İhtiyati Tedbire İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14509 E. 2012/5175 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tedbirin infazı↗ erişimin engellenmesi↗ şikayet↗ ihtiyati tedbir↗ infaz↗ hukuki yarar↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, şikayet yoluyla davanın kabulüne, tedbirin infazı sırasında, tedbir kararının davaya dayanak olan markanın markasal biçimde kullanılmasının tedbiren önlenmesine ilişkin olduğunun ve "avitec" ibaresinin ünvan olarak kullanılmasının kapsam dışında tutulduğunun ve internet sayfasına erişimin engellenmesi yönünden değil, "avitec" ibaresinin internette markasal olarak kullanılmasının engellenmesine karar verildiğinin, infaz sırasında icra memuru tarafından gözetilmesine ve markasal kullanımın infaz sırasında değerlendirilmesi bakımından bir marka vekilinin infaz sırasında icra memuru tarafından hazır bulundurulmasına ve tedbirin buna göre infazına karar verilmiştir.
Kararı, şikayet edilen davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının ne şekilde uygulanacağının açıklığa kavuşturulması amacıyla açılmıştır.
İhtiyati tedbir kararlarının infazında problem olduğunda, bunun çözümlenmesinin kararı veren mahkemeden ve ihtiyati tedbir dosyası üzerinden talep edilmesi gerekli olup, ayrı bir davaya konu yapılmasında hukuki bir yarar mevcut değildir. Hukuki yarar dava şartı olup, mahkemece resen nazara alınması gereken bir husustur. Bu itibarla mahkemece talebin reddine karar vermek gerekirken, kabulü yoluna gidilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11283 E. 2012/16867 K.
Ortak:tedbirin infazı · erişimin engellenmesi · şikayet · infaz
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «şikayet» yoluyla davanın kabulüne, «tedbirin infazı» sırasında, tedbir kararının davaya dayanak olan markanın markasal biçimde kullanılmasının tedbiren önlenmesine ilişkin olduğunun ve "avitec" ibaresinin ünvan olarak kullanılmasının kapsam dışında tutulduğunun ve internet sayfasına «erişimin engellenmesi» yönünden değil, "avitec" ibaresinin internette markasal olarak kullanılmasının engellenmesine karar verildiğinin, infaz sırasında icra memuru tarafından gözetilmes …
Kararı, «şikayet» edilen davalı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «şikayet» yoluyla davanın kabulüne, «tedbirin infazı» sırasında, tedbir kararının davaya dayanak olan markanın markasal biçimde kullanılmasının tedbiren önlenmesine ilişkin olduğunun ve "avitec" ibaresinin ünvan olarak kullanılmasının kapsam dışında tutulduğunun ve internet sayfasına «erişimin engellenmesi» yönünden değil, "avitec" ibaresinin internette markasal olarak kullanılmasının engellenmesine karar verildiğinin, infaz sırasında icra memuru tarafından gözetilmes …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5039 E. 2015/12599 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · terkin · ilan · eksik inceleme · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu kararda2- Dava, davacının ... ve ... ibareli markalarıyla «iltibas» oluşturan davalı markası ... nedeniyle «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesi, alan adının «terkini» ve Avitec ibaresinin ticaret ünvanından terkini istemine ilişkindir.
… bulunduğu, davalının ... markasını davacının marka kapsamındaki ürünlerde kullanmasının 556 sayılı KHK'nın 9. ve 61. maddeleri gereğince marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davacının markasının ayırt edici unsurunun davalı ticari ünvanında ayırt edici unsur olarak kullanılması ve davalının faaliyetlerin davacı marka kapsamındaki ürün ve hizmetlere benzer oluşu nedeniyle davalının ticari ünvanında ibarenin «terkini» ile aynı ibareden oluşan alan adını kullanmasının önlenmesine gerektiği gerekçesiyle davalının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, ... markasını video kameraları, lensler ve bunların aksesuarları ile kılıflarında kullanımının ve bunların tanıtım ve her türlü evraklarda markasal olarak kullanımının önlenmesine, ürün ve tanıtımlardan çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, davalının ticaret ünvanında ... ibaresinin terkinine, ancak terkine kadar kullanma hakkı bulunduğundan ticari unvanı kullanılmasının önlenmesine ilişkin talebin reddine, davalının ... alan adını kullanımının önlenmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
YİDK kararlarının iptali istemine ilişkin olup, kararda huzurdaki «marka hakkına tecavüzün» tespiti-meni davasındaki kullanım iddiasına yönelik bir belirleme içermemektedir.
Fıkrî Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/34 Esas 2009/163 Karar numaralı kesinleşen karardaki değerlendirmeleri dayanak alarak, taraf markalarının ayniyet düzeyinde benzer olduğunu, tüketicilerin marka orjinini karıştırma ihtimali bulunduğunu, bu kapsamda davalının tescilli markasını kullanımının davacının «marka hakkına tecavüz» oluştuğunun kabulü ile sonuca ulaşılması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4437 E. 2013/7355 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · kamu düzeni · görevsizlik kararı · ticaret sicili · terkin · maddi tazminat · cy/cy kaydı · haksız rekabet
Benzer bu karardaDava, «haksız rekabet» sebebiyle ticaret ünvanını kullanmaktan men, ticaret ünvanının «sicilden terkini», maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde, davalı şirket ile ortak ve yöneticilerinin haksız rekabette bulundukları belirtilerek «iltibasa» neden olan ticaret ünvanının kullanılmasının men'i, «ticaret sicil» «kaydının» silinmesi, ...'nun 54 vd. maddeleri uyarınca manevi tazminat ve ...'nun 56. vd. maddeleri uyarınca «maddi tazminat» istemlerinde bulunulmuştur.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, dava ticaret mahkemesi sıfatıyla açılmış ise de; görev kurallarının «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, H.S.Y.K.nın .../03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile ayrı bir Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi bulunmayan yerlerde iki asliye hukuk mahkemesi varsa bir numaralı asliye hukuk mahkemesinin «görevli» olduğunun düzenlendiği gerekçesi ile tensip aşamasında mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Bu durumda, ... hükümlerinin uygulanması suretiyle çözümlenmesi gereken uyuşmazlıkta ticaret mahkemesi sıfatıyla mahkeme «görevli» bulunduğundan, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/14509 E. , 2012/5175 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/09/2010 tarih ve 2010/148-2010/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinden verilen ihtiyati tedbir kararının davalı şikayet olunan tarafça haksız olarak uygulandığını, tedbir kararı ticaret ünvanının kullanılmasına yönelik değil, markasal kullanımla ilgili olduğu halde icrai işlem esnasında davacının ünvanını taşıyan tüm kartvizitlere, broşürlere el konulduğunu, şrket tabelasının sökülmek istendiğini ve internet sitesine erişimin engellendiğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının ne şekilde uygulanacağının yoruma yer bırakılmaksızın net bir şekilde belirlenmesi ve ihtiyati tedbir kararının hukukçu bir bilirkişi refakatinde infazını talep ve dava etmiştir,
Davalı vekili, tedbirin uygulanmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, kararın açık olup internet sitesine erişimi de engeller nitelikte olduğunu, zira haksız rekabet ve markasal ihlalin devam ettiğini savunarak, şikayetin reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, şikayet yoluyla davanın kabulüne, tedbirin infazı sırasında, tedbir kararının davaya dayanak olan markanın markasal biçimde kullanılmasının tedbiren önlenmesine ilişkin olduğunun ve "avitec" ibaresinin ünvan olarak kullanılmasının kapsam dışında tutulduğunun ve internet sayfasına erişimin engellenmesi yönünden değil, "avitec" ibaresinin internette markasal olarak kullanılmasının engellenmesine karar verildiğinin, infaz sırasında icra memuru tarafından gözetilmesine ve markasal kullanımın infaz sırasında değerlendirilmesi bakımından bir marka vekilinin infaz sırasında icra memuru tarafından hazır bulundurulmasına ve tedbirin buna göre infazına karar verilmiştir.
Kararı, şikayet edilen davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının ne şekilde uygulanacağının açıklığa kavuşturulması amacıyla açılmıştır.
İhtiyati tedbir kararlarının infazında problem olduğunda, bunun çözümlenmesinin kararı veren mahkemeden ve ihtiyati tedbir dosyası üzerinden talep edilmesi gerekli olup, ayrı bir davaya konu yapılmasında hukuki bir yarar mevcut değildir. Hukuki yarar dava şartı olup, mahkemece resen nazara alınması gereken bir husustur. Bu itibarla mahkemece talebin reddine karar vermek gerekirken, kabulü yoluna gidilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056104000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz