Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5182 E. 2015/12404 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
inançlı işlem↗ hmk 150↗ vekalet ücreti takdiri↗ mevduat hesabı↗ açılmamış sayılma↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ havale↗ terkin↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Y. S. O. Bank Ltd.'ye vadeli mevduat hesabı açılması için 3.979,43 TL'yi 08.11.1999 tarihinde Yurtbank Karşıyaka/İzmir Şubesi'ne yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte Y.S. O. Bank Ltd.'ye gönderilmediği, ceza mahkemesi kararından da anlaşıldığı üzere banka yöneticilerinin Y. ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıkları, sözkonusu eylemlerinin bankanın aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık olarak kabul edilerek mahkumiyet kararı verildiği, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada Y. ile havale ve inançlı işlem ilişkisi içersine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olması gerekliği, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan Y. çalışanlarının davacılara ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle davalılar Y.. L... ve TMSF hakkında dava atiye terk edildiğinden bunlar hakkında hüküm kurulmasına yerolmadığına, davalı A.. B.. ile B. Holding hakkındaki davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalı ING Bank hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.979,43 TL'nin 08.11.1999 tarihinden itibaren %92 oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı I.. A... vekili ve davalı TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı I.. A... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile davalı I.. A... yönünden verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3- Ancak, Dairemizin 25.03.2013 tarih ve 2012/5569-2013/5689 E.K. sayılı bozma ilamında da belirtildiği gibi hakkındaki dava atiye terkedilen ve kendini vekil ile temsil ettiren davalı TMSF lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken anılan davalı yararına vekalet ücretine hükmolunmaması doğru olmamış, kararın bu yönden davalı TMSF yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9987 E. 2016/1115 K.
Ortak:inançlı işlem · mevduat hesabı · dolandırıcılık · havale · avans faizi
İncelediğiniz kararda… da anlaşıldığı üzere banka yöneticilerinin Y. ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıkları, sözkonusu eylemlerinin bankanın aracı kılınması suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek mahkumiyet kararı verildiği, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada Y. ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içersine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi so …
Bank Ltd.'ye vadeli «mevduat hesabı» açılması için 3.979,43 TL'yi 08.11.1999 tarihinde Yurtbank Karşıyaka/İzmir Şubesi'ne yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte Y.S.
Holding hakkındaki davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalı ING Bank hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.979,43 TL'nin 08.11.1999 tarihinden itibaren %92 oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacının ...Ltd.'te vadeli «mevduat hesabı» açılması için talimat vererek 9.500 TL'yi 15/12/1999 tarihinde... hesabına yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte ...Ltd'e gönderilmediği, ceza mahkemesi kararından ...yöneticilerinin ...ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıklarının anlaşıldığı, sözkonusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin mahkum oldukları, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada ...ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içersine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olması gerektiği, BK'nın 390. maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan ...çalışanlarının davacılara ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı BK.'nın 41. ve 55. maddeleri ile TTK'nın 336. maddesi uyarıncada sorumlu olduğu, bu nedenle davacının yatırmış olduğu mevduatını ... satın alan ...Bank'tan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.500,00 TL'nin 15/12/1999 tarihinden 19/01/2000 tarihine kadar %83 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte, 19/01/2000 tarihinden itibaren ise değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bank hesabına yatırıldığı 15.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, ''19/01/2000 tarihine kadar %83 akti faiz oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki avans faizi ile birlikt …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin işlemeye başlamasının gerekmesine göre, davalı Banka vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
438/«son» gereği kararın anılan yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1522 E. 2013/10883 K.
Ortak:inançlı işlem · dolandırıcılık · havale · avans faizi
İncelediğiniz kararda… da anlaşıldığı üzere banka yöneticilerinin Y. ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıkları, sözkonusu eylemlerinin bankanın aracı kılınması suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek mahkumiyet kararı verildiği, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada Y. ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içersine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi so …
Holding hakkındaki davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalı ING Bank hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.979,43 TL'nin 08.11.1999 tarihinden itibaren %92 oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte bu davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… yargılamasından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle mevduat topladıkları, söz konusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli «zimmet» suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin söz konusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi s …
Bank'tan isteyebileceği, ödenecek olan paraya «avans faizi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.678 TL'nin 14.12.1999 tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · zimmet · başvurma harcı · borcun üstlenilmesi · harç · zamanaşımı
Benzer bu kararda2- Ancak, «borcu üstlenen» TMSF’nin 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen «peşin harç» ve «başvurma harcı» ile bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ...
… yargılamasından da anlaşıldığı üzere ... yöneticilerinin ... ismini kullanmak suretiyle mevduat topladıkları, söz konusu eylemlerinin banka aracı kılınmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak kabul edilerek banka yöneticilerinin nitelikli «zimmet» suçundan ceza aldıkları, mevduat sahiplerinin söz konusu uygulamada ... ile «havale» ve «inançlı işlem» ilişkisi içerisine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi s …
Bank A.Ş. ve «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41., 55. ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, davalı ...
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5101 E. 2022/6677 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · işlemiş faiz · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 96.979,76 TL «işlemiş faize» yönelik itirazının iptaline, takibin kabul edilen 96.979,76 TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının «icra inkar tazminatı» talebi ile davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizce karar davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5182 E. , 2015/12404 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 03/12/2014
NUMARASI 2013/316-2014/398
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.12.2014 tarih ve 2013/316-2014/398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı I.. A... vekili ve davalı TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Y. A.Ş. İzmir Şubesi'ne giderek vadeli hesap açtırmak istediğini, ancak kendisine Y.. L... cüzdanı verildiğinin anlaşıldığını, anılan bankanın Y. A.Ş tarafından paravan olarak kurulduğunu, toplanan mevduatın B.Holding bünyesindeki şirketlere kredi olarak aktarıldığını ileri sürerek 5.000 TL'nin 08.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek %92 faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, Y.. L... ve TMSF hakkındaki davayı atiye terketmiş, A.. B.. ve B. Holding A.Ş. hakkındaki davasını da takip etmemiştir.
[…] Holding A.Ş. ve A.. B.. vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı TMSF vekili, idari yargı merciilerinin görevli olduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu, tasarruf mevduatı niteliği bulunmayan hesap nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, Y.. L... ile müvekkilinin tamamen ayrı tüzel kişiliklerinin bulunduğunu, off shore hesaba yatırılan para nedeniyle müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacının kendi iradesiyle parasını off shore bankasında değerlendirmek istediğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Y. S. O. Bank Ltd.'ye vadeli mevduat hesabı açılması için 3.979,43 TL'yi 08.11.1999 tarihinde Yurtbank Karşıyaka/İzmir Şubesi'ne yatırdığı, ancak sözkonusu paranın gerçekte Y.S. O. Bank Ltd.'ye gönderilmediği, ceza mahkemesi kararından da anlaşıldığı üzere banka yöneticilerinin Y. ismini kullanmak suretiyle kişilerden mevduat topladıkları, sözkonusu eylemlerinin bankanın aracı kılınması suretiyle dolandırıcılık olarak kabul edilerek mahkumiyet kararı verildiği, mevduat sahiplerinin sözkonusu uygulamada Y. ile havale ve inançlı işlem ilişkisi içersine girdiğinin kabulü gerektiği, inanılan taraf konumundaki bankanın görünüşte havale yaptıran mevduat sahiplerine karşı, mevduat kabul etmiş gibi sorumlu olması gerekliği, BK'nın 390.
maddesine göre vekil konumundaki bankanın görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini korumak zorunda olduğu, öte yandan Y. çalışanlarının davacılara ait paranın offshore hesabına nakline sebep olmaları nedeniyle bankanın davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle davalılar Y.. L... ve TMSF hakkında dava atiye terk edildiğinden bunlar hakkında hüküm kurulmasına yerolmadığına, davalı A.. B.. ile B. Holding hakkındaki davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalı ING Bank hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.979,43 TL'nin 08.11.1999 tarihinden itibaren %92 oranı aşılmamak koşulu ile değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı I.. A... vekili ve davalı TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı I.. A... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile davalı I.. A... yönünden verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3- Ancak, Dairemizin 25.03.2013 tarih ve 2012/5569-2013/5689 E.K. sayılı bozma ilamında da belirtildiği gibi hakkındaki dava atiye terkedilen ve kendini vekil ile temsil ettiren davalı TMSF lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken anılan davalı yararına vekalet ücretine hükmolunmaması doğru olmamış, kararın bu yönden davalı TMSF yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı I.. A... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile davalı I.. A... hakkında verilen kararın ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı TMSF yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı I.. A...'ye iadesine, 23.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/125174600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz