Genel işlem koşulu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13156 E. 2016/3233 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem koşulu↗ ticari işletme↗ tbk 99↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 2006-2007 ve 2008 yıllarında birden fazla kez işletme ihtiyaç kredisi kullandığı, kullanılan kredilerden dolayı 2.290,00 TL masraf kesintisi yapıldığı, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı Yasa kapsamında kalmadığı, uyuşmazlık konusunun 6098 sayılı TBK hükümleri gereğince çözümlenmesi gerektiği, bu kapsamda TBK'nın 20. ve 21. maddesi gereğince davalı banka tarafından tek başına hazırlanarak ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanılma amacı güdüldüğü ve tip sözleşme niteliği taşıdığı sözleşmenin diğer tarafının genel işlem koşullarını tam olarak anlayıp olası sonuçları ile birlikte değerlendirebilecek donanımda ve pazarlık gücünde olmadığı, genel işlem koşullarının taraflar arasında müzakere edilerek kabul edilmemesi halinde yazılmamış sayılması gerektiği, davalı bankanın haksız olarak masraf adı altında kesintiler yapmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; 2.290,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya masrafı adı altında kesilen ücretin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve 22. maddesi gereği davanın kabulüne karar verilmiş ise de, taraflar arasında 2006-2007-2008 tarihli birden fazla kredi sözleşmesi imzalanmış olup, işbu sözleşmeler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önceki tarihli olduğundan anılan Kanunun genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerinin somut uyuşmazlıkta nazara alınması mümkün değildir. Kaldı ki, 6102 sayılı TTK'nın 20. maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin münasip bir ücret isteyebileceği düzenlenmiş olup, davalı banka tacir ve dava konusu kredi ticari işletmesiyle ilgili işlemlerden olduğu için ücret dahi talep etme hakkı vardır. Somut olayda, davalı tarafından masraf adı altında toplam 2.290,00TL kesinti yapılmış ise de, bu tutarın hangi hizmetin karşılığı olarak alındığı ve hangi oran üzerinden alındığı dosya kapsamında kredi sözleşmelerinin tamamı bulunmadığından anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece dava konusu kesintilerin yapıldığı kredi sözleşmelerinin tamamı ve banka kayıtlarının getirtilerek konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları da gözetilerek, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarların yasalara ve sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2586 E. 2015/8408 K.
Ortak:ticari işletme · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaKaldı ki, 6102 sayılı TTK'nın 20. maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin münasip bir ücret isteyebileceği düzenlenmiş olup, davalı banka tacir ve dava konusu kredi ticari işletmesiyle ilgili işlemlerden olduğu için ücret dahi talep etme hakkı vardır.
Somut olayda, davalı tarafından «masraf» adı altında toplam 2.290,00TL kesinti yapılmış ise de, bu tutarın hangi hizmetin karşılığı olarak alındığı ve hangi oran üzerinden alındığı dosya kapsamında «kredi sözleşmelerinin» tamamı bulunmadığından anlaşılamamaktadır.
Bu durumda mahkemece dava konusu kesintilerin yapıldığı «kredi sözleşmelerinin» tamamı ve banka kayıtlarının getirtilerek konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları da gözetilerek, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarların yasalara ve sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» tip sözleşme olup sözleşmede ücre, «masraf» vs. kesilebilceğine dair sözleşme hükmünün «genel işlem şartı» olup davacının aleyhine konulduğunu, bu nedenle davalı Banka tarafından tahsil edilen «komisyonun» iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 3000 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki 15.06.2011 tarihli «kredi sözleşmesinin» 7. maddesinde sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü «masraf», vergi «harç» ve sair giderleri tahsil edebileceği düzenlenmiştir.
TTK'nın 22. (6102 sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · genel işlem şartı · genel kredi sözleşmesi · komisyon · istirdat · harç
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» tip sözleşme olup sözleşmede ücre, «masraf» vs. kesilebilceğine dair sözleşme hükmünün «genel işlem şartı» olup davacının aleyhine konulduğunu, bu nedenle davalı Banka tarafından tahsil edilen «komisyonun» iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 3000 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece her ne kadar yukarıda anılan sözleşme hükmünün «genel işlem şartı» olup açıkça davacının menfaatine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve devamı maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları», ancak Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanacak olup taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 15.06.2011 tarihinde akdedildiği göz önüne alındığında mahkemenin yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Dava, davalı Banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle «komisyon» adı altında tahsil edilen ücretin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 15.06.2011 tarihli «kredi sözleşmesinin» 7. maddesinde sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü «masraf», vergi «harç» ve sair giderleri tahsil edebileceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2544 E. 2019/7251 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece itirazın iptali ile takibin 16.290,43 TL üzerinden devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
-
Kararın Yargıtayca incelenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7261 E. 2017/4262 K.
Ortak:ticari işletme · kredi sözleşmesi · tacir
İncelediğiniz karardaKaldı ki, 6102 sayılı TTK'nın 20. maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin münasip bir ücret isteyebileceği düzenlenmiş olup, davalı banka tacir ve dava konusu kredi ticari işletmesiyle ilgili işlemlerden olduğu için ücret dahi talep etme hakkı vardır.
Mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve 22. maddesi gereği davanın kabulüne karar verilmiş ise de, taraflar arasında 2006-2007-2008 tarihli birden fazla «kredi sözleşmesi» imzalanmış olup, işbu sözleşmeler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önceki tarihli olduğundan anılan Kanunun «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerinin somut uyuşmazlıkta nazara alınması mümkün değildir.
Somut olayda, davalı tarafından «masraf» adı altında toplam 2.290,00TL kesinti yapılmış ise de, bu tutarın hangi hizmetin karşılığı olarak alındığı ve hangi oran üzerinden alındığı dosya kapsamında «kredi sözleşmelerinin» tamamı bulunmadığından anlaşılamamaktadır.
Benzer bu kararda01.07.2012 tarihinden önce kullandırılan krediler için 6762 sayılı TTK'nın 22. maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı Banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın banka olduğu ve «tacir sıfatına» haiz olduğu, yapılan işlemin ticari iş olduğu, ticari işten kaynaklanan uyuşmazlıkta tarafların «basiretli tacir» gibi hareket etme yükümlülüğü olduğu, bu nedenlerle 6098 sayılı TBK'nın «genel işlem şartlarının» uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · genel işlem şartı · tacir sıfatı · ticari kredi · basiretli tacir
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın banka olduğu ve «tacir sıfatına» haiz olduğu, yapılan işlemin ticari iş olduğu, ticari işten kaynaklanan uyuşmazlıkta tarafların «basiretli tacir» gibi hareket etme yükümlülüğü olduğu, bu nedenlerle 6098 sayılı TBK'nın «genel işlem şartlarının» uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen ücretlerin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
01.07.2012 tarihinden sonra kullandırılan krediler yönünden ise 6098 sayılı TBK'de düzenlenmiş olan «genel işlem koşulları» hükümleri gözetilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8648 E. 2016/3751 K.
Ortak:ticari işletme · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaKaldı ki, 6102 sayılı TTK'nın 20. maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin münasip bir ücret isteyebileceği düzenlenmiş olup, davalı banka tacir ve dava konusu kredi ticari işletmesiyle ilgili işlemlerden olduğu için ücret dahi talep etme hakkı vardır.
Somut olayda, davalı tarafından «masraf» adı altında toplam 2.290,00TL kesinti yapılmış ise de, bu tutarın hangi hizmetin karşılığı olarak alındığı ve hangi oran üzerinden alındığı dosya kapsamında «kredi sözleşmelerinin» tamamı bulunmadığından anlaşılamamaktadır.
Bu durumda mahkemece dava konusu kesintilerin yapıldığı «kredi sözleşmelerinin» tamamı ve banka kayıtlarının getirtilerek konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları da gözetilerek, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarların yasalara ve sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin 26.05.2004-18.06.2008 tarihleri arasında davalı bankadan bir çok kez «ticari kredi» kullandığı, kullanılan krediler sebebiyle davacı şirketten kesilen «ekspertiz ücreti», kredi «komisyon» ücreti, dosya «masrafı», istihbarat ücreti v.s. adı altında kesintiler yapıldığı, taraflar «tacir» olduğundan 4077 sayılı TKHKnun uygulanamayacağı, 6098 sayılı TBKnın yürürlük tarihinden önce imzalanan sözleşmeye de TBK hükümlerinin uygulanamayacağı, davacının t …
Diğer yandan Türk Ticaret Kanunu'nun 22. (6102 sayılı TTK'nın 20. ) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin münasip bir ücret isteyebileceği düzenlenmiş olup, davalı banka tacir ve dava konusu kredi ticari işletmesiyle ilgili işlemlerdendir.
Dosya kapsamında bulunan «kredi sözleşmesinin» 7. maddesi “... bankanın tayin edeceği oranlarda faiz, «komisyon», fon ve gider vergisi uygulanacaktır” şeklinde düzenleme içerdiği, ancak, hangi oranlar üzerinden kesinti yapıldığının tespit edilemediği, bankalara faiz dışı gelir elde etme imkanı tanınmış ise de bu «hakkın kötüye kullanılmaması» gerektiği, bu nedenle diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamalarının da araştırılarak, davalının tahsil ettiği tutarların uygun olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ekspertiz ücreti · ticari kredi · hakkın kötüye kullanılması · komisyon · ek tasfiye · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin 26.05.2004-18.06.2008 tarihleri arasında davalı bankadan bir çok kez «ticari kredi» kullandığı, kullanılan krediler sebebiyle davacı şirketten kesilen «ekspertiz ücreti», kredi «komisyon» ücreti, dosya «masrafı», istihbarat ücreti v.s. adı altında kesintiler yapıldığı, taraflar «tacir» olduğundan 4077 sayılı TKHKnun uygulanamayacağı, 6098 sayılı TBKnın yürürlük tarihinden önce imzalanan sözleşmeye de TBK hükümlerinin uygulanamayacağı, davacının t …
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Dosya kapsamında bulunan «kredi sözleşmesinin» 7. maddesi “... bankanın tayin edeceği oranlarda faiz, «komisyon», fon ve gider vergisi uygulanacaktır” şeklinde düzenleme içerdiği, ancak, hangi oranlar üzerinden kesinti yapıldığının tespit edilemediği, bankalara faiz dışı gelir elde etme imkanı tanınmış ise de bu «hakkın kötüye kullanılmaması» gerektiği, bu nedenle diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamalarının da araştırılarak, davalının tahsil ettiği tutarların uygun olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava, taraflar arasında 2004-2008 yılları arasında imzalanan 8 ayrı Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca davalı banka tarafından farklı isimler altında kesilen «masraf» ve «komisyonların» tahsili istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13156 E. , 2016/3233 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada..... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/04/2015 tarih ve 2014/506-2015/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan çeşitli tarihlerde ticari kredi kullanmış olduğunu, bu krediler nedeniyle haksız ve hukuka aykırı olarak dosya masrafı adı altında kesintiler yapıldığını, hazırlanan kredi sözleşmelerinin matbu olduğu ve dosya masraflarının müzakere edilme şansının olmadığını, bu hükümlerin banka lehine ve kredi kullananlar aleyhine konulmuş olan tek taraflı hükümler olduğunu ileri sürerek dosya masrafı adı altında kendisinden alınan 2.290,00 TL paranın alındığı tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; bankaların verdikleri hizmet karşılığında ücret talep etme hakkı olduğunu, davacının ticari kredi kullanmış olduğunu ve tüketici olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 2006-2007 ve 2008 yıllarında birden fazla kez işletme ihtiyaç kredisi kullandığı, kullanılan kredilerden dolayı 2.290,00 TL masraf kesintisi yapıldığı, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı Yasa kapsamında kalmadığı, uyuşmazlık konusunun 6098 sayılı TBK hükümleri gereğince çözümlenmesi gerektiği, bu kapsamda TBK'nın 20. ve 21. maddesi gereğince davalı banka tarafından tek başına hazırlanarak ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanılma amacı güdüldüğü ve tip sözleşme niteliği taşıdığı sözleşmenin diğer tarafının genel işlem koşullarını tam olarak anlayıp olası sonuçları ile birlikte değerlendirebilecek donanımda ve pazarlık gücünde olmadığı, genel işlem koşullarının taraflar arasında müzakere edilerek kabul edilmemesi halinde yazılmamış sayılması gerektiği, davalı bankanın haksız olarak masraf adı altında kesintiler yapmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile;
2. 290,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya masrafı adı altında kesilen ücretin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. ve 22. maddesi gereği davanın kabulüne karar verilmiş ise de, taraflar arasında 2006-2007-2008 tarihli birden fazla kredi sözleşmesi imzalanmış olup, işbu sözleşmeler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önceki tarihli olduğundan anılan Kanunun genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerinin somut uyuşmazlıkta nazara alınması mümkün değildir. Kaldı ki, 6102 sayılı TTK'nın 20. maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin münasip bir ücret isteyebileceği düzenlenmiş olup, davalı banka tacir ve dava konusu kredi ticari işletmesiyle ilgili işlemlerden olduğu için ücret dahi talep etme hakkı vardır.
Somut olayda, davalı tarafından masraf adı altında toplam 2.290,00TL kesinti yapılmış ise de, bu tutarın hangi hizmetin karşılığı olarak alındığı ve hangi oran üzerinden alındığı dosya kapsamında kredi sözleşmelerinin tamamı bulunmadığından anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece dava konusu kesintilerin yapıldığı kredi sözleşmelerinin tamamı ve banka kayıtlarının getirtilerek konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları da gözetilerek, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarların yasalara ve sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerl davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/218296800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz