Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Kararın tanınması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14076 E. 2016/1212 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı mahkeme ilamı↗ möhuk 47↗ cy/cy şerhi↗ kesin süre↗ tenfiz↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmekte olup kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının bulunması dava şartlarındandır. Davacı vekili, dava dilekçesine kesinleşme şerhi bulunmayan yabancı mahkeme kararı aslı ile onaylı tercümesini eklemiş, yargılama aşamasında verilen kesin süreye istinaden kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararı aslı ve onaylı tercümesini sunmuşşa da, davacı vekilince dosyaya ibraz edilen kesinleşme şerhli karar tercümesinde 17.06.2015 tarihli kesinleşme şerhi bulunup, eldeki tenfiz davası 28.11.2014 tarihinde açılması nedeniyle dava tarihi itibariyle kesinleşmiş yabancı mahkeme ilamı bulunmadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tanınması 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9452 E. 2016/9328 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, dava dilekçesine kesinleşme «şerhi» bulunmayan yabancı mahkeme kararı aslı ile onaylı tercümesini eklemiş, yargılama aşamasında verilen «kesin süreye» istinaden kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararı aslı ve onaylı tercümesini sunmuşşa da, davacı vekilince dosyaya «ibraz» edilen kesinleşme şerhli karar tercümesinde 17.06.2015 tarihli kesinleşme şerhi bulunup, eldeki «tenfiz» davası 28.11.2014 tarihinde açılması nedeniyle dava tarihi itibariyle kesinleşmiş yabancı mahkeme ilamı bulunmadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken, davanın k …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tanınması talep edilen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme tarihinin 08.04.2014 olduğu, dava tarihinden önce kesinleşmiş bir yabancı mahkeme ilamı «ibraz» edilmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tanınması istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde dava tarihinden önce kesinleşmiş bir yabancı mahkeme ilamı «ibraz» edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tanınması talep edilen yabancı mahkeme ilamının kesinleşme tarihinin 08.04.2014 olduğu, dava tarihinden önce kesinleşmiş bir yabancı mahkeme ilamı «ibraz» edilmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, anılan belge ve tüm dosya kapsamı incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14086 E. 2016/1213 K.
Ortak:tenfiz · ibraz
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, dava dilekçesine kesinleşme «şerhi» bulunmayan yabancı mahkeme kararı aslı ile onaylı tercümesini eklemiş, yargılama aşamasında verilen «kesin süreye» istinaden kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararı aslı ve onaylı tercümesini sunmuşşa da, davacı vekilince dosyaya «ibraz» edilen kesinleşme şerhli karar tercümesinde 17.06.2015 tarihli kesinleşme şerhi bulunup, eldeki «tenfiz» davası 28.11.2014 tarihinde açılması nedeniyle dava tarihi itibariyle kesinleşmiş yabancı mahkeme ilamı bulunmadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken, davanın k …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme ilamının «tenfiz» edilebilmesi için öncelikle kesinleşmiş olması gerektiği, bu nitelikte bir ilam «ibraz» edilmediği gerekçesiyle, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme ilamının «tenfiz» edilebilmesi için öncelikle kesinleşmiş olması gerektiği, bu nitelikte bir ilam «ibraz» edilmediği gerekçesiyle, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olaya gelince, mahkemece kesinleşmiş yabancı mahkeme ilamınının «ibraz» edilmediği gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili, dava dilekçesinin ekinde yabancı mahkeme ilamının kesinleşme şerhli aslını ve onaylı tercümesini sunmuş olduğundan mahkeme gerekçesi dosya kapsamına uygun değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tanınması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4439 E. 2019/632 K.
Ortak:kesin süre · tenfiz · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, dava dilekçesine kesinleşme «şerhi» bulunmayan yabancı mahkeme kararı aslı ile onaylı tercümesini eklemiş, yargılama aşamasında verilen «kesin süreye» istinaden kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararı aslı ve onaylı tercümesini sunmuşşa da, davacı vekilince dosyaya «ibraz» edilen kesinleşme şerhli karar tercümesinde 17.06.2015 tarihli kesinleşme şerhi bulunup, eldeki «tenfiz» davası 28.11.2014 tarihinde açılması nedeniyle dava tarihi itibariyle kesinleşmiş yabancı mahkeme ilamı bulunmadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken, davanın k …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/.... maddesi uyarınca asıl kararın kesinleşme şerhli aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince «tebligat» belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu asıl kararın tebliğine ilişkin belgelerin ...’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulduğu anlaşılmaktadır.
Asliye Hukuk Mahkemesine istinabe yoluyla yazılan yazıya «olumsuz» cevap verildiği ve davacı tarafça verilen «kesin sürede» yabancı mahkeme ilamının tebliğine dair belgeler sunulmadığı, bu suretle yabancı mahkeme ilamının usulüne uygun olarak kesinleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, ...
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının kesinleşmiş aslı ile tercümesinin «ibraz» edildiği fakat yabancı mahkeme kararının taraflara tebliğine ilişkin tebliğ evraklarının ibraz edilmediği, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti «kamu düzenine» ilişkin olup bu hususun mahkeme tarafından resen ele alınması gerektiği, bu durumda yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediği, tanınması talep …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · kamu düzeni · tebligat · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının kesinleşmiş aslı ile tercümesinin «ibraz» edildiği fakat yabancı mahkeme kararının taraflara tebliğine ilişkin tebliğ evraklarının ibraz edilmediği, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediğinin tespiti «kamu düzenine» ilişkin olup bu hususun mahkeme tarafından resen ele alınması gerektiği, bu durumda yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmediği, tanınması talep …
… kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/.... maddesi uyarınca asıl kararın kesinleşme şerhli aslı veya onaylı sureti ve onaylı tercümesini sunmak üzere davacı vekiline «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince «tebligat» belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu asıl kararın tebliğine ilişkin belgelerin ...’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği «tenfizi» istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulduğu anlaşılmaktadır.
Asliye Hukuk Mahkemesine istinabe yoluyla yazılan yazıya «olumsuz» cevap verildiği ve davacı tarafça verilen «kesin sürede» yabancı mahkeme ilamının tebliğine dair belgeler sunulmadığı, bu suretle yabancı mahkeme ilamının usulüne uygun olarak kesinleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, ...
Bu durumda, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir. ...-Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7853 E. 2012/14767 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmekte olup kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının bulunması dava şartlarındandır.
Benzer bu karardaMahkemece, davaya dayanak somut «tenfize» konu yabancı mahkeme kararının değerlendirildiği, kararın açıkça «kamu düzenine» aykırı olmadığı, tenfize konu yabancı mahkeme kararının aslı, tamamının onaylı tercümesinin sunulmuş olduğu, kararın mahkeme tarafından verildiği ve «usulüne uygun tebliğ» edilmiş olduğu, karşılıklılık ilkesinin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Ancak, davanın «tenfiz» davası olması nedeniyle Dairemizin yerleşmiş kararları gereğince «vekalet ücreti» ve harcın maktu olması gerekirken nisbi hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. .../...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebliğ · kamu düzeni · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, davaya dayanak somut «tenfize» konu yabancı mahkeme kararının değerlendirildiği, kararın açıkça «kamu düzenine» aykırı olmadığı, tenfize konu yabancı mahkeme kararının aslı, tamamının onaylı tercümesinin sunulmuş olduğu, kararın mahkeme tarafından verildiği ve «usulüne uygun tebliğ» edilmiş olduğu, karşılıklılık ilkesinin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Ancak, davanın «tenfiz» davası olması nedeniyle Dairemizin yerleşmiş kararları gereğince «vekalet ücreti» ve harcın maktu olması gerekirken nisbi hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. .../...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14076 E. , 2016/1212 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
.
Taraflar arasında görülen davada ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/09/2015 tarih ve 2014/1458-2015/649 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 22.06.2009 tarih ve 8 O 449/08 sayılı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmekte olup kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının bulunması dava şartlarındandır. Davacı vekili, dava dilekçesine kesinleşme şerhi bulunmayan yabancı mahkeme kararı aslı ile onaylı tercümesini eklemiş, yargılama aşamasında verilen kesin süreye istinaden kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararı aslı ve onaylı tercümesini sunmuşşa da, davacı vekilince dosyaya ibraz edilen kesinleşme şerhli karar tercümesinde 17.06.2015 tarihli kesinleşme şerhi bulunup, eldeki tenfiz davası 28.11.2014 tarihinde açılması nedeniyle dava tarihi itibariyle kesinleşmiş yabancı mahkeme ilamı bulunmadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215541900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz