Rekabet yasağı sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/6937 E. 2016/1074 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı sözleşmesi↗ rekabet yasağı↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ taahhütname↗ haksız rekabet↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacının talebinin bu dosyanın ayrıldığı, 2014/1324 esas sayılı dosyasındaki ...le yapılan iş akdi ve bu iş akdinde düzenlenmiş olan rekabet yasağı hükmüne aykırılıktan kaynaklı ceza-i şart alacağı davası olarak açıldığı, bu dosyanın davalısının sözleşmeye taraf olmadığı, davalıya atfedilen her hangi bir eylemden de bahsedilmediği sadece neticei talepten bahsedildiği, davalıya husumet yönetilemeyeceği, dava ve taraf ehliyetinin HMK 114/1-d maddesinde dava şartları arasında sayılmış olup, bu dosyada davalı yönünden bu dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, rekabet yasağının ihlali iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. İlke olarak, davalı şirketin rekabet yasağı sözleşmesinin tarafı olmadığından akti sorumluluğu bulunmamaktadır. Ne var ki; davacı vekili, dava dışı işçinin müvekkili şirkette strateji planlama ve yönetim raporlama müdürü unvanı ile çalıştığı bu nedenle müvekkili şirketin satış ve pazarlama faaliyet ve stratejilerine vakıf olduğu, imzaladığı rekabet etmeme ve gizlilik taahhüdüne yönelik sözleşmelere rağmen, müvekkili ile aynı türden mal ve hizmet satışı yapan ve buna online ortam sağlayan ve müvekkilinin piyasadaki en güçlü rakiplerinden biri olan davalı şirkette çalışmaya başladığı, bu durumun müvekkilinin gelecekteki mali durumu bakımından risk teşkil ettiği iddiasıyla işbu davayı açmıştır.
Bu itibarla, somut olayın özelliği, iddianın ileri sürülüş şekli, davalı şirket bünyesinde işe başlayan işçinin davacı şirketin ekonomik ve ticari sırlarını ifşaya yöneltildiğine dair iddialar dikkate alınarak; 6102 sayılı TTK’nın 54/ b-3 maddesi çerçevesinde, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil edip etmediği üzerinde durularak, varılacak sonuca göre davacının maddi zararının tazmini gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın usulden reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7957 E. 2018/1580 K.
Ortak:cezai şart · taraf ehliyeti · usulden reddi · taahhütname · dava şartı
İncelediğiniz kararda… yapılan inceleme neticesinde, davacının talebinin bu dosyanın ayrıldığı, 2014/1324 esas sayılı dosyasındaki ...le yapılan iş akdi ve bu iş akdinde düzenlenmiş olan «rekabet yasağı» hükmüne aykırılıktan kaynaklı ceza-i şart alacağı davası olarak açıldığı, bu dosyanın davalısının sözleşmeye taraf olmadığı, davalıya atfedilen her hangi bir eylemden de bahsedilmediği sadece neticei talepten bahsedildiği, davalıya «husumet» yönetilemeyeceği, dava ve taraf «ehliyetinin» HMK 114/1-d maddesinde dava şartları arasında sayılmış olup, bu dosyada davalı yönünden bu dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağının» ihlali iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
… aporlama müdürü unvanı ile çalıştığı bu nedenle müvekkili şirketin satış ve pazarlama faaliyet ve stratejilerine vakıf olduğu, imzaladığı rekabet etmeme ve gizlilik «taahhüdüne» yönelik sözleşmelere rağmen, müvekkili ile aynı türden mal ve hizmet satışı yapan ve buna online ortam sağlayan ve müvekkilinin piyasadaki en güçlü rakiplerinden b …
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, dava ve taraf «ehliyetinin» HMK 114/1-d maddesinde dava şartları arasında sayılmış olup, davalı yönünden bu dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» dair kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Dava, sözleşmeden kaynaklanan «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, dava dışı işçinin akdetmiş olduğu rekabet etmeme ve gizlilik «taahhüdü» içeren sözleşmelere rağmen kendisi ile aynı türden mal ve hizmet satışı yapan, buna online ortam sağlayan ve müvekkilinin piyasadaki en güçlü rakiplerinden biri olan davalı şirkette çalışmaya başladığı, bu durumun müvekkilinin gelecekteki mali durumu bakımından risk teşkil ettiği iddiasıyla işbu dava açılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ihlali
Benzer bu kararda… ya da sözleşmeye aykırı davranma veya sırları ifşaya yöneltme hususunda davalı şirket eylemine yönelik bir iddianın bulunmaması, davanın rekabet etmeme ve gizlilik «taahhüdü» içeren «sözleşmelerin ihlaline» dayalı olarak açılmış bulunması ve bu itibarla da sözleşmeye taraf olmayan davalı şirketin akti sorumluluğunun da bulunmaması nedeniyle davacı vekilinin temyiz iti …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3977 E. 2019/990 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağının» ihlali iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
İlke olarak, davalı şirketin «rekabet yasağı sözleşmesinin» tarafı olmadığından akti sorumluluğu bulunmamaktadır.
… yapılan inceleme neticesinde, davacının talebinin bu dosyanın ayrıldığı, 2014/1324 esas sayılı dosyasındaki ...le yapılan iş akdi ve bu iş akdinde düzenlenmiş olan «rekabet yasağı» hükmüne aykırılıktan kaynaklı ceza-i şart alacağı davası olarak açıldığı, bu dosyanın davalısının sözleşmeye taraf olmadığı, davalıya atfedilen her hangi bir eylemden de bahsedilmediği sadece neticei talepten bahsedildiği, davalıya «husumet» yönetilemeyeceği, dava ve taraf «ehliyetinin» HMK 114/1-d maddesinde dava şartları arasında sayılmış olup, bu dosyada davalı yönünden bu dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, işçi yararına yorum ilkesi gereğince, iş sözleşmelerinde sadece işçi aleyhine yükümlülük öngören «cezai şart» hükmünün «geçersiz» olduğu, «rekabet yasağının» işçinin iktisadı geleceğini tehlikeye düşürmemesi için süre, yer ve işin yükü bakımından duruma göre sınırlandırılması gerektiği, sınırlandırma yapılmadıkça rekabet yasağının da geçerli olmayacağı, taraflar arasındaki akdedilen iş sözleşmesinde rekabet yasağına ilişkin hüküm bulunsa da, işçinin iş akdinin devamı süresince şirket ile ilgili hangi bilgilere vakıf olacağı önceden kestirilemeyeceğinden bu durumun davalı aleyhine değerlendirilemeyeceği, davacının «haksız rekabetin» oluştuğunu gösteren delilleri sunmak ve işçinin hangi ticari sırlara vakıf olmak suretiyle rakip firmanın menfaatine yarar sağladığını ispat etmesi gerektiği, haksız rekabete ilişkin cezai şartın muhtemel tehlike varsayımına dayalı olarak peşinen tahakkuk ettirilemeyeceği, davalının işten ayrıldıktan sonra birtakım ticari sırları rakip firmaya taşıdığı ve rakip firmanın da bundan haksız yarar sağlandığının açıkça belirlenmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacı şirketin hangi ticari yararının engellediğinin açıkça ispat edilemediği, bir çalışanın işten ayrıldıktan sonra aynı sektörde başka bir firmada işe girmesinin haksız rekabete sebep olacağınına dair bir ön kabulün mümkün olmadığı aksinin Anayasada hüküm altına alınan çalışma hakkının «kısıtlanması» anlamına geleceği, davalının 5 ay kadar bir süre davacı firmada çalışmış olmasının pozisyon itibariyle davacının tüm ticari sırlarını bilmesini mümkün kılmayacağı, …
1-) Dava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Bu durumda, «hizmet sözleşmelerinde» sadece işçi aleyhine konulan «cezai şart» hükümlerin «geçersiz» olduğunu hüküm altına alan TBK’nın 420. maddesinin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yer alan rekabet etmeme sözleşmesine de uygulanması söz konusu olmadığından, mahkemece, anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ...-) Öte yandan, 6098 sayılı TBK’nın 445/1. maddesi hükmüyle, «rekabet yasağı» «kaydının» işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet etmeme yasağı · kısıtlılık · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet · hizmet sözleşmesi · geçersizlik · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaBu durumda, «hizmet sözleşmelerinde» sadece işçi aleyhine konulan «cezai şart» hükümlerin «geçersiz» olduğunu hüküm altına alan TBK’nın 420. maddesinin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yer alan rekabet etmeme sözleşmesine de uygulanması söz konusu olmadığından, mahkemece, anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. ...-) Öte yandan, 6098 sayılı TBK’nın 445/1. maddesi hükmüyle, «rekabet yasağı» «kaydının» işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, taraflar arasında akdedilen «hizmet sözleşmesinde» yer alan «rekabet etmeme yasağına» ilişkin hükmün sadece işçi aleyhine «cezai şart» öngördüğü bu nedenle 6098 sayılı TBK’nın 420.maddesi uyarınca «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ece mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, işçi yararına yorum ilkesi gereğince, iş sözleşmelerinde sadece işçi aleyhine yükümlülük öngören «cezai şart» hükmünün «geçersiz» olduğu, «rekabet yasağının» işçinin iktisadı geleceğini tehlikeye düşürmemesi için süre, yer ve işin yükü bakımından duruma göre sınırlandırılması gerektiği, sınırlandırma yapılmadıkça rekabet yasağının da geçerli olmayacağı, taraflar arasındaki akdedilen iş sözleşmesinde rekabet yasağına ilişkin hüküm bulunsa da, işçinin iş akdinin devamı süresince şirket ile ilgili hangi bilgilere vakıf olacağı önceden kestirilemeyeceğinden bu durumun davalı aleyhine değerlendirilemeyeceği, davacının «haksız rekabetin» oluştuğunu gösteren delilleri sunmak ve işçinin hangi ticari sırlara vakıf olmak suretiyle rakip firmanın menfaatine yarar sağladığını ispat etmesi gerektiği, haksız rekabete ilişkin cezai şartın muhtemel tehlike varsayımına dayalı olarak peşinen tahakkuk ettirilemeyeceği, davalının işten ayrıldıktan sonra birtakım ticari sırları rakip firmaya taşıdığı ve rakip firmanın da bundan haksız yarar sağlandığının açıkça belirlenmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacı şirketin hangi ticari yararının engellediğinin açıkça ispat edilemediği, bir çalışanın işten ayrıldıktan sonra aynı sektörde başka bir firmada işe girmesinin haksız rekabete sebep olacağınına dair bir ön kabulün mümkün olmadığı aksinin Anayasada hüküm altına alınan çalışma hakkının «kısıtlanması» anlamına geleceği, davalının 5 ay kadar bir süre davacı firmada çalışmış olmasının pozisyon itibariyle davacının tüm ticari sırlarını bilmesini mümkün kılmayacağı, …
Taraflar arasındaki sözleşmeyle davalı işçi bakımından öngörülen «rekabet etmeme yasağı» bir çok ili kapsıyor olması aşırı nitelikte ise de, davalının, davacıya ait iş yerinden ayrıldıktan sonra, davacının faaliyet gösterdiği alanda ve aynı il sınırları içerisinde başka bir işletmenin bölge satış sorumlusu olarak işe girmesi karşısında, TBK'nın 445/.... maddesindeki hükmün koşulları değerlendirilmeksizin yazılı gerekçeyle «rekabet yasağına» ilişkin sözleşme hükmünün «geçersiz» kabul edilmesi de doğru görülmemiş, hükmün anılan nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2222 E. 2014/8576 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… cı şirketin ekonomik ve ticari sırlarını ifşaya yöneltildiğine dair iddialar dikkate alınarak; 6102 sayılı TTK’nın 54/ b-3 maddesi çerçevesinde, davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil edip etmediği üzerinde durularak, varılacak sonuca göre davacının maddi zararının tazmini gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın «usulden reddi» doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… eden diğer davalı şirket ile çalışmaya başladığı ve davacı şirketin ticari sırlarına vakıf olan bu şahsın mal alım satımına yönelik teklifler verdiği, bu eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu, sunulan delillere göre davacının tam olarak «zararını ispat» edemediği, mahkemece bu miktarın 15.000,00 TL olarak takdir edildiği, davacının şartları oluşmadığından manevi tazminat isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen …
1- Dava, «haksız rekabet» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu belirtilmiş ise de, «maddi tazminatın» ve «yargılama giderlerinin» "davalıdan" tahsiline denmek suretiyle belirsiz, «infazda tereddüt» doğuracak şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zararın ispatı · infazda tereddüt · infaz · yargılama gideri · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, hükümde davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu belirtilmiş ise de, «maddi tazminatın» ve «yargılama giderlerinin» "davalıdan" tahsiline denmek suretiyle belirsiz, «infazda tereddüt» doğuracak şekilde hüküm kurulmuştur.
Bu durumda, «infazda tereddüt» olmayacak şekilde yeniden hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
… eden diğer davalı şirket ile çalışmaya başladığı ve davacı şirketin ticari sırlarına vakıf olan bu şahsın mal alım satımına yönelik teklifler verdiği, bu eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu, sunulan delillere göre davacının tam olarak «zararını ispat» edemediği, mahkemece bu miktarın 15.000,00 TL olarak takdir edildiği, davacının şartları oluşmadığından manevi tazminat isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8414 E. 2018/1663 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · taahhütname
İncelediğiniz karardaDava, «rekabet yasağının» ihlali iddiasına dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
… yapılan inceleme neticesinde, davacının talebinin bu dosyanın ayrıldığı, 2014/1324 esas sayılı dosyasındaki ...le yapılan iş akdi ve bu iş akdinde düzenlenmiş olan «rekabet yasağı» hükmüne aykırılıktan kaynaklı ceza-i şart alacağı davası olarak açıldığı, bu dosyanın davalısının sözleşmeye taraf olmadığı, davalıya atfedilen her hangi bir eylemden de bahsedilmediği sadece neticei talepten bahsedildiği, davalıya «husumet» yönetilemeyeceği, dava ve taraf «ehliyetinin» HMK 114/1-d maddesinde dava şartları arasında sayılmış olup, bu dosyada davalı yönünden bu dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
İlke olarak, davalı şirketin «rekabet yasağı sözleşmesinin» tarafı olmadığından akti sorumluluğu bulunmamaktadır.
Benzer bu kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, davalı işçinin sözleşmedeki «rekabet yasağına» aykırı davranması nedeniyle kararlaştırılan «cezai şartın» tahsiline ilişkindir.
Mahkemece; davalının, taraflar arasındaki gizlilik ve rekabet etmeme «protokolünde» kararlaştırılan «rekabet yasağı» «taahhüdüne» aykırı davrandığı ve rekabet yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Makina İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi iken satış-pazarlama elamanı olarak işe başladığı, gizlilik ve rekabet etmeme «protokolünü» imzaladığı, davalının .../08/2013 tarihinde işten ayrıldığı, dava dışı ...san Makina Sanayi A.Ş.'de davacı şirkette olduğu gibi genel-beden işçisi olarak işe başladığı, davacı şirket tarafından çekilen «ihtar» sonrasında dava açıldıktan kısa bir süre sonra davalının işten çıkışının yapıldığı, 18/06/2014 tarihinde bu kez gece bekçisi olarak işe girişinin yapıldığı, bu hali ile 09/11/2012 tarihli sözleşme ekindeki protokolü ihlal ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 20.000,00 TL «cezai şartın» 29/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · protokol · ihtar · eksik inceleme
Benzer bu karardaMakina İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi iken satış-pazarlama elamanı olarak işe başladığı, gizlilik ve rekabet etmeme «protokolünü» imzaladığı, davalının .../08/2013 tarihinde işten ayrıldığı, dava dışı ...san Makina Sanayi A.Ş.'de davacı şirkette olduğu gibi genel-beden işçisi olarak işe başladığı, davacı şirket tarafından çekilen «ihtar» sonrasında dava açıldıktan kısa bir süre sonra davalının işten çıkışının yapıldığı, 18/06/2014 tarihinde bu kez gece bekçisi olarak işe girişinin yapıldığı, bu hali ile 09/11/2012 tarihli sözleşme ekindeki protokolü ihlal ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 20.000,00 TL «cezai şartın» 29/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece; davalının, taraflar arasındaki gizlilik ve rekabet etmeme «protokolünde» kararlaştırılan «rekabet yasağı» «taahhüdüne» aykırı davrandığı ve rekabet yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece «protokoldeki» «cezai şarta» ilişkin 4. madde uyarınca 20.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmiş ise de, cezai şartın fahiş olup olmadığı ve indirilmesi gerekip gerekmediği tartışılmamıştır.
Bu durumda, belirtilen hususlar tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/6937 E. , 2016/1074 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.02.2015 tarih ve 2015/197-2015/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, “...” alan adlı internet sitesinin sahibi olduğunu, ve bu site üzerinden tüketicilerin satın aldığı mal ve hizmetlere online bir ortam sağlamak suretiyle tüketicilerin alışverişlerini bu ortam üzerinden gerçekleştirdiklerini, iş aktine bağlı olarak müvekkili nezdinde çalışan ...'ün iş sözleşmesinin rekabet yasağına ilişkin hükmünü ihlal ederek, müvekkili ile rakip olan davalı şirket bünyesinde çalışmaya başladığını, ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL tutarındaki cezai şartın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kendilerine husumet yöneltilemeyeceği, davanın kısmi alacak davası olarak açılamayacağını, yetkili mahkemenin ...Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu ve esas yönünden rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin süre, yer ve işin türü yönünden taşıması gerektiği şartları haiz olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacının talebinin bu dosyanın ayrıldığı, 2014/1324 esas sayılı dosyasındaki ...le yapılan iş akdi ve bu iş akdinde düzenlenmiş olan rekabet yasağı hükmüne aykırılıktan kaynaklı ceza-i şart alacağı davası olarak açıldığı, bu dosyanın davalısının sözleşmeye taraf olmadığı, davalıya atfedilen her hangi bir eylemden de bahsedilmediği sadece neticei talepten bahsedildiği, davalıya husumet yönetilemeyeceği, dava ve taraf ehliyetinin HMK 114/1-d maddesinde dava şartları arasında sayılmış olup, bu dosyada davalı yönünden bu dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, rekabet yasağının ihlali iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. İlke olarak, davalı şirketin rekabet yasağı sözleşmesinin tarafı olmadığından akti sorumluluğu bulunmamaktadır. Ne var ki; davacı vekili, dava dışı işçinin müvekkili şirkette strateji planlama ve yönetim raporlama müdürü unvanı ile çalıştığı bu nedenle müvekkili şirketin satış ve pazarlama faaliyet ve stratejilerine vakıf olduğu, imzaladığı rekabet etmeme ve gizlilik taahhüdüne yönelik sözleşmelere rağmen, müvekkili ile aynı türden mal ve hizmet satışı yapan ve buna online ortam sağlayan ve müvekkilinin piyasadaki en güçlü rakiplerinden biri olan davalı şirkette çalışmaya başladığı, bu durumun müvekkilinin gelecekteki mali durumu bakımından risk teşkil ettiği iddiasıyla işbu davayı açmıştır.
Bu itibarla, somut olayın özelliği, iddianın ileri sürülüş şekli, davalı şirket bünyesinde işe başlayan işçinin davacı şirketin ekonomik ve ticari sırlarını ifşaya yöneltildiğine dair iddialar dikkate alınarak; 6102 sayılı TTK’nın 54/ b-3 maddesi çerçevesinde, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil edip etmediği üzerinde durularak, varılacak sonuca göre davacının maddi zararının tazmini gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın usulden reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/214958400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz