Imza yetkisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8681 E. 2015/9883 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza yetkisi↗ çekişmesiz yargı↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ finansal kiralama↗ tanıma↗ ticari dava niteliği↗ tahkim↗ ibra↗ cezai şart↗ hizmet sözleşmesi↗ anonim şirket↗ usulden reddi↗ feragat↗ görevsizlik kararı↗ sulh↗ yönetim kurulu kararı↗ tacir↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 06.12.2012 tarihli hizmet sözleşmesinin düzenlendiği, davacının işveren, davalının personel konumunda bulunduğu, personel ile işveren arasında düzenlenen hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, davanın usulden reddine, talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye dayalı olarak cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda gösterilen gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 370/2. maddesi "Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır." şeklinde düzenlenmiş olup davalının, davacı şirkette genel müdür sıfatının bulunduğu uyuşmazlık dışıdır. 21.03.2013 tarihli yönetim kurulu kararı ile davalının "C grubu imza yetkisi ile yetkilendirildiği, 100.000 TL'sına kadar her türlü işlemi müşterek imza ile gerçekleştirilebileceğinin belirtildiği, yine bunların yanında dava ve takiplerde kabul, feragat, sulh ve ibra beyanında bulunması, tahkim anlaşmalarının imzalanması, gayrimenkul kiralanması, kredi ve finansal kiralama sözleşmelerinin aktedilmesi, genel müdür yardımcılarının belirlenmesi, görevden alınması ve görev tanımlarının değiştirilmesi, çalışan maaşlarının belirlenmesi, personel alımı, iş akitlerinin feshi gibi bir çok hususta müşterek imza ile şirket adına yetkilendirildiği anlaşılmakta olup davalı TTK'nın 370/2. maddesinde gösterilen müdür sıfatını haizdir.
Anonim şirket ile şirketi temsile yetkili murahhas üye veya müdürler arasındaki ilişki 6102 sayılı TTK'nın 365 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Yine TTK'nın 4. maddesinde bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava olduğu belirtilmiş; aynı yasanın 5. maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerinin asliye ticaret mahkemesinde görüleceği öngörülmüştür. Bu durumda uyuşmazlığa konu davada asliye ticaret mahkemesi görevli bulunduğu gözetilip işin esasına girilerek neticesine göre bir hüküm tesis edilmesi gerektiği halde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13097 E. 2014/14801 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · hizmet sözleşmesi · anonim şirket · görevsizlik kararı · tacir · temsil · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 06.12.2012 tarihli «hizmet sözleşmesinin» düzenlendiği, davacının işveren, davalının personel konumunda bulunduğu, personel ile işveren arasında düzenlenen hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, iş mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», davanın «usulden reddine», talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Yine TTK'nın 4. maddesinde bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava olduğu belirtilmiş; aynı yasanın 5. maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerinin asliye ticaret mahkemesinde görüleceği öngörülmüştür.
Bu durumda uyuşmazlığa konu davada asliye ticaret mahkemesi «görevli» bulunduğu gözetilip işin esasına girilerek neticesine göre bir hüküm tesis edilmesi gerektiği halde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacının «tacir» sayılmadığı, uyuşmazlığın her iki tarafın «ticari işletmesiyle» alakalı bulunmadığı, davanın ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın davalı işveren ile şirkette genel müdür olarak «görevlendirilen» davacı arasındaki «hizmet sözleşmesinden» kaynaklandığı, davaya bakmakla iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Yine TTK'nın 4. maddesinde bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava olduğu belirtilmiş; aynı yasanın 5. maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerinin asliye ticaret mahkemesinde görüleceği öngörülmüştür.
