Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8031 E. 2016/6058 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kombine taşıma↗ cmr sözleşmesi↗ asıl taşıyıcı↗ alt taşıyıcı↗ cmr konvansiyonu↗ kusur sorumluluğu↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ acente↗ cmr↗ ziya↗ reeskont faizi↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ dosya masrafı↗ kusur↗ hasar↗ temsil↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, CMR sözleşmesi kapsamında olmayan bu taşımada, kombine taşıma ile ilgili konvansiyonun ülkemiz tarafından imzalanmamış olması nedeniyle ulusal hukukumuzun uygulanması gerektiği, bu doğrultuda yapılan değerlendirmede, taşıyıcı eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten, gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde eşyanın uğradığı ziyaa ve hasardan sorumlu olduğu, davacının ......'da sergilenecek olan mallarının .....'ya kadar taşındığı, .....'dan .....'da yapılacak olan fuara taşınmak üzere gerekli işlemler başlatılmış ise de, davalı taşıyıcının temsilcisi konumunda bulunan dava dışı kişiler tarafından .....'ya götürülerek davacı gönderenin fuar görevlilerine ulaştırılamadığı ve davalı asıl taşıyıcının, onun adına hareket eden alt taşıyıcısı ve acenta veya temsilcilerinin fiil ve hareketlerinden dolayı kendi kusuru gibi sorumluluğunun söz konusu olduğu, davalının sözleşme konusu ifayı yerine getiremediği ve bu nedenle 818 […]K.’nın 96. maddesi hükümlerine göre sözleşmenin tarafı olan davacının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu gerekçesi ile davacının yapmış olduğu masraf olarak tespit edilen toplam 40.728,98 TL üzerinden davanın kabulüne, kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren talep gibi reeskont faizi uygulanmasına, davacının koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece taşımanın kombine taşıma niteliğinde olduğu, CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilerek yapılan değerledirme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
CMR Konvansiyonu'nun 2. maddesinde yer alan '' Mal yüklü tasıt, 14 üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dısında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındıgı hallerinde de bu sözleşme taşımanın tümü için uygulanır. Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, karayolu taşıyıcısının sorumlulugu bu Sözleşmeye göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapılmış sayılır ve o mukavele konulması gelenekleşmiş hükümlere göre tayin edilir. Ancak, konulmuş bu gibi koşulların bulunmaması hallerinde, karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu sözleşmeye göre tayin edilir. Eğer, karayolu taşımacısı diger taşıtlar ile de taşıma yapıyor ise, sorumluluğu bu maddenin 1 inci paragrafına göre tayin edilir. Ancak bu durumda, karayolu ve diğer taşıtlar ile taşıma yapan kimse, iki ayrı kişi gibi işlem görür. '' şeklindeki düzenleme karşısında, dava konusu taşımaya CMR hükümlerinin uygulanacağı açıktır.
Bu itibarla, dava konu olayın CMR hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18962 E. 2015/13905 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · ziya · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaAncak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, «hasar» veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, karayolu «taşıyıcısının sorumlulugu» bu Sözleşmeye göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapıl …
Mahkemece, CMR sözleşmesi kapsamında olmayan bu taşımada, «kombine taşıma» ile ilgili konvansiyonun ülkemiz tarafından imzalanmamış olması nedeniyle ulusal hukukumuzun uygulanması gerektiği, bu doğrultuda yapılan değerlendirmede, «taşıyıcı» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten, gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde eşyanın uğradığı «ziyaa» ve hasardan sorumlu olduğu, davacının ......'da sergilenecek olan mallarının .....'ya kadar taşındığı, .....'dan .....'da yapılacak olan fuara taşınmak üzere gerekli işlemler başlatılmış ise de, davalı taşıyıcının «temsilcisi» konumunda bulunan dava dışı kişiler tarafından .....'ya götürülerek davacı gönderenin fuar «görevlilerine» ulaştırılamadığı ve davalı «asıl taşıyıcının», onun adına hareket eden «alt taşıyıcısı» ve «acenta» veya temsilcilerinin fiil ve hareketlerinden dolayı kendi «kusuru» gibi sorumluluğunun söz konusu olduğu, davalının sözleşme konusu ifayı yerine getiremediği ve bu nedenle 818 Sayılı B.K.’nın 96. maddesi hükümlerine göre sözleşmenin tarafı olan davacının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu gerekçesi ile davacının yapmış olduğu «masraf» olarak tespit edilen toplam 40.728,98 TL üzerinden davanın kabulüne, kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren talep gibi «reeskont faizi» uygulanmasına, davacının koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, konulmuş bu gibi koşulların bulunmaması hallerinde, karayolu «taşıyıcısının sorumluluğu» bu sözleşmeye göre tayin edilir.
Benzer bu karardaDavalının, söz konusu yangının çıkışında bir fiil ya da ihmali tespit edilmediği gibi «ziya» da emtianın gemide taşınma sırasında ve bu nedenle oluştuğundan artık davalı karayolu «taşıyıcısının sorumluluğunun», sanki davacı gönderen ile davalı arasında denizyolu ile «taşıma sözleşmesi» yapılmış gibi kabul edilerek buna göre belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre şayet diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda, ortaya çıkan kayıp, «hasar» veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve bu nedenle oluştuğu kanıtlanırsa karayolu «taşıyıcısının sorumluluğu», CMR Konvansiyonu'na göre, eğer söz konusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukave …
… enimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi bulunduğu, bu kapsamda taşıma sırasında vukubulan «hasar», «taşıyıcının» önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise taşıyıcının zarardan sorumlu tutulamayacağı, somut olayda da davalının gemide çıkan yangının çıkmasını ön …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi
Benzer bu kararda1-Dava, Türkiye'den İtalya'ya karayolu ile taşınması kararlaştırılan emtianın, taşıma sırasında «zayi» olması nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
… nin davalı tarafından üstlenildiğini, emtianın araca yüklenmesinden sonra taşımayı gerçekleştiren aracın da içinde bulunduğu geminin yanması sonucu taşınan emtianın «zayi» olduğunu ileri sürmüş, davalı ise taşıma ilişkisini kabul ederek kendisinin, yangının çıkmasında bir kusurunun olmadığını savunmuş, mahkemece ise dava konusu uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi bulunduğu ve davalı «taşıyıcının», CMR Konvansiyonu'nun 17/2. maddesi uyarınca zarardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere taraflar arasında uluslararası karayolu taşımasına ilişkin anlaşma bulunduğu, yükün davalıya ait araca yüklendiği, taşımayı gerçekleştiren karayolu taşıtının da yük bu taşıttan boşaltılmadan gemiye yüklendiği ve gemide meydana gelen yangın sonucunda taşınan emtianın «zayi» olduğu hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
… ının karayolu taşıtına yüklenmiş ve yük bu boşaltılmadan taşıma aracı da dava dışı şirkete ait gemi ile taşınmış, araç gemide iken çıkan yangın neticesinde de emtia «zayi» olmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1008 E. 2011/10291 K.
Ortak:alt taşıyıcı · reeskont faizi · taşıyıcı · hasar · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, CMR sözleşmesi kapsamında olmayan bu taşımada, «kombine taşıma» ile ilgili konvansiyonun ülkemiz tarafından imzalanmamış olması nedeniyle ulusal hukukumuzun uygulanması gerektiği, bu doğrultuda yapılan değerlendirmede, «taşıyıcı» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten, gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde eşyanın uğradığı «ziyaa» ve hasardan sorumlu olduğu, davacının ......'da sergilenecek olan mallarının .....'ya kadar taşındığı, .....'dan .....'da yapılacak olan fuara taşınmak üzere gerekli işlemler başlatılmış ise de, davalı taşıyıcının «temsilcisi» konumunda bulunan dava dışı kişiler tarafından .....'ya götürülerek davacı gönderenin fuar «görevlilerine» ulaştırılamadığı ve davalı «asıl taşıyıcının», onun adına hareket eden «alt taşıyıcısı» ve «acenta» veya temsilcilerinin fiil ve hareketlerinden dolayı kendi «kusuru» gibi sorumluluğunun söz konusu olduğu, davalının sözleşme konusu ifayı yerine getiremediği ve bu nedenle 818 Sayılı B.K.’nın 96. maddesi hükümlerine göre sözleşmenin tarafı olan davacının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu gerekçesi ile davacının yapmış olduğu «masraf» olarak tespit edilen toplam 40.728,98 TL üzerinden davanın kabulüne, kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren talep gibi «reeskont faizi» uygulanmasına, davacının koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, «hasar» veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, karayolu «taşıyıcısının sorumlulugu» bu Sözleşmeye göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapıl …
Ancak, konulmuş bu gibi koşulların bulunmaması hallerinde, karayolu «taşıyıcısının sorumluluğu» bu sözleşmeye göre tayin edilir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı tarafça taşınan emtianın hasarsız olarak «teslim» edildiği savunulmuş ise de, 13.04.2007 tarihli ve davalı «taşıyıcının» da imzasını «taşıyan» tutanakta emtianın hasarlı teslim edildiğinin belirtildiği, tespitin davalı taşıyıcıya ait gümrük sahasında yapıldığı, bu durumda emtianın alıcıya teslim edilmeden önce «hasar» gördüğü, CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca taşıyıcının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle 4.900 TL’nın 20.07.2007 tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davaya cevap dilekçesinde, sigortalı emtianın Almanya’ya taşınması işinin davalı şirket tarafından «alt taşıyıcıya» yaptırıldığının kabul edilmesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacı şirkete «nakliyat sigorta poliçesiyle» sigortalı emtianın, davalı taşıma şirketinin sorumluluğunda karayolu ile taşındığı sırada «hasara» uğraması nedeniyle «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücuen tazminat · taşıyan · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda2-Dava, davacı şirkete «nakliyat sigorta poliçesiyle» sigortalı emtianın, davalı taşıma şirketinin sorumluluğunda karayolu ile taşındığı sırada «hasara» uğraması nedeniyle «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı tarafça taşınan emtianın hasarsız olarak «teslim» edildiği savunulmuş ise de, 13.04.2007 tarihli ve davalı «taşıyıcının» da imzasını «taşıyan» tutanakta emtianın hasarlı teslim edildiğinin belirtildiği, tespitin davalı taşıyıcıya ait gümrük sahasında yapıldığı, bu durumda emtianın alıcıya teslim edilmeden önce «hasar» gördüğü, CMR Konvansiyonu’nun 17/1. maddesi uyarınca taşıyıcının hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle 4.900 TL’nın 20.07.2007 tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1615 E. 2022/3580 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, CMR sözleşmesi kapsamında olmayan bu taşımada, «kombine taşıma» ile ilgili konvansiyonun ülkemiz tarafından imzalanmamış olması nedeniyle ulusal hukukumuzun uygulanması gerektiği, bu doğrultuda yapılan değerlendirmede, «taşıyıcı» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten, gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde eşyanın uğradığı «ziyaa» ve hasardan sorumlu olduğu, davacının ......'da sergilenecek olan mallarının .....'ya kadar taşındığı, .....'dan .....'da yapılacak olan fuara taşınmak üzere gerekli işlemler başlatılmış ise de, davalı taşıyıcının «temsilcisi» konumunda bulunan dava dışı kişiler tarafından .....'ya götürülerek davacı gönderenin fuar «görevlilerine» ulaştırılamadığı ve davalı «asıl taşıyıcının», onun adına hareket eden «alt taşıyıcısı» ve «acenta» veya temsilcilerinin fiil ve hareketlerinden dolayı kendi «kusuru» gibi sorumluluğunun söz konusu olduğu, davalının sözleşme konusu ifayı yerine getiremediği ve bu nedenle 818 Sayılı B.K.’nın 96. maddesi hükümlerine göre sözleşmenin tarafı olan davacının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu gerekçesi ile davacının yapmış olduğu «masraf» olarak tespit edilen toplam 40.728,98 TL üzerinden davanın kabulüne, kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren talep gibi «reeskont faizi» uygulanmasına, davacının koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, «hasar» veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, karayolu «taşıyıcısının sorumlulugu» bu Sözleşmeye göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapıl …
Ancak, konulmuş bu gibi koşulların bulunmaması hallerinde, karayolu «taşıyıcısının sorumluluğu» bu sözleşmeye göre tayin edilir.
Benzer bu karardaDiğer taraftan TTK’nın 903. maddesinde ‘’Zıyaa, «hasara» veya «teslimdeki gecikmeye» yol açan olayın, taşımanın hangi kısmında meydana geldiği belli ise, «taşıyıcının sorumluluğu», bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümlerinin yerine, taşımanın bu kısmı için ayrı bir «taşıma sözleşmesi» yapılmış olsaydı, o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre belirlenir.
875 gereği davalının sorumlu olduğu, «ağır kusur» olmadığı, davalı «taşıyıcının» toplam 88 parçalık 537.496,81 Kg yükün taşınmasını üstlendiği, bu yük içinde bir kısmı taşırken hasarlanmasına sebebiyet verildiği, bu hasarlı parçanın, toplam yükün birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği için kısmi «hasar» olarak değil toplam proje içinde bir hasar olarak gözetilmesi gerektiği, gerek davalı taşıyıcının gerekse davalı «sorumluluk sigortacısının» tam tazminatı yani «gerçekleşen zararı» tazmin etmek durumunda oldukları, gerekçesiyle; davacı Çalık Enerji ...
2) Dava, değişik araçlarla yapılan (multimodal) uluslararası taşıma sırasında meydana gelen kaza sebebiyle emtiada oluşan «hasar» bedelinin davalı «taşıyıcı», «taşıyıcının sorumluluk sigortacısı» ve «nakliyat sigortacısından» «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı sorumluluk sigortası · teslimde gecikme · nakliyat sigortası · ağır kusur · istinaf başvurusunun reddi · sınırlı sorumluluk · sigorta tazminatı · rücuen tahsil
Benzer bu kararda2) Dava, değişik araçlarla yapılan (multimodal) uluslararası taşıma sırasında meydana gelen kaza sebebiyle emtiada oluşan «hasar» bedelinin davalı «taşıyıcı», «taşıyıcının sorumluluk sigortacısı» ve «nakliyat sigortacısından» «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
875 gereği davalının sorumlu olduğu, «ağır kusur» olmadığı, davalı «taşıyıcının» toplam 88 parçalık 537.496,81 Kg yükün taşınmasını üstlendiği, bu yük içinde bir kısmı taşırken hasarlanmasına sebebiyet verildiği, bu hasarlı parçanın, toplam yükün birlikte değerlendirilmesini gerektirdiği için kısmi «hasar» olarak değil toplam proje içinde bir hasar olarak gözetilmesi gerektiği, gerek davalı taşıyıcının gerekse davalı «sorumluluk sigortacısının» tam tazminatı yani «gerçekleşen zararı» tazmin etmek durumunda oldukları, gerekçesiyle; davacı Çalık Enerji ...
A.Ş. vekilinin istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmediğinden, bu davalının «istinaf başvurusunun reddine»; davalı ...
Diğer taraftan TTK’nın 903. maddesinde ‘’Zıyaa, «hasara» veya «teslimdeki gecikmeye» yol açan olayın, taşımanın hangi kısmında meydana geldiği belli ise, «taşıyıcının sorumluluğu», bu Kitabın Birinci ve İkinci Kısım hükümlerinin yerine, taşımanın bu kısmı için ayrı bir «taşıma sözleşmesi» yapılmış olsaydı, o sözleşmenin bağlı olacağı hükümlere göre belirlenir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2121 E. 2013/18561 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaAncak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, «hasar» veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, karayolu «taşıyıcısının sorumlulugu» bu Sözleşmeye göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapıl …
Ancak, konulmuş bu gibi koşulların bulunmaması hallerinde, karayolu «taşıyıcısının sorumluluğu» bu sözleşmeye göre tayin edilir.
Mahkemece, CMR sözleşmesi kapsamında olmayan bu taşımada, «kombine taşıma» ile ilgili konvansiyonun ülkemiz tarafından imzalanmamış olması nedeniyle ulusal hukukumuzun uygulanması gerektiği, bu doğrultuda yapılan değerlendirmede, «taşıyıcı» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten, gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde eşyanın uğradığı «ziyaa» ve hasardan sorumlu olduğu, davacının ......'da sergilenecek olan mallarının .....'ya kadar taşındığı, .....'dan .....'da yapılacak olan fuara taşınmak üzere gerekli işlemler başlatılmış ise de, davalı taşıyıcının «temsilcisi» konumunda bulunan dava dışı kişiler tarafından .....'ya götürülerek davacı gönderenin fuar «görevlilerine» ulaştırılamadığı ve davalı «asıl taşıyıcının», onun adına hareket eden «alt taşıyıcısı» ve «acenta» veya temsilcilerinin fiil ve hareketlerinden dolayı kendi «kusuru» gibi sorumluluğunun söz konusu olduğu, davalının sözleşme konusu ifayı yerine getiremediği ve bu nedenle 818 Sayılı B.K.’nın 96. maddesi hükümlerine göre sözleşmenin tarafı olan davacının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu gerekçesi ile davacının yapmış olduğu «masraf» olarak tespit edilen toplam 40.728,98 TL üzerinden davanın kabulüne, kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren talep gibi «reeskont faizi» uygulanmasına, davacının koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, davalı «taşıyıcının sorumluluğu» ve sınırları noktasında toplanmaktadır.
Dava, Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi uyarınca ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
1- Davaya konu «hasara» sebep olan kaza uluslararası karayolu taşıması esnasında meydana gelmiş olup taşımanın yapıldığı güzergâh dikkate alındığında, uyuşmazlığa "Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR)" hükümlerinin uygulanacağı tartışmasızdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi uyarınca ödenen «hasar» bedelinin «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Davalının sorumluluğu ile sorumluluğunun kapsamının ve davaya konu «hasar» miktarının da CMR hükümlerine göre belirlenmesinin gerektiği kabul edilerek CMR hükümlerinin tartışılması ve konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8031 E. , 2016/6058 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ........ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/11/2014
NUMARASI 2014/716-2014/677
Taraflar arasında görülen davada ....... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/11/2014 tarih ve 2014/716-2014/677 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ........ tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin 13.09.2011-16.09.2011 tarihleri arasında ....'nın ...... şehrinde yapılacak fuara katılmak üzere davalı şirketle fuarda tanıtım ve teşhir işi için anlaştığını ve bu nedenle nakliye ve gümrükleme dahil bu işlemleri yapacağına dair davalı şirketin taahhüt verdiğini, teşhir edilecek tüm ürünlerin davalıya teslim edildiğini ve davalı tarafça tahsis edilen tırın ......'den .....'ya yola çıktığını, böylece icap ve kabulün gerçekleştiğini, ancak tırın ...... Gümrüğü’nde alı konularak incelemeye tabi tutulduğunu ve fuar tarihlerinde fuar alanında teşhir edilecek ürünlerin davalı şirketçe götürülemediğini, davacı şirketin fuar için yaptığı tüm masrafları beyan etmiş olmasına rağmen ve buna ilişkin kesmiş olduğu 26.10.2011 tarih ve 49.718,32 TL'lik faturayı davalıya göndermesine rağmen ödenmediğini, ve davalı tarafça 01.11.2011 tarihli ihtarname ile kendilerine iade edildiğini, davacının ayrıca .....'daki fuarda ürünlerinin sergilenmemesi nedeniyle manevi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı şirketin markası, satış durumu, sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak fuar için yapılan 49.718,32 TL maddi zarar ile 25.000,00 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, CMR sözleşmesi kapsamında olmayan bu taşımada, kombine taşıma ile ilgili konvansiyonun ülkemiz tarafından imzalanmamış olması nedeniyle ulusal hukukumuzun uygulanması gerektiği, bu doğrultuda yapılan değerlendirmede, taşıyıcı eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten, gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde eşyanın uğradığı ziyaa ve hasardan sorumlu olduğu, davacının ......'da sergilenecek olan mallarının .....'ya kadar taşındığı, .....'dan .....'da yapılacak olan fuara taşınmak üzere gerekli işlemler başlatılmış ise de, davalı taşıyıcının temsilcisi konumunda bulunan dava dışı kişiler tarafından .....'ya götürülerek davacı gönderenin fuar görevlilerine ulaştırılamadığı ve davalı asıl taşıyıcının, onun adına hareket eden alt taşıyıcısı ve acenta veya temsilcilerinin fiil ve hareketlerinden dolayı kendi kusuru gibi sorumluluğunun söz konusu olduğu, davalının sözleşme konusu ifayı yerine getiremediği ve bu nedenle 818 […]K.’nın 96.
maddesi hükümlerine göre sözleşmenin tarafı olan davacının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu gerekçesi ile davacının yapmış olduğu masraf olarak tespit edilen toplam 40.728,98 TL üzerinden davanın kabulüne, kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren talep gibi reeskont faizi uygulanmasına, davacının koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece taşımanın kombine taşıma niteliğinde olduğu, CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilerek yapılan değerledirme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
CMR Konvansiyonu'nun 2. maddesinde yer alan '' Mal yüklü tasıt, 14 üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dısında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındıgı hallerinde de bu sözleşme taşımanın tümü için uygulanır. Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, karayolu taşıyıcısının sorumlulugu bu Sözleşmeye göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir mukavele yapılmış sayılır ve o mukavele konulması gelenekleşmiş hükümlere göre tayin edilir.
Ancak, konulmuş bu gibi koşulların bulunmaması hallerinde, karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu sözleşmeye göre tayin edilir. Eğer, karayolu taşımacısı diger taşıtlar ile de taşıma yapıyor ise, sorumluluğu bu maddenin 1 inci paragrafına göre tayin edilir. Ancak bu durumda, karayolu ve diğer taşıtlar ile taşıma yapan kimse, iki ayrı kişi gibi işlem görür. '' şeklindeki düzenleme karşısında, dava konusu taşımaya CMR hükümlerinin uygulanacağı açıktır.
Bu itibarla, dava konu olayın CMR hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/218815300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz