İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14736 E. 2016/873 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter kaydı↗ hak arama özgürlüğü↗ hukuki dinlenilme hakkı↗ adil yargılanma hakkı↗ savunma hakkının kısıtlanması↗ ortaklık sözleşmesi↗ adi ortaklık↗ savunma hakkı↗ ihtiyati hacze itiraz↗ i̇i̇k 265↗ kısıtlılık↗ cy/cy şerhi↗ muacceliyet↗ ihtiyati haciz↗ vade↗ protokol↗ feragat↗ ticari defter↗ haciz↗ cy/cy kaydı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 23.10.2015 tarihli karar ile tüm dosya kapsamına göre, borçlu ..... Ortaklığı ve davacı arasında protokol aktedildiği, 30.07.2015 vade tarihli 100.000,00 TL, 30.08.2015 vade tarihli 100.000,00 TL ve 30.09.2015 vade tarihli 100.000,00 TL borcun vadesinin geldiği, muaccel olduğu ve sözleşme münderacatındaki alacağın ödendiğine ilişkin sözleşme metnine herhangi bir şerh konulmadığı gerekçesiyle alacaklı vekilinin isteminin kabulü ile; borçlu ..... Ortaklığı'nın gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz mallarıyla, hak ve alacaklarından borca yetecek miktarı üzerine ihtiyadi haciz konulmasına karar verilmiştir.
Borçlu vekili karara itiraz dilekçesinde; protokolde adi ortaklığın taraflarından ....'nın imzasının bulunmadığını, ortaklar arasında aktedilen "adi ortaklık sözleşmesinin" 10. maddesi hükmü gereği ortaklardan sadece birinin borçlandırıcı işlem yapamayacağını, bu nedenle dosyaya sunulan protokolün bağlayıcı olmayacağı, sözü edilen alacağın ilgili yanların ticari defterlerinde bir kaydının bulunmadığını, müvekkilinin .....'ye borcunun bulunmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece 06.11.2015 tarihli karar ile evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda; 22.01.2015 tarihli protokolün adi ortaklığın ticari ünvanı altında .... tarafından imzalandığı, ....'nın imzasının bulunmadığı, borçlu ....'nın vekili tarafından sunulan 24.01.2015 tarihli belgeden anlaşıldığı üzere alacaklının ....'dan alacaklı olmadığını kabul ettiği, böylece borçlu .... vekilinin itirazında haklı olduğu, ihtiyati haciz kararının borçlu .... yönünden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının borçlu .... yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Borçlu vekili, 09.11.2015 tarihli dilekçesi ile ihtiyati haciz kararına yaptıkları itirazın adi ortaklık adına yapıldığını belirterek itirazın yeniden incelenmesini ve ihtiyati haciz kararının ortaklık yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece işbu dilekçenin temyiz dilekçesi olarak kabulü üzerine borçlu vekili 11.11.2015 tarihli dilekçesi ile, 06.11.2015 tarihli ek kararı temyiz etmediklerini, 09.11.2015 tarihli dilekçelerinin temyiz dilekçesi olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece bunun üzerine, borçlu vekilinin 11.11.2015 tarihli dilekçesinin temyizden feragat dilekçesi olduğu kabul edilerek, 16.11.2015 tarihli ek karar ile borçlu vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
06.11.2015 tarihli karar ile 16.11.2015 tarihli ek karar, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, 16.11.2015 tarihli ek karar ile itiraz eden borçlu vekilinin 06.11.2015 tarihli ek kararı temyiz talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; muteriz vekilinin mahkemeye sunduğu 09.11.2015 ve 11.11.2015 tarihli dilekçe içerikleri incelendiğinde, ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen kararın düzeltilmesine yönelik talepler sıralanmış olmakla, vekilin herhangi bir feragat beyan ve iradesi bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece verilen 16.11.2015 tarihli ek kararın ortadan kaldırılmasına karar verilerek, muteriz vekilinin 06.11.2015 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
2-Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Adil yargılanma hakkı hak arama özgürlüğünün uygulamaya yönelik uzantısı niteliğindedir. 2004 sayılı İİK'nın 265/4. maddesinde mahkemenin, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebileceği veya kaldırabileceği, ancak iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yaparak karar verebileceği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta mahkemece, muteriz vekilinin ihtiyati hacze itiraza ilişkin dilekçesinin mahkemeye ulaşmasını müteakip duruşma günü belirlenmemiş, taraflar davet edilip dinlenmemiş ve dosya üzerinde inceleme yapılmak suretiyle itirazın yazılı şekilde kabulüne karar verilmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 265/4. maddesi hükmüne aykırı olarak itiraz dilekçelerinin sunulmasından sonra gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan ve itiraz hakkında taraflar dinlenmeden hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır. Mahkemece bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün muteriz yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14505 E. 2016/80 K.
Ortak:hak arama özgürlüğü · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · kısıtlılık · İhtiyati haciz, İhtiyati haciz kararının kaldırılması
İncelediğiniz kararda2004 sayılı İİK'nın «265»/4. maddesi hükmüne aykırı olarak itiraz dilekçelerinin sunulmasından sonra gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan ve itiraz hakkında taraflar dinlenmeden hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
1- Mahkemece, 16.11.2015 tarihli ek karar ile itiraz eden borçlu vekilinin 06.11.2015 tarihli ek kararı temyiz talebinin «feragat» nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; muteriz vekilinin mahkemeye sunduğu 09.11.2015 ve 11.11.2015 tarihli dilekçe içerikleri incelendiğinde, «ihtiyati hacze itiraz» üzerine verilen kararın düzeltilmesine yönelik talepler sıralanmış olmakla, vekilin herhangi bir feragat beyan ve iradesi bulunmamaktadır.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Benzer bu kararda2004 sayılı İİK'nın «265»/4. maddesi hükmüne aykırı olarak itiraz dilekçelerinin sunulmasından sonra gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan ve itiraz hakkında taraflar dinlenmeden hüküm kurulması «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan «adil yargılanma hakkı» ve «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» edenler temyiz etmiştir.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile «adil yargılanma hakkına» sahiptir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu · kredi sözleşmesi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, alacaklı tarafından verilen «teminat mektubunun» bulunduğu, ihtiyati hacze dayanak «kredi sözleşmesi» ile itiraza dayanak kredi sözleşmesi arasında irtibata dair yeterli delil sunulmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12179 E. 2016/9050 K.
Ortak:savunma hakkı · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz
İncelediğiniz karardaOrtaklığı'nın gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz mallarıyla, hak ve alacaklarından borca yetecek miktarı üzerine «ihtiyadi haciz» konulmasına karar verilmiştir.
Borçlu vekili karara itiraz dilekçesinde; «protokolde» «adi ortaklığın» taraflarından ....'nın imzasının bulunmadığını, ortaklar arasında aktedilen "adi «ortaklık sözleşmesinin»" 10. maddesi hükmü gereği ortaklardan sadece birinin borçlandırıcı işlem yapamayacağını, bu nedenle dosyaya sunulan protokolün bağlayıcı olmayacağı, sözü edilen alacağın ilgili yanların «ticari defterlerinde» bir «kaydının» bulunmadığını, müvekkilinin .....'ye borcunun bulunmadığını ileri sürerek «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece 06.11.2015 tarihli karar ile evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda; 22.01.2015 tarihli «protokolün» «adi ortaklığın» ticari ünvanı altında .... tarafından imzalandığı, ....'nın imzasının bulunmadığı, borçlu ....'nın vekili tarafından sunulan 24.01.2015 tarihli belgeden anlaşıldığı üzere alacaklının ....'dan alacaklı olmadığını kabul ettiği, böylece borçlu .... vekilinin itirazında haklı olduğu, «ihtiyati haciz» kararının borçlu .... yönünden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının borçlu .... yönünden kaldırılmasına karar verilmişt …
Benzer bu karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» talep eden vekilinin başvurusu üzerine ihtiyati hacze karar verilmiş, muterizler vekili tarafından «ihtiyati hacze itirazda» bulunulmuştur.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda belirtilen yasal düzenleme uyarınca taraflara usulüne uygun duruşma gününü bildirir «tebligat» gönderilip, beyanları alınarak vaki itiraz hakkında bir karar verilmesi gerekirken «savunma hakkını» kısıtlar biçimde gıyabta yapılan yargılama ile itirazın incelenip, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili temyiz etmiştir. ...- Talep, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde itirazın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, yukarıda belirtilen yasal düzenleme uyarınca taraflara usulüne uygun duruşma gününü bildirir «tebligat» gönderilip, beyanları alınarak vaki itiraz hakkında bir karar verilmesi gerekirken «savunma hakkını» kısıtlar biçimde gıyabta yapılan yargılama ile itirazın incelenip, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14389 E. 2016/255 K.
Ortak:savunma hakkı · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz
İncelediğiniz karardaOrtaklığı'nın gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz mallarıyla, hak ve alacaklarından borca yetecek miktarı üzerine «ihtiyadi haciz» konulmasına karar verilmiştir.
Borçlu vekili karara itiraz dilekçesinde; «protokolde» «adi ortaklığın» taraflarından ....'nın imzasının bulunmadığını, ortaklar arasında aktedilen "adi «ortaklık sözleşmesinin»" 10. maddesi hükmü gereği ortaklardan sadece birinin borçlandırıcı işlem yapamayacağını, bu nedenle dosyaya sunulan protokolün bağlayıcı olmayacağı, sözü edilen alacağın ilgili yanların «ticari defterlerinde» bir «kaydının» bulunmadığını, müvekkilinin .....'ye borcunun bulunmadığını ileri sürerek «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece 06.11.2015 tarihli karar ile evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda; 22.01.2015 tarihli «protokolün» «adi ortaklığın» ticari ünvanı altında .... tarafından imzalandığı, ....'nın imzasının bulunmadığı, borçlu ....'nın vekili tarafından sunulan 24.01.2015 tarihli belgeden anlaşıldığı üzere alacaklının ....'dan alacaklı olmadığını kabul ettiği, böylece borçlu .... vekilinin itirazında haklı olduğu, «ihtiyati haciz» kararının borçlu .... yönünden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının borçlu .... yönünden kaldırılmasına karar verilmişt …
Benzer bu karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» talep eden vekilinin başvurusu üzerine ihtiyati hacze karar verilmiş, muterizler tarafından «ihtiyati hacze itirazda» bulunulmuştur.
Mahkemece, iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borçlu ...'in «ihtiyati haciz» tarihinde vefat etmiş olup, talebin kişi aleyhine başlatılmasının kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından ihtiyati haciz talebinin borçlu «mirasçılarına» yönetilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, itirazın reddi ile, ihtiyati haciz talebinin ... mirasçılarına yöneltilmesine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati hacze itiraz» edenler (borçlular) temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasçılık · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borçlu ...'in «ihtiyati haciz» tarihinde vefat etmiş olup, talebin kişi aleyhine başlatılmasının kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından ihtiyati haciz talebinin borçlu «mirasçılarına» yönetilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, itirazın reddi ile, ihtiyati haciz talebinin ... mirasçılarına yöneltilmesine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda belirtilen yasal düzenleme uyarınca taraflara usulüne uygun duruşma gününü bildirir «tebligat» gönderilip, beyanları alınarak vaki itiraz hakkında bir karar verilmesi gerekirken «savunma hakkını» kısıtlar biçimde gıyabta yapılan yargılama ile itirazın incelenip, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2587 E. 2015/4040 K.
Ortak:ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz
İncelediğiniz karardaOrtaklığı'nın gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz mallarıyla, hak ve alacaklarından borca yetecek miktarı üzerine «ihtiyadi haciz» konulmasına karar verilmiştir.
Borçlu vekili karara itiraz dilekçesinde; «protokolde» «adi ortaklığın» taraflarından ....'nın imzasının bulunmadığını, ortaklar arasında aktedilen "adi «ortaklık sözleşmesinin»" 10. maddesi hükmü gereği ortaklardan sadece birinin borçlandırıcı işlem yapamayacağını, bu nedenle dosyaya sunulan protokolün bağlayıcı olmayacağı, sözü edilen alacağın ilgili yanların «ticari defterlerinde» bir «kaydının» bulunmadığını, müvekkilinin .....'ye borcunun bulunmadığını ileri sürerek «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece 06.11.2015 tarihli karar ile evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda; 22.01.2015 tarihli «protokolün» «adi ortaklığın» ticari ünvanı altında .... tarafından imzalandığı, ....'nın imzasının bulunmadığı, borçlu ....'nın vekili tarafından sunulan 24.01.2015 tarihli belgeden anlaşıldığı üzere alacaklının ....'dan alacaklı olmadığını kabul ettiği, böylece borçlu .... vekilinin itirazında haklı olduğu, «ihtiyati haciz» kararının borçlu .... yönünden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının borçlu .... yönünden kaldırılmasına karar verilmişt …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aleyhine «ihtiyati haciz» kararı istenenin «kredi sözleşmesinde» asıl borçlu olarak göründüğü, lehine ihtiyati haciz kararı verilenin ise mezkur sözleşmede «kefil» olarak yer aldığı, asıl borçlunun borcunu ödememesi nedeniyle kefilin bankaya 10.369,93 TL tutarında ödeme yaptığı, ihtiyati haciz isteyenin alacağının mevcudiyetine ilişkin kâfi derecede kanaate ulaşıldığı, borçlu vekilinin itirazlarının alacaklı ile borçlu arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiği, itirazların İcra İflas Kanunu'nun «265»'inci maddesindeki şartları taşımadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
1- Talep, «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Somut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin talebi üzerine mahkemece 29.09.2014 tarihli kararla borçlunun malları, hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmuş, borçlu vekilinin 02.10.2014 tarihli itirazı üzerine de mahkemece, tarafların dinlenebilmesi için gün belirlenmeden ve itiraz dilekçesi ihtiyati haciz isteyen «vekiline tebliğ» edilmeden 10.10.2014 tarihinde dosya üzerinden inceleme yapılarak itirazın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekile tebliğ · kefil · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aleyhine «ihtiyati haciz» kararı istenenin «kredi sözleşmesinde» asıl borçlu olarak göründüğü, lehine ihtiyati haciz kararı verilenin ise mezkur sözleşmede «kefil» olarak yer aldığı, asıl borçlunun borcunu ödememesi nedeniyle kefilin bankaya 10.369,93 TL tutarında ödeme yaptığı, ihtiyati haciz isteyenin alacağının mevcudiyetine ilişkin kâfi derecede kanaate ulaşıldığı, borçlu vekilinin itirazlarının alacaklı ile borçlu arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiği, itirazların İcra İflas Kanunu'nun «265»'inci maddesindeki şartları taşımadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin talebi üzerine mahkemece 29.09.2014 tarihli kararla borçlunun malları, hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmuş, borçlu vekilinin 02.10.2014 tarihli itirazı üzerine de mahkemece, tarafların dinlenebilmesi için gün belirlenmeden ve itiraz dilekçesi ihtiyati haciz isteyen «vekiline tebliğ» edilmeden 10.10.2014 tarihinde dosya üzerinden inceleme yapılarak itirazın reddine karar verilmiştir.
Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir." şeklinde düzenlenmiş olup anılan kanun hükmü uyarınca mahkemece muterizin dilekçesinin alacaklı «vekiline tebliğ» edilmesi, tarafların davet edilip dinlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı olduğu şekilde uygulama yapılarak karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9833 E. 2013/13879 K.
Ortak:i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz · İhtiyati haciz, İhtiyati haciz kararının kaldırılması
İncelediğiniz karardaOrtaklığı'nın gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz mallarıyla, hak ve alacaklarından borca yetecek miktarı üzerine «ihtiyadi haciz» konulmasına karar verilmiştir.
Borçlu vekili karara itiraz dilekçesinde; «protokolde» «adi ortaklığın» taraflarından ....'nın imzasının bulunmadığını, ortaklar arasında aktedilen "adi «ortaklık sözleşmesinin»" 10. maddesi hükmü gereği ortaklardan sadece birinin borçlandırıcı işlem yapamayacağını, bu nedenle dosyaya sunulan protokolün bağlayıcı olmayacağı, sözü edilen alacağın ilgili yanların «ticari defterlerinde» bir «kaydının» bulunmadığını, müvekkilinin .....'ye borcunun bulunmadığını ileri sürerek «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece 06.11.2015 tarihli karar ile evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda; 22.01.2015 tarihli «protokolün» «adi ortaklığın» ticari ünvanı altında .... tarafından imzalandığı, ....'nın imzasının bulunmadığı, borçlu ....'nın vekili tarafından sunulan 24.01.2015 tarihli belgeden anlaşıldığı üzere alacaklının ....'dan alacaklı olmadığını kabul ettiği, böylece borçlu .... vekilinin itirazında haklı olduğu, «ihtiyati haciz» kararının borçlu .... yönünden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının borçlu .... yönünden kaldırılmasına karar verilmişt …
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, borçlu ... hakkında verilen «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
1- Talep «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkin olup mahkemece borçlunun itirazı üzerine evrak üzerinde inceleme yapılarak ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18576 E. 2015/5325 K.
Ortak:ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz · İhtiyati haciz, İhtiyati haciz kararının kaldırılması
İncelediğiniz karardaOrtaklığı'nın gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz mallarıyla, hak ve alacaklarından borca yetecek miktarı üzerine «ihtiyadi haciz» konulmasına karar verilmiştir.
Borçlu vekili karara itiraz dilekçesinde; «protokolde» «adi ortaklığın» taraflarından ....'nın imzasının bulunmadığını, ortaklar arasında aktedilen "adi «ortaklık sözleşmesinin»" 10. maddesi hükmü gereği ortaklardan sadece birinin borçlandırıcı işlem yapamayacağını, bu nedenle dosyaya sunulan protokolün bağlayıcı olmayacağı, sözü edilen alacağın ilgili yanların «ticari defterlerinde» bir «kaydının» bulunmadığını, müvekkilinin .....'ye borcunun bulunmadığını ileri sürerek «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece 06.11.2015 tarihli karar ile evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda; 22.01.2015 tarihli «protokolün» «adi ortaklığın» ticari ünvanı altında .... tarafından imzalandığı, ....'nın imzasının bulunmadığı, borçlu ....'nın vekili tarafından sunulan 24.01.2015 tarihli belgeden anlaşıldığı üzere alacaklının ....'dan alacaklı olmadığını kabul ettiği, böylece borçlu .... vekilinin itirazında haklı olduğu, «ihtiyati haciz» kararının borçlu .... yönünden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının borçlu .... yönünden kaldırılmasına karar verilmişt …
Benzer bu kararda1- Talep «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece borçlunun ihtiyati haciz kararına itirazı üzerine evrak üzerinde inceleme yapılarak itirazın reddine karar verilmiştir.
Karar, «ihtiyati hacze itiraz» eden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ancak; İİK'nın «265»/4. maddesi gereğince, mahkeme itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra itirazı varit görürse kararı değiştirebilir veya kaldırabilir. ... kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/13637 E. 2006/3081 K.
Ortak:ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz
İncelediğiniz karardaOrtaklığı'nın gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz mallarıyla, hak ve alacaklarından borca yetecek miktarı üzerine «ihtiyadi haciz» konulmasına karar verilmiştir.
Borçlu vekili karara itiraz dilekçesinde; «protokolde» «adi ortaklığın» taraflarından ....'nın imzasının bulunmadığını, ortaklar arasında aktedilen "adi «ortaklık sözleşmesinin»" 10. maddesi hükmü gereği ortaklardan sadece birinin borçlandırıcı işlem yapamayacağını, bu nedenle dosyaya sunulan protokolün bağlayıcı olmayacağı, sözü edilen alacağın ilgili yanların «ticari defterlerinde» bir «kaydının» bulunmadığını, müvekkilinin .....'ye borcunun bulunmadığını ileri sürerek «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece 06.11.2015 tarihli karar ile evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda; 22.01.2015 tarihli «protokolün» «adi ortaklığın» ticari ünvanı altında .... tarafından imzalandığı, ....'nın imzasının bulunmadığı, borçlu ....'nın vekili tarafından sunulan 24.01.2015 tarihli belgeden anlaşıldığı üzere alacaklının ....'dan alacaklı olmadığını kabul ettiği, böylece borçlu .... vekilinin itirazında haklı olduğu, «ihtiyati haciz» kararının borçlu .... yönünden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının borçlu .... yönünden kaldırılmasına karar verilmişt …
Benzer bu karardaBorçlu, aleyhine verilen «ihtiyati haciz» kararına karşı İİK'nın «265». maddesinde belirtilen sebeplere dayalı olarak itirazda bulunmuştur.
Bu durumda «ihtiyati hacze itiraz», uyuşmazlığın görüldüğü mahkemece incelenecek olup, somut olayda henüz «ihtiyati haciz» kararına konu alacak hakkında taraflar arasında görülen bir davanın varlığı da ileri sürülmediğinden, mahkemenin borçlunun ihtiyati haciz kararına «yetki» yönünden yaptığı itirazı inceleyerek sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken, somut olayda uygulanma yeri olmayan «teminat» karşılığı ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin İİK'nın «266». maddesine dayalı olarak yazılı şekilde icra mahkemesinin «görevli» olduğuna karar vermesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle itiraz eden borçlu yararına bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan, «ihtiyati haciz» kararına karşı yapılan itirazın incelenmesi usulü İİK'nın «265». maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddenin 4. fıkrasında, mahkemenin itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 266 · görevsizlik kararı · yetki · teminat · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBu durumda «ihtiyati hacze itiraz», uyuşmazlığın görüldüğü mahkemece incelenecek olup, somut olayda henüz «ihtiyati haciz» kararına konu alacak hakkında taraflar arasında görülen bir davanın varlığı da ileri sürülmediğinden, mahkemenin borçlunun ihtiyati haciz kararına «yetki» yönünden yaptığı itirazı inceleyerek sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken, somut olayda uygulanma yeri olmayan «teminat» karşılığı ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin İİK'nın «266». maddesine dayalı olarak yazılı şekilde icra mahkemesinin «görevli» olduğuna karar vermesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle itiraz eden borçlu yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, İİK'nın «266». maddesi uyarınca takibe başlandıktan sonra itirazı incelemek ve kaldırmakla «görevli» mahkemenin İcra Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle dilekçenin reddine, karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın görevli İzmir Nöbetçi İcra Mahkemesine gönderilmesine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmiştir.
İcra Mahkemeleri, İİK'nın «265». maddesi uyarınca yapılacak itirazları incelemeye «görevli» değildir.
İhtiyati hacze itirazı incelemeye bu kararı veren mahkemenin «görevli» bulunduğuna ilişkin kuralın tek istisnası, ihtiyati hacze konu alacak hakkında dava açılması halidir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14346 E. 2011/17387 K.
Ortak:i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · haciz
İncelediğiniz karardaOrtaklığı'nın gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz mallarıyla, hak ve alacaklarından borca yetecek miktarı üzerine «ihtiyadi haciz» konulmasına karar verilmiştir.
Borçlu vekili karara itiraz dilekçesinde; «protokolde» «adi ortaklığın» taraflarından ....'nın imzasının bulunmadığını, ortaklar arasında aktedilen "adi «ortaklık sözleşmesinin»" 10. maddesi hükmü gereği ortaklardan sadece birinin borçlandırıcı işlem yapamayacağını, bu nedenle dosyaya sunulan protokolün bağlayıcı olmayacağı, sözü edilen alacağın ilgili yanların «ticari defterlerinde» bir «kaydının» bulunmadığını, müvekkilinin .....'ye borcunun bulunmadığını ileri sürerek «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece 06.11.2015 tarihli karar ile evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda; 22.01.2015 tarihli «protokolün» «adi ortaklığın» ticari ünvanı altında .... tarafından imzalandığı, ....'nın imzasının bulunmadığı, borçlu ....'nın vekili tarafından sunulan 24.01.2015 tarihli belgeden anlaşıldığı üzere alacaklının ....'dan alacaklı olmadığını kabul ettiği, böylece borçlu .... vekilinin itirazında haklı olduğu, «ihtiyati haciz» kararının borçlu .... yönünden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının borçlu .... yönünden kaldırılmasına karar verilmişt …
Benzer bu kararda1-İstem, «ihtiyati haciz» kararına karşı yapılan itiraza ilişkin olup, ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın incelenmesi usulü İİK’nun «265» ncü maddesinde düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, borçlu vekilinin «yetki itirazı» kabul edilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14736 E. , 2016/873 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/11/2015 tarih ve 2015/88-2015/107 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, müvekkilinin karşı taraftan 300.000,00 TL alacaklı olduğunu, protokolde belirtilen bedelin vadesinde ödenmediğini, borçluya yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını bildirerek rehinle de teminat altına alınmamış olan alacaklarına karşılık borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyaden haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece 23.10.2015 tarihli karar ile tüm dosya kapsamına göre, borçlu ..... Ortaklığı ve davacı arasında protokol aktedildiği, 30.07.2015 vade tarihli 100.000,00 TL, 30.08.2015 vade tarihli 100.000,00 TL ve 30.09.2015 vade tarihli 100.000,00 TL borcun vadesinin geldiği, muaccel olduğu ve sözleşme münderacatındaki alacağın ödendiğine ilişkin sözleşme metnine herhangi bir şerh konulmadığı gerekçesiyle alacaklı vekilinin isteminin kabulü ile; borçlu ..... Ortaklığı'nın gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz mallarıyla, hak ve alacaklarından borca yetecek miktarı üzerine ihtiyadi haciz konulmasına karar verilmiştir.
Borçlu vekili karara itiraz dilekçesinde; protokolde adi ortaklığın taraflarından ....'nın imzasının bulunmadığını, ortaklar arasında aktedilen "adi ortaklık sözleşmesinin" 10. maddesi hükmü gereği ortaklardan sadece birinin borçlandırıcı işlem yapamayacağını, bu nedenle dosyaya sunulan protokolün bağlayıcı olmayacağı, sözü edilen alacağın ilgili yanların ticari defterlerinde bir kaydının bulunmadığını, müvekkilinin .....'ye borcunun bulunmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece 06.11.2015 tarihli karar ile evrak üzerinden yapılan inceleme sonunda;
22. 01.2015 tarihli protokolün adi ortaklığın ticari ünvanı altında .... tarafından imzalandığı, ....'nın imzasının bulunmadığı, borçlu ....'nın vekili tarafından sunulan 24.01.2015 tarihli belgeden anlaşıldığı üzere alacaklının ....'dan alacaklı olmadığını kabul ettiği, böylece borçlu .... vekilinin itirazında haklı olduğu, ihtiyati haciz kararının borçlu .... yönünden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının borçlu .... yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Borçlu vekili, 09.11.2015 tarihli dilekçesi ile ihtiyati haciz kararına yaptıkları itirazın adi ortaklık adına yapıldığını belirterek itirazın yeniden incelenmesini ve ihtiyati haciz kararının ortaklık yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece işbu dilekçenin temyiz dilekçesi olarak kabulü üzerine borçlu vekili 11.11.2015 tarihli dilekçesi ile, 06.11.2015 tarihli ek kararı temyiz etmediklerini, 09.11.2015 tarihli dilekçelerinin temyiz dilekçesi olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece bunun üzerine, borçlu vekilinin 11.11.2015 tarihli dilekçesinin temyizden feragat dilekçesi olduğu kabul edilerek, 16.11.2015 tarihli ek karar ile borçlu vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
06.11.2015 tarihli karar ile 16.11.2015 tarihli ek karar, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, 16.11.2015 tarihli ek karar ile itiraz eden borçlu vekilinin 06.11.2015 tarihli ek kararı temyiz talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; muteriz vekilinin mahkemeye sunduğu 09.11.2015 ve 11.11.2015 tarihli dilekçe içerikleri incelendiğinde, ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen kararın düzeltilmesine yönelik talepler sıralanmış olmakla, vekilin herhangi bir feragat beyan ve iradesi bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece verilen 16.11.2015 tarihli ek kararın ortadan kaldırılmasına karar verilerek, muteriz vekilinin 06.11.2015 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
2-Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Anayasa'nın 36'ncı maddesine göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Adil yargılanma hakkı hak arama özgürlüğünün uygulamaya yönelik uzantısı niteliğindedir. 2004 sayılı İİK'nın 265/4. maddesinde mahkemenin, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebileceği veya kaldırabileceği, ancak iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yaparak karar verebileceği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta mahkemece, muteriz vekilinin ihtiyati hacze itiraza ilişkin dilekçesinin mahkemeye ulaşmasını müteakip duruşma günü belirlenmemiş, taraflar davet edilip dinlenmemiş ve dosya üzerinde inceleme yapılmak suretiyle itirazın yazılı şekilde kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İİK'nın 265/4. maddesi hükmüne aykırı olarak itiraz dilekçelerinin sunulmasından sonra gün tayin edilip taraflara davetiye çıkartılmadan ve itiraz hakkında taraflar dinlenmeden hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır. Mahkemece bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün muteriz yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin 16.11.2015 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle muteriz vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkemenin 06.11.2015 tarihli ek kararının BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 27/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215492300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz