6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtrazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14567 E. 2016/55 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki şartı yetki sözleşmesi temlik sözleşmesi yetki itirazı ticari işletme alacağın temliki ticari dava niteliği tbk 99 uyuşmazlık konusu temlik usulden reddi görevsizlik kararı yetki ek tasfiye tacir yetkisizlik kararı eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 183 · HMK — HMK 1HMK 17 · TTK — TTK 3 · BK — BK 162

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.1. maddesinde doğabilecek ihtilaflar nedeniyle .... Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını. HMK'nın 17. maddesi uyarınca taraflarıca yetki sözleşmesi yapılabileceği, sözleşmede yer alan yetki şartı uyarınca takibin yapıldığı icra dairesinin yetkili olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava; taraflar arasında düzenlenen 10.12.2010 tarihli alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklı olup dava tarihi olan 08.10.2013 tarihi itibariyle 6102 sayılı TTK yürürlüktedir. 6102 sayılı TTK'nın 3. maddesinde bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu belirtilmiş, 4. maddesinde de ticari dava ve işler sayılmıştır. Aynı yasanın 5. maddesinde ise bir yerde asliye ticaret mahkemesinin bulunması halinde, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılacağına değinilmiş, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, ihtilaf halinde göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenmekte olup göreve ilişkin kurallar kamu düzeniyle ilgili olduğundan yargılmanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınmalıdır.

Somut olayda; davacı tarafından temlik sözleşmesi uyarınca davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğinden bahisle alacak isteminde bulunulmuş olup davacının temlik sözleşmesine konu yaptığı alacağın borçlusu durumundaki tasfiye halindeki .... bu davada taraf olmadığı gibi, uyuşmazlık konusu alacak da doğrudan doğruya davalının ticari işletmesiyle ilgili değildir. Uyuşmazlığın çözümünde 818 sayılı BK'nın 162. ve devamındaki maddeler (6098 sayılı TBK'nın 183 vd) uygulacağından yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca mahkemece; dava konusu uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımadığı gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2-Kabule göre; 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca yetki sözleşmesi ancak tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılması halinde geçerlidir. Bu yeni düzenleme uyarınca somut olayda davacının tacir olup olmadığı araştırılıp HMK'nın 17. maddesi hükmü de gözetilerek davalı vekilinin yetki itirazı hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle yetkisizlik kararı verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İcra İnkar Tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9772 E. 2015/10702 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Hacze İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14637 E. 2016/107 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1989 E. 2016/2790 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/14567 E.  ,  2016/55 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/03/2014 tarih ve 2013/388-2014/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 10.12.2010 tarihli alacağın temliki, sulh ibra ve feragat içerikli sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin dava dışı ..... nezdindeki alacağını davalıya temlik ettiğini, davalının da buna karşılık sözleşmede belirlenen taksitler halinde müvekkiline ödeme yapma taahhüdünde bulunduğunu, davalının sözleşme uyarınca taahüdünü yerine getirmemesi nedeniyle davalı hakkında İcra Müdürlüğü nezdindc icra takibine başlanıldığını, davalının icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, sözleşmede yer alan yetki şartının geçersiz olduğunu, davalı şirketin merkezinin bulunduğu yer itibariyle yetkili icra dairesinde takibin yapıldığım, sözleşme uyarınca davacının borçlarını ödemediğini, ödenmeyen taksitler nedeniyle diğer taksilerin de muaccel hale geldiğini ileri sürerek davalının takibe vaki itirazının 9.900.00 USD asıl alacak yönünden iptaline, borçlunun kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın % 20'sinden az olmamak üzere % 100 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın ticari dava niteliğinde bulunmaması nedeniyle davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlıklar hususunda .... Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını, bu nedenle takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığını, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.1. maddesinde doğabilecek ihtilaflar nedeniyle .... Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını. HMK'nın 17. maddesi uyarınca taraflarıca yetki sözleşmesi yapılabileceği, sözleşmede yer alan yetki şartı uyarınca takibin yapıldığı icra dairesinin yetkili olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava; taraflar arasında düzenlenen 10.12.2010 tarihli alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklı olup dava tarihi olan 08.10.2013 tarihi itibariyle 6102 sayılı TTK yürürlüktedir. 6102 sayılı TTK'nın 3. maddesinde bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden olduğu belirtilmiş, 4. maddesinde de ticari dava ve işler sayılmıştır. Aynı yasanın 5. maddesinde ise bir yerde asliye ticaret mahkemesinin bulunması halinde, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılacağına değinilmiş, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, ihtilaf halinde göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenmekte olup göreve ilişkin kurallar kamu düzeniyle ilgili olduğundan yargılmanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınmalıdır.

Somut olayda; davacı tarafından temlik sözleşmesi uyarınca davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğinden bahisle alacak isteminde bulunulmuş olup davacının temlik sözleşmesine konu yaptığı alacağın borçlusu durumundaki tasfiye halindeki .... bu davada taraf olmadığı gibi, uyuşmazlık konusu alacak da doğrudan doğruya davalının ticari işletmesiyle ilgili değildir. Uyuşmazlığın çözümünde 818 sayılı BK'nın 162. ve devamındaki maddeler (6098 sayılı TBK'nın 183 vd) uygulacağından yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca mahkemece; dava konusu uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımadığı gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2-Kabule göre; 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca yetki sözleşmesi ancak tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılması halinde geçerlidir. Bu yeni düzenleme uyarınca somut olayda davacının tacir olup olmadığı araştırılıp HMK'nın 17. maddesi hükmü de gözetilerek davalı vekilinin yetki itirazı hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle yetkisizlik kararı verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/214944600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.