Manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2222 E. 2014/8576 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zararın ispatı↗ infazda tereddüt↗ infaz↗ maddi ve manevi tazminat↗ yargılama gideri↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirkette çalışan davalı A.. Ç..'ın davacı şirketin sırlarına vakıf olduğu işten ayrıldıktan sonra aynı işle iştigal eden diğer davalı şirket ile çalışmaya başladığı ve davacı şirketin ticari sırlarına vakıf olan bu şahsın mal alım satımına yönelik teklifler verdiği, bu eyleminin haksız rekabet oluşturduğu, sunulan delillere göre davacının tam olarak zararını ispat edemediği, mahkemece bu miktarın 15.000,00 TL olarak takdir edildiği, davacının şartları oluşmadığından manevi tazminat isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalılarının eylemleri haksız rekabet oluşturduğundan haksız rekabet sonucu davacının elde edilmesi olanaklı görülen yarar karşılığı 15.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu belirtilmiş ise de, maddi tazminatın ve yargılama giderlerinin "davalıdan" tahsiline denmek suretiyle belirsiz, infazda tereddüt doğuracak şekilde hüküm kurulmuştur. Bu durumda, infazda tereddüt olmayacak şekilde yeniden hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2021 E. 2021/2703 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:belirsiz alacak davası · cezai şart · dava şartı yokluğu · hizmet sözleşmesi · alacak davası · usulden reddi · hukuki yarar
Benzer bu karardaİstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesiyle, bir davanın «belirsiz alacak davası» olarak açılabilmesine ancak alacağın miktarının objektif sebeplerle hesaplanamadığı durumlarda cevaz verildiği, alacağın miktarı belirlenebilir olmasına rağmen belirsiz alacak davası açmakta dava şartı olan «hukuki yararın» bulunmadığı, bu tip durumlarda bu husustaki dava şartı eksikliğinin giderilmesine de imkan bulunmadığı, somut olayda, dava belirsiz alacak davası olarak açılmışsa da alacağının miktarının belirlenebilir olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «hizmet sözleşmesine» göre, işçinin «cezai şart» ödemeye mahkum edilmesinin ön koşulunun haklı sebeplerle işten çıkarılma olgusu olduğu, ancak somut olayda davalının haklı sebeplerle işten çıkarılmayıp kendi arzu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7456 E. 2016/3511 K.
Ortak:maddi tazminat · haksız rekabet · Manevi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, hükümde davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğu belirtilmiş ise de, «maddi tazminatın» ve «yargılama giderlerinin» "davalıdan" tahsiline denmek suretiyle belirsiz, «infazda tereddüt» doğuracak şekilde hüküm kurulmuştur.
… eden diğer davalı şirket ile çalışmaya başladığı ve davacı şirketin ticari sırlarına vakıf olan bu şahsın mal alım satımına yönelik teklifler verdiği, bu eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu, sunulan delillere göre davacının tam olarak «zararını ispat» edemediği, mahkemece bu miktarın 15.000,00 TL olarak takdir edildiği, davacının şartları oluşmadığından manevi tazminat isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen …
1- Dava, «haksız rekabet» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… al eden diğer davalı şirket ile çalışmaya başladığı ve davacı şirketin ticari sırlarına vakıf olan bu şahsın mal alım satımına yönelik teklifler verdiği, bu eylemin «haksız rekabet» oluşturduğu, davacı zararının bilirkişi raporu ile 25.850,10 TL olarak belirlendiği, manevi tazminatın şartları oluşmadığı gerekçesiyle «ıslah» olunan «maddi tazminat» davasının kabulüne, 25.850,10 TL'nin davalılardan 1/2'şer oranında alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
3- Davacı vekili, dava dilekçesinde TTK'nun 58. maddesi kapsamında davalı şirketin «haksız rekabet» sonucu elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığı «maddi tazminatın» hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan kök raporda “ davalının «haksız rekabet» eyleminin etkilerinin muhtemelen 3 yıl devam edeceği kanaatiyle davacının talep edebileceği «maddi tazminatın» 25.850,00 TL olduğu” görüşü bildirilmiş ise de davalı şirket vekili, «bilirkişi raporuna itirazlarını» içeren 18.04.2013 tarihli dilekçesinde dava tarihini dahi geçecek şekilde tazminat hesabı yapılmasının doğru olmadığını belirtmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanç kaybı · taleple bağlılık · bilirkişi raporuna itiraz · müteselsil sorumluluk · uyuşmazlık konusu · kâr kaybı · ıslah
Benzer bu karardaBu durum karşısında, davalı şirket vekilinin raporlara yönelik itirazları da dikkate alınıp, davacının, «uyuşmazlık konusu» dönem itibariyle davalının «haksız rekabeti» nedeniyle uğradığı «kazanç kaybının» tespiti ile bulunan meblağın «maddi tazminat» olarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde dava tarihini dahi geçip ileriye yönelik 3 yıllık süreyi kapsayacak şekilde hesaplanan meblağın maddi tazmin …
Kural olarak her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre sonuçlandırılması gerekmesine göre «maddi tazminatın» belirlenmesinde «haksız rekabet» fiilinin başladığı tarih ile dava tarihine kadar olan dönemde davacının, davalının haksız rekabet fiili nedeniyle uğradığı «kazanç kaybının» belirlenmesi zorunludur.
… al eden diğer davalı şirket ile çalışmaya başladığı ve davacı şirketin ticari sırlarına vakıf olan bu şahsın mal alım satımına yönelik teklifler verdiği, bu eylemin «haksız rekabet» oluşturduğu, davacı zararının bilirkişi raporu ile 25.850,10 TL olarak belirlendiği, manevi tazminatın şartları oluşmadığı gerekçesiyle «ıslah» olunan «maddi tazminat» davasının kabulüne, 25.850,10 TL'nin davalılardan 1/2'şer oranında alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin uğradığı zarardan davalıların «müteselsilen sorumlu» olduklarını bildirerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2275 E. 2010/4240 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/2222 E. , 2014/8576 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 31/10/2013
NUMARASI 2012/283-2013/616
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/10/2013 tarih ve 2012/283-2013/616 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, şirketin ortaklarından olan şirket müdürü .yetkilerinin büyük bir kısmını babası olan davalı A.. Ç..'a devrettiğini, davalının bu yetkilerle şirket adına müşterilerle görüşüp teklifler hazırladığını, şirket faturalarını imzaladığını, müvekkil şirketin davalının sürekli aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketle görüşmesinden şüphelenilmesi üzerine ortaklar kurulu kararı ile .. müdürlükten azledildiğini, davalı A.. Ç..'ın da yetkilerinin iptal edildiğini, davalının birkaç gün sonra davalı şirkette işe başladığını, davalı müvekkil şirketten ayrılırken müvekkil şirketin bilgilerini, müşteri listesini, teklif formlarını vs götürdüğünü, bunları davalı şirket yararına haksız olarak kullandığını, müvekkil şirketin tekliflerinin altında teklif vererek müşterileri davalı şirkete çektiğini ileri sürerek, davalıların haksız rekabeti nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 15.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini toplam 25.850,10 TL'ye çıkarmıştır.
[…]. Ç.., davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, bahsedilen olaylarla hiç bir ilgilerinin olmadığını, haksız rekabet iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirkette çalışan davalı A.. Ç..'ın davacı şirketin sırlarına vakıf olduğu işten ayrıldıktan sonra aynı işle iştigal eden diğer davalı şirket ile çalışmaya başladığı ve davacı şirketin ticari sırlarına vakıf olan bu şahsın mal alım satımına yönelik teklifler verdiği, bu eyleminin haksız rekabet oluşturduğu, sunulan delillere göre davacının tam olarak zararını ispat edemediği, mahkemece bu miktarın 15.000,00 TL olarak takdir edildiği, davacının şartları oluşmadığından manevi tazminat isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalılarının eylemleri haksız rekabet oluşturduğundan haksız rekabet sonucu davacının elde edilmesi olanaklı görülen yarar karşılığı 15.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu belirtilmiş ise de, maddi tazminatın ve yargılama giderlerinin "davalıdan" tahsiline denmek suretiyle belirsiz, infazda tereddüt doğuracak şekilde hüküm kurulmuştur. Bu durumda, infazda tereddüt olmayacak şekilde yeniden hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101666300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz