6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tespit | Kötü niyet tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3906 E. 2012/10184 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi alacaklısı hakkı imza inkarı donatan borçlu olunmadığının tespiti kötü niyet tazminatı kötü niyet fatura asıl alacak eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1238

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemizin 19/01/2009 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, 17/03/1993 tarihli tekne bağlama sözleşmesi ile “Meyur” adlı teknenin davalıya ait marinaya bağlandığı, davacının bu sözleşmede kaptan olarak imzasının yer aldığı, bu imzayı inkar etmediği, TTK’nun 1238/8 maddesi uyarınca kaptanın özel bir vekalet ile değil salt kaptan olarak yasal yetkisi dahilindeki hukuki işlemlerden doğan alacakların gemi alacaklısı hakkı doğurduğu, geminin bağlama limanında olması halinde bile kaptana karşı dava açılabileceği ancak kaptanın lehine verilecek hükmün donatana ait olacağı, davacının gemi bağlama ücretinden sorumlu olduğu hususlarının kesinleştiği, buna göre çekişme konusu hususun bağlama ücretinin miktarına ilişkin olduğu, alınan bilirkişi raporu sonucunda, davaya konu süreçteki bağlama hizmet tutarının hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının icra takibinde talep edilen asıl alacak tutarı olan 26.280 DM’nin 1.314 DM’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, tekne bağlama ücretinin tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin davaya konu teknenin kaptanı olup, tekne bağlama ücreti nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun ve borcunun bulunmadığını bildirerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile davacının borcun 1.314 DM'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Ancak mahkeme kararına dayanak olan ek bilirkişi raporu içeriği incelendiğinde, bilirkişilerin dosya içinde herhangi bir tarife bulunmadığını belirterek, emsal nitelikteki tekneler için uygulanan bağlama ücretine ilişkin bilgileri içerir davalı deliline dayalı olarak hesaplama yaptıkları anlaşılmaktadır. Buna karşın davacı tarafça borca konu döneme çok yakın olan bir başka dönemi içeren ve dava konusu tekne için yine bağlama ücretine ilişkin olarak davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen fatura örneğinin dosyaya sunulduğu ancak söz konusu fatura içeriğinin mahkemece araştırılmadığı gibi bilirkişiler tarafından da değerlendirmeye alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dosya içindeki fatura bedeli ile icra takibine konu olan miktar arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle, mahkemece davalı kurumdan söz konusu fatura içeriği sorularak, aynı tekne için farklı bağlama ücretleri belirlenmesinin nedenleri aydınlatıldıktan sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4981 E. 2018/112 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12060 E. 2010/1853 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/3906 E.  ,  2012/10184 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/06/2010 tarih ve 2009/498-2010/482 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının “Meyur” adlı teknenin 07/11/1994-06/11/1997 tarihleri arasında Kuşadası Marinasına bağlı olmasından doğan ücretin tahsili için müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, söz konusu teknenin 16/12/1994 tarihli sözleşme ile önceki maliki tarafından dava dışı Haktan Paylı’ya satışının yapıldığını, bu tarihe kadar müvekkilinin teknenin kaptanlığını yaptığını, 17/08/1993-11/10/1994 tarihleri arası bağlama ücretinin de teknenin sahibine 714 USD olarak fatura edildiğini, kaptan olarak müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, söz konusu borç için donatan veya malike başvurulması gerektiğini ileri sürerek, davacının icra takibi sebebiyle borçlu bulunmadığının tespitine ve müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuş ve müvekkili lehine %40 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, Dairemizin 19/01/2009 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, 17/03/1993 tarihli tekne bağlama sözleşmesi ile “Meyur” adlı teknenin davalıya ait marinaya bağlandığı, davacının bu sözleşmede kaptan olarak imzasının yer aldığı, bu imzayı inkar etmediği, TTK’nun 1238/8 maddesi uyarınca kaptanın özel bir vekalet ile değil salt kaptan olarak yasal yetkisi dahilindeki hukuki işlemlerden doğan alacakların gemi alacaklısı hakkı doğurduğu, geminin bağlama limanında olması halinde bile kaptana karşı dava açılabileceği ancak kaptanın lehine verilecek hükmün donatana ait olacağı, davacının gemi bağlama ücretinden sorumlu olduğu hususlarının kesinleştiği, buna göre çekişme konusu hususun bağlama ücretinin miktarına ilişkin olduğu, alınan bilirkişi raporu sonucunda, davaya konu süreçteki bağlama hizmet tutarının hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının icra takibinde talep edilen asıl alacak tutarı olan 26.280 DM’nin 1.314 DM’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, tekne bağlama ücretinin tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin davaya konu teknenin kaptanı olup, tekne bağlama ücreti nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun ve borcunun bulunmadığını bildirerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile davacının borcun 1.314 DM'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Ancak mahkeme kararına dayanak olan ek bilirkişi raporu içeriği incelendiğinde, bilirkişilerin dosya içinde herhangi bir tarife bulunmadığını belirterek, emsal nitelikteki tekneler için uygulanan bağlama ücretine ilişkin bilgileri içerir davalı deliline dayalı olarak hesaplama yaptıkları anlaşılmaktadır. Buna karşın davacı tarafça borca konu döneme çok yakın olan bir başka dönemi içeren ve dava konusu tekne için yine bağlama ücretine ilişkin olarak davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen fatura örneğinin dosyaya sunulduğu ancak söz konusu fatura içeriğinin mahkemece araştırılmadığı gibi bilirkişiler tarafından da değerlendirmeye alınmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda dosya içindeki fatura bedeli ile icra takibine konu olan miktar arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle, mahkemece davalı kurumdan söz konusu fatura içeriği sorularak, aynı tekne için farklı bağlama ücretleri belirlenmesinin nedenleri aydınlatıldıktan sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye322,52 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061609500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.