Bu durumda uyuşmazlığa konu davada asliye ticaret mahkemesi «görevli» bulunmasına rağmen «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacının «tacir» sayılmadığı, uyuşmazlığın her iki tarafın «ticari işletmesiyle» alakalı bulunmadığı, davanın ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın davalı işveren ile şirkette genel müdür olarak «görevlendirilen» davacı arasındaki «hizmet sözleşmesinden» kaynaklandığı, davaya bakmakla iş mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8593 E. 2016/3480 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · usulden reddi · görevsizlik kararı · yönetim kurulu kararı · tacir · temsil · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 06.12.2012 tarihli «hizmet sözleşmesinin» düzenlendiği, davacının işveren, davalının personel konumunda bulunduğu, personel ile işveren arasında düzenlenen hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, iş mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», davanın «usulden reddine», talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Yine TTK'nın 4. maddesinde bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava olduğu belirtilmiş; aynı yasanın 5. maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerinin asliye ticaret mahkemesinde görüleceği öngörülmüştür.
En az bir «yönetim kurulu» üyesinin «temsil» «yetkisini» haiz olması şarttır." şeklinde düzenlenmiş olup davalının, davacı şirkette genel müdür sıfatının bulunduğu uyuşmazlık dışıdır.
Benzer bu karardaYine TTK'nın 4. maddesinde bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava olduğu belirtilmiş; aynı yasanın 5. maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerinin asliye ticaret mahkemesinde görüleceği öngörülmüştür.
Dava, şirket ortağı ve «yönetim kurulu» üyesi olan davacının davalı şirketten olan alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda gösterilen gerekçe ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu durumda uyuşmazlığa konu davada asliye ticaret mahkemesi «görevli» bulunduğu gözetilip işin esasına girilerek neticesine göre bir hüküm tesis edilmesi gerektiği halde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2995 E. 2016/3579 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · ticari dava niteliği · usulden reddi · görevsizlik kararı · yönetim kurulu kararı · tacir · temsil · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 06.12.2012 tarihli «hizmet sözleşmesinin» düzenlendiği, davacının işveren, davalının personel konumunda bulunduğu, personel ile işveren arasında düzenlenen hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, iş mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», davanın «usulden reddine», talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Yine TTK'nın 4. maddesinde bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava olduğu belirtilmiş; aynı yasanın 5. maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerinin asliye ticaret mahkemesinde görüleceği öngörülmüştür.
En az bir «yönetim kurulu» üyesinin «temsil» «yetkisini» haiz olması şarttır." şeklinde düzenlenmiş olup davalının, davacı şirkette genel müdür sıfatının bulunduğu uyuşmazlık dışıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 15.02.2013 tarihinde «hisse devri» yaparak ortaklıktan ve «yönetim kurulu üyeliğinden» ayrıldığı, 15.02.2013 tarihine kadar işveren sıfatının da bulunduğu, buna göre işçilik alacağı isteyemeyeceği, bundan sonraki çalışmasının «hizmet akdi» kapsamında kaldığı, hizmet akdi kapsamında kalan talepler yönünden iş mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davaya konu 9.000 TL ücret alacağı ve 890,53 TL «kıdem tazminatı» alacağı olmak üzere 9.890,53 TL yönünden dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», «olumsuz görev uyuşmazlığı» meydana geldiğinden «merci tayini» için dosyanın Yargıtay 20.
Yine TTK'nın 4. maddesinde bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava olduğu belirtilmiş; aynı yasanın 5. maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerinin asliye ticaret mahkemesinde görüleceği öngörülmüştür.
Bu durumda uyuşmazlığa konu tüm talepler hakkında asliye ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğu gözetilip işin esasına girilerek neticesine göre bir hüküm tesis edilmesi gerektiği halde davacının yönetim kurulundan ayrılmasına ilişkin kararın Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edildiği 15.12.2013 tarihinden sonraya tekabül eden istemler yönünden «görevsizlik» kararı verilmesi yerinde olmamış, davacı vekilinin görevsizlik kararına ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz görev uyuşmazlığı · merci tayini · hizmet akdi · kıdem tazminatı · yönetim kurulu üyeliği · hisse devri · dava şartı yokluğu · olumsuz oy
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 15.02.2013 tarihinde «hisse devri» yaparak ortaklıktan ve «yönetim kurulu üyeliğinden» ayrıldığı, 15.02.2013 tarihine kadar işveren sıfatının da bulunduğu, buna göre işçilik alacağı isteyemeyeceği, bundan sonraki çalışmasının «hizmet akdi» kapsamında kaldığı, hizmet akdi kapsamında kalan talepler yönünden iş mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davaya konu 9.000 TL ücret alacağı ve 890,53 TL «kıdem tazminatı» alacağı olmak üzere 9.890,53 TL yönünden dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», «olumsuz görev uyuşmazlığı» meydana geldiğinden «merci tayini» için dosyanın Yargıtay 20.
Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, davaya konu 4.637,67 TL «kıdem tazminatı» alacağı ve 2.000 TL yıllık izin ücret alacağı olmak üzere toplam 6.637,67 TL davacının alacak istemleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. -/- Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8681 E. , 2015/9883 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/05/2015
NUMARASI 2014/252-2015/314
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/05/2015 tarih ve 2014/252-2015/314 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 06.12.2012 tarihinde hizmet akdinin kurularak davalının C grubu imza yetkisi ve genel müdür sıfatıyla görevlendirildiğini, sözleşmede sürenin 2 yıl olduğu ve 120 gün önceden yazılı olarak adrese tebliğ edilmek şartıyla sözleşmenin feshedilebileceğinin düzenlendiğini, bu usul ve şartlara uyulmadan fesih halinde 50.000 TL'nin cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının sürelere riayet etmeksizin 23.01.2014 tarihinde istifa dilekçesi verip aynı gün işyerinden ayrıldığını ileri sürerek davalının sözleşme hükümlerini ihlali nedeniyle şimdilik 15.000 TL'nin cezai şartın, verilen 13.403TL'nin avansın ve hizmet sözleşmesinin süreli olmasından dolayı sözleşmedeki bakiye süre veya şirketin zararına istinaden şimdilik 1.000 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının eksik sigorta primi yatırması üzerine müvekkilinin ayrılmak zorunda kaldığını, sözleşmenin tamamen işçi aleyhine hükümler içerdiğini, yöneticiler tarafından müvekkiline mobbing uygulandığını, hakaret edildiğini, şirketin isteği üzerine müvekkilin ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 06.12.2012 tarihli hizmet sözleşmesinin düzenlendiği, davacının işveren, davalının personel konumunda bulunduğu, personel ile işveren arasında düzenlenen hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, iş mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, davanın usulden reddine, talep halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye dayalı olarak cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda gösterilen gerekçe ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 370/2. maddesi "Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır." şeklinde düzenlenmiş olup davalının, davacı şirkette genel müdür sıfatının bulunduğu uyuşmazlık dışıdır.
21. 03.2013 tarihli yönetim kurulu kararı ile davalının "C grubu imza yetkisi ile yetkilendirildiği, 100.000 TL'sına kadar her türlü işlemi müşterek imza ile gerçekleştirilebileceğinin belirtildiği, yine bunların yanında dava ve takiplerde kabul, feragat, sulh ve ibra beyanında bulunması, tahkim anlaşmalarının imzalanması, gayrimenkul kiralanması, kredi ve finansal kiralama sözleşmelerinin aktedilmesi, genel müdür yardımcılarının belirlenmesi, görevden alınması ve görev tanımlarının değiştirilmesi, çalışan maaşlarının belirlenmesi, personel alımı, iş akitlerinin feshi gibi bir çok hususta müşterek imza ile şirket adına yetkilendirildiği anlaşılmakta olup davalı TTK'nın 370/2. maddesinde gösterilen müdür sıfatını haizdir.
Anonim şirket ile şirketi temsile yetkili murahhas üye veya müdürler arasındaki ilişki 6102 sayılı TTK'nın 365 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Yine TTK'nın 4. maddesinde bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava olduğu belirtilmiş; aynı yasanın 5. maddesinde ise aksine hüküm bulunmadıkça tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerinin asliye ticaret mahkemesinde görüleceği öngörülmüştür. Bu durumda uyuşmazlığa konu davada asliye ticaret mahkemesi görevli bulunduğu gözetilip işin esasına girilerek neticesine göre bir hüküm tesis edilmesi gerektiği halde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/126082400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz