliye ticaret mahkemesinde görüleceği öngörülmüştür.
En az bir «yönetim kurulu» üyesinin «temsil» «yetkisini» haiz olması şarttır." şeklinde düzenlenmiş olup davalının, davacı şirkette genel müdür sıfatının bulunduğu uyuşmazlık dışıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza yetkisi · finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · tanıma · tahkim · ibra · cezai şart · hizmet sözleşmesi
Benzer bu kararda21.03.2013 tarihli «yönetim kurulu» kararı ile davalının "C grubu «imza yetkisi» ile yetkilendirildiği, 100.000 TL'sına kadar her türlü işlemi müşterek imza ile gerçekleştirilebileceğinin belirtildiği, yine bunların yanında dava ve takiplerde kabul, «feragat», «sulh» ve «ibra» beyanında bulunması, «tahkim» anlaşmalarının imzalanması, gayrimenkul kiralanması, kredi ve «finansal kiralama sözleşmelerinin» aktedilmesi, genel müdür yardımcılarının belirlenmesi, görevden alınması ve görev «tanımlarının» değiştirilmesi, çalışan maaşlarının belirlenmesi, personel alımı, iş akitlerinin feshi gibi bir çok hususta müşterek imza ile şirket adına yetkilendirildiği anlaşı …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 06.12.2012 tarihli «hizmet sözleşmesinin» düzenlendiği, davacının işveren, davalının personel konumunda bulunduğu, personel ile işveren arasında düzenlenen hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, iş mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», davanın «usulden reddine», talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye dayalı olarak «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda gösterilen gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8593 E. , 2016/3480 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/10/2014 tarih ve 2014/1308-2014/415 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/01/2009 tarihinden 12/10/2011 tarihine kadar net 2.000.00 Euro ve 5.044.00 TL aylık ücret karşılığında davalı şirkette pazarlamacı olarak çalıştığını, davalı şirketin merkezinin...... olduğunu, maaşların....'dan gönderildiğini, işçilere maaş dağıtımını davacının yaptığını, iş akdinin haksız feshinden dolayı kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığını ve 3 aylık ücretini alamadığını, davacının ve diğer işçilerin sabah saat 8.00'da işe başladığını ve akşam 19.00'a kadar çalıştıklarını ayda 2 kez Cumartesi günleri çalıştıklarını, diğer vakitler tatil yaptıklarını, öğlen arasında 1 saat dinlenme vakitlerinin olduğunu, Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı ve Yılbaşı tatilleri haricinde çalıştıklarını, yıllık izinlerinin sadece 1 haftasını kullanabildiklerini ileri sürerek, şimdilik, 5.000,00 TL kıdem, 5.000,00 TL fazla mesai alacağı, 500,00 TL yıllık izin alacağını, 2.000,00 TL eksik maaşının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili şirket arasında iş akdi bulunmadığını, davacının müvekkili şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette sigortalı işçi gibi çalıştığı, ağırlıklı çalışmasının bu yönde olduğu anlaşıldığından, iş bu davaya mahkememizce değil İş Mahkemesi tarafından bakılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan davacının davalı şirketten olan alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda gösterilen gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Anonim şirket ile şirketi temsile yetkili murahhas üye veya müdürler arasındaki ilişki 6762 sayılı TTK'nın 312 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Yine TTK'nın 4. maddesinde bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava olduğu belirtilmiş; aynı yasanın 5. maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerinin asliye ticaret mahkemesinde görüleceği öngörülmüştür. Davacının, davalı şirkette %1 hissesinin bulunduğu ve 18.11.2011 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olduğu sabittir. Bu durumda uyuşmazlığa konu davada asliye ticaret mahkemesi görevli bulunduğu gözetilip işin esasına girilerek neticesine göre bir hüküm tesis edilmesi gerektiği halde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221017600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz