Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3052 E. 2016/3931 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tashih↗ kazanç kaybı↗ dava dilekçesinin tebliği↗ tebligat kanunu m.35↗ kusur oranı↗ ihbar olunan↗ ara karar↗ hakkaniyet↗ kâr kaybı↗ ihbar↗ hukuki yarar↗ tebligat↗ ıslah↗ yasal faiz↗ kusur↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana geldiği teknenin davalı ...'a ait olduğu, davalı ... 'nin 20.05.2010 ila 31.10.2010 tarihleri arasında kiraladığını, kaza tarihi itibariyle davalı ... 'nin işletmesinde bulunduğu, davalı ...'ın da sorumlu kaptanı olduğu, ... ye davanın ihbarına karar verildiği, dahili dava dilekçesi ve davaya dahil edildiklerine dair bir ara karar kurulmadığından davalı olarak değerlendirilmedikleri, kaldı ki ...'ın sorumluluğuna neden olacak bir hukuki bağının bulunmadığı, olayda davalı ...'ın %60, davacının ise %40 kusurlu olduğu, bilirkişi raporuna göre davacının tıbbi tedavi giderlerinin 10.714,37 TL, kazanç kaybının ise 14.575 TL tutarında tespit edildiği, %60 kusur oranına göre davalı ... 'nin işleten olarak, davalı ...'ın ise dikkat ve tedbir görevini yerine getirmeyen tekne kaptanı olarak sorumlu oldukları, hakkaniyete uygun bir miktar manevi tazminat belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava tarihinden itibaren 5.000 TL, 21.01.2014 ıslah tarihinden itibaren 10.173,62 TL’nin yasal faiz işletilmek sureti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı lehine 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili, davalı ..., ihbar olunan ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, adli tıp uzmanı bilirkişinin raporuna göre davacının 5 ay boyunca iş ve gücünden kaldığının anlaşılmasına, davacının bu süre zarfında çalışıp çalışmadığının araştırılmasına gerek bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm, davalı ...'ın aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davacı 03.07.2013 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiş, ıslah dilekçesi davalı ...'a tebliğe gönderilmişse de bila tebliğ iade edilmiştir. Bu durumda Tebligat Kanunu uyarınca ıslah dilekçesinin usulen davalı ...'a tebliği sağlanmadan anılan davalı yönünden de davanın ıslah edildiği şekliyle kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-İhbar olunan ....'nin temyiz isteminin incelenmesine gelince; bir davada kararı temyiz hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir.
Temyiz isteminde bulunan .... tazminat istemine konu davada ihbar olunan konumunda olup, ihbar dilekçesinin tebliğine rağmen, davaya müdahale etmemiştir. Her ne kadar gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilmişse de tashih talebinin kabulü ile davadaki sıfatı ihbar olunan olarak düzeltilmiştir. Mahkemece, mümeyyiz ihbar olunanın aleyhine de hüküm kurulmamış olması karşısında, ihbar olunan .... vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13323 E. 2018/6785 K.
Ortak:kazanç kaybı · kusur oranı · ihbar olunan · ara karar · kâr kaybı · ihbar · ıslah · yasal faiz · Tazminat
İncelediğiniz kararda… a 31.10.2010 tarihleri arasında kiraladığını, kaza tarihi itibariyle davalı ... 'nin işletmesinde bulunduğu, davalı ...'ın da sorumlu kaptanı olduğu, ... ye davanın «ihbarına» karar verildiği, «dahili» dava dilekçesi ve davaya dahil edildiklerine dair bir «ara» karar kurulmadığından davalı olarak değerlendirilmedikleri, kaldı ki ...'ın sorumluluğuna neden olacak bir hukuki bağının bulunmadığı, olayda davalı ...'ın %60, davacının ise %40 kusurlu olduğu, bilirkişi raporuna göre davacının tıbbi tedavi giderlerinin 10.714,37 TL, «kazanç kaybının» ise 14.575 TL tutarında tespit edildiği, %60 «kusur oranına» göre davalı ... 'nin işleten olarak, davalı ...'ın ise dikkat ve tedbir görevini yerine getirmeyen tekne kaptanı olarak sorumlu oldukları, «hakkaniyete» uygun bir miktar manevi tazminat belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava tarihinden itibaren 5.000 TL, 21.01.2014 «ıslah» tarihinden itibaren 10.173,62 TL’nin «yasal faiz» işletilmek sureti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı lehine 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, manevi tazm …
Kararı, davalı ... vekili, davalı ..., «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
Temyiz isteminde bulunan .... tazminat istemine konu davada «ihbar olunan» konumunda olup, ihbar «dilekçesinin tebliğine» rağmen, davaya müdahale etmemiştir.
Benzer bu karardaSigorta A.Ş'ye davanın «ihbarına» karar verildiği, «dahili» dava dilekçesi ve davaya dahil edildiklerine dair bir «ara» karar kurulmadığından davalı olarak değerlendirilmedikleri, kaldı ki Yalın Yatçılık'ın sorumluluğuna neden olacak bir hukuki bağının bulunmadığı, olayda davalı ...'ın %60, davacının ise %40 kusurlu olduğu, bilirkişi raporuna göre davacının tıbbi tedavi giderlerinin 10.714,37 TL, «kazanç kaybının» ise 14.575 TL tutarında tespit edildiği, %60 «kusur oranına» göre davalı ...
… kat ve tedbir görevini yerine getirmeyen tekne kaptanı olarak sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava tarihinden itibaren 5.000 TL, 21.01.2014 «ıslah» tarihinden itibaren 10.173,62 TL’nin «yasal faiz» işletilmek sureti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı lehine 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, manevi tazminatın dava tarihinden …
Şti. vekili, davalı ..., «ihbar olunan» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece de tarafların «kusur oranına» göre tedavi giderleri ile birlikte 15.173,62 TL «maddi tazminata» hükmedilmiştir.
… da iş hukuku alanında uzman bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten itirazları da karşılayan bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmediğinden, davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4981 E. 2018/112 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:donatan · hizmet sözleşmesi · icra takibine itiraz · ticari defter · fatura · e-defter
Benzer bu karardaDavacı «ticari defterlerinde» ve faturalarında borçlunun dava dışı tekne sahibi ... olarak gösterilmesi, marinaya tekne bağlanmış olmasının aradaki sözleşmesel ilişkinin ispatına yeterli olmaması, dosyaya sunulan «fatura» ve sözleşmelerin de bizzat davalı tekne kaptanı tarafından imzalanmamış olması hususları bir arada değerlendirilerek davacı ile davalı tekne kaptanı arasındaki söz …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; faturalara konu bağlama hizmetinin, davalının kaptanı/«donatanı» olduğu tekneye verildiği hususunun tanık anlatımları ile sabit olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, davacı şirketin kendi yasal «defter» kayıtlarına göre ... isimli tekne ile ilgili bağlama yeri ve verilen hizmetlere bağlı davacının 12.12.2011 takip tarihi itibariyle talep edebileceği asıl alacağın …
2- Dava, tekne bağlama ve «hizmetler sözleşmesine» dayalı olarak yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/635 E. 2010/10960 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar · riziko · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaDava davalı ... nezdinde tekne «sigorta poliçesi» ile sigortalı teknenin çalınması nedeniyle oluşan «gerçek zararın» davalı sigortacı tarafından karşılanmayan bölümünün tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre. teknenin «riziko» tarihi itibariyle gerçek değerinin (60.000)YTL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile (30.000)YTL’nın 04.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yukarıda da açıklanmaya çalışıldığı üzere uyuşmazlığın çözüm noktası «riziko» tarihi itibarıyla sigortalı teknenin gerçek değerinin belirlenmesinde yatmaktadır.
… bir bilirkişi raporu alınmışsa da alınan rapor yeterli açıklamayı içermediği gibi, Yargıtay denetimine de elverişli değildir.Bu durumda mahkemece sigortalı teknenin «riziko» tarihi itibarıyla değerinin piyasa rayici de araştırılmak suretiyle içerisinde bir gemi inşa mühendisi, Deniz Ticaret Odasından bir yetkili ve kıyı kaptanlığını us …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3906 E. 2012/10184 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacaklısı hakkı · imza inkarı · donatan · borçlu olunmadığının tespiti · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · fatura · asıl alacak
Benzer bu kararda… /03/1993 tarihli tekne bağlama sözleşmesi ile “Meyur” adlı teknenin davalıya ait marinaya bağlandığı, davacının bu sözleşmede kaptan olarak imzasının yer aldığı, bu «imzayı inkar» etmediği, TTK’nun 1238/8 maddesi uyarınca kaptanın özel bir vekalet ile değil salt kaptan olarak yasal yetkisi dahilindeki hukuki işlemlerden doğan alacakların «gemi alacaklısı hakkı» doğurduğu, geminin bağlama limanında olması halinde bile kaptana karşı dava açılabileceği ancak kaptanın lehine verilecek hükmün «donatana» ait olacağı, davacının gemi bağlama ücretinden sorumlu olduğu hususlarının kesinleştiği, buna göre çekişme konusu hususun bağlama ücretinin miktarına ilişkin olduğu, alınan bilirkişi raporu sonucunda, davaya konu süreçteki bağlama hizmet tutarının hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının icra takibinde talep edilen «asıl alacak» tutarı olan 26.280 DM’nin 1.314 DM’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, «kötü niyet tazminatı» isteminin ise reddine karar verilmiştir.
2- Dava, tekne bağlama ücretinin tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Buna karşın davacı tarafça borca konu döneme çok yakın olan bir başka dönemi içeren ve dava konusu tekne için yine bağlama ücretine ilişkin olarak davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen «fatura» örneğinin dosyaya sunulduğu ancak söz konusu fatura içeriğinin mahkemece araştırılmadığı gibi bilirkişiler tarafından da değerlendirmeye alınmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda dosya içindeki «fatura» bedeli ile icra takibine konu olan miktar arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle, mahkemece davalı kurumdan söz konusu fatura içeriği sorularak, aynı tekne için farklı bağlama ücretleri belirlenmesinin nedenleri aydınlatıldıktan sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3052 E. , 2016/3931 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/02/2014 tarih ve 2010/268-2014/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalıvekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketle anlaşma yaparak davalı ...'ın kaptanlığındaki tekne ile tura çıktığını, gece karanlığında teknenin ön kısmında bulunan konsolun kapağının açık bırakılması sebebiyle müvekkilinin 4-5 basamak aşağıdaki bölmeye düşüp burun, kafa, dudak ve omuzlarından yaralandığını, halen tedavisinin devam ettiğini, yüzde sabit iz kalma tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 5.000 TL maddi, 155.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden talebini 15.173,62 TL'sına çıkarmıştır.
Davalı şirket vekili, davacının tura dava dışı ... firması ile yaptığı sözleşme uyarınca çıktığını, ücretini de bu firmaya ödediğini, diğer davalının geminin sahibi ve kaptanı olduğunu, sadece tedarikçi sıfatı bulunan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kazaya davacının kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, sözleşmede maddi ve manevi sorumluluğun tekneci ile tekne kaptanına ait olduğunun kabul edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davacının alkollü iken kardeşinin açtığı kapıdan düştüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana geldiği teknenin davalı ...'a ait olduğu, davalı ... 'nin 20.05.2010 ila 31.10.2010 tarihleri arasında kiraladığını, kaza tarihi itibariyle davalı ... 'nin işletmesinde bulunduğu, davalı ...'ın da sorumlu kaptanı olduğu, ... ye davanın ihbarına karar verildiği, dahili dava dilekçesi ve davaya dahil edildiklerine dair bir ara karar kurulmadığından davalı olarak değerlendirilmedikleri, kaldı ki ...'ın sorumluluğuna neden olacak bir hukuki bağının bulunmadığı, olayda davalı ...'ın %60, davacının ise %40 kusurlu olduğu, bilirkişi raporuna göre davacının tıbbi tedavi giderlerinin 10.714,37 TL, kazanç kaybının ise 14.575 TL tutarında tespit edildiği, %60 kusur oranına göre davalı ...
'nin işleten olarak, davalı ...'ın ise dikkat ve tedbir görevini yerine getirmeyen tekne kaptanı olarak sorumlu oldukları, hakkaniyete uygun bir miktar manevi tazminat belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava tarihinden itibaren 5.000 TL, 21.01.2014 ıslah tarihinden itibaren 10.173,62 TL’nin yasal faiz işletilmek sureti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı lehine 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili, davalı ..., ihbar olunan ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, adli tıp uzmanı bilirkişinin raporuna göre davacının 5 ay boyunca iş ve gücünden kaldığının anlaşılmasına, davacının bu süre zarfında çalışıp çalışmadığının araştırılmasına gerek bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm, davalı ...'ın aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davacı 03.07.2013 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiş, ıslah dilekçesi davalı ...'a tebliğe gönderilmişse de bila tebliğ iade edilmiştir. Bu durumda Tebligat Kanunu uyarınca ıslah dilekçesinin usulen davalı ...'a tebliği sağlanmadan anılan davalı yönünden de davanın ıslah edildiği şekliyle kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-İhbar olunan ....'nin temyiz isteminin incelenmesine gelince; bir davada kararı temyiz hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir.
Temyiz isteminde bulunan .... tazminat istemine konu davada ihbar olunan konumunda olup, ihbar dilekçesinin tebliğine rağmen, davaya müdahale etmemiştir. Her ne kadar gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilmişse de tashih talebinin kabulü ile davadaki sıfatı ihbar olunan olarak düzeltilmiştir. Mahkemece, mümeyyiz ihbar olunanın aleyhine de hüküm kurulmamış olması karşısında, ihbar olunan .... vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davalı ...'ın sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan .... vekilinin temyiz isteminin reddine, aşağıda yazılı bakiye 1.033,51 TL temyiz ilam harcının temyiz eden ...'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 11/04/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkta;
Davacının, olay nedeniyle 150 gün geçici iş göremezliğe uğradığı, bu süre için maddi zararın 14.575,00 TL olduğu, davalının olayda % 60 oranında kusurlu bulunduğu gerekçesiyle mahkemece 8.745,00 TL maddi tazminata (geçici iş göremezlik) hükmedilmiştir.
Davacı tanığı (kardeşi) ... 21/07/2011 günlü oturumda “davacının işini kaybetmemek için 10 gün sonra yaralı vaziyette işine devam ettiğini” beyan etmiştir.
Bilindiği üzere geçici iş görememezlik zararı, cismani zarara uğrayan kimsenin, geçici olarak işinden gücünden kalmış, çalışmamış ve iş görme ve kazanma yeteneğindeki azalma nedeniyle mal varlığında ortaya çıkan zarardır.
Geçici iş görememezlik tazminatına hükmedilebilmesi için, zarar gören kişinin bu eylem nedeniyle çalışamamış olması ve bu nedenle malvarlığında eksilme olması gerekmektedir.
Oysa davacı tanığının anlatımına göre, davacı olaydan 10 gün sonra aynı işte çalışmaya devam etmiştir.
Bu durumda davacının çalıştığı iş yerinden ve ...'ndan, olaydan sonra davacının ne zaman çalışmaya başladığı, aldığı aylık ve ödemelerin araştırılarak sonucuna göre davacının geçici iş görememezlik tazminat talebine hükmedilmek üzere eksik soruşturma nedeni ile de yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, bu yöne ilişkin davalıların temyiz isteminin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/216471400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz