Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13930 E. 2016/844 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 115/3↗ yabancı mahkeme ilamı↗ davanın açılmamış sayılması↗ möhuk 47↗ kesin süre↗ açılmamış sayılma↗ üçüncü kişi↗ tenfiz↗ tebligat↗ dosya masrafı↗ dava sebebi↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, tenfize konu gıyabi karar ve masraflara ilişkin kararın aslını ve onanmış tercümesini sunmadığı, davaya dayanak yabancı mahkeme kararı ve dava dilekçesini davalı tarafa diplomatik yolla tebliğ ettirdiğine dair belgeleri ibraz etmediğinden, MÖHUK 53. maddesi de belirtilen şekilde kesinleşmiş bir kararın söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesinin "D.Konusu" bölümünde ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14.11.1999 kesinleşme tarihli 20.923,09 EURO alacağın tahsiline yönelik ilamın tenfizi isteminde bulunulduğu belirtilmiş. Dava dilekçesinin "Açıklamalar" kısmında ise bu karardan farklı olarak aynı mahkemenin 1 O 73/05 sayılı 20.707,32 EURO'nun tahsiline dair 09.03.2007 tarihinde kesinleşen ilamından bahsedilmiş, dava dilekçesinin "Netice ve Talep" kısmında ise bu sefer .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 7 O 30/06 nolu karar ve masraf tespit kararının tenfizi isteminde bulunulmuş, dava dilekçesinin ekine ise ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1 O 73/05 sayılı kararı ve tercümesi eklenmiştir. 6100 Sayılı HKM'nın 31. maddesinin 1'inci fıkrası gereğince "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının
zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." Bu durumda, öncelikle mahkemece, davacı vekiline dava dilekçesi açıklattırılarak hangi kararın tenfizi isteminde bulunduğu açıklatılarak, oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, dava dilekçesi açıklattırılmadan davanın esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesine eklediği yabancı mahkeme ilamı ve masraf tespit kararıyla ilgili olarak kabule göre de, davacının, tenfize konu asıl karar ve masraflara ilişkin kararın aslını ve onanmış tercümesini sunmadığı, davaya dayanak yabancı mahkeme kararı ve dava dilekçesini davalıya diplomatik yolla tebliğ ettirdiğine dair belgeleri ibraz etmediğinden kesinleşmiş bir kararın söz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi de yerinde değildir. Yabancı bir mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir. Davacı vekilince, tenfizi istenen asıl kararın kesinleşme şerhli fotokopisi ve tercümesinin fotokopisi ile masraf tespit kararının fotokopisi ve tercümesinin fotokopisi sunulmuş daha önce aynı kararın tenfizi için açılıp mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilen Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/220 Esas-2009/123 Karar sayılı dosyasının istenmesi talep edilmiştir. Mahkemece, dosya getirtilip dava bilgileri duruşma zaptına geçirilmiş ise de bu dosya içinde asıl kararın kesinleşme şerhli aslı ve onaylı tercümesi, masraf tespit kararının aslı veya onaylı sureti ile onaylı tercümesi ve asıl kararın tebliğine dair belgeler bulunup bulunmadığı belirtilmemiş, davacı vekiline de asıl kararın kesinleşme şerhli aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesi, masraf tespit kararının aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesi ile davalı vekilinin kararın usulünce kesinleşmediği yönündeki itirazları doğrultusunda kararın tebliğine dair belgeleri sunması için süre verilmemiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin ibrazını emreder. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise, bunun sebebini delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır. Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu durumda, öncelikle Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/220 Esas ve 2009/123 Karar sayılı dosyası içinde anılan belgeler bulunup bulunmadığı tespit edilerek, söz konusu belgeler dosya içinde bulunmuyorsa, dava şartı olan kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2. maddesi uyarınca davacı vekiline asıl kararın kesinleşme şerhli aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesi, masraf tespit kararının aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesini sunmak üzere davacı vekiline kesin süre verilmesi, davacı vekilince tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu asıl kararın tebliğine ilişkin belgelerin T.C. Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu hususlar yerine getirilmeden davanın açıklanan gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Kararın tanınması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14076 E. 2016/1212 K.
Ortak:kesin süre · tenfiz · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, «tenfize» konu gıyabi karar ve «masraflara» ilişkin kararın aslını ve onanmış tercümesini sunmadığı, davaya dayanak yabancı mahkeme kararı ve dava dilekçesini davalı tarafa diplomatik yolla tebliğ ettirdiğine dair belgeleri «ibraz» etmediğinden, MÖHUK 53. maddesi de belirtilen şekilde kesinleşmiş bir kararın söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesine eklediği yabancı mahkeme ilamı ve «masraf» tespit kararıyla ilgili olarak kabule göre de, davacının, «tenfize» konu asıl karar ve masraflara ilişkin kararın aslını ve onanmış tercümesini sunmadığı, davaya dayanak yabancı mahkeme kararı ve dava dilekçesini davalıya diplomatik yolla tebliğ ettirdiğine dair belgeleri «ibraz» etmediğinden kesinleşmiş bir kararın söz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi de yerinde değildir.
… dava şartı olan kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2. maddesi uyarınca davacı vekiline asıl kararın kesinleşme şerhli aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesi, «masraf» tespit kararının aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince «tebligat» belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu …
Benzer bu karardaDavacı vekili, dava dilekçesine kesinleşme «şerhi» bulunmayan yabancı mahkeme kararı aslı ile onaylı tercümesini eklemiş, yargılama aşamasında verilen «kesin süreye» istinaden kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararı aslı ve onaylı tercümesini sunmuşşa da, davacı vekilince dosyaya «ibraz» edilen kesinleşme şerhli karar tercümesinde 17.06.2015 tarihli kesinleşme şerhi bulunup, eldeki «tenfiz» davası 28.11.2014 tarihinde açılması nedeniyle dava tarihi itibariyle kesinleşmiş yabancı mahkeme ilamı bulunmadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken, davanın k …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy şerhi
Benzer bu karardaDavacı vekili, dava dilekçesine kesinleşme «şerhi» bulunmayan yabancı mahkeme kararı aslı ile onaylı tercümesini eklemiş, yargılama aşamasında verilen «kesin süreye» istinaden kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararı aslı ve onaylı tercümesini sunmuşşa da, davacı vekilince dosyaya «ibraz» edilen kesinleşme şerhli karar tercümesinde 17.06.2015 tarihli kesinleşme şerhi bulunup, eldeki «tenfiz» davası 28.11.2014 tarihinde açılması nedeniyle dava tarihi itibariyle kesinleşmiş yabancı mahkeme ilamı bulunmadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken, davanın k …
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12481 E. 2016/195 K.
Ortak:kesin süre · tenfiz · tebligat · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda… dava şartı olan kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2. maddesi uyarınca davacı vekiline asıl kararın kesinleşme şerhli aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesi, «masraf» tespit kararının aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince «tebligat» belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, «tenfize» konu gıyabi karar ve «masraflara» ilişkin kararın aslını ve onanmış tercümesini sunmadığı, davaya dayanak yabancı mahkeme kararı ve dava dilekçesini davalı tarafa diplomatik yolla tebliğ ettirdiğine dair belgeleri «ibraz» etmediğinden, MÖHUK 53. maddesi de belirtilen şekilde kesinleşmiş bir kararın söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı vekiline sadece «tebligat» belgelerini sunmak üzere «kesin» olmayan süre verilmiş, davacı vekilince herhangi bir tebligat belgesi sunulmamıştır.
… 2 maddesi uyarınca davacı vekiline kesinleşme şerhli karar aslı veya onaylı sureti ile onaylı tercümesi ve karar tebliğine dair belgeleri sunmak üzere usulüne uygun «kesin süre» verilerek, ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebliğ tarihi · taşıyan · eksik inceleme
Benzer bu karardaAnılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, mahkemece, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme ilamınının diplomatik yolla tebliğ edilmediği, kararın postaya verilme tarihinin davalıya «tebliğ tarihi» sayıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, kararın tebliğine dair dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı gibi kararın posta yoluyla tebliğ edildiğine dair bir iddia da bulunmadığından gerekçe dosya kapsamına uygun değildir.
… 2 maddesi uyarınca davacı vekiline kesinleşme şerhli karar aslı veya onaylı sureti ile onaylı tercümesi ve karar tebliğine dair belgeleri sunmak üzere usulüne uygun «kesin süre» verilerek, ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tanınması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4439 E. 2019/632 K.
Ortak:kesin süre · tenfiz · tebligat · ibraz · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda… dava şartı olan kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2. maddesi uyarınca davacı vekiline asıl kararın kesinleşme şerhli aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesi, «masraf» tespit kararının aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince «tebligat» belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, «tenfize» konu gıyabi karar ve «masraflara» ilişkin kararın aslını ve onanmış tercümesini sunmadığı, davaya dayanak yabancı mahkeme kararı ve dava dilekçesini davalı tarafa diplomatik yolla tebliğ ettirdiğine dair belgeleri «ibraz» etmediğinden, MÖHUK 53. maddesi de belirtilen şekilde kesinleşmiş bir kararın söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesine eklediği yabancı mahkeme ilamı ve «masraf» tespit kararıyla ilgili olarak kabule göre de, davacının, «tenfize» konu asıl karar ve masraflara ilişkin kararın aslını ve onanmış tercümesini sunmadığı, davaya dayanak yabancı mahkeme kararı ve dava dilekçesini davalıya diplomatik yolla tebliğ ettirdiğine dair belgeleri «ibraz» etmediğinden kesinleşmiş bir kararın söz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi de yerinde değildir.
Benzer bu kararda… kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/.... maddesi uyarınca asıl kararın kesinleşme şerhli aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince «tebligat» belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu asıl kararın tebliğine ilişkin belgelerin ...’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulduğu anlaşılmaktadır.
Asliye Hukuk Mahkemesine istinabe yoluyla yazılan yazıya «olumsuz» cevap verildiği ve davacı tarafça verilen «kesin sürede» yabancı mahkeme ilamının tebliğine dair belgeler sunulmadığı, bu suretle yabancı mahkeme ilamının usulüne uygun olarak kesinleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, ...
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının kesinleşmiş aslı ile tercümesinin «ibraz» edildiği fakat yabancı mahkeme kararının taraflara tebliğine ilişkin tebliğ evraklarının ibraz edilmediği, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti «kamu düzenine» ilişkin olup bu hususun mahkeme tarafından resen ele alınması gerektiği, bu durumda yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediği, tanınması talep …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · kamu düzeni · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının kesinleşmiş aslı ile tercümesinin «ibraz» edildiği fakat yabancı mahkeme kararının taraflara tebliğine ilişkin tebliğ evraklarının ibraz edilmediği, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti «kamu düzenine» ilişkin olup bu hususun mahkeme tarafından resen ele alınması gerektiği, bu durumda yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediği, tanınması talep …
Asliye Hukuk Mahkemesine istinabe yoluyla yazılan yazıya «olumsuz» cevap verildiği ve davacı tarafça verilen «kesin sürede» yabancı mahkeme ilamının tebliğine dair belgeler sunulmadığı, bu suretle yabancı mahkeme ilamının usulüne uygun olarak kesinleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, ...
Bu durumda, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir. ...-Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tanınması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9452 E. 2016/9328 K.
Ortak:ibraz · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, «tenfize» konu gıyabi karar ve «masraflara» ilişkin kararın aslını ve onanmış tercümesini sunmadığı, davaya dayanak yabancı mahkeme kararı ve dava dilekçesini davalı tarafa diplomatik yolla tebliğ ettirdiğine dair belgeleri «ibraz» etmediğinden, MÖHUK 53. maddesi de belirtilen şekilde kesinleşmiş bir kararın söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesine eklediği yabancı mahkeme ilamı ve «masraf» tespit kararıyla ilgili olarak kabule göre de, davacının, «tenfize» konu asıl karar ve masraflara ilişkin kararın aslını ve onanmış tercümesini sunmadığı, davaya dayanak yabancı mahkeme kararı ve dava dilekçesini davalıya diplomatik yolla tebliğ ettirdiğine dair belgeleri «ibraz» etmediğinden kesinleşmiş bir kararın söz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi de yerinde değildir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, «üçüncü kişi» veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin «ibrazını» emreder.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tanınması talep edilen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme tarihinin 08.04.2014 olduğu, dava tarihinden önce kesinleşmiş bir yabancı mahkeme ilamı «ibraz» edilmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tanınması istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde dava tarihinden önce kesinleşmiş bir yabancı mahkeme ilamı «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tanınması talep edilen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme tarihinin 08.04.2014 olduğu, dava tarihinden önce kesinleşmiş bir yabancı mahkeme ilamı «ibraz» edilmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, anılan belge ve tüm dosya kapsamı incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14086 E. 2016/1213 K.
Ortak:tenfiz · ibraz · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, «tenfize» konu gıyabi karar ve «masraflara» ilişkin kararın aslını ve onanmış tercümesini sunmadığı, davaya dayanak yabancı mahkeme kararı ve dava dilekçesini davalı tarafa diplomatik yolla tebliğ ettirdiğine dair belgeleri «ibraz» etmediğinden, MÖHUK 53. maddesi de belirtilen şekilde kesinleşmiş bir kararın söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesine eklediği yabancı mahkeme ilamı ve «masraf» tespit kararıyla ilgili olarak kabule göre de, davacının, «tenfize» konu asıl karar ve masraflara ilişkin kararın aslını ve onanmış tercümesini sunmadığı, davaya dayanak yabancı mahkeme kararı ve dava dilekçesini davalıya diplomatik yolla tebliğ ettirdiğine dair belgeleri «ibraz» etmediğinden kesinleşmiş bir kararın söz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi de yerinde değildir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme ilamının «tenfiz» edilebilmesi için öncelikle kesinleşmiş olması gerektiği, bu nitelikte bir ilam «ibraz» edilmediği gerekçesiyle, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme ilamının «tenfiz» edilebilmesi için öncelikle kesinleşmiş olması gerektiği, bu nitelikte bir ilam «ibraz» edilmediği gerekçesiyle, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olaya gelince, mahkemece kesinleşmiş yabancı mahkeme ilamınının «ibraz» edilmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili, dava dilekçesinin ekinde yabancı mahkeme ilamının kesinleşme şerhli aslını ve onaylı tercümesini sunmuş olduğundan mahkeme gerekçesi dosya kapsamına uygun değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13930 E. , 2016/844 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.05.2012 tarih ve 2011/130-2012/210 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 23.06.2006 tarih ve 1 O 73/05 sayılı 20.923,09 Euro'nun tahsiline ilişkin kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve 3.326,05Euro'luk yargılama masraflarının tahsiline dair masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, tenfize konu gıyabi karar ve masraflara ilişkin kararın aslını ve onanmış tercümesini sunmadığı, davaya dayanak yabancı mahkeme kararı ve dava dilekçesini davalı tarafa diplomatik yolla tebliğ ettirdiğine dair belgeleri ibraz etmediğinden, MÖHUK 53. maddesi de belirtilen şekilde kesinleşmiş bir kararın söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesinin "D.Konusu" bölümünde ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14.11.1999 kesinleşme tarihli 20.923,09 EURO alacağın tahsiline yönelik ilamın tenfizi isteminde bulunulduğu belirtilmiş. Dava dilekçesinin "Açıklamalar" kısmında ise bu karardan farklı olarak aynı mahkemenin 1 O 73/05 sayılı 20.707,32 EURO'nun tahsiline dair 09.03.2007 tarihinde kesinleşen ilamından bahsedilmiş, dava dilekçesinin "Netice ve Talep" kısmında ise bu sefer .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 7 O 30/06 nolu karar ve masraf tespit kararının tenfizi isteminde bulunulmuş, dava dilekçesinin ekine ise ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1 O 73/05 sayılı kararı ve tercümesi eklenmiştir. 6100 Sayılı HKM'nın 31. maddesinin 1'inci fıkrası gereğince "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının
zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." Bu durumda, öncelikle mahkemece, davacı vekiline dava dilekçesi açıklattırılarak hangi kararın tenfizi isteminde bulunduğu açıklatılarak, oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, dava dilekçesi açıklattırılmadan davanın esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesine eklediği yabancı mahkeme ilamı ve masraf tespit kararıyla ilgili olarak kabule göre de, davacının, tenfize konu asıl karar ve masraflara ilişkin kararın aslını ve onanmış tercümesini sunmadığı, davaya dayanak yabancı mahkeme kararı ve dava dilekçesini davalıya diplomatik yolla tebliğ ettirdiğine dair belgeleri ibraz etmediğinden kesinleşmiş bir kararın söz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi de yerinde değildir. Yabancı bir mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir. Davacı vekilince, tenfizi istenen asıl kararın kesinleşme şerhli fotokopisi ve tercümesinin fotokopisi ile masraf tespit kararının fotokopisi ve tercümesinin fotokopisi sunulmuş daha önce aynı kararın tenfizi için açılıp mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilen Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/220 Esas-2009/123 Karar sayılı dosyasının istenmesi talep edilmiştir.
Mahkemece, dosya getirtilip dava bilgileri duruşma zaptına geçirilmiş ise de bu dosya içinde asıl kararın kesinleşme şerhli aslı ve onaylı tercümesi, masraf tespit kararının aslı veya onaylı sureti ile onaylı tercümesi ve asıl kararın tebliğine dair belgeler bulunup bulunmadığı belirtilmemiş, davacı vekiline de asıl kararın kesinleşme şerhli aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesi, masraf tespit kararının aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesi ile davalı vekilinin kararın usulünce kesinleşmediği yönündeki itirazları doğrultusunda kararın tebliğine dair belgeleri sunması için süre verilmemiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 221. maddesi uyarınca “Mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin ibrazını emreder.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise, bunun sebebini delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır. Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.” Bu durumda, öncelikle Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/220 Esas ve 2009/123 Karar sayılı dosyası içinde anılan belgeler bulunup bulunmadığı tespit edilerek, söz konusu belgeler dosya içinde bulunmuyorsa, dava şartı olan kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2. maddesi uyarınca davacı vekiline asıl kararın kesinleşme şerhli aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesi, masraf tespit kararının aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesini sunmak üzere davacı vekiline kesin süre verilmesi, davacı vekilince tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu asıl kararın tebliğine ilişkin belgelerin T.C.
Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu hususlar yerine getirilmeden davanın açıklanan gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215490600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz