Manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8138 E. 2016/3104 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zilyetlik↗ sözleşmenin ihlali↗ kusur oranı↗ kâr mahrumiyeti↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ yasal faiz↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, dosya bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alındığı, raporda ...nun kusur oranın %75 TCDD işletmesinin kusur oranının ise %25 olduğunu bildirdikleri, kusur oranları tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığı belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile davacı ... Sıdıka için 20.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00TL manevi tazminatın 30.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, tüm taraflar temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, demiryolu ile yolcu taşıma sözleşmesinin ihlali nedeniyle yolcunun öldüğü iddiasına dayalı olarak yolcu yakınları olan davacıların manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemiz uygulamaları ve 6103 sayılı Kanun'un 2/1-a maddesi gereğince, olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 806. maddesi uyarınca, taşıyıcı, yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükelllef olup yolcunun kaza neticesinde ölmesi halinde onun yardımından mahrum kalan kimseler uğradıkları zararlara karşılık taşıyıcıdan tazminat isteyebileceklerdir. Taşıyıcı, kazanın kendisine veya yardımcılarına
yükletilmesi mümkün olan bir kusurdan doğmadığını ispat ettiği takdirde tazminattan kurtulabilir. Öte yandan, 6762 sayılı TTK'nın 798. maddesi uyarınca, yolcular, taşıyıcılar tarafından iç hizmetleri tanzim için konmuş olan usul ve talimatı ihlal etmemekle mükelleftirler.
Dosya kapsamı uyarınca, somut olay, davalı işletmeye ait banliyö treninde seyahat eden ve davacı ...'nin oğlu, diğer davacının ise kardeşi olan müteveffa yolcunun, elindeki telefonu ani bir hareketle çalıp kaçan şahsı yakalamak amacıyla arkasından koşarken, şahsın trenden atlaması üzerine kendisinin de hareket halindeki trenden atladığı sırada düşerek başını peron betonuna çarpması sonucu vefat etmesi biçiminde gerçekleşmiştir. Olay sırasında gerek trende ve gerekse de olayın vukubulduğu istasyonda davalı işletmeye ait güvenlik personeli bulunmadığı, keza hareket halindeki trenin kapılarının otomatik olarak kapalı tutulmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi rapor ve ek raporu benimsenmek suretiyle davalı işletme %25 kusurlu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Davalı işletmeye izafe edilen kusur, Dairemize yansıyan başkaca dava dosyalarında yolcunun hareket halindeki trenden inmek yahut hareket halindeki trene binmek isterken meydana gelen ölümlü yahut yaralamalı vakalarda benimsenmiş kusur oranına uygun olmakla birlikte, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müteveffa yolcuyu hareket halindeki trenden atlamaya iten saikin, davalı işletmenin her biri olayın oluşmasında etkili olan birden fazla ihmali eyleminden kaynaklandığı nazara alınmaksızın değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bir diğer söyleyişle, işbu dava konusu somut olayı, diğer benzer olaylardan ayıran özellik, kusur dağılımında nazara alınmamıştır. Gerçekten de, davalı işletmenin yeterli güvenlik ve işletme önlemini almış olması halinde söz konusu kapkaç olayının gerçekleşmemesi, gerçekleşmiş olması halinde dahi kapkaç olayını gerçekleştiren kişinin tren hareket halinde iken atlayarak kaçması gibi bir olayın meydana gelmeyecek olması kuvvetle muhtemeldir. Böyle bir durumda da, eğitimli bir kişi olduğu anlaşılan müteveffa yolcuda, aniden gelişen olayın oluşturduğu tehevvür ve paniğin etkisinin sınırlı olacağı, yolcunun TMK'nın 981. maddesinde anlamını bulan kuvvet yoluyla zilyetliğini koruma gayretine girişmeyeceği yahut bunu daha ölçülü yapabilecek bir psikoloji içerisinde olacağı, hareket halindeki trenden atlamak gibi tedbirsiz ve talimata aykırı bir davranışı göstermeyeceği, sonuçta da davacıların zararını mucip ölüm olayının meydana gelmeyeceği gibi hayatın olağan akışı içerisinde söylenebilecek hususlar mahkemece değerlendirilmemiştir. Bu nedenle, somut olayın özelliği gözden kaçırılarak müteveffa yolcuya %75 gibi yüksek bir oranda kusur izafe edilmek suretiyle manevi tazminat miktarının belirlenmesi doğru değildir. Şu halde, 818 sayılı BK'nın 44. maddesi çerçevesinde, yeniden inceleme-değerlendirme yapılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek üzere, mahkemece verilen kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18629 E. 2014/4051 K.
Ortak:kusur oranı · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, dosya bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alındığı, raporda ...nun «kusur oranın» %75 TCDD işletmesinin kusur oranının ise %25 olduğunu bildirdikleri, kusur oranları tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığı belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile davacı ...
Davalı işletmeye izafe edilen «kusur», Dairemize yansıyan başkaca dava dosyalarında yolcunun hareket halindeki trenden inmek yahut hareket halindeki trene binmek isterken meydana gelen ölümlü yahut yaralamalı vakalarda benimsenmiş «kusur oranına» uygun olmakla birlikte, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müteveffa yolcuyu hareket halindeki trenden atlamaya iten saikin, davalı işletmenin her biri olayın …
2- Dava, demiryolu ile yolcu «taşıma sözleşmesinin ihlali» nedeniyle yolcunun öldüğü iddiasına dayalı olarak yolcu yakınları olan davacıların manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu sebeple, «taşıyıcının» hareket halindeki trenin kapısının açılmasını engelleyici tedbirleri almama konusunda «kusur oranı» araştırılarak, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde varsayıma dayalı bir değerlendirme ile «kusur tespiti» yapılan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
… nen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; olayın meydana gelmesinde davalı kurumun %20, davacının ise %80 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, 43.256.73 TL «maddi tazminatın» olay tarihi olan 01.04.2008 tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan «avans faizi» ile davalıdan tahsiline; manevi tazminat konusunda ise, davacının sosyal ve mali durumu, «maluliyet oranı», «kusur» durumları göz önüne alınarak, davacının çektiği ve çekeceği elem ve ızdırabın biraz olsun dindirilmesine matuf değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle, takdiren 21.50 …
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maluliyet oranı · kusur tespiti · maddi tazminat · avans faizi · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… nen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; olayın meydana gelmesinde davalı kurumun %20, davacının ise %80 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, 43.256.73 TL «maddi tazminatın» olay tarihi olan 01.04.2008 tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan «avans faizi» ile davalıdan tahsiline; manevi tazminat konusunda ise, davacının sosyal ve mali durumu, «maluliyet oranı», «kusur» durumları göz önüne alınarak, davacının çektiği ve çekeceği elem ve ızdırabın biraz olsun dindirilmesine matuf değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle, takdiren 21.50 …
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının kendi iddiasına göre bindiği trende etrafını saran tanımadığı kimselerle münakaşa ve kavgaya girişmesi üzerine bağırıp yardım isteme çağrılarına, trendeki «görevliler» tarafından duyulmaması nedeniyle kimsenin yardımına gelmemiş olduğu iddiasının gerçek olduğu hususunun mantıki ve kabul edilebilir olduğu kanaatine varıldığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bu sebeple, «taşıyıcının» hareket halindeki trenin kapısının açılmasını engelleyici tedbirleri almama konusunda «kusur oranı» araştırılarak, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde varsayıma dayalı bir değerlendirme ile «kusur tespiti» yapılan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13015 E. 2014/19396 K.
Ortak:kusur oranı · taşıma sözleşmesi · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, dosya bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alındığı, raporda ...nun «kusur oranın» %75 TCDD işletmesinin kusur oranının ise %25 olduğunu bildirdikleri, kusur oranları tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığı belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile davacı ...
Davalı işletmeye izafe edilen «kusur», Dairemize yansıyan başkaca dava dosyalarında yolcunun hareket halindeki trenden inmek yahut hareket halindeki trene binmek isterken meydana gelen ölümlü yahut yaralamalı vakalarda benimsenmiş «kusur oranına» uygun olmakla birlikte, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müteveffa yolcuyu hareket halindeki trenden atlamaya iten saikin, davalı işletmenin her biri olayın …
2- Dava, demiryolu ile yolcu «taşıma sözleşmesinin ihlali» nedeniyle yolcunun öldüğü iddiasına dayalı olarak yolcu yakınları olan davacıların manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda3- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «kusur oranının» belirlenmesi amacıyla ..
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da belirtildiği üzere demiryolu kazalarında tarafların «kusur oranlarını» belirlemek teknik incelemeyi gerektirdiğinden mahkeme tarafından tarafların kusur oranları belirlenemez.
Kaldı ki, mahkemece bu konuda 2 kez bilirkişi raporu alınmış olup, raporların çelişmesi halinde «kusur oranının» mahkemece de belirlenebileceğine karar verilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekile tebliğ · adli yardım · maddi tazminat · zamanaşımı · ibraz · e-defter
Benzer bu kararda1-Davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesine cevap dilekçesi olarak «ibraz» edilen ancak niteliği itibariyle katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek bu doğrultuda değerlendirmeye tabi tutulan dilekçenin süresinde olmadığı gibi, temyiz «defterine» de kaydedilmediği anlaşılmıştır.
Davacıların «adli yardımdan» yararlanmaları sebebiyle temyiz harcı yatırmaları gerekmez ise de, davalı tarafın temyiz dilekçesi 12/05/2014 tarihinde davacı «vekiline tebliğ» edilmiş olup, davacılar vekili yasal süre geçtikten sonra 27/05/2014 tarihinde temyiz dilekçesini verdiğinden, davacılar vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
… randa kusurlu oldukları, alınan maliyet raporu itibari ile davacı Z...r'in %70 oranında maluliyetinin oluştuğu, çalışma gücünü 2/3 oranında kaybettiği gerekçesiyle, «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulü ile davacı Z. için 147.362,73 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, diğer davacıların maddi tazminat taleplerinin, maddi zararlarının ol …
Temyiz dilekçesinin verilme usulü 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)'nın 434. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 365. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin yasal temyiz süresi içerisinde temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının da yatırılmış olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4628 E. 2013/20622 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, dosya bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alındığı, raporda ...nun «kusur oranın» %75 TCDD işletmesinin kusur oranının ise %25 olduğunu bildirdikleri, kusur oranları tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığı belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile davacı ...
Davalı işletmeye izafe edilen «kusur», Dairemize yansıyan başkaca dava dosyalarında yolcunun hareket halindeki trenden inmek yahut hareket halindeki trene binmek isterken meydana gelen ölümlü yahut yaralamalı vakalarda benimsenmiş «kusur oranına» uygun olmakla birlikte, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müteveffa yolcuyu hareket halindeki trenden atlamaya iten saikin, davalı işletmenin her biri olayın …
Bir diğer söyleyişle, işbu dava konusu somut olayı, diğer benzer olaylardan ayıran özellik, «kusur» dağılımında nazara alınmamıştır.
Benzer bu karardaOysa, davacıların murisinin vagon kapısını içeriden açarak trenden atladığı, kapının otomatik açma ve kapama sisteminin bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmış olmakla, bu durumun davalı kurum aleyhine «kusur» teşkil edip etmediği değerlendirilip tartılışmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15361 E. 2016/1799 K.
Ortak:kusur oranı · kâr mahrumiyeti · taşıyıcı · yasal faiz · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, dosya bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alındığı, raporda ...nun «kusur oranın» %75 TCDD işletmesinin kusur oranının ise %25 olduğunu bildirdikleri, kusur oranları tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığı belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile davacı ...
Dairemiz uygulamaları ve 6103 sayılı Kanun'un 2/1-a maddesi gereğince, olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 806. maddesi uyarınca, «taşıyıcı», yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükelllef olup yolcunun kaza neticesinde ölmesi halinde onun yardımından «mahrum» kalan kimseler uğradıkları zararlara karşılık taşıyıcıdan tazminat isteyebileceklerdir.
Davalı işletmeye izafe edilen «kusur», Dairemize yansıyan başkaca dava dosyalarında yolcunun hareket halindeki trenden inmek yahut hareket halindeki trene binmek isterken meydana gelen ölümlü yahut yaralamalı vakalarda benimsenmiş «kusur oranına» uygun olmakla birlikte, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müteveffa yolcuyu hareket halindeki trenden atlamaya iten saikin, davalı işletmenin her biri olayın …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 28.10.2003 tarihinde davalı ...'ın kondüktör olarak «görevli» olduğu Kaynarca tren istasyonunda trenin durduğu, davacının trenden inerken montunun kapanan kapıya sıkıştığı, ilerleyen tren tarafından sürüklenerek yaralandığı, tren kapılarının kondüktörden gelen hareket işareti ile makinist mahallinden kumanda ile kapatıldığı, davacıya atfı kabil «kusur» bulunmadığı, davalı kondüktör ...'ın olayda %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 98.475,19 TL maddi tazmnat ile 5.000 TL manevi tazminatın 28.10.2003 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, fazla manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Yolcunun kaza neticesinde ölmesi halinde onun yardımından «mahrum» kalan kimseler dahi uğradıkları zararlara karşılık «taşıyıcıdan» tazminat istiyebilirler.
Mahkemece, «kusur» konusunda görüşüne başvurulan bilirkişi raporlarında çelişki bulunduğu gibi ceza mahkemesince belirlenen «kusur oranının» da hukuk mahkemesini bağlamayacağı nazara alınarak olayın vuku şeklinin tam olarak açıklığa kavuşturulması, davacının yukarıdaki beyanının «müterafik kusur» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davalı ...'ın tam kusurlu, davalı ...'nin ise «kusursuz sorumlu» olduğunun kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk · müterafik kusur · zamanaşımı defi · ceza zamanaşımı · ıslah · cy/cy kaydı · eksik inceleme · zamanaşımı
Benzer bu karardaAncak olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 459/1. maddesi uyarınca davalı ...'ın mahkumiyetine karar verilmesi ve «ıslah» tarihi olan 24.12.2014 tarihinde 765 sayılı TCK'nın 102. maddesi uyarınca «ceza zamanaşımı» süresinin dolmuş bulunması nazara alındığında ıslah tarihi itibariyle davanın zamanaşımına uğradığı gözetilmeksizin yazılı şekilde «zamanaşımı defiinin» reddine karar verilmesi de doğru olmamış, davalı ... yararına bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, «kusur» konusunda görüşüne başvurulan bilirkişi raporlarında çelişki bulunduğu gibi ceza mahkemesince belirlenen «kusur oranının» da hukuk mahkemesini bağlamayacağı nazara alınarak olayın vuku şeklinin tam olarak açıklığa kavuşturulması, davacının yukarıdaki beyanının «müterafik kusur» teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile davalı ...'ın tam kusurlu, davalı ...'nin ise «kusursuz sorumlu» olduğunun kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulmasını gerektirmiştir.
3- Davalı ... vekili tarafından «ıslah» dilekçesine karşı «zamanaşımı» defiinde bulunulmuş, mahkemece, «ceza zamanaşımı» nedeniyle bu defii reddedilmiştir.
1- Dava, davalı ...'ye ait trende meydana gelen kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalı kondüktör ...'ın tam kusurlu olduğu, davalı ...'nin ise «kusursuz sorumluluğunun» bulunduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8138 E. , 2016/3104 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İAsliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.02.2015 tarih ve 2014/116-2015/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi tüm taraflar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... Kalkan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin oğlu ve kardeşi olan müteveffanın 30.07.2008 tarihinde ... seferini yapan trende seyahat ederken uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybettiğini, olayın meydana gelmesinde davalı idarenin güvenliğin sağlanması yönündeki ihmalleri nedeniyle kusur ve sorumluğunun bulunduğunu, müvekkillerinin manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, her bir müvekkili için ayrı ayrı 50.000 TL manevi tazminatın 30.07.2008 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet itirazında bulunmuş, müvekkilinin olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarının da fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, dosya bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alındığı, raporda ...nun kusur oranın %75 TCDD işletmesinin kusur oranının ise %25 olduğunu bildirdikleri, kusur oranları tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığı belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile davacı ... Sıdıka için 20.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00TL manevi tazminatın 30.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, tüm taraflar temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, demiryolu ile yolcu taşıma sözleşmesinin ihlali nedeniyle yolcunun öldüğü iddiasına dayalı olarak yolcu yakınları olan davacıların manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dairemiz uygulamaları ve 6103 sayılı Kanun'un 2/1-a maddesi gereğince, olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 806. maddesi uyarınca, taşıyıcı, yolcuları gidecekleri yere sağ ve salim olarak ulaştırmakla mükelllef olup yolcunun kaza neticesinde ölmesi halinde onun yardımından mahrum kalan kimseler uğradıkları zararlara karşılık taşıyıcıdan tazminat isteyebileceklerdir. Taşıyıcı, kazanın kendisine veya yardımcılarına
yükletilmesi mümkün olan bir kusurdan doğmadığını ispat ettiği takdirde tazminattan kurtulabilir. Öte yandan, 6762 sayılı TTK'nın 798. maddesi uyarınca, yolcular, taşıyıcılar tarafından iç hizmetleri tanzim için konmuş olan usul ve talimatı ihlal etmemekle mükelleftirler.
Dosya kapsamı uyarınca, somut olay, davalı işletmeye ait banliyö treninde seyahat eden ve davacı ...'nin oğlu, diğer davacının ise kardeşi olan müteveffa yolcunun, elindeki telefonu ani bir hareketle çalıp kaçan şahsı yakalamak amacıyla arkasından koşarken, şahsın trenden atlaması üzerine kendisinin de hareket halindeki trenden atladığı sırada düşerek başını peron betonuna çarpması sonucu vefat etmesi biçiminde gerçekleşmiştir. Olay sırasında gerek trende ve gerekse de olayın vukubulduğu istasyonda davalı işletmeye ait güvenlik personeli bulunmadığı, keza hareket halindeki trenin kapılarının otomatik olarak kapalı tutulmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi rapor ve ek raporu benimsenmek suretiyle davalı işletme %25 kusurlu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Davalı işletmeye izafe edilen kusur, Dairemize yansıyan başkaca dava dosyalarında yolcunun hareket halindeki trenden inmek yahut hareket halindeki trene binmek isterken meydana gelen ölümlü yahut yaralamalı vakalarda benimsenmiş kusur oranına uygun olmakla birlikte, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müteveffa yolcuyu hareket halindeki trenden atlamaya iten saikin, davalı işletmenin her biri olayın oluşmasında etkili olan birden fazla ihmali eyleminden kaynaklandığı nazara alınmaksızın değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bir diğer söyleyişle, işbu dava konusu somut olayı, diğer benzer olaylardan ayıran özellik, kusur dağılımında nazara alınmamıştır.
Gerçekten de, davalı işletmenin yeterli güvenlik ve işletme önlemini almış olması halinde söz konusu kapkaç olayının gerçekleşmemesi, gerçekleşmiş olması halinde dahi kapkaç olayını gerçekleştiren kişinin tren hareket halinde iken atlayarak kaçması gibi bir olayın meydana gelmeyecek olması kuvvetle muhtemeldir. Böyle bir durumda da, eğitimli bir kişi olduğu anlaşılan müteveffa yolcuda, aniden gelişen olayın oluşturduğu tehevvür ve paniğin etkisinin sınırlı olacağı, yolcunun TMK'nın 981. maddesinde anlamını bulan kuvvet yoluyla zilyetliğini koruma gayretine girişmeyeceği yahut bunu daha ölçülü yapabilecek bir psikoloji içerisinde olacağı, hareket halindeki trenden atlamak gibi tedbirsiz ve talimata aykırı bir davranışı göstermeyeceği, sonuçta da davacıların zararını mucip ölüm olayının meydana gelmeyeceği gibi hayatın olağan akışı içerisinde söylenebilecek hususlar mahkemece değerlendirilmemiştir.
Bu nedenle, somut olayın özelliği gözden kaçırılarak müteveffa yolcuya %75 gibi yüksek bir oranda kusur izafe edilmek suretiyle manevi tazminat miktarının belirlenmesi doğru değildir. Şu halde, 818 sayılı BK'nın 44. maddesi çerçevesinde, yeniden inceleme-değerlendirme yapılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek üzere, mahkemece verilen kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, yerel mahkeme kararının davacılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.535,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 21.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217765300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz