Sözleşmenin Feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8326 E. 2016/3127 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkili servis sözleşmesi↗ servis sözleşmesi↗ menfi zarar↗ kazanç kaybı↗ makul süre↗ yoksun kalınan kâr↗ ticari itibar↗ sözleşmenin feshi↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ kâr kaybı↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi tazminat↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile; davalının sözleşmeyi feshetmesinden itibaren kalan süre 325 gün olup, günlük kazancın
325 ile çarpılması sonucu yoksun kalınan kazanç tutarı hesaplanmış olup, bu miktarın 4.484,84 TL olarak davacının yoksun kaldığı kazanç tutarı olarak davalıdan tahsiline, diğer tazminat taleplerinin ve fazlaya ilişkin yoksun kalınan kâra ilişkin tazminat istemlerinin reddine, davacının 325 günlük süre için öngörülerek yoksun kalınan kâr dışındaki talep edilen fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesinin davacı tüzel kişiliğinin ticari itibar ve piyasadaki imajına zarar verdiğine ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı, sözleşmenin taraflardan biri tarafından her zaman feshinin mümkün olduğu, sözleşmenin haksız feshi halinde maddi zararın tazmininin istenebileceği, sırf sözleşmenin haksız feshinin diğer tarafın manevi şahsiyetine ve ticari itibarına zarar vermedikçe manevi tazminat talebini gerektirmediği, olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı T.B.K'nın 49. maddesi gereğince koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı,taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı ile .... arasındaki yetkili servis sözleşmesinin bu şirketi devralan... tarafından 2006 yılında haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı müspet ve menfi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından tazminat hesabına dair 2008 yılı esas alınmış ise de, davacının yukarda belirtilen iddiası kapsamında sözleşmenin hangi tarihte feshedildiği belirlenmeksizin ve gerekçesi de açıklanmaksızın, fesih tarihinin 2008 yılı olduğunun kabulü suretiyle eksik incelemeye dayalı olarak sonuca ulaşılması doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamada yukarda 1 no.lu bentte belirtildiği üzere 2008 yılından itibaren davacının servis sözleşmesinin devamı halinde elde edeceği gelir ile özel servis olarak faaliyet göstermesi halinde elde edeceği gelir arasında oranlama yapılmak suretiyle yoksun kalınan kazanç hesabı yapılmış ise de, Dairemizin 16.12.2014 tarihli 1914/19834 sayılı ilamında da açıklandığı üzere, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli yetkili servis sözleşmesinin feshi halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek makul süre için kazanç kaybı zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz bilirkişi incelemesine dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8486 E. 2016/3473 K.
Ortak:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · kazanç kaybı · makul süre · yoksun kalınan kâr · sözleşmenin feshi · fesih · tüzel kişilik
İncelediğiniz kararda3-Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamada yukarda 1 no.lu bentte belirtildiği üzere 2008 yılından itibaren davacının «servis sözleşmesinin» devamı halinde elde edeceği gelir ile özel servis olarak faaliyet göstermesi halinde elde edeceği gelir arasında oranlama yapılmak suretiyle «yoksun kalınan» kazanç hesabı yapılmış ise de, Dairemizin 16.12.2014 tarihli 1914/19834 sayılı ilamında da açıklandığı üzere, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
… ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile; davalının sözleşmeyi feshetmesinden itibaren kalan süre 325 gün olup, günlük kazancın 325 ile çarpılması sonucu «yoksun kalınan» kazanç tutarı hesaplanmış olup, bu miktarın 4.484,84 TL olarak davacının yoksun kaldığı kazanç tutarı olarak davalıdan tahsiline, diğer tazminat taleplerinin ve fazlaya ilişkin yoksun kalınan kâra ilişkin tazminat istemlerinin reddine, davacının 325 günlük süre için öngörülerek yoksun kalınan kâr dışındaki talep edilen fazlaya ilişkin «maddi tazminat» taleplerinin reddine, taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesinin davacı «tüzel kişiliğinin» «ticari itibar» ve piyasadaki imajına zarar verdiğine ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı, sözleşmenin taraflardan biri tarafından her zaman feshinin mümkün olduğu, sözleşmenin …
2-Dava, davacı ile .... arasındaki «yetkili servis sözleşmesinin» bu şirketi devralan... tarafından 2006 yılında haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı müspet ve «menfi zararlarının» giderilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için (makul süre) söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki farkın davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
… avacının birleşme kararı sonrasında .... servisi olarak çalışmaya devam ettiği, ancak ... tarafından sözleşmenin haklı gerekçe sunulmaksızın feshedildiği, davacının «yoksun kalınan» kazancını istemekte haklı olduğu «fesih» tarihi ile sözleşmenin bitim tarihi arasında 365 gün olduğunu, bu süredeki muhtemel kazanç oranından davacının özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği muhtemel kazanç düşüldüğünde davacının yoksun kaldığı kazancın tespit edilebileceği, davacının 365 günlük süre için öngörülerek yoksun kalınan kâr dışındaki talep edilen fazlaya ilişkin «maddi tazminat» taleplerinin reddinin gerektiği, «haksız fesih» dolayısıyla toplam 3.919,65 TL tutarındaki «müspet zararını» talep edebileceği, davacının 1 ve 2 nolu davalı şirketlerin birleşmesi nedeniyle birleşme bedelinden pay ve sözleşme şartlarının davalı şirket tarafından sözleşme dönemi içinde sözleşmeye aykırı bir şekilde ağırlaştırılmış olmasından dolayı uğradığı zararı ve 818 sayılı T.B.K'nın 49. maddesi gereğince koşulları oluşmadığından manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.919,65 TL'nin maddi tazminatın dava tarihinden itibaren «avans faiz» oranını geçmemek üzere değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi zararla ilgili talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, taraflar arasındaki «yetkili servis sözleşmesinin» haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müspet zarar · haksız fesih · pasif husumet yokluğu · reeskont faizi · pasif husumet · husumet yokluğu · avans faizi · husumet
Benzer bu kararda… avacının birleşme kararı sonrasında .... servisi olarak çalışmaya devam ettiği, ancak ... tarafından sözleşmenin haklı gerekçe sunulmaksızın feshedildiği, davacının «yoksun kalınan» kazancını istemekte haklı olduğu «fesih» tarihi ile sözleşmenin bitim tarihi arasında 365 gün olduğunu, bu süredeki muhtemel kazanç oranından davacının özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği muhtemel kazanç düşüldüğünde davacının yoksun kaldığı kazancın tespit edilebileceği, davacının 365 günlük süre için öngörülerek yoksun kalınan kâr dışındaki talep edilen fazlaya ilişkin «maddi tazminat» taleplerinin reddinin gerektiği, «haksız fesih» dolayısıyla toplam 3.919,65 TL tutarındaki «müspet zararını» talep edebileceği, davacının 1 ve 2 nolu davalı şirketlerin birleşmesi nedeniyle birleşme bedelinden pay ve sözleşme şartlarının davalı şirket tarafından sözleşme dönemi içinde sözleşmeye aykırı bir şekilde ağırlaştırılmış olmasından dolayı uğradığı zararı ve 818 sayılı T.B.K'nın 49. maddesi gereğince koşulları oluşmadığından manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.919,65 TL'nin maddi tazminatın dava tarihinden itibaren «avans faiz» oranını geçmemek üzere değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi zararla ilgili talebinin reddine karar verilmiştir.
4- Dosya kapsamına göre de dava tarihi itibariyle.... ile birleşerek «tüzel kişiliği» sona ermiş olan ....'ye «husumet» yöneltilemeyeceğinden, bu davalı yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekirken, “...davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi” şeklinde hüküm kurulması dosyada iki davalı bulunduğundan tereddüte yol açaçak nitelikte olup doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… eshettiği hususu dosya kapsamıyla sabit olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, belirsiz süreli olan bu sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının talep edebileceği «müspet zararın» tutarı noktasında toplanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1914 E. 2014/19834 K.
Ortak:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · kazanç kaybı · makul süre · sözleşmenin feshi · fesih · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda3-Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamada yukarda 1 no.lu bentte belirtildiği üzere 2008 yılından itibaren davacının «servis sözleşmesinin» devamı halinde elde edeceği gelir ile özel servis olarak faaliyet göstermesi halinde elde edeceği gelir arasında oranlama yapılmak suretiyle «yoksun kalınan» kazanç hesabı yapılmış ise de, Dairemizin 16.12.2014 tarihli 1914/19834 sayılı ilamında da açıklandığı üzere, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Dava, davacı ile .... arasındaki «yetkili servis sözleşmesinin» bu şirketi devralan... tarafından 2006 yılında haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı müspet ve «menfi zararlarının» giderilmesi istemine ilişkindir.
Ancak, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından tazminat hesabına dair 2008 yılı esas alınmış ise de, davacının yukarda belirtilen iddiası kapsamında sözleşmenin hangi tarihte feshedildiği belirlenmeksizin ve gerekçesi de açıklanmaksızın, «fesih» tarihinin 2008 yılı olduğunun kabulü suretiyle «eksik incelemeye» dayalı olarak sonuca ulaşılması doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki «servis sözleşmesinin» sunulmadığı, ancak sözleşmenin varlığının inkar edilmediği, anılan sözleşmenin 2006 yılı sonunda davalı tarafından feshedildiği, yeni kurulan sözleşmenin süresi konusunda kanıt sunulmadığı, 2006 yılından davanın açıldığı tarihe kadar «kazanç kaybının» hesaplandığı, diğer kalem zararlarının kanıtlanmadığı, aylık ortalama gelir dikkate alınıp, davacının özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği gelir mahsubuyla «gerçek zararın» tayin edildiği, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.985.55 TL'nin davalıdan tahsiline, davalı Beko A.Ş. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Uyuşmazlığın çözülmesi için, öncelikle taraflar arasında belirsiz süreli ve sözlü olarak yapılan «servis sözleşmesinin» haksız feshi halinde «kazanç kaybına» ilişkin zararın hesabının hangi süre için yapılacağı ve hesaplama yönteminin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müspet zarar · mahrum kalınan kâr · gerçek zarar · kâr mahrumiyeti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki «servis sözleşmesinin» sunulmadığı, ancak sözleşmenin varlığının inkar edilmediği, anılan sözleşmenin 2006 yılı sonunda davalı tarafından feshedildiği, yeni kurulan sözleşmenin süresi konusunda kanıt sunulmadığı, 2006 yılından davanın açıldığı tarihe kadar «kazanç kaybının» hesaplandığı, diğer kalem zararlarının kanıtlanmadığı, aylık ortalama gelir dikkate alınıp, davacının özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği gelir mahsubuyla «gerçek zararın» tayin edildiği, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.985.55 TL'nin davalıdan tahsiline, davalı Beko A.Ş. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, davaya konu «kazanç kaybına» ilişkin tazminatın, geçerli bir sözleşme ilişkisinin haksız olarak sona erdirilmesi nedeniyle sözleşmenin haksız olarak feshedildiği tarihten itibaren somut olayın özelliğine göre tespit edilecek makul bir süre veya kalan sözleşme dönemi boyunca «mahrum kalınan» kazanç kaybının tazminine yönelik bir zarar niteliğinde olması nedeniyle dava tarihinden sonraki bir zaman dönemini de kapsaması mümkün olup, esasen kazanç kaybına …
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, belirsiz süreli olan bu sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının talep edebileceği «müspet zararın» tutarı noktasında toplanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1913 E. 2014/3620 K.
Ortak:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · kazanç kaybı · makul süre · sözleşmenin feshi · fesih · tüzel kişilik · kâr kaybı
İncelediğiniz kararda3-Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamada yukarda 1 no.lu bentte belirtildiği üzere 2008 yılından itibaren davacının «servis sözleşmesinin» devamı halinde elde edeceği gelir ile özel servis olarak faaliyet göstermesi halinde elde edeceği gelir arasında oranlama yapılmak suretiyle «yoksun kalınan» kazanç hesabı yapılmış ise de, Dairemizin 16.12.2014 tarihli 1914/19834 sayılı ilamında da açıklandığı üzere, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Dava, davacı ile .... arasındaki «yetkili servis sözleşmesinin» bu şirketi devralan... tarafından 2006 yılında haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı müspet ve «menfi zararlarının» giderilmesi istemine ilişkindir.
… ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile; davalının sözleşmeyi feshetmesinden itibaren kalan süre 325 gün olup, günlük kazancın 325 ile çarpılması sonucu «yoksun kalınan» kazanç tutarı hesaplanmış olup, bu miktarın 4.484,84 TL olarak davacının yoksun kaldığı kazanç tutarı olarak davalıdan tahsiline, diğer tazminat taleplerinin ve fazlaya ilişkin yoksun kalınan kâra ilişkin tazminat istemlerinin reddine, davacının 325 günlük süre için öngörülerek yoksun kalınan kâr dışındaki talep edilen fazlaya ilişkin «maddi tazminat» taleplerinin reddine, taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesinin davacı «tüzel kişiliğinin» «ticari itibar» ve piyasadaki imajına zarar verdiğine ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı, sözleşmenin taraflardan biri tarafından her zaman feshinin mümkün olduğu, sözleşmenin …
Benzer bu kararda… n yararlı olacağını bildirmişlerdir.Bu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
A.Ş'ye devri sonrasında bir süre fiili olarak davalı A.'in servisi olarak hizmet verdiği, ancak A. tarafından sebepsiz olarak «servis sözleşmesinin» feshedilmesi nedeniyle davacının zarara uğradığı, sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle uğradığı «müspet zarar» kapsamındaki «kazanç kaybı» zararını isteyebileceği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Davada öncelikle çözümü gereken yön, taraflar arasında belirsiz süreli ve sözlü olarak yapılan «servis sözleşmesinin» haksız feshi halinde «kazanç kaybına» ilişkin zararın hesabının hangi süre için yapılacağı ve hesaplama yöntemine ilişkindir.Bu hususların tespitinin ise özel bilgiyi ve uzmanlığı gerektirmesi nedeniyle bu alanda görüşüne başvurulan kişinin davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak bilgi ve deneyim sahibi olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müspet zarar · mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · reeskont faizi · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiği, davacının «maddi tazminat» taleplerinden «kazanç kaybı» ile ilgili talebinin kısmen kabulünün gerektiği sonucuna varılarak, davacının kazanç kaybı ile ilgili maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 2007 yılı için 19.106,08 TL maddi tazminatın 06/12/2008 tarihinden, 2008 yılı için 22.428,59 TL maddi tazminatın 01/01/2009 tarihinden, 2009 yılının kalan kısmı için 5.104,81 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 15/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda «reeskont faizi» ile («avans faiz» oranını geçmemek koşuluyla) (toplam tazminat miktarı 46.639,48 TL'nin) davalı A..
Ancak, davaya konu «kazanç kaybına» ilişkin tazminatın, geçerli bir sözleşme ilişkisinin haksız olarak sona erdirilmesi nedeniyle sözleşmenin haksız olarak feshedildiği tarihten itibaren somut olayın özelliğine göre tespit edilecek makul bir süre veya kalan sözleşme dönemi boyunca «mahrum kalınan» kazanç kaybının tazminine yönelik bir zarar niteliğinde olması nedeniyle dava tarihinden sonraki bir zaman dönemini de kapsaması mümkün olup, esasen kazanç kaybına …
A.Ş'ye devri sonrasında bir süre fiili olarak davalı A.'in servisi olarak hizmet verdiği, ancak A. tarafından sebepsiz olarak «servis sözleşmesinin» feshedilmesi nedeniyle davacının zarara uğradığı, sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle uğradığı «müspet zarar» kapsamındaki «kazanç kaybı» zararını isteyebileceği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8318 E. 2016/3472 K.
Ortak:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · kazanç kaybı · makul süre · yoksun kalınan kâr · sözleşmenin feshi · fesih · tüzel kişilik
İncelediğiniz kararda3-Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamada yukarda 1 no.lu bentte belirtildiği üzere 2008 yılından itibaren davacının «servis sözleşmesinin» devamı halinde elde edeceği gelir ile özel servis olarak faaliyet göstermesi halinde elde edeceği gelir arasında oranlama yapılmak suretiyle «yoksun kalınan» kazanç hesabı yapılmış ise de, Dairemizin 16.12.2014 tarihli 1914/19834 sayılı ilamında da açıklandığı üzere, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
… ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile; davalının sözleşmeyi feshetmesinden itibaren kalan süre 325 gün olup, günlük kazancın 325 ile çarpılması sonucu «yoksun kalınan» kazanç tutarı hesaplanmış olup, bu miktarın 4.484,84 TL olarak davacının yoksun kaldığı kazanç tutarı olarak davalıdan tahsiline, diğer tazminat taleplerinin ve fazlaya ilişkin yoksun kalınan kâra ilişkin tazminat istemlerinin reddine, davacının 325 günlük süre için öngörülerek yoksun kalınan kâr dışındaki talep edilen fazlaya ilişkin «maddi tazminat» taleplerinin reddine, taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesinin davacı «tüzel kişiliğinin» «ticari itibar» ve piyasadaki imajına zarar verdiğine ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı, sözleşmenin taraflardan biri tarafından her zaman feshinin mümkün olduğu, sözleşmenin …
2-Dava, davacı ile .... arasındaki «yetkili servis sözleşmesinin» bu şirketi devralan... tarafından 2006 yılında haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı müspet ve «menfi zararlarının» giderilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için (makul süre) söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki farkın davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
… acının birleşme kararı sonrasında... servisi olarak çalışmaya devam ettiği, ancak Arçelik tarafından sözleşmenin haklı gerekçe sunulmaksızın feshedildiği, davacının «yoksun kalınan» karını istemekte haklı olduğu «fesih» tarihi ile sözleşmenin bitim tarihi arasında 785 gün olduğunu, bu süredeki muhtemel kar oranından davcaının özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği muhtemel kar düşüldüğünde davacının yoksun kaldığı kazancın tespit edilebileceği, davacının 785 günlük süre için öngörülerek yoksun kalınan kâr dışındaki talep edilen fazlaya ilişkin «maddi tazminat» taleplerinin reddinin gerektiği, «haksız fesih» dolayısıyla toplam 10.055,46 TL tutarındaki «müspet zararını» talep edebileceği, davacının 1 ve 2 nolu davalı şirketlerin birleşmesi nedeniyle birleşme bedelinden pay ve sözleşme şartlarının davalı şirket tarafından sözleşme dönemi içinde sözleşmeye aykırı bir şekilde ağırlaştırılmış olmasından dolayı uğradığı zararı ve 818 sayılı T.B.K'nun 49. maddesi gereğince koşulları oluşmadığından manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.055,46 TL'nin «ihtar» tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi zararla ilgili talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, taraflar arasındaki «yetkili servis sözleşmesinin» haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müspet zarar · haksız fesih · pasif husumet yokluğu · reeskont faizi · pasif husumet · husumet yokluğu · ihtar · husumet
Benzer bu kararda… acının birleşme kararı sonrasında... servisi olarak çalışmaya devam ettiği, ancak Arçelik tarafından sözleşmenin haklı gerekçe sunulmaksızın feshedildiği, davacının «yoksun kalınan» karını istemekte haklı olduğu «fesih» tarihi ile sözleşmenin bitim tarihi arasında 785 gün olduğunu, bu süredeki muhtemel kar oranından davcaının özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği muhtemel kar düşüldüğünde davacının yoksun kaldığı kazancın tespit edilebileceği, davacının 785 günlük süre için öngörülerek yoksun kalınan kâr dışındaki talep edilen fazlaya ilişkin «maddi tazminat» taleplerinin reddinin gerektiği, «haksız fesih» dolayısıyla toplam 10.055,46 TL tutarındaki «müspet zararını» talep edebileceği, davacının 1 ve 2 nolu davalı şirketlerin birleşmesi nedeniyle birleşme bedelinden pay ve sözleşme şartlarının davalı şirket tarafından sözleşme dönemi içinde sözleşmeye aykırı bir şekilde ağırlaştırılmış olmasından dolayı uğradığı zararı ve 818 sayılı T.B.K'nun 49. maddesi gereğince koşulları oluşmadığından manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.055,46 TL'nin «ihtar» tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi zararla ilgili talebinin reddine karar verilmiştir.
4- Dosya kapsamına göre de dava tarihi itibariyle.... ile birleşerek «tüzel kişiliği» sona ermiş olan....ne «husumet» yöneltilemeyeceğinden, bu davalı yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… eshettiği hususu dosya kapsamıyla sabit olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, belirsiz süreli olan bu sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacının talep edebileceği «müspet zararın» tutarı noktasında toplanmaktadır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16770 E. 2014/17571 K.
Ortak:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · kazanç kaybı · makul süre · yoksun kalınan kâr · ticari itibar · sözleşmenin feshi · fesih
İncelediğiniz kararda3-Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamada yukarda 1 no.lu bentte belirtildiği üzere 2008 yılından itibaren davacının «servis sözleşmesinin» devamı halinde elde edeceği gelir ile özel servis olarak faaliyet göstermesi halinde elde edeceği gelir arasında oranlama yapılmak suretiyle «yoksun kalınan» kazanç hesabı yapılmış ise de, Dairemizin 16.12.2014 tarihli 1914/19834 sayılı ilamında da açıklandığı üzere, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
… ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile; davalının sözleşmeyi feshetmesinden itibaren kalan süre 325 gün olup, günlük kazancın 325 ile çarpılması sonucu «yoksun kalınan» kazanç tutarı hesaplanmış olup, bu miktarın 4.484,84 TL olarak davacının yoksun kaldığı kazanç tutarı olarak davalıdan tahsiline, diğer tazminat taleplerinin ve fazlaya ilişkin yoksun kalınan kâra ilişkin tazminat istemlerinin reddine, davacının 325 günlük süre için öngörülerek yoksun kalınan kâr dışındaki talep edilen fazlaya ilişkin «maddi tazminat» taleplerinin reddine, taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesinin davacı «tüzel kişiliğinin» «ticari itibar» ve piyasadaki imajına zarar verdiğine ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı, sözleşmenin taraflardan biri tarafından her zaman feshinin mümkün olduğu, sözleşmenin …
2-Dava, davacı ile .... arasındaki «yetkili servis sözleşmesinin» bu şirketi devralan... tarafından 2006 yılında haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı müspet ve «menfi zararlarının» giderilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması, bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında da belirl …
… i sebepler gösterilerek feshedildiği, ancak feshin haklı olduğu iddiasının davalı tarafça ispat edilemediği, davacının bu nedenle maddi zarara uğrasa da sözleşmenin «haksız fesih» edilmesinin her zaman davacı «tüzel kişiliğinin» «ticari itibar» ve piyasadaki imajına zarar verildiği anlamına gelmeyeceği, davacının manevi zarara uğradığına ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...
A.Ş. tarafından sebepsiz yere «servis sözleşmesinin» feshedilmesi nedeniyle zarara uğradığı, sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle uğradığı «müspet zarar» kapsamındaki «kazanç kaybı» zararını isteyebileceği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müspet zarar · haksız fesih · tacirler arası hizmet sözleşmesi · tacirler arası dava · hizmet sözleşmesi · reeskont faizi · pasif husumet · tacir
Benzer bu kararda2-Dava, «tacirler arası hizmet sözleşmesinin» haksız feshinden kaynaklanan maddi ve manevi zararın, zarar sorumlusu bulunan davalılardan tazmini istemine ilişkindir.
Grunding A.Ş. hakkında açılan davanın «pasif husumet» yönünden reddine, 27.870,36 TL «yoksun kalınan» kâr tazminatının 15/06/2009 dava tarihinden itibaren diğer davalıdan «avans faizi» oranını geçmemek üzere değişen oranda «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline, manevi tazminata ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
… i sebepler gösterilerek feshedildiği, ancak feshin haklı olduğu iddiasının davalı tarafça ispat edilemediği, davacının bu nedenle maddi zarara uğrasa da sözleşmenin «haksız fesih» edilmesinin her zaman davacı «tüzel kişiliğinin» «ticari itibar» ve piyasadaki imajına zarar verildiği anlamına gelmeyeceği, davacının manevi zarara uğradığına ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...
A.Ş. tarafından sebepsiz yere «servis sözleşmesinin» feshedilmesi nedeniyle zarara uğradığı, sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle uğradığı «müspet zarar» kapsamındaki «kazanç kaybı» zararını isteyebileceği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16772 E. 2014/14106 K.
Ortak:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · kazanç kaybı · makul süre · yoksun kalınan kâr · sözleşmenin feshi · tüzel kişilik · kâr kaybı
İncelediğiniz kararda3-Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamada yukarda 1 no.lu bentte belirtildiği üzere 2008 yılından itibaren davacının «servis sözleşmesinin» devamı halinde elde edeceği gelir ile özel servis olarak faaliyet göstermesi halinde elde edeceği gelir arasında oranlama yapılmak suretiyle «yoksun kalınan» kazanç hesabı yapılmış ise de, Dairemizin 16.12.2014 tarihli 1914/19834 sayılı ilamında da açıklandığı üzere, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
… ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile; davalının sözleşmeyi feshetmesinden itibaren kalan süre 325 gün olup, günlük kazancın 325 ile çarpılması sonucu «yoksun kalınan» kazanç tutarı hesaplanmış olup, bu miktarın 4.484,84 TL olarak davacının yoksun kaldığı kazanç tutarı olarak davalıdan tahsiline, diğer tazminat taleplerinin ve fazlaya ilişkin yoksun kalınan kâra ilişkin tazminat istemlerinin reddine, davacının 325 günlük süre için öngörülerek yoksun kalınan kâr dışındaki talep edilen fazlaya ilişkin «maddi tazminat» taleplerinin reddine, taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesinin davacı «tüzel kişiliğinin» «ticari itibar» ve piyasadaki imajına zarar verdiğine ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı, sözleşmenin taraflardan biri tarafından her zaman feshinin mümkün olduğu, sözleşmenin …
2-Dava, davacı ile .... arasındaki «yetkili servis sözleşmesinin» bu şirketi devralan... tarafından 2006 yılında haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı müspet ve «menfi zararlarının» giderilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… verilen rapor da hüküm kurmaya elverişli değildir..Bu itibarla mahkemece, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma,dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre 01/11/2004 tarihli «yetkili servis sözleşmesinin» davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiği, davacı tarafından «mahrum kalınan» karın talep edilebileceği ve aylık ortalama mahrum kalınan karın 1.400,92 TL olduğu, davalının sözleşmenin feshinden itibaren benzer koşullara göre iç düzeni oluşturmak için gerekli sürenin en çok 1 yıl olacağı davacının geçmiş yıllar ortalamasına göre sözleşmenin haksız feshinden ötürü bilirkişice belirlenmiş bulunan 1.400,92 TL'lik aylık yoksun kaldığı kar miktarının 12 ile çarpılması sonucunda 16.811,04 TL'lik yoksun kaldığı karın davalıdan tahsilini talep edebileceği, diğer tazminat taleplerinin de fazlaya ilişkin «yoksun kalınan» kara yönelik tazminat istemlerinin reddi gerektiği gerekçeleriyle davalı B.-G.
A.Ş'ye devri sonrasında bir süre fiili olarak davalı A.'in servisi olarak hizmet verdiği, ancak A. tarafından sebepsiz olarak «servis sözleşmesinin» feshedilmesi nedeniyle davacının zarara uğradığı, sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle uğradığı «müspet zarar» kapsamındaki «kazanç kaybı» zararını isteyebileceği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müspet zarar · mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · reeskont faizi · taraf ehliyeti · avans faizi
Benzer bu karardaA.Ş hakkında açılan davanın bu şirketin Arçelik A.Ş. ile birleşmesi ile sona erdiğinden pasif dava «ehliyeti» kalmadığından iş bu davalı hakkında karar tesisine yer olmadığına,davacının asıl ve ıslahla açtığı «maddi tazminat» davasının, ksmen kabulü ile 16.811,04 TL «yoksun kalınan» kara ilişkin maddi tazminatın ilk davanın açıldığı tarih olan 15/06/2009 tarihinden itibaren davalıdan «avans faiz» oranını geçmemek üzere değişen oranda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma,dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre 01/11/2004 tarihli «yetkili servis sözleşmesinin» davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiği, davacı tarafından «mahrum kalınan» karın talep edilebileceği ve aylık ortalama mahrum kalınan karın 1.400,92 TL olduğu, davalının sözleşmenin feshinden itibaren benzer koşullara göre iç düzeni oluşturmak için gerekli sürenin en çok 1 yıl olacağı davacının geçmiş yıllar ortalamasına göre sözleşmenin haksız feshinden ötürü bilirkişice belirlenmiş bulunan 1.400,92 TL'lik aylık yoksun kaldığı kar miktarının 12 ile çarpılması sonucunda 16.811,04 TL'lik yoksun kaldığı karın davalıdan tahsilini talep edebileceği, diğer tazminat taleplerinin de fazlaya ilişkin «yoksun kalınan» kara yönelik tazminat istemlerinin reddi gerektiği gerekçeleriyle davalı B.-G.
A.Ş'ye devri sonrasında bir süre fiili olarak davalı A.'in servisi olarak hizmet verdiği, ancak A. tarafından sebepsiz olarak «servis sözleşmesinin» feshedilmesi nedeniyle davacının zarara uğradığı, sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle uğradığı «müspet zarar» kapsamındaki «kazanç kaybı» zararını isteyebileceği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/993 E. 2013/920 K.
Ortak:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · kazanç kaybı · fesih · kâr kaybı · maddi tazminat
İncelediğiniz kararda3-Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamada yukarda 1 no.lu bentte belirtildiği üzere 2008 yılından itibaren davacının «servis sözleşmesinin» devamı halinde elde edeceği gelir ile özel servis olarak faaliyet göstermesi halinde elde edeceği gelir arasında oranlama yapılmak suretiyle «yoksun kalınan» kazanç hesabı yapılmış ise de, Dairemizin 16.12.2014 tarihli 1914/19834 sayılı ilamında da açıklandığı üzere, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Dava, davacı ile .... arasındaki «yetkili servis sözleşmesinin» bu şirketi devralan... tarafından 2006 yılında haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı müspet ve «menfi zararlarının» giderilmesi istemine ilişkindir.
… ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile; davalının sözleşmeyi feshetmesinden itibaren kalan süre 325 gün olup, günlük kazancın 325 ile çarpılması sonucu «yoksun kalınan» kazanç tutarı hesaplanmış olup, bu miktarın 4.484,84 TL olarak davacının yoksun kaldığı kazanç tutarı olarak davalıdan tahsiline, diğer tazminat taleplerinin ve fazlaya ilişkin yoksun kalınan kâra ilişkin tazminat istemlerinin reddine, davacının 325 günlük süre için öngörülerek yoksun kalınan kâr dışındaki talep edilen fazlaya ilişkin «maddi tazminat» taleplerinin reddine, taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesinin davacı «tüzel kişiliğinin» «ticari itibar» ve piyasadaki imajına zarar verdiğine ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı, sözleşmenin taraflardan biri tarafından her zaman feshinin mümkün olduğu, sözleşmenin …
Benzer bu kararda… e olan sözleşmesini “mevcut servislerle olan ilişkisinin yeniden düzenlenmesi ve belirlediği yeni prensiplere istinaden sürdürülmesi” gerekçesiyle sona erdirmesinin «haklı sebep» olarak değerlendirilemeyeceği, yargılama sırasında davalı şirket verilen servis hizmeti nedeni ile pek çok «şikayet» aldıklarını belirtmiş ise de bunu kanıtlayamadığı, davacının davalıdaki alacaklarına davacının alacaklılarının «haciz» koyduğu savunulmuş ise de bu halin sözleşme şartlarına göre «haklı fesih» nedeni oluşturmadığı, davalının «haksız fesih» bildirimi nedeniyle davacının «müspet zararının» tazmini talep edebileceği, davacının «acenteliğin» gereği olarak veya acenteliğe kıyasen kendi işletmesi çerçevesinde olan araç alım-satımı, tadilat, bilgisayar v.s malzeme alımı gibi «masraf» kalemlerini talep edemeyeceği, yalnızca sözleşmenin haksız yere feshedilmesi nedeniyle «kazanç kaybını» isteyebileceği, davacının benzeri bir alanda faaliyete geçip iş kurabilmesi için 3 aylık süreye ihtiyacı olduğu, kâr yoksunluğunun ancak bu üç aylık dönem için talep edilebileceği, kâr yoksunluğunun ise taraflar arasında sorunsuz çalışılan ve vergi dairesine beyan edilen Aralık 2005- Ekim 2006 aylarına ait KDV «beyannamelerindeki» gelir dikkate alınarak hesaplanacağı, buna göre davacının 3 aylık hasılatı 134.580,72 TL olup bunun % 15'inin net davacı kârı olması nedeni ile 3 aylık dönem için …
2-Ancak, dava taraflar arasındaki “... «yetkili servis sözleşmesi»”nin davalı tarafından haksız feshi nedeniyle «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
… ğının tespiti için yeni bir bilirkişi raporu alınıp 818 sayılı E-BK’nun 325. maddesi uyarınca saptanacak miktarın davacının alacağından düşülmek suretiyle davacının «kazanç kaybının» hesaplanması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklı fesih · müspet zarar · haksız fesih · haklı sebep · ba beyannamesi · şikayet · acentelik · haciz
Benzer bu kararda… e olan sözleşmesini “mevcut servislerle olan ilişkisinin yeniden düzenlenmesi ve belirlediği yeni prensiplere istinaden sürdürülmesi” gerekçesiyle sona erdirmesinin «haklı sebep» olarak değerlendirilemeyeceği, yargılama sırasında davalı şirket verilen servis hizmeti nedeni ile pek çok «şikayet» aldıklarını belirtmiş ise de bunu kanıtlayamadığı, davacının davalıdaki alacaklarına davacının alacaklılarının «haciz» koyduğu savunulmuş ise de bu halin sözleşme şartlarına göre «haklı fesih» nedeni oluşturmadığı, davalının «haksız fesih» bildirimi nedeniyle davacının «müspet zararının» tazmini talep edebileceği, davacının «acenteliğin» gereği olarak veya acenteliğe kıyasen kendi işletmesi çerçevesinde olan araç alım-satımı, tadilat, bilgisayar v.s malzeme alımı gibi «masraf» kalemlerini talep edemeyeceği, yalnızca sözleşmenin haksız yere feshedilmesi nedeniyle «kazanç kaybını» isteyebileceği, davacının benzeri bir alanda faaliyete geçip iş kurabilmesi için 3 aylık süreye ihtiyacı olduğu, kâr yoksunluğunun ancak bu üç aylık dönem için talep edilebileceği, kâr yoksunluğunun ise taraflar arasında sorunsuz çalışılan ve vergi dairesine beyan edilen Aralık 2005- Ekim 2006 aylarına ait KDV «beyannamelerindeki» gelir dikkate alınarak hesaplanacağı, buna göre davacının 3 aylık hasılatı 134.580,72 TL olup bunun % 15'inin net davacı kârı olması nedeni ile 3 aylık dönem için …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12660 E. 2018/4883 K.
Ortak:yetkili servis sözleşmesi · servis sözleşmesi · yoksun kalınan kâr · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda3-Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamada yukarda 1 no.lu bentte belirtildiği üzere 2008 yılından itibaren davacının «servis sözleşmesinin» devamı halinde elde edeceği gelir ile özel servis olarak faaliyet göstermesi halinde elde edeceği gelir arasında oranlama yapılmak suretiyle «yoksun kalınan» kazanç hesabı yapılmış ise de, Dairemizin 16.12.2014 tarihli 1914/19834 sayılı ilamında da açıklandığı üzere, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli «yetkili servis sözleşmesinin feshi» halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek «makul süre» için «kazanç kaybı» zararının hesaplanması; bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz «bilirkişi incelemesine» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Dava, davacı ile .... arasındaki «yetkili servis sözleşmesinin» bu şirketi devralan... tarafından 2006 yılında haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı müspet ve «menfi zararlarının» giderilmesi istemine ilişkindir.
… ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile; davalının sözleşmeyi feshetmesinden itibaren kalan süre 325 gün olup, günlük kazancın 325 ile çarpılması sonucu «yoksun kalınan» kazanç tutarı hesaplanmış olup, bu miktarın 4.484,84 TL olarak davacının yoksun kaldığı kazanç tutarı olarak davalıdan tahsiline, diğer tazminat taleplerinin ve fazlaya ilişkin yoksun kalınan kâra ilişkin tazminat istemlerinin reddine, davacının 325 günlük süre için öngörülerek yoksun kalınan kâr dışındaki talep edilen fazlaya ilişkin «maddi tazminat» taleplerinin reddine, taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesinin davacı «tüzel kişiliğinin» «ticari itibar» ve piyasadaki imajına zarar verdiğine ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı, sözleşmenin taraflardan biri tarafından her zaman feshinin mümkün olduğu, sözleşmenin …
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «yetkili servis sözleşmesinin» haksız feshi nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak 2007 ve 2008 yıllarında «servis sözleşmesinin» yürürlükte olmadığı açık olup, davacının da bu hususa yönelik itirazları giderilmeksizin servis sözleşmesinin yürürlükte olduğu dönemdeki ortalama gelirinin tespit edilmesi yerine 2006, 2007 ve 2008 yıllarına ait gelirlerinin incelenmesi suretiyle «eksik incelemeye» dayalı olarak sonuca ulaşılması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… ı ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre davalının sözleşmeyi feshetmesinden itibaren kalan süre 36 ay olduğundan aylık kazancın 36 ile çarpılması sonucu «yoksun kalınan» kazanç tutarının 3.335,11 TL olduğu, davacının yoksun kaldığı kazanç tutarı olarak davalıdan bu miktarın tahsilini talep edebileceği, diğer tazminat taleplerinin v …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8326 E. , 2016/3127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2011/69-2013/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1 no.lu davalı ile arasında 1 no.lu davalının üretmiş olduğu sözleşmede belirtilen markalarda elektronik ürünlerinin servis hizmetlerinin.... vs sınırları içerisinde icrası için 23/05/1995 tarihinde yetkili servis sözleşmesi imzaladığını, sözleşmeleri devam ederken 2006 yılı başlarında belirlenen tarihten sonra 2 nolu davalı şirketin servisi olarak faaliyet göstermeleri, 2 nolu davalı ile anlaştıklarını ve bu yönde yetkili servislerinde gerekli hazırlıkları yapmalarının istenildiğini, 2 nolu davalı şirket ile de yetkili servis sözleşmesi kurulduğunu, ancak daha sonra 2 nolu davalı şirket kurulu sözleşmeyi bozarak, kendi belirlediği servislerle sözleşme imzalayacağını belirterek bütün ilişkilerini keserek servis hizmetlerine engel olduğunu, müvekkili ile davalılar arasındaki yetkili servis sözleşmesinin işlemez hale getirildiğini, noter kanalı ile davalılara ihtarname göndererek müvekkilinin durumunun açıklığa kavuşturulmasını istediğini, taleplerinin kabul edilmediğini, sonuçta davalıların sözleşmeye ve hukuka aykırı davranışları nedeniyle uğradığı zararların sözleşmenin devamı umularak yapılan yatırım bedelleri, servis sözleşmesinin süresi bitmeden işlemez hale gelmesi nedeniyle mahrum kalınan gelir, vergi ve...borçlarının ödenmemesi nedeniyle uğranılan zararlar, kat edilen krediler nedeniyle uğranılan zararlar ve çalışan personelin sözleşmelerin davalılar nedeniyle feshinden kaynaklanan zararlar ve her türlü diğer maddi ve manevi zararlarının tazmini için işbu dava açtıklarını ve müvekkilinin uğradığı maddi zararlarlar için şimdilik 8.000 TL'nin, müvekkilinin uğradığı manevi zararlar için ise 10.000 TL'nin toplam 18.000 TL'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilemesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava dilekçesinde ... olarak olarak gösterilen davalının... olduğunu, bu şirket ile müvekkili ... arasında yapılan anlaşma gereğince..... bünyesinde birleştiğini, davacıdan belirli bir konsepte hazırlık yapması, personel araç ve gereç yenilemesi veya iyileştirmesi gerekirse yeni bir yer tutulması gibi taleplerde bulunulmadığını, davacının hizmetlerinin yetersiz kaldığının görüldüğünü, 2003 yılı ve sonraki dönemlerde uygun olmayan ve usulsüz hizmetlere yan ödeme girdiği ve yan ödeme bedellerinin fatura edildiğinin belirlendiğini, tüm tazminat taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile; davalının sözleşmeyi feshetmesinden itibaren kalan süre 325 gün olup, günlük kazancın
325 ile çarpılması sonucu yoksun kalınan kazanç tutarı hesaplanmış olup, bu miktarın 4.484,84 TL olarak davacının yoksun kaldığı kazanç tutarı olarak davalıdan tahsiline, diğer tazminat taleplerinin ve fazlaya ilişkin yoksun kalınan kâra ilişkin tazminat istemlerinin reddine, davacının 325 günlük süre için öngörülerek yoksun kalınan kâr dışındaki talep edilen fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesinin davacı tüzel kişiliğinin ticari itibar ve piyasadaki imajına zarar verdiğine ilişkin dosyada bir delil bulunmadığı, sözleşmenin taraflardan biri tarafından her zaman feshinin mümkün olduğu, sözleşmenin haksız feshi halinde maddi zararın tazmininin istenebileceği, sırf sözleşmenin haksız feshinin diğer tarafın manevi şahsiyetine ve ticari itibarına zarar vermedikçe manevi tazminat talebini gerektirmediği, olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı T.B.K'nın 49.
maddesi gereğince koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı,taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı ile .... arasındaki yetkili servis sözleşmesinin bu şirketi devralan... tarafından 2006 yılında haksız olarak feshedildiği iddiasına dayalı müspet ve menfi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından tazminat hesabına dair 2008 yılı esas alınmış ise de, davacının yukarda belirtilen iddiası kapsamında sözleşmenin hangi tarihte feshedildiği belirlenmeksizin ve gerekçesi de açıklanmaksızın, fesih tarihinin 2008 yılı olduğunun kabulü suretiyle eksik incelemeye dayalı olarak sonuca ulaşılması doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece, görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplamada yukarda 1 no.lu bentte belirtildiği üzere 2008 yılından itibaren davacının servis sözleşmesinin devamı halinde elde edeceği gelir ile özel servis olarak faaliyet göstermesi halinde elde edeceği gelir arasında oranlama yapılmak suretiyle yoksun kalınan kazanç hesabı yapılmış ise de, Dairemizin 16.12.2014 tarihli 1914/19834 sayılı ilamında da açıklandığı üzere, aralarında sektörden bir uzmanın da yer alacağı yeni bir bilirkişi kurulundan davaya konu belirsiz süreli yetkili servis sözleşmesinin feshi halinde öncelikle davacının emsal bir iş bulup bulamayacağının tespit edilmesi, bulabileceğinin kabul edilmesi halinde hangi sürede bulabileceğinin belirlenerek, belirlenecek makul süre için kazanç kaybı zararının hesaplanması;
bulamayacağının kabul edilmesi halinde ise bu durumda da ne kadarlık bir süre için söz konusu zararı isteyebileceğinin belirlenmesi, sonrasında ise belirlenen bu sürede özel servis olarak çalışması halinde elde edebileceği kazanç ile davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde elde edebileceği kazancın tespit edilerek, davalının yetkili servisi olarak çalışması halinde kazancının daha fazla olacağının anlaşılması halinde özel servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktarın yetkili servis olarak çalışması halinde elde edeceği miktardan mahsubunun yapılarak aradaki kazanç farkının davacının uğradığı kazanç kaybına ilişkin zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz bilirkişi incelemesine dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden taraflar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle de taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 21/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/220804100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz