Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10274 E. 2016/5175 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mazeret dilekçesi↗ ihtarat↗ mazeret↗ keşif↗ vekile tebliğ↗ ara karar↗ kesin süre↗ ispat yükü↗ taşıyıcı↗ bilirkişi incelemesi↗ yasal faiz↗ kusur↗ hasar↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacıya ait motor bloğunun davalı tarafından taşınması esnasında hasar görerek kullanılamaz hale geldiği, davalı taşıyıcının emtiayı itirazı kayıt koymadan teslim aldığı ve oluşan zararın paketlemeden kaynaklandığını ispat edemediği, söz konusu zararın meydana gelmesindeki tüm kusurun davalıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 12.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, yurt içi taşımadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin bozma ilamında, “hasarın ambalaj hatasından ileri geldiği hususundaki ispat yükünün davalı üzerinde olduğu gözetilerek, davalıya bu konudaki tüm delillerini bildirmek üzere süre verilmesi, bildirilen deliller ile birlikte mümkünse hasarlı emtia üzerinde de taşıma konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi” belirtilmiş olup, mahkemece, bozma ilamına uygun olarak verilen ara karar; davalı vekiline tebliğ edilmiş ve yapılan keşif sırasında davalı şirket çalışanlarınca davaya konu motor bloğu, bilirkişi incelemesi için gösterilmemiştir. Bunun üzerine, davalı vekiline, dava konusu motor bloğunun keşif mahallinde hazır edilmediği takdirde bu delilden vazgeçmiş sayılacağı ihtaratı yapılarak yeni bir keşif günü tayin edilmiş ve davalıya bilirkişi ve araç ücretinin yatırılması için kesin süre verilmiştir. Verilen kesin süre içerisinde davalı vekili bilirkişi ve araç ücretini yatırmış ancak dava konusu motor bloğunun incelemeye hazır edileceğini ve keşfin yokluğunda yapılması talebini içerir mazeret dilekçesi sunarak keşfe katılmamıştır. Bu durumda, mahkemece, davalı vekilinin yokluğunda keşif yapılarak bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı mazereti konusunda bir karar da vermeden davalı şirket yetkilisinin mahkemede hazır bulunmadığından bahisle davalının savunmasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5804 E. 2011/16914 K.
Ortak:ispat yükü · taşıyıcı · yasal faiz · kusur · hasar · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacıya ait motor bloğunun davalı tarafından taşınması esnasında «hasar» görerek kullanılamaz hale geldiği, davalı «taşıyıcının» emtiayı itirazı kayıt koymadan «teslim» aldığı ve oluşan zararın paketlemeden kaynaklandığını ispat edemediği, söz konusu zararın meydana gelmesindeki tüm «kusurun» davalıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 12.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizin bozma ilamında, “«hasarın» ambalaj hatasından ileri geldiği hususundaki «ispat yükünün» davalı üzerinde olduğu gözetilerek, davalıya bu konudaki tüm delillerini bildirmek üzere süre verilmesi, bildirilen deliller ile birlikte mümkünse hasarlı emtia üzerinde de taşıma konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi” belirtilmiş olup, mahkemece, bozma ilamına uygun olarak verilen «ara» karar; davalı «vekiline tebliğ» edilmiş ve yapılan «keşif» sırasında davalı şirket çalışanlarınca davaya konu motor bloğu, «bilirkişi incelemesi» için gösterilmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait motor bloğunun davalı tarafından taşınması esnasında «hasar» görerek kullanılamaz hale geldiği, davacının paketlemeden kaynaklanan bir kusurunun ispat edilemediği, söz konusu zararın meydana gelmesindeki tüm «kusurun» davalıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 12.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Gerçekten de TTK'nun 772. maddesi uyarınca «taşıyıcı», eşyayı «ihtirazi kayıt» koymadan «teslim» almış ise artık o eşyanın hiçbir «kusuru» olmadığını kabul etmiş sayılır.
Davacı taraf, davalıya Diyarbakır'dan Ankara'ya taşınmak üzere sağlam biçimde «teslim» edilen motor bloğunun taşıma sırasında «hasara» uğradığını ileri sürmüş, davalı ise söz konusu hasarın ambalaj hatasından kaynaklandığını savunmuş olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ambalajlama hatası · sorumluluktan kurtulma · ihtirazi kayıt · taşıyıcının sorumluluğu · denetime elverişlilik · eksik inceleme
Benzer bu karardaSomut olayda, davalı taraf taşınan eşyanın «ambalaj hatası» nedeniyle «hasara» uğradığını savunmuş olmasına rağmen mahkemece bu savunma üzerinde yeterince durulmamış, gerekçesiz ve «denetime elverişsiz» makine mühendisi bilirkişinin raporuna dayalı olarak hüküm kurulmuştur.
Gerçekten de TTK'nun 772. maddesi uyarınca «taşıyıcı», eşyayı «ihtirazi kayıt» koymadan «teslim» almış ise artık o eşyanın hiçbir «kusuru» olmadığını kabul etmiş sayılır.
Öte yandan, eşyanın «taşıyıcıya» «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar meydana gelen hasardan da «taşıyıcı sorumludur».
Fakat, «taşıyıcı» «hasarın» TTK'nun 781/2. maddesinde sayılan hallerden ileri geldiğini ispat ederse «sorumluluktan kurtulur».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16138 E. 2013/13181 K.
Ortak:keşif · ara karar · kesin süre · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaAncak, Dairemizin bozma ilamında, “«hasarın» ambalaj hatasından ileri geldiği hususundaki «ispat yükünün» davalı üzerinde olduğu gözetilerek, davalıya bu konudaki tüm delillerini bildirmek üzere süre verilmesi, bildirilen deliller ile birlikte mümkünse hasarlı emtia üzerinde de taşıma konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi” belirtilmiş olup, mahkemece, bozma ilamına uygun olarak verilen «ara» karar; davalı «vekiline tebliğ» edilmiş ve yapılan «keşif» sırasında davalı şirket çalışanlarınca davaya konu motor bloğu, «bilirkişi incelemesi» için gösterilmemiştir.
Bunun üzerine, davalı vekiline, dava konusu motor bloğunun «keşif» mahallinde hazır edilmediği takdirde bu delilden vazgeçmiş sayılacağı «ihtaratı» yapılarak yeni bir keşif günü tayin edilmiş ve davalıya bilirkişi ve araç ücretinin yatırılması için «kesin süre» verilmiştir.
Verilen «kesin süre» içerisinde davalı vekili bilirkişi ve araç ücretini yatırmış ancak dava konusu motor bloğunun incelemeye hazır edileceğini ve keşfin yokluğunda yapılması talebini içerir «mazeret dilekçesi» sunarak keşfe katılmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemece 16/01/2012 tarihinde «keşif» tutanağında belirtilen nedenlerle keşfin yapılamadığı ve 15/02/2012 tarihli oturumda davacı tarafa yeniden talep göz önünde bulundurularak keşif günü verildiği ve «ara» kararın 2.bendinde de keşfin yapılması ve gerekli keşif hazırlığının yapılması yönünde davacı tarafa «kesin mehil» verildiği, tekrar mahalline keşif günü gidildiğinde 16/04/2012 tarihinde tutulan keşif tutanağına göre keşfin yapılma olanağı bulunamadığı buna rağmen davacı tarafın talebi göz önünde bulundurularak bilirkişilerin müsait ortam ve mahallin görülmesi için gerekli imkanın sağlanması halinde tekrar gidip yeri görmeleri yönünde ara karar oluşturulduğu ve yine bu hususta da gerekli uyarı yapılarak «kesin süre» verildiği buna rağmen «bilirkişi incelemesinin» gerçekleştirilemediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · ek mehil · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemece 16/01/2012 tarihinde «keşif» tutanağında belirtilen nedenlerle keşfin yapılamadığı ve 15/02/2012 tarihli oturumda davacı tarafa yeniden talep göz önünde bulundurularak keşif günü verildiği ve «ara» kararın 2.bendinde de keşfin yapılması ve gerekli keşif hazırlığının yapılması yönünde davacı tarafa «kesin mehil» verildiği, tekrar mahalline keşif günü gidildiğinde 16/04/2012 tarihinde tutulan keşif tutanağına göre keşfin yapılma olanağı bulunamadığı buna rağmen davacı tarafın talebi göz önünde bulundurularak bilirkişilerin müsait ortam ve mahallin görülmesi için gerekli imkanın sağlanması halinde tekrar gidip yeri görmeleri yönünde ara karar oluşturulduğu ve yine bu hususta da gerekli uyarı yapılarak «kesin süre» verildiği buna rağmen «bilirkişi incelemesinin» gerçekleştirilemediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemenin davayı sonuçlandırma gerekçesi «davanın açılmamış sayılmasını» gerektirmeyip, ancak delilden vazgeçilme sonucunu doğurur.
Kaldı ki, anılan konutların kapılarının açılamaması davacının «yetkisinde» olan bir husus değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1933 E. 2012/8466 K.
Ortak:ihtarat · keşif · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaBunun üzerine, davalı vekiline, dava konusu motor bloğunun «keşif» mahallinde hazır edilmediği takdirde bu delilden vazgeçmiş sayılacağı «ihtaratı» yapılarak yeni bir keşif günü tayin edilmiş ve davalıya bilirkişi ve araç ücretinin yatırılması için «kesin süre» verilmiştir.
Verilen «kesin süre» içerisinde davalı vekili bilirkişi ve araç ücretini yatırmış ancak dava konusu motor bloğunun incelemeye hazır edileceğini ve keşfin yokluğunda yapılması talebini içerir «mazeret dilekçesi» sunarak keşfe katılmamıştır.
Ancak, Dairemizin bozma ilamında, “«hasarın» ambalaj hatasından ileri geldiği hususundaki «ispat yükünün» davalı üzerinde olduğu gözetilerek, davalıya bu konudaki tüm delillerini bildirmek üzere süre verilmesi, bildirilen deliller ile birlikte mümkünse hasarlı emtia üzerinde de taşıma konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi” belirtilmiş olup, mahkemece, bozma ilamına uygun olarak verilen «ara» karar; davalı «vekiline tebliğ» edilmiş ve yapılan «keşif» sırasında davalı şirket çalışanlarınca davaya konu motor bloğu, «bilirkişi incelemesi» için gösterilmemiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, yapılacak keşfe ilişkin daha makul bir «bilirkişi ücreti» belirlenerek, «keşif» giderlerinin kalem kalem tutarları gösterilmek, bu giderlerin yatırılma süresi ve verilen «kesin sürenin» gereğinin yerine getirilmemesi halinde bu durumun sonuçları açıklanmak ve gerekli «ihtarat» yapılmak suretiyle, davacıya usulüne uygun süre verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 17/09/2007 tarihli ve davaya konu edilen alacağın Alman Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı adına gönderildiğine ilişkin «havale» evrakının bulunup bulunmadığının tespiti ile davacı alacağının «zamanaşımına» uğrayıp uğramadığının belirlenmesinden sonra sonucuna göre karar verilmesi yönündeki bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacının iddialarının araştırılmasına yönelik olarak davalı ... arşivinde yapılacak incelemeye esas olmak üzere «keşif» kararı verildiği, bu amaçla davacıya keşif «masrafları» yatırması konusunda 45 günlük «kesin süre» verildiği, kesin süreye uyulmaması halinde davanın mevcut delil duruma göre karara bağlanacağının «ihtar» edildiği ancak davacının verilen kesin süreye rağmen ilgili masrafı mahkeme veznesine yatırmadığı ve mevcut delil durumuna göre davalı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın davada pasif dava «ehliyetinin» bulunmadığı, diğer davalı yönünden ise davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllar Almanya’da işçi olarak çalıştığını, «kesin» dönüş yaptıktan sonra Alman Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde biriken «primlerinin» kendisine iade edildiğini ve bu amaçla davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi ücreti · ek prim · taraf ehliyeti · ihtar · havale · dosya masrafı · zamanaşımı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin 17/09/2007 tarihli ve davaya konu edilen alacağın Alman Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı adına gönderildiğine ilişkin «havale» evrakının bulunup bulunmadığının tespiti ile davacı alacağının «zamanaşımına» uğrayıp uğramadığının belirlenmesinden sonra sonucuna göre karar verilmesi yönündeki bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacının iddialarının araştırılmasına yönelik olarak davalı ... arşivinde yapılacak incelemeye esas olmak üzere «keşif» kararı verildiği, bu amaçla davacıya keşif «masrafları» yatırması konusunda 45 günlük «kesin süre» verildiği, kesin süreye uyulmaması halinde davanın mevcut delil duruma göre karara bağlanacağının «ihtar» edildiği ancak davacının verilen kesin süreye rağmen ilgili masrafı mahkeme veznesine yatırmadığı ve mevcut delil durumuna göre davalı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın davada pasif dava «ehliyetinin» bulunmadığı, diğer davalı yönünden ise davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllar Almanya’da işçi olarak çalıştığını, «kesin» dönüş yaptıktan sonra Alman Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde biriken «primlerinin» kendisine iade edildiğini ve bu amaçla davalı ...
Bu durumda mahkemece, yapılacak keşfe ilişkin daha makul bir «bilirkişi ücreti» belirlenerek, «keşif» giderlerinin kalem kalem tutarları gösterilmek, bu giderlerin yatırılma süresi ve verilen «kesin sürenin» gereğinin yerine getirilmemesi halinde bu durumun sonuçları açıklanmak ve gerekli «ihtarat» yapılmak suretiyle, davacıya usulüne uygun süre verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Öte yandan davaya konu uyuşmazlığın esasına girilerek, davaya konu paranın davalı Merkez Bankası aracılığı ile gönderilip gönderilmediği hususu belirlenmeksizin adı geçen davalı hakkında açılan davada «husumetten» ret kararı verilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10274 E. , 2016/5175 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ..... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 19/02/2015
NUMARASI 2012/198-2015/77
Taraflar arasında görülen davada ......... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/02/2015 tarih ve 2012/198-2015/77 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirketin .... Şubesi aracılığıyla dava dışı şirkete motor bloğu gönderdiğini, ancak söz konusu emtianın davalı tarafından taşınması sırasında hasara uğradığını, emtianın taşıma hatası nedeniyle kırılması sonucunda kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek, 12.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının iddia ettiği gibi bir hasarın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, hasarın ambalajlama hatasından kaynaklandığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacıya ait motor bloğunun davalı tarafından taşınması esnasında hasar görerek kullanılamaz hale geldiği, davalı taşıyıcının emtiayı itirazı kayıt koymadan teslim aldığı ve oluşan zararın paketlemeden kaynaklandığını ispat edemediği, söz konusu zararın meydana gelmesindeki tüm kusurun davalıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 12.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, yurt içi taşımadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin bozma ilamında, “hasarın ambalaj hatasından ileri geldiği hususundaki ispat yükünün davalı üzerinde olduğu gözetilerek, davalıya bu konudaki tüm delillerini bildirmek üzere süre verilmesi, bildirilen deliller ile birlikte mümkünse hasarlı emtia üzerinde de taşıma konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi” belirtilmiş olup, mahkemece, bozma ilamına uygun olarak verilen ara karar; davalı vekiline tebliğ edilmiş ve yapılan keşif sırasında davalı şirket çalışanlarınca davaya konu motor bloğu, bilirkişi incelemesi için gösterilmemiştir.
Bunun üzerine, davalı vekiline, dava konusu motor bloğunun keşif mahallinde hazır edilmediği takdirde bu delilden vazgeçmiş sayılacağı ihtaratı yapılarak yeni bir keşif günü tayin edilmiş ve davalıya bilirkişi ve araç ücretinin yatırılması için kesin süre verilmiştir. Verilen kesin süre içerisinde davalı vekili bilirkişi ve araç ücretini yatırmış ancak dava konusu motor bloğunun incelemeye hazır edileceğini ve keşfin yokluğunda yapılması talebini içerir mazeret dilekçesi sunarak keşfe katılmamıştır. Bu durumda, mahkemece, davalı vekilinin yokluğunda keşif yapılarak bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı mazereti konusunda bir karar da vermeden davalı şirket yetkilisinin mahkemede hazır bulunmadığından bahisle davalının savunmasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217918300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz