YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5039 E. 2015/12599 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ terkin↗ ilan↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 06368 nolu ... markasının 09, 11, 37. sınıflarda (kesintisiz güç kaynağı,harici siren beslemesi, flaşör, ses kartı ürünleri), 185370 nolu ... markasının 7, 9, 11, 15. sınıflarda (videolar, kameralar, lensler ve bunların aksesuar ve kılıfları) tescilli olduğu, davacı markasının tescilli olduğu emtialarda davalı tarafından kullanılan “...” markası ile davacının ... markası arasında ayniyet düzeyinde benzerlik olduğu, ... markasıyla da ayniyete yakın benzerlik olduğu, orta dikkatli tüketicinin markaların orijinini karıştırma ihtimali bulunduğu, davalının
... markasını davacının marka kapsamındaki ürünlerde kullanmasının 556 sayılı KHK'nın 9. ve 61. maddeleri gereğince marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davacının markasının ayırt edici unsurunun davalı ticari ünvanında ayırt edici unsur olarak kullanılması ve davalının faaliyetlerin davacı marka kapsamındaki ürün ve hizmetlere benzer oluşu nedeniyle davalının ticari ünvanında ibarenin terkini ile aynı ibareden oluşan alan adını kullanmasının önlenmesine gerektiği gerekçesiyle davalının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, ... markasını video kameraları, lensler ve bunların aksesuarları ile kılıflarında kullanımının ve bunların tanıtım ve her türlü evraklarda markasal olarak kullanımının önlenmesine, ürün ve tanıtımlardan çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, davalının ticaret ünvanında ... ibaresinin terkinine, ancak terkine kadar kullanma hakkı bulunduğundan ticari unvanı kullanılmasının önlenmesine ilişkin talebin reddine, davalının ... alan adını kullanımının önlenmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekilinin, aşağıdaki bentler dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair sebepler yönünden temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacının ... ve ... ibareli markalarıyla iltibas oluşturan davalı markası ... nedeniyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, alan adının terkini ve Avitec ibaresinin ticaret ünvanından terkini istemine ilişkindir.
Taraflar arasında ... Fikrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemelerinde ve ... Fikrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemelerinde açılan davaların da neticeleri beklenmiş ve ona göre hüküm kurulmuş olmakla birlikte, mahkemece değerlendirmeleri kararda dayanak alınan ... Fikrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemelerindeki davalar hukuki nitelik itibariyle ... YİDK kararlarının iptali istemine ilişkin olup, kararda huzurdaki marka hakkına tecavüzün tespiti-meni davasındaki kullanım iddiasına yönelik bir belirleme içermemektedir. İşbu davada, davacı taraf, davalının Avitec markasını kullanımının marka hakkından doğan haklarına tecavüz yarattığını ileri sürmüş olup buna karşın davalı tarafça adına tescilli “...” markasını yalnızca tescil kapsamındaki hizmetler üzerinde kullanıldığını, tecavüzün söz konusu olmadığını savunmuştur. Mahkemece dosyaya sunulan deliller üzerinde değerlendirme yapılmaksızın, sadece ... Fıkrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/34 Esas 2009/163 Karar numaralı kesinleşen karardaki değerlendirmeleri dayanak alarak, taraf markalarının ayniyet düzeyinde benzer olduğunu, tüketicilerin marka orjinini karıştırma ihtimali bulunduğunu, bu kapsamda davalının tescilli markasını kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluştuğunun kabulü ile sonuca ulaşılması doğru görülmemiştir.
3- Ayrıca, kararda, davacının dayanak markalarının ... Fıkrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi ve ... Fıkrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açılan davalar sonucu bazı mallar yönünden hükümsüzlük veya iptallerine karar verildiği belirtilmesine rağmen dayanak davacı markalarının hangi mal veya hizmetler yönünden varlığını koruduğunun belirtilmemesi ve davalının eyleminin hangi marka kapsamındaki hangi mallar yönünde ihlal teşkil ettiğinin gerekçeli kararda tereddüte yer vermeyecek şekilde gösterilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
4- Öte yandan, kararda gerekçesi belirtilmeksizin, davalının ticaret ünvanındaki “...” ibaresinin terkinine ve aynı şekilde davalıya ait alan adının kullanımının önlenmesine yönelik hüküm tesisi dahi isabetsiz olmuş, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2017 E. 2018/8162 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · terkin · ilan · eksik inceleme · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… bulunduğu, davalının ... markasını davacının marka kapsamındaki ürünlerde kullanmasının 556 sayılı KHK'nın 9. ve 61. maddeleri gereğince marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davacının markasının ayırt edici unsurunun davalı ticari ünvanında ayırt edici unsur olarak kullanılması ve davalının faaliyetlerin davacı marka kapsamındaki ürün ve hizmetlere benzer oluşu nedeniyle davalının ticari ünvanında ibarenin «terkini» ile aynı ibareden oluşan alan adını kullanmasının önlenmesine gerektiği gerekçesiyle davalının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, ... markasını video kameraları, lensler ve bunların aksesuarları ile kılıflarında kullanımının ve bunların tanıtım ve her türlü evraklarda markasal olarak kullanımının önlenmesine, ürün ve tanıtımlardan çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, davalının ticaret ünvanında ... ibaresinin terkinine, ancak terkine kadar kullanma hakkı bulunduğundan ticari unvanı kullanılmasının önlenmesine ilişkin talebin reddine, davalının ... alan adını kullanımının önlenmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
2- Dava, davacının ... ve ... ibareli markalarıyla «iltibas» oluşturan davalı markası ... nedeniyle «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesi, alan adının «terkini» ve Avitec ibaresinin ticaret ünvanından terkini istemine ilişkindir.
YİDK kararlarının iptali istemine ilişkin olup, kararda huzurdaki «marka hakkına tecavüzün» tespiti-meni davasındaki kullanım iddiasına yönelik bir belirleme içermemektedir.
Benzer bu karardaO halde, mahkemece içlerinde marka vekilininde bulunduğu ve yukarıda sayılan mal ve hizmetler konusunda uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden görüş alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile «marka hakkına tecavüzün» tespit, men ve ref'ine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Ayrıca, uyuşmazlık tarihinde yürürlükteki 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddelerinde «marka hakkına tecavüz» iddiasına dayalı olarak ticaret unvanındaki klavuz sözcüğün «terkin» edilebileceğine dair bir hüküm mevcut değildir.
Mahkemece, uyulan bozma kararı, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre; davacının tescilli markasını, davalının alan adı ve «ticaret unvanı» olarak markasal anlamda kullandığı, davalının kullandığı “...” ibaresi ile davacının tescilli “...” ve “...” markaları arasında ayniyete yakın benzerlik olduğu, orta dikkatli tüketicinin markaları karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davacının markasının ayırt edici unsurunun davalının ticaret unvanında ayırt edici unsur olarak kullanıldığı, faaliyetlerinin de davacının, hakkında hükümsüzlük kararı verilen ürün ve hizmetler haricindeki ürün ve hizmetlere benzer oluşu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tecavüzün tespiti, men’i, ref’i ve «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma kararı, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre; davacının tescilli markasını, davalının alan adı ve «ticaret unvanı» olarak markasal anlamda kullandığı, davalının kullandığı “...” ibaresi ile davacının tescilli “...” ve “...” markaları arasında ayniyete yakın benzerlik olduğu, orta dikkatli tüketicinin markaları karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davacının markasının ayırt edici unsurunun davalının ticaret unvanında ayırt edici unsur olarak kullanıldığı, faaliyetlerinin de davacının, hakkında hükümsüzlük kararı verilen ürün ve hizmetler haricindeki ürün ve hizmetlere benzer oluşu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tecavüzün tespiti, men’i, ref’i ve «ilanına» karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11283 E. 2012/16867 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tedbirin infazı · erişimin engellenmesi · şikayet · infaz
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «şikayet» yoluyla davanın kabulüne, «tedbirin infazı» sırasında, tedbir kararının davaya dayanak olan markanın markasal biçimde kullanılmasının tedbiren önlenmesine ilişkin olduğunun ve "avitec" ibaresinin ünvan olarak kullanılmasının kapsam dışında tutulduğunun ve internet sayfasına «erişimin engellenmesi» yönünden değil, "avitec" ibaresinin internette markasal olarak kullanılmasının engellenmesine karar verildiğinin, infaz sırasında icra memuru tarafından gözetilmes …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14509 E. 2012/5175 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tedbirin infazı · erişimin engellenmesi · şikayet · ihtiyati tedbir · infaz · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «şikayet» yoluyla davanın kabulüne, «tedbirin infazı» sırasında, tedbir kararının davaya dayanak olan markanın markasal biçimde kullanılmasının tedbiren önlenmesine ilişkin olduğunun ve "avitec" ibaresinin ünvan olarak kullanılmasının kapsam dışında tutulduğunun ve internet sayfasına «erişimin engellenmesi» yönünden değil, "avitec" ibaresinin internette markasal olarak kullanılmasının engellenmesine karar verildiğinin, infaz sırasında icra memuru tarafından gözetilmes …
Kararı, «şikayet» edilen davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, mahkemece verilen «ihtiyati tedbir» kararının ne şekilde uygulanacağının açıklığa kavuşturulması amacıyla açılmıştır.
İhtiyati tedbir kararlarının infazında problem olduğunda, bunun çözümlenmesinin kararı veren mahkemeden ve «ihtiyati tedbir» dosyası üzerinden talep edilmesi gerekli olup, ayrı bir davaya konu yapılmasında hukuki bir yarar mevcut değildir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12926 E. 2016/9446 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17661 E. 2014/7737 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · terkin · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda2- Dava, davacının ... ve ... ibareli markalarıyla «iltibas» oluşturan davalı markası ... nedeniyle «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesi, alan adının «terkini» ve Avitec ibaresinin ticaret ünvanından terkini istemine ilişkindir.
… bulunduğu, davalının ... markasını davacının marka kapsamındaki ürünlerde kullanmasının 556 sayılı KHK'nın 9. ve 61. maddeleri gereğince marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davacının markasının ayırt edici unsurunun davalı ticari ünvanında ayırt edici unsur olarak kullanılması ve davalının faaliyetlerin davacı marka kapsamındaki ürün ve hizmetlere benzer oluşu nedeniyle davalının ticari ünvanında ibarenin «terkini» ile aynı ibareden oluşan alan adını kullanmasının önlenmesine gerektiği gerekçesiyle davalının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, ... markasını video kameraları, lensler ve bunların aksesuarları ile kılıflarında kullanımının ve bunların tanıtım ve her türlü evraklarda markasal olarak kullanımının önlenmesine, ürün ve tanıtımlardan çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, davalının ticaret ünvanında ... ibaresinin terkinine, ancak terkine kadar kullanma hakkı bulunduğundan ticari unvanı kullanılmasının önlenmesine ilişkin talebin reddine, davalının ... alan adını kullanımının önlenmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
YİDK kararlarının iptali istemine ilişkin olup, kararda huzurdaki «marka hakkına tecavüzün» tespiti-meni davasındaki kullanım iddiasına yönelik bir belirleme içermemektedir.
Benzer bu karardaNAKLİYAT ibareleri arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacı markasının her türlü taşımacılık nakliyecilik hizmetlerinin bulunduğu 39. sınıfta tescilli olduğu, hizmetler bakımından da bir ayniyetin söz konusu bulunduğu gerekçesiyle davalının ticaret ünvanında kullanılan K. ibaresinin terkinine, tescilli ticari ünvan «terkin» edilmedikçe «haksız rekabetten» söz edilemeyeceğinden sair isteklerinin reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı eylemlerinin davacı «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalının ticaret ünvanını değiştirerek markasal bir kullanım yarattığı, mahkemece kabul edildiğine göre markaya tecavüzün tespiti ile markaya tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması, «haksız rekabetin» tespiti ve «maddi manevi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmamış davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi ve manevi tazminat · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davalı eylemlerinin davacı «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalının ticaret ünvanını değiştirerek markasal bir kullanım yarattığı, mahkemece kabul edildiğine göre markaya tecavüzün tespiti ile markaya tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması, «haksız rekabetin» tespiti ve «maddi manevi tazminat» taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmamış davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
3- Yukarıdaki (2) numaralı bentte açıklanan bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5039 E. , 2015/12599 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.12.2014 tarih ve 2005/415-2014/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirket adına tescilli "..." ve "..." ibareli markalarıyla faaliyet gösterdiğini, davalının da “...” markası ile faaliyet göstermesinin tüketiciler nezdinde iltibas yaratacağı ve müvekkilinin tanınmışlığındna haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek davalı tarafından marka haklarına vaki tecavüzün durdurulmasını, haksız rekabetin tespitini, men'ini ve ref'ini, "..." ibaresinin davalının ticaret ünvanından terkinini, ..." ibaresinin davalı şirketin tabelalarından, broşürlerinden, kataloglarından, her türlü belge ve doküman ve formlarından, yazışmalardan, kaşe ve sair tanıtım materyallerinden çıkartılarak, silinmesini, silinemeyecek halde ise imha edilmesini, tescilli marka haklarına tecavüz oluşturan davalı şirket adına tescilli "..." adlı alan adından "..." ibaresinin terkinini ve internet sitesindeki her türlü reklam ve tanıtım faaliyetlerinin durdurulması ve "..." ibaresinin internet sitesinden çıkarılmasını karar özetinin masrafı davalı taraftan alınmak suretiyle ilanını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 17/02/2005 tarihinde ''...'' ünvanı ile ...nda tescil edilerek kurulduğunu, “...” markasının müvekkili adına 35. ve 38. sınıfta tescilli olduğunu, davacı ile faliyet alanlarının farklı olduğunu, davacı adına tescilli ''...'' markasının kullanmama nedneiyle hükümsüzlüğü istemli açtıkları davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 06368 nolu ... markasının 09, 11, 37. sınıflarda (kesintisiz güç kaynağı,harici siren beslemesi, flaşör, ses kartı ürünleri), 185370 nolu ... markasının 7, 9, 11, 15. sınıflarda (videolar, kameralar, lensler ve bunların aksesuar ve kılıfları) tescilli olduğu, davacı markasının tescilli olduğu emtialarda davalı tarafından kullanılan “...” markası ile davacının ... markası arasında ayniyet düzeyinde benzerlik olduğu, ... markasıyla da ayniyete yakın benzerlik olduğu, orta dikkatli tüketicinin markaların orijinini karıştırma ihtimali bulunduğu, davalının
... markasını davacının marka kapsamındaki ürünlerde kullanmasının 556 sayılı KHK'nın 9. ve 61. maddeleri gereğince marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davacının markasının ayırt edici unsurunun davalı ticari ünvanında ayırt edici unsur olarak kullanılması ve davalının faaliyetlerin davacı marka kapsamındaki ürün ve hizmetlere benzer oluşu nedeniyle davalının ticari ünvanında ibarenin terkini ile aynı ibareden oluşan alan adını kullanmasının önlenmesine gerektiği gerekçesiyle davalının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, ... markasını video kameraları, lensler ve bunların aksesuarları ile kılıflarında kullanımının ve bunların tanıtım ve her türlü evraklarda markasal olarak kullanımının önlenmesine, ürün ve tanıtımlardan çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, davalının ticaret ünvanında ...
ibaresinin terkinine, ancak terkine kadar kullanma hakkı bulunduğundan ticari unvanı kullanılmasının önlenmesine ilişkin talebin reddine, davalının ... alan adını kullanımının önlenmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekilinin, aşağıdaki bentler dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair sebepler yönünden temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacının ... ve ... ibareli markalarıyla iltibas oluşturan davalı markası ... nedeniyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, alan adının terkini ve Avitec ibaresinin ticaret ünvanından terkini istemine ilişkindir.
Taraflar arasında ... Fikrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemelerinde ve ... Fikrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemelerinde açılan davaların da neticeleri beklenmiş ve ona göre hüküm kurulmuş olmakla birlikte, mahkemece değerlendirmeleri kararda dayanak alınan ... Fikrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemelerindeki davalar hukuki nitelik itibariyle ... YİDK kararlarının iptali istemine ilişkin olup, kararda huzurdaki marka hakkına tecavüzün tespiti-meni davasındaki kullanım iddiasına yönelik bir belirleme içermemektedir. İşbu davada, davacı taraf, davalının Avitec markasını kullanımının marka hakkından doğan haklarına tecavüz yarattığını ileri sürmüş olup buna karşın davalı tarafça adına tescilli “...” markasını yalnızca tescil kapsamındaki hizmetler üzerinde kullanıldığını, tecavüzün söz konusu olmadığını savunmuştur.
Mahkemece dosyaya sunulan deliller üzerinde değerlendirme yapılmaksızın, sadece ... Fıkrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/34 Esas 2009/163 Karar numaralı kesinleşen karardaki değerlendirmeleri dayanak alarak, taraf markalarının ayniyet düzeyinde benzer olduğunu, tüketicilerin marka orjinini karıştırma ihtimali bulunduğunu, bu kapsamda davalının tescilli markasını kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluştuğunun kabulü ile sonuca ulaşılması doğru görülmemiştir.
3- Ayrıca, kararda, davacının dayanak markalarının ... Fıkrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi ve ... Fıkrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açılan davalar sonucu bazı mallar yönünden hükümsüzlük veya iptallerine karar verildiği belirtilmesine rağmen dayanak davacı markalarının hangi mal veya hizmetler yönünden varlığını koruduğunun belirtilmemesi ve davalının eyleminin hangi marka kapsamındaki hangi mallar yönünde ihlal teşkil ettiğinin gerekçeli kararda tereddüte yer vermeyecek şekilde gösterilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
4- Öte yandan, kararda gerekçesi belirtilmeksizin, davalının ticaret ünvanındaki “...” ibaresinin terkinine ve aynı şekilde davalıya ait alan adının kullanımının önlenmesine yönelik hüküm tesisi dahi isabetsiz olmuş, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte yer alan sebepler yönünden REDDİNE, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde yer alan sebepler yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/200549100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz