Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1483 E. 2016/3107 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
organik bağ↗ kişilik hakları↗ davanın konusu↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ cezai şart↗ taahhütname↗ maddi tazminat↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı... 'nin sözleşme kapsamında kullanmamayı taahhüt ettiği davacıya ait resim ve beyanları aralarında organik bağ olan diğer davalıyla birlikte internet ortamındaki ürün tanıtımlarında izinsiz olarak kullanmak suretiyle davacının şöhretinden ve popülaritesinden faydalanıldığı, davacının...'nun 86. maddesi ve TMK 'nun 24 ve devamı maddeleri gereğince kişilik haklarına tecavüz edildiği, davacı fotoğraflarının ticari amaçla kullanılması için kendisinden izin alınsaydı elde edebileceği kazançtan yoksun kalmış olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 200.000.00 TL maddi tazminatın tespit tarihi olan 19.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte ve takdiren 5.000 TL manevi tazminatın aynı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, daval..... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı.... vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Tanıtım sözleşmesi nedeniyle açılan cezai şartı aşan zararın tahsili istemine gelince; davacının basın lansmanı sırasında çekilen fotoğraflarının, izni alınmaksızın internet sitesinde ürün tanıtımı için kullanıldığı ve sözleşmede yer alan cezai şart hükmü nedeniyle açılan dava neticesinde davacının cezai şart alacağının kesin hükme bağlanmış olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının cezai şartı aşan zararının olup olmadığı, istenip istenemeyeceği ve zarar miktarına yöneliktir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 159/2 nci maddesine göre ilke olarak, sözleşme ile kararlaştırılmış olan cezai şart miktarından fazla zarara uğramış olan alacaklının, sözleşmede ifaya eklenen cezai şartın kararlaştırılmış olması ve borçlunun kusurlu olması halinde uğradığı bu fazla zararı da talep etmesi mümkündür.
Somut olayda, taraflar arasındaki 07.04.2009 tarihli tanıtım sözleşmenin 5-e maddesinde, kararlaştırılan cezai şart hükmünün cezai şart türlerinden B.K'nın 158/3 ncü maddesinde düzenlenen ifaya eklenen cezai şart niteliğinde bulunması nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart miktarını aşan zararını davacının talep hakkı bulunduğunun kabulü ile, ...’in 86/1. maddesi gereği değerlendirme yapılmasının gerektiğinin kabulü doğru olmuştur. Ancak mahkemece, zarar miktarının belirlenmesinde sadece....ı Derneği'den alınan yazı cevabı dikkate alınmıştır. Oysa emsal araştırma yapılarak davacının benzer sözleşmeler nedeniyle aldığı ücretlerin belirlenmesi ve hükmedilen bedelin dava konusu sözleşme ile karalaştırılan bedele nazaran fahiş olduğu gözetilerek bu hususları ihtiva eden yeni bir bilirkişi raporu alınarak hüküm kurulması gerekirken, hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacının cezai şartı aşan zararını talep ettiği, bu nedenle işbu davanın da konusu olan sözleşmedeki cezai şart hükmü nedeniyle açılan dava neticesinde davacının 100.000 TL cezai şart alacağının kesin hükme bağlanmış olduğu, bu haliyle hüküm altına alınan cezai şartın belirlenecek zarar miktarından mahsubu gerekirken, cezai şart düşülmeksizin karar verilmesi de doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6447 E. 2022/3748 K.
Ortak:organik bağ · kişilik hakları · cezai şart · maddi tazminat · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı... 'nin sözleşme kapsamında kullanmamayı «taahhüt» ettiği davacıya ait resim ve beyanları aralarında «organik bağ» olan diğer davalıyla birlikte internet ortamındaki ürün tanıtımlarında izinsiz olarak kullanmak suretiyle davacının şöhretinden ve popülaritesinden faydalanıldığı, davacının...'nun 86. maddesi ve TMK 'nun 24 ve devamı maddeleri gereğince «kişilik haklarına» tecavüz edildiği, davacı fotoğraflarının ticari amaçla kullanılması için kendisinden izin alınsaydı elde edebileceği kazançtan yoksun kalmış olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 200.000.00 TL «maddi tazminatın» tespit tarihi olan 19.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte ve takdiren 5.000 TL manevi tazminatın aynı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline kara …
2- Tanıtım sözleşmesi nedeniyle açılan «cezai şartı» aşan zararın tahsili istemine gelince; davacının basın lansmanı sırasında çekilen fotoğraflarının, izni alınmaksızın internet sitesinde ürün tanıtımı için kullanıldığı ve sözleşmede yer alan cezai şart hükmü nedeniyle açılan dava neticesinde davacının cezai şart alacağının «kesin» hükme bağlanmış olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacının «cezai şartı» aşan zararının olup olmadığı, istenip istenemeyeceği ve zarar miktarına yöneliktir.
Benzer bu kararda… ı belirterek davacının şöhretinden ve popülaritesinden faydalanıldığı, bu nedenle davacının FSEK’in 86. maddesi ve Türk Medeni Kanunu'nun 24 vd. maddeleri gereğince «kişilik haklarına» tecavüz edildiği, davalılar arasında «organik bağ» olduğu, davalıların davacının fotoğraflarını ve ismini izinsiz olarak ticari amaçla kullanması şeklindeki eylemleri nedeniyle davacının fiili bir zararının oluşmadığı, ancak davacı fotoğraflarının ticari amaçla kullanılması için kendisinden izin alınsaydı elde edebileceği kazançtan yoksun kaldığı, manevi tazminat talebi dışında ayrıca «maddi tazminat» kapsamında yoksun kaldığı kazancı isteyebileceği, emsal sözleşmeler sunulmuşsa da sözleşmede belirlenen bedellerin birebir davaya konu eyleme uymadığı, ancak ek raporda bu emsaller değerlendirilerek “izinsiz kullanım için talep edebilecek ücretin 125.000.- TL olabileceği, davacı lehine hükmedilen 100.000.- TL «cezai şart» bu bedelden «mahsup» edildiğinde davacının 25.000.- TL maddi tazminat isteyebileceği” hususlarında görüş bildirildiği, rapordaki değerlendirmeler bozma ilamı kapsamında değerlendirildi …
Şti. yönünden 25.000.- TL ve faizi ile sınırlı olmak üzere) tespit tarihi olan 19.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine, 5.000.-TL manevi tazminatın 19.07.2011 tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacının 5846 sayılı FSEK’in 84/1-«son» maddesine göre «maddi tazminat» isteyebilecek olmasına göre, davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mahsup · yasal faiz · ilan · vekalet ücreti · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaŞti. yönünden 25.000.- TL ve faizi ile sınırlı olmak üzere) tespit tarihi olan 19.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine, 5.000.-TL manevi tazminatın 19.07.2011 tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
A.Ş. karar tarihine kadar kendini vekil ile «temsil» ettirmediği halde hükmün 5-c bendinde anılan davalı yararına «vekalet ücretine» hükmolunması, reddedilen «maddi tazminat» yönünden kendini vekil ile temsil ettiren davalı Küçükoğlu Gıda San. ve Tic.
… ı belirterek davacının şöhretinden ve popülaritesinden faydalanıldığı, bu nedenle davacının FSEK’in 86. maddesi ve Türk Medeni Kanunu'nun 24 vd. maddeleri gereğince «kişilik haklarına» tecavüz edildiği, davalılar arasında «organik bağ» olduğu, davalıların davacının fotoğraflarını ve ismini izinsiz olarak ticari amaçla kullanması şeklindeki eylemleri nedeniyle davacının fiili bir zararının oluşmadığı, ancak davacı fotoğraflarının ticari amaçla kullanılması için kendisinden izin alınsaydı elde edebileceği kazançtan yoksun kaldığı, manevi tazminat talebi dışında ayrıca «maddi tazminat» kapsamında yoksun kaldığı kazancı isteyebileceği, emsal sözleşmeler sunulmuşsa da sözleşmede belirlenen bedellerin birebir davaya konu eyleme uymadığı, ancak ek raporda bu emsaller değerlendirilerek “izinsiz kullanım için talep edebilecek ücretin 125.000.- TL olabileceği, davacı lehine hükmedilen 100.000.- TL «cezai şart» bu bedelden «mahsup» edildiğinde davacının 25.000.- TL maddi tazminat isteyebileceği” hususlarında görüş bildirildiği, rapordaki değerlendirmeler bozma ilamı kapsamında değerlendirildi …
Şti. yönünden raporda tespit edilen ve «mahsup» sonrası kalan miktarın dikkate alındığı, bozma dışında kalan hususlara dokunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 200.000.- TL'nin (davalı Küçükoğlu Gıda San. ve Tic.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12323 E. 2014/14277 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek limiti · i̇i̇k 257 · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz · kefil · haciz · teminat
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece kredinin «ipotek» karşılığı kullandırıldığı, ve «ipotek limitini» aşan bir borç olduğunun belgelendirilmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yapılan incelemede borcu karşılayacak miktarda «ipotek» tesis edildiği ve «ipotek limitini» aşan bir borç olduğunun belgelendirilmediği, buna göre İİK m.«257» koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Ancak, mahkemece ipoteğin varlığı kabul edilmiş ise de, ipoteğin asıl borcun «teminatı» için mi, yoksa «kefaletin» temini için mi verildiği tartışılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15044 E. 2017/442 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek limiti · i̇i̇k 257 · ipotek · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre 4.000,000,00 TL bedelli «ipotek» tesis edildiği, alacak ipotek ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle dosya üzerinden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı banka, «genel kredi sözleşmeleri» gereğince kredi kullandırmış ve kredinin «teminatını» oluşturmak üzere «ipotek» tesis edilmiştir.
Talep borcun «ipotek limit» tutarını aşan kısmı ile ilgili «ihtiyati haciz» kararı verilmesine yönelik olup ipotek limitini aşan kısım için ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
İİK’nın «257»’nci maddesine göre de, rehinle temin edilmemiş borcun alacaklısı, borçlu aleyhine «ihtiyati haciz» talebinde bulunabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1483 E. , 2016/3107 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada....Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2014 tarih ve 2012/170-2014/77 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ..... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... Kalkan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili , müvekkili ile davalı... şirketi arasında imzalanan 07.04.2009 tarihli sözleşme uyarınca, müvekkilinin... isimli ürünün basın lansmanında yer almasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin basın lansmanında yer aldıktan sonra davalıların, müvekkilinin bansın lansmanında çekilen görüntülerinin ismi ile birlikte... adlı internet sitesinde haksız ve izinsiz olarak hukuka aykırı bir şekilde kullanarak ürün tanıtımı yaptığını, 07.04.2009 tarihli sözleşmede bu şekilde bir kullanımın münhasıran müvekkilinden izin alınarak kullanılabileceğini, sözleşme ile öngörülen cezai şartın tahsili için açılan davanın müvekkilinin lehine sonuçlandığını, işbu dava ile de cezai şarttan hariç olarak haksız kullanım sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı... 'nin sözleşme kapsamında kullanmamayı taahhüt ettiği davacıya ait resim ve beyanları aralarında organik bağ olan diğer davalıyla birlikte internet ortamındaki ürün tanıtımlarında izinsiz olarak kullanmak suretiyle davacının şöhretinden ve popülaritesinden faydalanıldığı, davacının...'nun 86. maddesi ve TMK 'nun 24 ve devamı maddeleri gereğince kişilik haklarına tecavüz edildiği, davacı fotoğraflarının ticari amaçla kullanılması için kendisinden izin alınsaydı elde edebileceği kazançtan yoksun kalmış olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 200.000.00 TL maddi tazminatın tespit tarihi olan 19.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte ve takdiren 5.000 TL manevi tazminatın aynı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, daval..... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı.... vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Tanıtım sözleşmesi nedeniyle açılan cezai şartı aşan zararın tahsili istemine gelince; davacının basın lansmanı sırasında çekilen fotoğraflarının, izni alınmaksızın internet sitesinde ürün tanıtımı için kullanıldığı ve sözleşmede yer alan cezai şart hükmü nedeniyle açılan dava neticesinde davacının cezai şart alacağının kesin hükme bağlanmış olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının cezai şartı aşan zararının olup olmadığı, istenip istenemeyeceği ve zarar miktarına yöneliktir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 159/2 nci maddesine göre ilke olarak, sözleşme ile kararlaştırılmış olan cezai şart miktarından fazla zarara uğramış olan alacaklının, sözleşmede ifaya eklenen cezai şartın kararlaştırılmış olması ve borçlunun kusurlu olması halinde uğradığı bu fazla zararı da talep etmesi mümkündür.
Somut olayda, taraflar arasındaki 07.04.2009 tarihli tanıtım sözleşmenin 5-e maddesinde, kararlaştırılan cezai şart hükmünün cezai şart türlerinden B.K'nın 158/3 ncü maddesinde düzenlenen ifaya eklenen cezai şart niteliğinde bulunması nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart miktarını aşan zararını davacının talep hakkı bulunduğunun kabulü ile, ...’in 86/1. maddesi gereği değerlendirme yapılmasının gerektiğinin kabulü doğru olmuştur. Ancak mahkemece, zarar miktarının belirlenmesinde sadece....ı Derneği'den alınan yazı cevabı dikkate alınmıştır. Oysa emsal araştırma yapılarak davacının benzer sözleşmeler nedeniyle aldığı ücretlerin belirlenmesi ve hükmedilen bedelin dava konusu sözleşme ile karalaştırılan bedele nazaran fahiş olduğu gözetilerek bu hususları ihtiva eden yeni bir bilirkişi raporu alınarak hüküm kurulması gerekirken, hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacının cezai şartı aşan zararını talep ettiği, bu nedenle işbu davanın da konusu olan sözleşmedeki cezai şart hükmü nedeniyle açılan dava neticesinde davacının 100.000 TL cezai şart alacağının kesin hükme bağlanmış olduğu, bu haliyle hüküm altına alınan cezai şartın belirlenecek zarar miktarından mahsubu gerekirken, cezai şart düşülmeksizin karar verilmesi de doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı .... vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı... .... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün unvanı belirtilen davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/218602800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz