Zıya
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/53 E. 2016/3263 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zıya↗ eksper raporu↗ itiraz hakem heyeti↗ özel dava şartı↗ sigorta tahkim komisyonu↗ sigorta tahkimi↗ sigorta tazminatı↗ sigorta ettiren↗ emredici hüküm↗ tahkim↗ temerrüt tarihi↗ lehtar↗ mevduat hesabı↗ teminat kapsamı↗ hakem kararı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ rücu↗ ispat yükü↗ komisyon↗ geçersizlik↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ temerrüt↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2016/53 E. , 2016/3263 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davanın sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyeti kurulunca 2015/714 Esas ve 25.06.2015 tarihli kararı ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne saklanmak üzere gönderilmiş olup, davalı vekili tarafından anılan karar temyiz edilmiş olmakla, temyiz incelemesi dairemizce incelenmek üzere dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurarak, müvekkilinin “....” kapsamında “....” isimli gezinti teknesini tekne, makine ve teçhizat itibariyle sigorta ettirdiğini, teknede 19/08/2013 tarihinde arıza ve hasar meydana geldiğini, davalıdan hasar bedelinin istenildiğini ancak, davalı tarafından hasarın teminat dışında kaldığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 19.283 Euro+KDV'nin olay tarihi olan 19/08/2013 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, poliçe teminatının bağlı olduğu..... Klozu Genel istisna 10.10. maddesi uyarınca hasarın teminat dışında olduğunu savunarak, talebin reddini istemiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu'nca, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, poliçe teminatının bağlı olduğu “.... “ Genel istisna 10.10. maddesinde “Yarı batık bir gemi neden olmadıkça, ağır hava nedeniyle motor ve bağlantıları [pervane veya bağlantı mili (strut şaft) hariç] elektrik donanımı ve aküler ve bağlantılarının uğradığı zıya veya hasar. Fakat bu 10.10 klozu geminin oturması veya çatışması ya da bir başka gemi, rıhtım, iskele ile temasının neden olduğu zıya veya hasarı istisna etmez.” denilmekte olup, bu kloz tahtında sigortalının hasarının teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu kararına davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, dosya İtiraz Hakem Heyeti'ne gönderilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından yapılan inceleme neticesinde, taraflar arasında akdedilen poliçenin “Klozlar” başlığı altında 1. sayfasında teknenin, tekne, makine ve teçhizat itibariyle sigorta edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle teknenin arızalanan motoru ve buna bağlı Makine ve teçhizatının ilgili poliçeyle teminat altına alındığı, hasarın teminat dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu ve davalının özel şart olarak poliçede bulunan ICC CL 328 10.10. maddesine dayanarak hasarın teminat dışında olduğunu savunduğu oysa, 5684 sayılı Yasa'nın 11/5 maddesi uyarınca
sigorta sözleşmelerinde yabancı kelimelere yer verilemeyeceğini, işbu hüküm emredici bir hüküm olup, yaptırımının geçersizlik olduğu, anılan hüküm olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağını ispat yükünün de davalıda olup, davalı tarafça bu hususun ispatlanamadığı, bu nedenle poliçenin, bu poliçenin eki olarak kabul edilen .... 1/11/85 CL 328 hükümleri olmaksızın geçerli olduğu, davalının tekne motorunda arıza sebebiyle gerçekleşen hasarı tazmin etmesi gerektiği, hasarın da 16.572,23 Euro +KDV olduğu gerekçesiyle, itirazın kısmen kabulü ile 16.572,23 Euro +KDV tutarındaki tazminatın temerrüt tarihi olan 23/09/2013 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının Euro para birimi ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilerek eklenmiş toplamının, fiili ödeme günündek... efektif satış kuru TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından, taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili İtiraz Hakem Heyeti'nce verilen kararın taraflara bildirildiği ve karar aslının dosya ile birlikte saklanmak üzere mahkemeye gönderildiği, mahkemece de, hakem kararının taraflara tebliğ edildiği anlaşıldığından hakem dava dosyasının HMK'nın 436/3 maddesi uyarınca mahkeme arşivinde saklanmasına karar verilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Talep, tekne sigorta poliçesine dayalı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, İtiraz Hakem Heyeti tarafından yukarıda özetlenen gerekçe ile itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, 6102 sayılı TTK'nın ''Zararı önleme, azaltma ve sigortacının rücu haklarını koruma yükümlülüğü'' başlıklı 1448/1 maddesinde ''Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için, imkânlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortacının bu konudaki talimatlarına olabildiğince uymak zorundadır. Birden çok sigortacının varlığı ve bunların birbirlerine aykırı talimatlar vermeleri hâlinde, sigorta ettiren, bu talimatlardan zararın azaltılması ve rücu haklarının korunması bakımından en uygun olanını dikkate alır.'' aynı maddenin 2. fıkarında ise, ''Bu yükümlülüğe aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmışsa, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır.'' hükmünün düzenlendiği, davalı tarafça tekne kaptanının hasarın artmasına neden olduğunun savunulduğu, gerek ekspertiz raporu gerekse de Hakem Heyeti tarafından alınan bilirkişi raporu ile bu husus tespit edilip, Hakem Heyetince de kabul edildiği halde, Yasa'nın ''Rizikonun gerçekleşmesinde kusur'' başlıklı 1429. maddesinde '' Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez.'' şeklindeki düzenlemenin somut uyuşmazlıkla bir ilgisinin bulunmadığı nazara alınmaksızın, sigortalının zararın artmasına sebebiyet veren bir eylemi var ise, TTK'nın 1448. maddesi uyarınca tazminat miktarından indirim yapılması gerekmekte iken, 1429. madde uyarınca gemi kaptanının sigortalının hukuken fiillerinden sorumlu bulunduğu kişiler arasında yer aldığı, kaptanın rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olduğuna dair bir tespit bulunmadığı, bu konudaki
ispat yükünün TTK'nın 1409/2 madde ve fıkrası uyarınca sigorta şirketine ait olduğu, bu hususta bir delil ibraz edilememesi nedeniyle sigorta şirketinin gemi kaptanının kusurundan kaynaklanan ilave zararlardan da sorumlu olduğundan rizikonun gerçekleşmesinden dolayı meydana gelen toplam zarardan, gemi kaptanının kusurlu davranışından dolayı yol açtığı zararların indirime tabi tutulamayacağı gerekçesiyle, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4981 E. 2018/112 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:donatan · hizmet sözleşmesi · icra takibine itiraz · ticari defter · fatura · e-defter
Benzer bu karardaDavacı «ticari defterlerinde» ve faturalarında borçlunun dava dışı tekne sahibi ... olarak gösterilmesi, marinaya tekne bağlanmış olmasının aradaki sözleşmesel ilişkinin ispatına yeterli olmaması, dosyaya sunulan «fatura» ve sözleşmelerin de bizzat davalı tekne kaptanı tarafından imzalanmamış olması hususları bir arada değerlendirilerek davacı ile davalı tekne kaptanı arasındaki söz …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; faturalara konu bağlama hizmetinin, davalının kaptanı/«donatanı» olduğu tekneye verildiği hususunun tanık anlatımları ile sabit olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, davacı şirketin kendi yasal «defter» kayıtlarına göre ... isimli tekne ile ilgili bağlama yeri ve verilen hizmetlere bağlı davacının 12.12.2011 takip tarihi itibariyle talep edebileceği asıl alacağın …
2- Dava, tekne bağlama ve «hizmetler sözleşmesine» dayalı olarak yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3906 E. 2012/10184 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacaklısı hakkı · imza inkarı · donatan · borçlu olunmadığının tespiti · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · fatura · asıl alacak
Benzer bu kararda… /03/1993 tarihli tekne bağlama sözleşmesi ile “Meyur” adlı teknenin davalıya ait marinaya bağlandığı, davacının bu sözleşmede kaptan olarak imzasının yer aldığı, bu «imzayı inkar» etmediği, TTK’nun 1238/8 maddesi uyarınca kaptanın özel bir vekalet ile değil salt kaptan olarak yasal yetkisi dahilindeki hukuki işlemlerden doğan alacakların «gemi alacaklısı hakkı» doğurduğu, geminin bağlama limanında olması halinde bile kaptana karşı dava açılabileceği ancak kaptanın lehine verilecek hükmün «donatana» ait olacağı, davacının gemi bağlama ücretinden sorumlu olduğu hususlarının kesinleştiği, buna göre çekişme konusu hususun bağlama ücretinin miktarına ilişkin olduğu, alınan bilirkişi raporu sonucunda, davaya konu süreçteki bağlama hizmet tutarının hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının icra takibinde talep edilen «asıl alacak» tutarı olan 26.280 DM’nin 1.314 DM’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, «kötü niyet tazminatı» isteminin ise reddine karar verilmiştir.
2- Dava, tekne bağlama ücretinin tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Buna karşın davacı tarafça borca konu döneme çok yakın olan bir başka dönemi içeren ve dava konusu tekne için yine bağlama ücretine ilişkin olarak davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen «fatura» örneğinin dosyaya sunulduğu ancak söz konusu fatura içeriğinin mahkemece araştırılmadığı gibi bilirkişiler tarafından da değerlendirmeye alınmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda dosya içindeki «fatura» bedeli ile icra takibine konu olan miktar arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle, mahkemece davalı kurumdan söz konusu fatura içeriği sorularak, aynı tekne için farklı bağlama ücretleri belirlenmesinin nedenleri aydınlatıldıktan sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6258 E. 2025/1900 K.
Ortak:itiraz hakem heyeti · özel dava şartı · sigorta tahkim komisyonu · sigorta tahkimi · tahkim · hakem kararı · riziko · komisyon
İncelediğiniz kararda"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki davanın «sigorta tahkim komisyonu» «itiraz hakem heyeti» kurulunca 2015/714 Esas ve 25.06.2015 tarihli kararı .....
… n, tekne, makine ve teçhizat itibariyle sigorta edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle teknenin arızalanan motoru ve buna bağlı Makine ve teçhizatının ilgili poliçeyle «teminat» altına alındığı, «hasarın» teminat dışında kaldığını «ispat yükünün» sigortacıya ait olduğu ve davalının «özel şart» olarak poliçede bulunan ICC CL 328 10.10. maddesine dayanarak hasarın teminat dışında olduğunu savunduğu oysa, 5684 sayılı Yasa'nın 11/5 maddesi uyarınca «sigorta sözleşmelerinde» yabancı kelimelere yer verilemeyeceğini, işbu hüküm «emredici» bir hüküm olup, yaptırımının «geçersizlik» olduğu, anılan hüküm olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağını ispat yükünün de davalıda olup, davalı tarafça bu hususun ispatlanamadığı, bu nedenle poliçenin, bu pol …
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından, taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili İtiraz Hakem Heyeti'nce verilen kararın taraflara bildirildiği ve karar aslının dosya ile birlikte saklanmak üzere mahkemeye gönderildiği, mahkemece de, «hakem» kararının taraflara tebliğ edildiği anlaşıldığından hakem dava dosyasının HMK'nın 436/3 maddesi uyarınca mahkeme arşivinde saklanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDeğerlendirme Uyuşmazlık Hakem Heyetince, talebin reddine karar verilmiş olup İtiraz Hakem Heyetince, uyuşmazlık «hakem» heyeti kararında «bilirkişi incelemesi» ile «hasar» tazminat miktarı hesaplatılmadan talebin reddine karar verildiği belirtilerek hasar miktarı yönünden bilirkişi raporu alınarak başvurunun kabulüne ve hasar bedeli tazminine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaDeğerlendirme Uyuşmazlık Hakem Heyetince, talebin reddine karar verilmiş olup İtiraz Hakem Heyetince, uyuşmazlık «hakem» heyeti kararında «bilirkişi incelemesi» ile «hasar» tazminat miktarı hesaplatılmadan talebin reddine karar verildiği belirtilerek hasar miktarı yönünden bilirkişi raporu alınarak başvurunun kabulüne ve hasar bedeli tazminine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince, «sigorta poliçesi» ve klozlar incelenip değerlendirilmeden poliçedeki klozlar ve tekne «hasarı» konusunda uzman ve teknik bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınıp poliçedeki hükümleri ve dava konusu hasar ile ilgili mevzuat incelenip değerlendirilmeden sadece hasar tespiti konusunda bilirkişi raporu alınarak davanın kabulüne karar verilmiş olup belirtilen inceleme yapılmadan karar verilmesi «eksik incelemeye» dayalı olup doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/53 E. , 2016/3263 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davanın sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyeti kurulunca 2015/714 Esas ve 25.06.2015 tarihli kararı ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne saklanmak üzere gönderilmiş olup, davalı vekili tarafından anılan karar temyiz edilmiş olmakla, temyiz incelemesi dairemizce incelenmek üzere dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurarak, müvekkilinin “....” kapsamında “....” isimli gezinti teknesini tekne, makine ve teçhizat itibariyle sigorta ettirdiğini, teknede 19/08/2013 tarihinde arıza ve hasar meydana geldiğini, davalıdan hasar bedelinin istenildiğini ancak, davalı tarafından hasarın teminat dışında kaldığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 19.283 Euro+KDV'nin olay tarihi olan 19/08/2013 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, poliçe teminatının bağlı olduğu..... Klozu Genel istisna 10.10. maddesi uyarınca hasarın teminat dışında olduğunu savunarak, talebin reddini istemiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu'nca, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, poliçe teminatının bağlı olduğu “.... “ Genel istisna 10.10. maddesinde “Yarı batık bir gemi neden olmadıkça, ağır hava nedeniyle motor ve bağlantıları [pervane veya bağlantı mili (strut şaft) hariç] elektrik donanımı ve aküler ve bağlantılarının uğradığı zıya veya hasar. Fakat bu 10.10 klozu geminin oturması veya çatışması ya da bir başka gemi, rıhtım, iskele ile temasının neden olduğu zıya veya hasarı istisna etmez.” denilmekte olup, bu kloz tahtında sigortalının hasarının teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu kararına davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, dosya İtiraz Hakem Heyeti'ne gönderilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından yapılan inceleme neticesinde, taraflar arasında akdedilen poliçenin “Klozlar” başlığı altında 1. sayfasında teknenin, tekne, makine ve teçhizat itibariyle sigorta edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle teknenin arızalanan motoru ve buna bağlı Makine ve teçhizatının ilgili poliçeyle teminat altına alındığı, hasarın teminat dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğu ve davalının özel şart olarak poliçede bulunan ICC CL 328 10.10. maddesine dayanarak hasarın teminat dışında olduğunu savunduğu oysa, 5684 sayılı Yasa'nın 11/5 maddesi uyarınca
sigorta sözleşmelerinde yabancı kelimelere yer verilemeyeceğini, işbu hüküm emredici bir hüküm olup, yaptırımının geçersizlik olduğu, anılan hüküm olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağını ispat yükünün de davalıda olup, davalı tarafça bu hususun ispatlanamadığı, bu nedenle poliçenin, bu poliçenin eki olarak kabul edilen .... 1/11/85 CL 328 hükümleri olmaksızın geçerli olduğu, davalının tekne motorunda arıza sebebiyle gerçekleşen hasarı tazmin etmesi gerektiği, hasarın da 16.572,23 Euro +KDV olduğu gerekçesiyle, itirazın kısmen kabulü ile 16.572,23 Euro +KDV tutarındaki tazminatın temerrüt tarihi olan 23/09/2013 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının Euro para birimi ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilerek eklenmiş toplamının, fiili ödeme günündek...
efektif satış kuru TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından, taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili İtiraz Hakem Heyeti'nce verilen kararın taraflara bildirildiği ve karar aslının dosya ile birlikte saklanmak üzere mahkemeye gönderildiği, mahkemece de, hakem kararının taraflara tebliğ edildiği anlaşıldığından hakem dava dosyasının HMK'nın 436/3 maddesi uyarınca mahkeme arşivinde saklanmasına karar verilmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Talep, tekne sigorta poliçesine dayalı hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, İtiraz Hakem Heyeti tarafından yukarıda özetlenen gerekçe ile itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa, 6102 sayılı TTK'nın ''Zararı önleme, azaltma ve sigortacının rücu haklarını koruma yükümlülüğü'' başlıklı 1448/1 maddesinde ''Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunabilmesi için, imkânlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortacının bu konudaki talimatlarına olabildiğince uymak zorundadır. Birden çok sigortacının varlığı ve bunların birbirlerine aykırı talimatlar vermeleri hâlinde, sigorta ettiren, bu talimatlardan zararın azaltılması ve rücu haklarının korunması bakımından en uygun olanını dikkate alır.'' aynı maddenin 2.
fıkarında ise, ''Bu yükümlülüğe aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmışsa, kusurun ağırlığına göre tazminattan indirim yapılır.'' hükmünün düzenlendiği, davalı tarafça tekne kaptanının hasarın artmasına neden olduğunun savunulduğu, gerek ekspertiz raporu gerekse de Hakem Heyeti tarafından alınan bilirkişi raporu ile bu husus tespit edilip, Hakem Heyetince de kabul edildiği halde, Yasa'nın ''Rizikonun gerçekleşmesinde kusur'' başlıklı 1429. maddesinde '' Sigortacı, aksine sözleşme yoksa, sigorta ettirenin, sigortalının, lehtarın ve bunların hukuken fiillerinden sorumlu bulundukları kişilerin ihmallerinden kaynaklanan zararları tazmin ile yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortalı ve tazminat ödenmesini sağlamak amacıyla bunların hukuken fiillerinden sorumlu oldukları kişiler, rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep oldukları takdirde, sigortacı tazminat borcundan kurtulur ve aldığı primleri geri vermez.'' şeklindeki düzenlemenin somut uyuşmazlıkla bir ilgisinin bulunmadığı nazara alınmaksızın, sigortalının zararın artmasına sebebiyet veren bir eylemi var ise, TTK'nın 1448.
maddesi uyarınca tazminat miktarından indirim yapılması gerekmekte iken, 1429. madde uyarınca gemi kaptanının sigortalının hukuken fiillerinden sorumlu bulunduğu kişiler arasında yer aldığı, kaptanın rizikonun gerçekleşmesine kasten sebep olduğuna dair bir tespit bulunmadığı, bu konudaki
ispat yükünün TTK'nın 1409/2 madde ve fıkrası uyarınca sigorta şirketine ait olduğu, bu hususta bir delil ibraz edilememesi nedeniyle sigorta şirketinin gemi kaptanının kusurundan kaynaklanan ilave zararlardan da sorumlu olduğundan rizikonun gerçekleşmesinden dolayı meydana gelen toplam zarardan, gemi kaptanının kusurlu davranışından dolayı yol açtığı zararların indirime tabi tutulamayacağı gerekçesiyle, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/219718400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz