Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/635 E. 2010/10960 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
deniz ticareti↗ gerçek zarar↗ riziko↗ denetime elverişlilik↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre. teknenin riziko tarihi itibariyle gerçek değerinin (60.000)YTL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile (30.000)YTL’nın 04.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava davalı ... nezdinde tekne sigorta poliçesi ile sigortalı teknenin çalınması nedeniyle oluşan gerçek zararın davalı sigortacı tarafından karşılanmayan bölümünün tazmini istemine ilişkindir.
Yukarıda da açıklanmaya çalışıldığı üzere uyuşmazlığın çözüm noktası riziko tarihi itibarıyla sigortalı teknenin gerçek değerinin belirlenmesinde yatmaktadır. Her ne kadar mahkemece bu yönde bir bilirkişi raporu alınmışsa da alınan rapor yeterli açıklamayı içermediği gibi, Yargıtay denetimine de elverişli değildir.Bu durumda mahkemece sigortalı teknenin riziko tarihi itibarıyla değerinin piyasa rayici de araştırılmak suretiyle içerisinde bir gemi inşa mühendisi, Deniz Ticaret Odasından bir yetkili ve kıyı kaptanlığını usulen meslek edinmiş bir kaptan vasıtasıyla belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7136 E. 2012/14290 K.
Ortak:gerçek zarar · denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaDava davalı ... nezdinde tekne «sigorta poliçesi» ile sigortalı teknenin çalınması nedeniyle oluşan «gerçek zararın» davalı sigortacı tarafından karşılanmayan bölümünün tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDosyada mevcut «delil tespiti» ve ekspertiz raporları değerlendirilmek suretiyle teknenin gördüğü «hasar» miktarı bilirkişice, kalem kalem ve Yargıtay «denetimine elverişli» şekilde gösterilerek «gerçek zararın» belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporları sigortalı teknenin uğradığı zararın tespiti bakımından Yargıtay «denetimine elverişli» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · reeskont faizi · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ,benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 35.000 TL lik «hasarın» %40'ı olan 14.000 TL 'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek T.C Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Dosyada mevcut «delil tespiti» ve ekspertiz raporları değerlendirilmek suretiyle teknenin gördüğü «hasar» miktarı bilirkişice, kalem kalem ve Yargıtay «denetimine elverişli» şekilde gösterilerek «gerçek zararın» belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4981 E. 2018/112 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:donatan · hizmet sözleşmesi · icra takibine itiraz · ticari defter · fatura · e-defter
Benzer bu karardaDavacı «ticari defterlerinde» ve faturalarında borçlunun dava dışı tekne sahibi ... olarak gösterilmesi, marinaya tekne bağlanmış olmasının aradaki sözleşmesel ilişkinin ispatına yeterli olmaması, dosyaya sunulan «fatura» ve sözleşmelerin de bizzat davalı tekne kaptanı tarafından imzalanmamış olması hususları bir arada değerlendirilerek davacı ile davalı tekne kaptanı arasındaki söz …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; faturalara konu bağlama hizmetinin, davalının kaptanı/«donatanı» olduğu tekneye verildiği hususunun tanık anlatımları ile sabit olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, davacı şirketin kendi yasal «defter» kayıtlarına göre ... isimli tekne ile ilgili bağlama yeri ve verilen hizmetlere bağlı davacının 12.12.2011 takip tarihi itibariyle talep edebileceği asıl alacağın …
2- Dava, tekne bağlama ve «hizmetler sözleşmesine» dayalı olarak yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15530 E. 2015/11179 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet görevinin kötüye kullanılması · zamanaşımı defi · muvazaa · olumsuz oy · zamanaşımı
Benzer bu karardaA..'ın ödeme gücünün bulunmadığı, «vekalet görevinin kötüye kullanıldığı», davalı Türkay'ın tekneyi «muvazaalı» olarak satın aldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 260.000,00 TL'nin davalı İ..
A.. vekili «zamanaşımı» definde bulunduğu halde, mahkemece bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece davanın niteliği ve taraflar arasındaki hukuki ilişki belirlenmek suretiyle, davalının «zamanaşımı» savunması üzerine durularak, öncelikle bu konuda bir karar verilmesi gerekirken, «zamanaşımı definin» incelenmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı İ..
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3906 E. 2012/10184 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gemi alacaklısı hakkı · imza inkarı · donatan · borçlu olunmadığının tespiti · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · fatura · asıl alacak
Benzer bu kararda… /03/1993 tarihli tekne bağlama sözleşmesi ile “Meyur” adlı teknenin davalıya ait marinaya bağlandığı, davacının bu sözleşmede kaptan olarak imzasının yer aldığı, bu «imzayı inkar» etmediği, TTK’nun 1238/8 maddesi uyarınca kaptanın özel bir vekalet ile değil salt kaptan olarak yasal yetkisi dahilindeki hukuki işlemlerden doğan alacakların «gemi alacaklısı hakkı» doğurduğu, geminin bağlama limanında olması halinde bile kaptana karşı dava açılabileceği ancak kaptanın lehine verilecek hükmün «donatana» ait olacağı, davacının gemi bağlama ücretinden sorumlu olduğu hususlarının kesinleştiği, buna göre çekişme konusu hususun bağlama ücretinin miktarına ilişkin olduğu, alınan bilirkişi raporu sonucunda, davaya konu süreçteki bağlama hizmet tutarının hesaplandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının icra takibinde talep edilen «asıl alacak» tutarı olan 26.280 DM’nin 1.314 DM’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, «kötü niyet tazminatı» isteminin ise reddine karar verilmiştir.
2- Dava, tekne bağlama ücretinin tahsili için başlatılan icra takibi nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Buna karşın davacı tarafça borca konu döneme çok yakın olan bir başka dönemi içeren ve dava konusu tekne için yine bağlama ücretine ilişkin olarak davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen «fatura» örneğinin dosyaya sunulduğu ancak söz konusu fatura içeriğinin mahkemece araştırılmadığı gibi bilirkişiler tarafından da değerlendirmeye alınmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda dosya içindeki «fatura» bedeli ile icra takibine konu olan miktar arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle, mahkemece davalı kurumdan söz konusu fatura içeriği sorularak, aynı tekne için farklı bağlama ücretleri belirlenmesinin nedenleri aydınlatıldıktan sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/635 E. , 2010/10960 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.09.2008 tarih ve 2006/427-2008/344 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2010 gününde taraflar ve avukatları yapılan teblagata rağmen duruşmaya gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Aylin-1 adlı teknenin sahibi olduğunu, söz konusu teknenin davalı ... nezdinde Üst Tekne Poliçesi ile sigortalı olduğu dönemde çalındığını, tekne bedelinin (60.000)YTL olmasına karşın davalı sigortaca (30.000)YTL ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenen hasar bedelinin geç ödenmesi nedeniyle işlemiş faizinin ve ödenmeyen (30.000)YTL hasar bedelinin 21.11.2005 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teknenin hırsızlık anındaki piyasa rayiç değerinin (30.000)YTL olduğu tespit edilip ödendiğinden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre. teknenin riziko tarihi itibariyle gerçek değerinin (60.000)YTL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile (30.000)YTL’nın 04.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava davalı ... nezdinde tekne sigorta poliçesi ile sigortalı teknenin çalınması nedeniyle oluşan gerçek zararın davalı sigortacı tarafından karşılanmayan bölümünün tazmini istemine ilişkindir.
Yukarıda da açıklanmaya çalışıldığı üzere uyuşmazlığın çözüm noktası riziko tarihi itibarıyla sigortalı teknenin gerçek değerinin belirlenmesinde yatmaktadır. Her ne kadar mahkemece bu yönde bir bilirkişi raporu alınmışsa da alınan rapor yeterli açıklamayı içermediği gibi, Yargıtay denetimine de elverişli değildir.Bu durumda mahkemece sigortalı teknenin riziko tarihi itibarıyla değerinin piyasa rayici de araştırılmak suretiyle içerisinde bir gemi inşa mühendisi, Deniz Ticaret Odasından bir yetkili ve kıyı kaptanlığını usulen meslek edinmiş bir kaptan vasıtasıyla belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034208400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz