Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17535 E. 2015/3717 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporuna itiraz↗ aktif dava ehliyeti↗ taraf ehliyeti↗ maddi tazminat↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iaadia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; banka elindeki anahtarın kiralık kasa kilidini çevirmesine rağmen, davacı ... elindeki anahtarın kasa kilidini çevirmemesi sebebiyle, davacı Birgül'ün elindeki kasa anahtarının, bilgisi dahilinde ya da bilgisi dışında değiştirildiği ihtimalinin kuvvet kazandığı, davalı bankaya atfı kabil bir kusur bulunmadığı, kiralık kasa davacı ... adına olup, içerisinde bulunduğu iddia olunan ziynet eşyaları da ... ait kabul edileceğinden davacı ... maddi tazminat talebine yönelik davada aktif taraf ehliyetine sahip olmadığı, davacıların kiralık kasada bulunan ziynet eşyalarının çalınması nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğuna gidilebileceğini kanıtlayamadıkları gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davalı bankaya atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı elindeki anahtar ve bankadaki kiralık kasa üzerinde inceleme yapılarak, davacının elindeki anahtarın davalı banka tarafından verilen anahtar olup olmadığı, bu hususun tespit edilip edilemeyeceği, dava konusu olayda tarafların müterafik kusurunun olup olmadığı araştırılmamıştır. Bu eksikliğe ilişkin davacının bilirkişi raporuna itirazları da ayrıntılarıyla karşılanmamış, karar gerekçesinde açıklanmamıştır. Bu suretle; mahkemece, içlerinde banka kiralık kasa üreticisi sektör bilirkişisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden belirtilen iddia ve itirazları karşılayacak şekilde yeni bir rapor alınıp sonucuna göre davalının sorumluluğu hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde noksan incelemeyle ve yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5042 E. 2023/6971 K.
Ortak:maddi tazminat · kusur
İncelediğiniz kararda… iyle, davacı Birgül'ün elindeki kasa anahtarının, bilgisi dahilinde ya da bilgisi dışında değiştirildiği ihtimalinin kuvvet kazandığı, davalı bankaya atfı kabil bir «kusur» bulunmadığı, kiralık kasa davacı ... adına olup, içerisinde bulunduğu iddia olunan ziynet eşyaları da ... ait kabul edileceğinden davacı ... «maddi tazminat» talebine yönelik davada aktif taraf «ehliyetine» sahip olmadığı, davacıların kiralık kasada bulunan ziynet eşyalarının çalınması nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğuna gidilebileceğini kanıtlayamadıkları gerekç …
1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davalı bankaya atfı kabil bir «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu kiralık kasa içerisinde olduğu iddia olunan kıymetli eşyaların kaybolmasında davalı bankanın «kusuru» ve sorumluluğu bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2781 E. 2019/8 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… iyle, davacı Birgül'ün elindeki kasa anahtarının, bilgisi dahilinde ya da bilgisi dışında değiştirildiği ihtimalinin kuvvet kazandığı, davalı bankaya atfı kabil bir «kusur» bulunmadığı, kiralık kasa davacı ... adına olup, içerisinde bulunduğu iddia olunan ziynet eşyaları da ... ait kabul edileceğinden davacı ... «maddi tazminat» talebine yönelik davada aktif taraf «ehliyetine» sahip olmadığı, davacıların kiralık kasada bulunan ziynet eşyalarının çalınması nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğuna gidilebileceğini kanıtlayamadıkları gerekç …
Benzer bu kararda… kanıtlanamadığı için davacının var olduğunu iddia ettiği ziynet eşyalarının kasada olduğunun kabulü gerekeceği, bu ziynet eşyalarının güncel değerine davacı lehine «maddi tazminat» olarak hükmetmek gerektiği, ziynet eşyalarının kaybından dolayı duyulan üzüntü nedeniyle davacının aşırı zenginleşmesine ve davalının maddi «değer kaybına» uğramayacağı uygun bir miktara davacı lehine manevi tazminat olarak hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 68.835,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:değer kaybı · kâr kaybı · ihtarname · yasal faiz · temerrüt
Benzer bu kararda… kanıtlanamadığı için davacının var olduğunu iddia ettiği ziynet eşyalarının kasada olduğunun kabulü gerekeceği, bu ziynet eşyalarının güncel değerine davacı lehine «maddi tazminat» olarak hükmetmek gerektiği, ziynet eşyalarının kaybından dolayı duyulan üzüntü nedeniyle davacının aşırı zenginleşmesine ve davalının maddi «değer kaybına» uğramayacağı uygun bir miktara davacı lehine manevi tazminat olarak hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 68.835,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı bankanın «ihtarnameyi» tebellüğ tarihinde «temerrüde» düştüğünün kabulü ile, davaya konu eşyaların değerinin bu tarih itibariyle hesaplanması gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunun düzenlendiği tarih itibariyle hesaplanan değere hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Noterliği aracılığıyla davalı bankaya hitaben göndermiş olduğu 16.03.2004 tarihli «ihtarname» ile kiralık kasaya konulmuş olan eşyayı talep etmiş ve anılan ihtarname muhatap bankaya 22.03.2004 tarihinde tebliğ edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/272 E. 2023/444 K.
Ortak:taraf ehliyeti · maddi tazminat · kusur · Tazminat
İncelediğiniz kararda… iyle, davacı Birgül'ün elindeki kasa anahtarının, bilgisi dahilinde ya da bilgisi dışında değiştirildiği ihtimalinin kuvvet kazandığı, davalı bankaya atfı kabil bir «kusur» bulunmadığı, kiralık kasa davacı ... adına olup, içerisinde bulunduğu iddia olunan ziynet eşyaları da ... ait kabul edileceğinden davacı ... «maddi tazminat» talebine yönelik davada aktif taraf «ehliyetine» sahip olmadığı, davacıların kiralık kasada bulunan ziynet eşyalarının çalınması nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğuna gidilebileceğini kanıtlayamadıkları gerekç …
1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davalı bankaya atfı kabil bir «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBaloğlu'nun elindeki anahtarın kasayı açması gerektiği; ancak açmamasının davacının «kusuru» olamayacağı, sektör bilirkişisi temin edilemediğinden emekli banka müdürlerince düzenlenen bilirkişi raporunda, olayın banka açısından değerlendirildiği, müşterinin sorumluluğuna gidilebilecek hiçbir tespitte bulunulmadığı gerekçesiyle davacı ...'nun «aktif husumet ehliyeti» olmadığından dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine», davacı...
… boşaltılması sebebiyle davacıların çok üzüldüklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın, «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, «ıslah» dilekçesiyle «maddi tazminat» talebini 80.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kasa içerisinde bulunanlar bakımından herhangi bir sorumluluğunun ya da «garanti» yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının her zaman için tek başına hareketle kiralık kasa içerisinde bulunanları alma ve tasarrufta bulunma imkanına sahip olduğunu, kiralık kasa sözleşmesinin 3 üncü maddesinde bankanın, kiraladığı kasaların içinde bulunanlardan sorumluluk kabul etmeyeceğinin, kaza ve «mücbir sebep» sonuçlarından, «ağır kusuru» dışındaki hallerden hiçbir şekilde sorumlu olmayacağının düzenlendiğini, manevi tazminatın koşullarının gerçekleşmediğini, davacılardan ...'nun davada davacı sıfat …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mücbir sebep · ağır kusur · imza incelemesi · kusur sorumluluğu · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaBaloğlu'nun elindeki anahtarın kasayı açması gerektiği; ancak açmamasının davacının «kusuru» olamayacağı, sektör bilirkişisi temin edilemediğinden emekli banka müdürlerince düzenlenen bilirkişi raporunda, olayın banka açısından değerlendirildiği, müşterinin sorumluluğuna gidilebilecek hiçbir tespitte bulunulmadığı gerekçesiyle davacı ...'nun «aktif husumet ehliyeti» olmadığından dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine», davacı...
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kasa içerisinde bulunanlar bakımından herhangi bir sorumluluğunun ya da «garanti» yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının her zaman için tek başına hareketle kiralık kasa içerisinde bulunanları alma ve tasarrufta bulunma imkanına sahip olduğunu, kiralık kasa sözleşmesinin 3 üncü maddesinde bankanın, kiraladığı kasaların içinde bulunanlardan sorumluluk kabul etmeyeceğinin, kaza ve «mücbir sebep» sonuçlarından, «ağır kusuru» dışındaki hallerden hiçbir şekilde sorumlu olmayacağının düzenlendiğini, manevi tazminatın koşullarının gerçekleşmediğini, davacılardan ...'nun davada davacı sıfat …
… dan sorumlu tutulması için kusurlu olduğunun kanıtlanması gerektiği, gerek davacılar gerekse davalı taraf davacı...'e ait olamayan imzanın kime ait olduğu konusunda «imza incelemesi» yapılması konusunda «bilirkişi incelemesi» yapılmasını talep etmediği, davacı...’ün de imzaları inkar etmediği, dava konusu kasanın anahtarının davacı... tarafından kullanılmak üzere annesi ...'ye verildiği, dolayısıyla davacı...'ün tamamen kendi sorumluluğunda olan ve korumakla yükümlü olduğu anahtarı bazı dönemlerde başkasına «teslim» ettiği, 03.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda da davacı...'ün elindeki anahtarların kasanın kilit yuvası ile uyumlu olmadığının tespit edilmesinin dava konusu olayda davalı bankanın «kusur sorumluluğunu» ortadan kaldırdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5729 E. 2019/6912 K.
Ortak:taraf ehliyeti · kusur
İncelediğiniz kararda… iyle, davacı Birgül'ün elindeki kasa anahtarının, bilgisi dahilinde ya da bilgisi dışında değiştirildiği ihtimalinin kuvvet kazandığı, davalı bankaya atfı kabil bir «kusur» bulunmadığı, kiralık kasa davacı ... adına olup, içerisinde bulunduğu iddia olunan ziynet eşyaları da ... ait kabul edileceğinden davacı ... «maddi tazminat» talebine yönelik davada aktif taraf «ehliyetine» sahip olmadığı, davacıların kiralık kasada bulunan ziynet eşyalarının çalınması nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğuna gidilebileceğini kanıtlayamadıkları gerekç …
1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davalı bankaya atfı kabil bir «kusur» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… e bıraktığı, imalat makine teçhizatlarını da başka bir firmaya devrettikleri, davacı ...'nun elindeki anahtarın kasayı açması gerektiği, ancak açmamasının davacının «kusuru» olamayacağı, sektör bilirkişisi temin edilemediğinden emekli banka müdürlerince düzenlenen bilirkişi raporunda, olayın banka açısından değerlendirildiği, müşterinin sorumluluğuna gidilebilecek hiçbir tespitte bulunulmadığı gerekçesiyle davacı ...'nun «aktif husumet ehliyeti» olmadığından HMK 114/(d) maddesi gereğince dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine», davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, taktiren 66.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı vekilinin fazlaya ilişkin isteminin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · dava şartı yokluğu · usulden reddi · yasal faiz · dava sebebi · husumet
Benzer bu kararda… e bıraktığı, imalat makine teçhizatlarını da başka bir firmaya devrettikleri, davacı ...'nun elindeki anahtarın kasayı açması gerektiği, ancak açmamasının davacının «kusuru» olamayacağı, sektör bilirkişisi temin edilemediğinden emekli banka müdürlerince düzenlenen bilirkişi raporunda, olayın banka açısından değerlendirildiği, müşterinin sorumluluğuna gidilebilecek hiçbir tespitte bulunulmadığı gerekçesiyle davacı ...'nun «aktif husumet ehliyeti» olmadığından HMK 114/(d) maddesi gereğince dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine», davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, taktiren 66.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı vekilinin fazlaya ilişkin isteminin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacıda bulunan anahtarın orijinal olmaması «sebebi» ile davalı bankanın sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17535 E. , 2015/3717 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2014 tarih ve 2003/94-2014/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı ...'nun davalı banka ile imzalamış olduğu yazılı sözleşme uyarınca, davalı nezdindeki kiralık kasanın yasal kullanıcısı olduğunu, davacı ..., kiralık kasasını açmak ve işlem yapmak üzere 28.01.2003 tarihinde bankaya gittiğinde banka kılavuz anahtarının kasa kilidini çevirmesine karşılık, davacıya verilen anahtarın kilidi çevirmemesi sonucu kilidin açılamadığını, ertesi gün banka çilingiri tarafından kasanın açıldığını ve kasanın içindekilerin yerinde olmadığının anlaşıldığını, kıymetli eşyalarının bulunduğu kasanın boşaltılması sebebiyle davacıların çok üzüldüklerini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın, temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle, maddi tazminat talebini 80.000,00 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kasa içerisinde bulunanlar bakımından herhangi bir sorumluluğunun ya da garanti yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının her zaman için tek başına hareketle kiralık kasa içerisinde bulunanları alma ve tasarrufta bulunma imkanına sahip olduğunu, kiralık kasa sözleşmesinin 3. maddesinde bankanın, kiraladığı kasaların içinde bulunanlardan sorumluluk kabul etmeyeceğinin, kaza ve mücbir sebep sonuçlarından, ağır kusuru dışındaki hallerden hiçbir şekilde sorumlu olmayacağının düzenlendiğini, manevi tazminatın koşullarının gerçekleşmediğini, davacılardan ...'nun davada davacı sıfatının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iaadia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; banka elindeki anahtarın kiralık kasa kilidini çevirmesine rağmen, davacı ... elindeki anahtarın kasa kilidini çevirmemesi sebebiyle, davacı Birgül'ün elindeki kasa anahtarının, bilgisi dahilinde ya da bilgisi dışında değiştirildiği ihtimalinin kuvvet kazandığı, davalı bankaya atfı kabil bir kusur bulunmadığı, kiralık kasa davacı ... adına olup, içerisinde bulunduğu iddia olunan ziynet eşyaları da ... ait kabul edileceğinden davacı ... maddi tazminat talebine yönelik davada aktif taraf ehliyetine sahip olmadığı, davacıların kiralık kasada bulunan ziynet eşyalarının çalınması nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğuna gidilebileceğini kanıtlayamadıkları gerekçesiyle;
davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davalı bankaya atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı elindeki anahtar ve bankadaki kiralık kasa üzerinde inceleme yapılarak, davacının elindeki anahtarın davalı banka tarafından verilen anahtar olup olmadığı, bu hususun tespit edilip edilemeyeceği, dava konusu olayda tarafların müterafik kusurunun olup olmadığı araştırılmamıştır. Bu eksikliğe ilişkin davacının bilirkişi raporuna itirazları da ayrıntılarıyla karşılanmamış, karar gerekçesinde açıklanmamıştır. Bu suretle; mahkemece, içlerinde banka kiralık kasa üreticisi sektör bilirkişisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden belirtilen iddia ve itirazları karşılayacak şekilde yeni bir rapor alınıp sonucuna göre davalının sorumluluğu hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde noksan incelemeyle ve yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 18/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170054900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz