Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12481 E. 2016/195 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 115/3↗ 5718 sayılı möhuk↗ yabancı mahkeme ilamı↗ tebliğ tarihi↗ möhuk 47↗ kesin süre↗ tenfiz↗ tebligat↗ taşıyan↗ eksik inceleme↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesine eklenmesi zorunlu belgeler eklenmeksizin fotokopi belgeler eklenmesiyle yetinildiği, sunulan fotokopi belgelerde de, kararın tebliğine veya kesinleşmesine ilişkin herhangi bir bilgi yer almadığı gibi kararın, kararı veren yabancı mahkeme veya o ülke makamlarından onaylandığına ilişkin bir bilginin yer almadığı, verilen süre içerisinde de bu eksikliğin tamamlanmadığı, her dava açıldığı koşulda değerlendirilir kuralı da dikkate alınarak bu şekilde açılan davanın usûl ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın, dava ön şartlarının yerine getirilmemesinden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
5718 sayılı MÖHUK’nın 50/1. maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını taşıyan 53. maddesinde tenfiz dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilebilmesi için öncelikle ilamın kesinleşmiş olması gerekmekte olup, bu husus dava şartı olması nedeniyle, mahkemece resen gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamınının diplomatik yolla tebliğ edilmediği, kararın postaya verilme tarihinin davalıya tebliğ tarihi sayıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, kararın tebliğine dair dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı gibi kararın posta yoluyla tebliğ edildiğine dair bir iddia da bulunmadığından gerekçe dosya kapsamına uygun değildir. Yine, davacı vekilince yabancı mahkeme kararının aslı veya onaylı sureti dosyaya sunulmamış, sunulan karar fotokopisinin tercümesinde de kesinleşmeye dair bir ibare bulunmamaktadır. Mahkemece, davacı vekiline sadece tebligat belgelerini sunmak üzere kesin olmayan süre verilmiş, davacı vekilince herhangi bir tebligat belgesi sunulmamıştır. Bu durumda, mahkemece, dava şartı olan karar aslı ve onaylı tercümesi ile kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2 maddesi uyarınca davacı vekiline kesinleşme şerhli karar aslı veya onaylı sureti ile onaylı tercümesi ve karar tebliğine dair belgeleri sunmak üzere usulüne uygun kesin süre verilerek, ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11744 E. 2016/198 K.
Ortak:tebliğ tarihi · kesin süre · tenfiz · tebligat · taşıyan · eksik inceleme · kesin hüküm · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz kararda… 2 maddesi uyarınca davacı vekiline kesinleşme şerhli karar aslı veya onaylı sureti ile onaylı tercümesi ve karar tebliğine dair belgeleri sunmak üzere usulüne uygun «kesin süre» verilerek, ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, mahkemece, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme ilamınının diplomatik yolla tebliğ edilmediği, kararın postaya verilme tarihinin davalıya «tebliğ tarihi» sayıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, kararın tebliğine dair dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı gibi kararın posta yoluyla tebliğ edildiğine dair bir iddia da bulunmadığından gerekçe dosya kapsamına uygun değildir.
Benzer bu kararda… arınca davacı vekiline kararın kesinleştiğini gösteren usulüne uygun onaylı sureti ve onaylı tercümesi ile karar tebliğine dair belgeleri sunmak üzere usulüne uygun «kesin süre» verilerek ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının diplomatik yolla tebliği usulünün yerine getirilmediği, postaya verilme tarihinin «tebliğ tarihi» sayıldığı, «tebligatın» «kamu düzenine» aykırı olduğu ve ortada kesinleşmiş karardan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · cy/cy şerhi · kamu düzeni
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının diplomatik yolla tebliği usulünün yerine getirilmediği, postaya verilme tarihinin «tebliğ tarihi» sayıldığı, «tebligatın» «kamu düzenine» aykırı olduğu ve ortada kesinleşmiş karardan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Yine, davacı vekilince sunulan yabancı mahkeme kararının aslı üzerinde kesinleşme «şerhi» bulunmadığı gibi bu kararın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi de dosyaya sunulmamıştır.
Mahkemece, davacı vekiline sadece «tebligat» belgelerini sunmak üzere «kesin» olmayan süre verilmiş, davacı vekilince sadece dava «dilekçesinin tebliğine» dair belgeler sunulmuş, karar tebliğine ilişkin belgeler sunulmamıştır.
-
Yabancı mahkeme kararının tanınması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5396 E. 2016/7720 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · kesin süre · tenfiz · tebligat · taşıyan · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaAnılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, davacı vekiline sadece «tebligat» belgelerini sunmak üzere «kesin» olmayan süre verilmiş, davacı vekilince herhangi bir tebligat belgesi sunulmamıştır.
… 2 maddesi uyarınca davacı vekiline kesinleşme şerhli karar aslı veya onaylı sureti ile onaylı tercümesi ve karar tebliğine dair belgeleri sunmak üzere usulüne uygun «kesin süre» verilerek, ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 58. maddesi gereğince Yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, tanınması istenen yabancı mahkeme ilamınının taraflara tebliğine ilişkin tebliğ evraklarının «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dava şartı olan kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2. maddesi uyarınca asıl kararın kesinleşme şerhli aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince «tebligat» belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu …
Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin delil · ibraz
Benzer bu karardaMahkemesi'nin 1 O 360/06 ve BGH VI ZR 217/09 sayılı ilamın tanınması için iş bu dava açılmış ise de dosyaya yabancı mahkeme kararının aslı ile tercümesinin «ibraz» edildiği fakat yabancı mahkeme kararının taraflara tebliğine ilişkin tebliğ evraklarının ibraz edilmediği, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşm …
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 58. maddesi gereğince Yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, tanınması istenen yabancı mahkeme ilamınının taraflara tebliğine ilişkin tebliğ evraklarının «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dava şartı olan kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2. maddesi uyarınca asıl kararın kesinleşme şerhli aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince «tebligat» belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu …
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10773 E. 2013/23704 K.
Ortak:tenfiz · taşıyan · eksik inceleme · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaAnılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
5718 sayılı MÖHUK’nın 50/1. maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından «tenfiz» kararı verilmesine bağlıdır.
Benzer bu karardaAnılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafa «tenfizi» istenilen kararın kesinleştiğini gösteren usulüne uygun yazıyı ve tercümesini dosyaya sunması için süre verilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 5718 sayılı MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy şerhi · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, dava dilekçesine ekli olarak sunulan yabancı mahkeme kararının aslı üzerinde kesinleşme «şerhi» bulunmadığı gibi bu kararın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi de dosyaya sunulmamış, yalnızca yargılama sırasında kesinleşme şerhini içerir karar fotokopisi «ibraz» edilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tanınması | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12850 E. 2017/1098 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · kesin süre · tenfiz · tebligat · taşıyan · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaAnılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, davacı vekiline sadece «tebligat» belgelerini sunmak üzere «kesin» olmayan süre verilmiş, davacı vekilince herhangi bir tebligat belgesi sunulmamıştır.
… 2 maddesi uyarınca davacı vekiline kesinleşme şerhli karar aslı veya onaylı sureti ile onaylı tercümesi ve karar tebliğine dair belgeleri sunmak üzere usulüne uygun «kesin süre» verilerek, ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece, tanınması istenen yabancı mahkeme ilamının davalılara tebliğine ilişkin tebliğ evraklarının «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamında yabancı mahkeme kararın kesinleşme şerhli aslının bulunduğu, ancak dava şartı olan kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2. maddesi uyarınca yabancı mahkeme kararının kesinleştiğini gösterir «tebligat» belgelerinin de sunulması için davacı vekiline «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu asıl kararın tebliğine ilişkin belgelerin ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
5718 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince Yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin delil · usulüne uygun tebliğ · yazılı delil · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu numaralı kararının davalılara «usulüne uygun tebliğ» edildiğine dair «yazılı delil» «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
5718 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince Yabancı mahkeme ilamının «kesin delil» veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi «yabancı ilamın» «tenfiz» şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, tanınması istenen yabancı mahkeme ilamının davalılara tebliğine ilişkin tebliğ evraklarının «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamında yabancı mahkeme kararın kesinleşme şerhli aslının bulunduğu, ancak dava şartı olan kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2. maddesi uyarınca yabancı mahkeme kararının kesinleştiğini gösterir «tebligat» belgelerinin de sunulması için davacı vekiline «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu asıl kararın tebliğine ilişkin belgelerin ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5639 E. 2013/11732 K.
Ortak:tenfiz · taşıyan · dava şartı · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaAnılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
5718 sayılı MÖHUK’nın 50/1. maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından «tenfiz» kararı verilmesine bağlıdır.
Benzer bu karardaAnılan yasanın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · cy/cy şerhi · tespit davası
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Somut olayda, davacı tarafça «tenfizi» istenilen karar üzerinde kesinleşme «şerhi» bulunmadığı gibi bu kararın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi de dosyaya sunulmamıştır.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10409 E. 2015/11510 K.
Ortak:kesin süre · tenfiz · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… 2 maddesi uyarınca davacı vekiline kesinleşme şerhli karar aslı veya onaylı sureti ile onaylı tercümesi ve karar tebliğine dair belgeleri sunmak üzere usulüne uygun «kesin süre» verilerek, ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
5718 sayılı MÖHUK’nın 50/1. maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından «tenfiz» kararı verilmesine bağlıdır.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına istinaden davacı vekiline verilen «kesin süre» içerisinde davacı vekili, 03.03.2015 tarihli dilekçesi ekinde, yabancı mahkemece onaylı; üzerinde kesinleşme «şerhi» bulunan karar aslı ve onaylı tercümesini sunmuş olmasına rağmen mahkemece, bu husus gözden kaçırılarak yabancı mahkeme ilamının kesinleştiğine dair ilamda o ülke makamlarınca usulen onaylanmış herhangi bir ibare bulunmadığı, «tenfiz» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 03.03.2015 tarihli dilekçesi ekinde «ibraz» ettiği yabancı mahkeme ilamının kesinleştiğine dair ilamda o ülke makamlarınca usulen onaylanmış herhangi bir ibare bulunmadığı, «tenfiz» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy şerhi · ibraz
Benzer bu karardaDairemizin bozma ilamında yabancı mahkeme kararının aslı üzerinde kesinleşme «şerhi» bulunmadığı gibi bu kararın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin dosyaya sunulmadığı, davacı tarafça yalnızca yabancı mahkeme ilamının kesinleşme şerhini içerir karar fotokopisinin «ibraz» edildiği belirtilerek kararın kesinleştiğini gösteren usulüne uygun yazıyı ve tercümesini dosyaya sunması için davacı vekiline süre verilmesi gerektiğine değinilmi …
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 03.03.2015 tarihli dilekçesi ekinde «ibraz» ettiği yabancı mahkeme ilamının kesinleştiğine dair ilamda o ülke makamlarınca usulen onaylanmış herhangi bir ibare bulunmadığı, «tenfiz» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına istinaden davacı vekiline verilen «kesin süre» içerisinde davacı vekili, 03.03.2015 tarihli dilekçesi ekinde, yabancı mahkemece onaylı; üzerinde kesinleşme «şerhi» bulunan karar aslı ve onaylı tercümesini sunmuş olmasına rağmen mahkemece, bu husus gözden kaçırılarak yabancı mahkeme ilamının kesinleştiğine dair ilamda o ülke makamlarınca usulen onaylanmış herhangi bir ibare bulunmadığı, «tenfiz» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7440 E. 2016/7715 K.
Ortak:tenfiz · taşıyan · eksik inceleme · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaAnılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
5718 sayılı MÖHUK’nın 50/1. maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından «tenfiz» kararı verilmesine bağlıdır.
Benzer bu karardaAnılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafa «tenfizi» istenilen kararın noter veya konsolosluk tarafından onanmış tercümesini dosyaya sunması için süre verilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10287 E. 2013/20596 K.
Ortak:yabancı mahkeme ilamı · tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaDava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
5718 sayılı MÖHUK’nın 50/1. maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından «tenfiz» kararı verilmesine bağlıdır.
Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını «taşıyan» 53. maddesinde «tenfiz» dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir.
Benzer bu kararda5718 Sayılı MÖHUK'nun 53. maddesinde, mahkemeden «yabancı ilamın» «tenfizine» karar verilmesine ilişkin talep dilekçesine hangi belgelerin ekleneceği hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/12481 E. , 2016/195 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ
TARİHİ 21/04/2015
NUMARASI 2014/629-2015/249
Taraflar arasında görülen davada...Mahkemesi’nce verilen 21.04.2015 tarih ve 2014/629-2015/249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Berlin Bölge Mahkemesi tarafından verilen 11.06.2006 tarih ve 290/05 sayılı kararın kararın tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesine eklenmesi zorunlu belgeler eklenmeksizin fotokopi belgeler eklenmesiyle yetinildiği, sunulan fotokopi belgelerde de, kararın tebliğine veya kesinleşmesine ilişkin herhangi bir bilgi yer almadığı gibi kararın, kararı veren yabancı mahkeme veya o ülke makamlarından onaylandığına ilişkin bir bilginin yer almadığı, verilen süre içerisinde de bu eksikliğin tamamlanmadığı, her dava açıldığı koşulda değerlendirilir kuralı da dikkate alınarak bu şekilde açılan davanın usûl ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın, dava ön şartlarının yerine getirilmemesinden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
5718 sayılı MÖHUK’nın 50/1. maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Anılan Yasa'nın “Dilekçeye Eklenecek Belgeler” başlığını taşıyan 53. maddesinde tenfiz dilekçesine “Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi”nin ekleneceği düzenlenmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında, yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilebilmesi için öncelikle ilamın kesinleşmiş olması gerekmekte olup, bu husus dava şartı olması nedeniyle, mahkemece resen gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamınının diplomatik yolla tebliğ edilmediği, kararın postaya verilme tarihinin davalıya tebliğ tarihi sayıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, kararın tebliğine dair dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı gibi kararın posta yoluyla tebliğ edildiğine dair bir iddia da bulunmadığından gerekçe dosya kapsamına uygun değildir. Yine, davacı vekilince yabancı mahkeme kararının aslı veya onaylı sureti dosyaya sunulmamış, sunulan karar fotokopisinin tercümesinde de kesinleşmeye dair bir ibare bulunmamaktadır. Mahkemece, davacı vekiline sadece tebligat belgelerini sunmak üzere kesin olmayan süre verilmiş, davacı vekilince herhangi bir tebligat belgesi sunulmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, dava şartı olan karar aslı ve onaylı tercümesi ile kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2 maddesi uyarınca davacı vekiline kesinleşme şerhli karar aslı veya onaylı sureti ile onaylı tercümesi ve karar tebliğine dair belgeleri sunmak üzere usulüne uygun kesin süre verilerek, ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/158697400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz