Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2017 E. 2018/8162 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ terkin↗ ilan↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma kararı, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre; davacının tescilli markasını, davalının alan adı ve ticaret unvanı olarak markasal anlamda kullandığı, davalının kullandığı “...” ibaresi ile davacının tescilli “...” ve “...” markaları arasında ayniyete yakın benzerlik olduğu, orta dikkatli tüketicinin markaları karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davacının markasının ayırt edici unsurunun davalının ticaret unvanında ayırt edici unsur olarak kullanıldığı, faaliyetlerinin de davacının, hakkında hükümsüzlük kararı verilen ürün ve hizmetler haricindeki ürün ve hizmetlere benzer oluşu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tecavüzün tespiti, men’i, ref’i ve ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, davalının www..... com alan adlı web sitesi içeriğinde davacı markalarının tescil edildiği malların tanıtımının yapıldığı, ... markası ile cihaz onarımı duyurusunda bulunulduğu, davalı eyleminin davacının tescilli ... markası kapsamındaki "video kameraları, lensler ve bunların aksesuarları ile kılıflar" ürünleri bakımından ve ... markası kapsamındaki "kesintisiz güç kaynağı, harici siren beslenmesi, flaşör ve ses kartı" ürünleri bakımından marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiştir.
Ancak, davalı tarafça yukarıda sayılan ürünler üzerinde bir uğraş ve markasal kullanımının bulunmadığı, iştigal alanının ses, görüntü ve ışık sistemleri olduğu savunulmuştur.
Bu durumda, davalının web sitesinde duyurusu yaptığı faaliyet alanında kalan eyleminin davacı markaları kapsamındaki yukarıda sayılan mallar ile aynı ya da benzer olup olmadığının belirlenmesi hakimin hukuki bilgisi dışında özel ve teknik bilgiyi gerektirmektedir. O halde, mahkemece içlerinde marka vekilininde bulunduğu ve yukarıda sayılan mal ve hizmetler konusunda uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden görüş alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile marka hakkına tecavüzün tespit, men ve ref'ine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Ayrıca, uyuşmazlık tarihinde yürürlükteki 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddelerinde marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı olarak ticaret unvanındaki klavuz sözcüğün terkin edilebileceğine dair bir hüküm mevcut değildir. Bu durumda, mahkemece 6762 sayılı ... 56. vd. maddelerine dayalı bir değerlenndirme yapılmaksızın eksik inceleme sonucu "..." sözcüğünün davalı ticaret unvarından terkinine verilmesi de isabetli değildir.
3-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan bozma sebepleri çerçevesinde bir araştırma yapılmaksızın ve davalının web sitesi içeriğinde davacı ile aynı ya da benzer alanlarda ticari faaliyette bulunup bulunmadığı ve bu durumun haksız rekabette yol açıp açmayacağıda tartışılmaksızın, sadece alan adlarındaki "..." sözcüklerinin aynı olması nedeniyle alan adı kullanımının önlenmesine karar verilmesi de doğru görülmediğinden temyiz eden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5039 E. 2015/12599 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · terkin · ilan · eksik inceleme · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaO halde, mahkemece içlerinde marka vekilininde bulunduğu ve yukarıda sayılan mal ve hizmetler konusunda uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden görüş alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile «marka hakkına tecavüzün» tespit, men ve ref'ine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Ayrıca, uyuşmazlık tarihinde yürürlükteki 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddelerinde «marka hakkına tecavüz» iddiasına dayalı olarak ticaret unvanındaki klavuz sözcüğün «terkin» edilebileceğine dair bir hüküm mevcut değildir.
Mahkemece, uyulan bozma kararı, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre; davacının tescilli markasını, davalının alan adı ve «ticaret unvanı» olarak markasal anlamda kullandığı, davalının kullandığı “...” ibaresi ile davacının tescilli “...” ve “...” markaları arasında ayniyete yakın benzerlik olduğu, orta dikkatli tüketicinin markaları karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davacının markasının ayırt edici unsurunun davalının ticaret unvanında ayırt edici unsur olarak kullanıldığı, faaliyetlerinin de davacının, hakkında hükümsüzlük kararı verilen ürün ve hizmetler haricindeki ürün ve hizmetlere benzer oluşu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tecavüzün tespiti, men’i, ref’i ve «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… bulunduğu, davalının ... markasını davacının marka kapsamındaki ürünlerde kullanmasının 556 sayılı KHK'nın 9. ve 61. maddeleri gereğince marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davacının markasının ayırt edici unsurunun davalı ticari ünvanında ayırt edici unsur olarak kullanılması ve davalının faaliyetlerin davacı marka kapsamındaki ürün ve hizmetlere benzer oluşu nedeniyle davalının ticari ünvanında ibarenin «terkini» ile aynı ibareden oluşan alan adını kullanmasının önlenmesine gerektiği gerekçesiyle davalının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, ... markasını video kameraları, lensler ve bunların aksesuarları ile kılıflarında kullanımının ve bunların tanıtım ve her türlü evraklarda markasal olarak kullanımının önlenmesine, ürün ve tanıtımlardan çıkarılmasına, çıkarılması mümkün olmayanların imhasına, davalının ticaret ünvanında ... ibaresinin terkinine, ancak terkine kadar kullanma hakkı bulunduğundan ticari unvanı kullanılmasının önlenmesine ilişkin talebin reddine, davalının ... alan adını kullanımının önlenmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
2- Dava, davacının ... ve ... ibareli markalarıyla «iltibas» oluşturan davalı markası ... nedeniyle «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesi, alan adının «terkini» ve Avitec ibaresinin ticaret ünvanından terkini istemine ilişkindir.
YİDK kararlarının iptali istemine ilişkin olup, kararda huzurdaki «marka hakkına tecavüzün» tespiti-meni davasındaki kullanım iddiasına yönelik bir belirleme içermemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu kararda2- Dava, davacının ... ve ... ibareli markalarıyla «iltibas» oluşturan davalı markası ... nedeniyle «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesi, alan adının «terkini» ve Avitec ibaresinin ticaret ünvanından terkini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6080 E. 2015/13276 K.
Ortak:ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · terkin · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma kararı, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre; davacının tescilli markasını, davalının alan adı ve «ticaret unvanı» olarak markasal anlamda kullandığı, davalının kullandığı “...” ibaresi ile davacının tescilli “...” ve “...” markaları arasında ayniyete yakın benzerlik olduğu, orta dikkatli tüketicinin markaları karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davacının markasının ayırt edici unsurunun davalının ticaret unvanında ayırt edici unsur olarak kullanıldığı, faaliyetlerinin de davacının, hakkında hükümsüzlük kararı verilen ürün ve hizmetler haricindeki ürün ve hizmetlere benzer oluşu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tecavüzün tespiti, men’i, ref’i ve «ilanına» karar verilmiştir.
2- Ayrıca, uyuşmazlık tarihinde yürürlükteki 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddelerinde «marka hakkına tecavüz» iddiasına dayalı olarak ticaret unvanındaki klavuz sözcüğün «terkin» edilebileceğine dair bir hüküm mevcut değildir.
… ksesuarları ile kılıflar" ürünleri bakımından ve ... markası kapsamındaki "kesintisiz güç kaynağı, harici siren beslenmesi, flaşör ve ses kartı" ürünleri bakımından «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı tarafça, davalı eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği iddiası ile tecavüzün tespiti, men'i, «ticaret unvanının terkini», internet sitesinin kapatılması, haksız rekabetin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile hükmün «ilanı» istemleri ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, 18/11/2013 tarihli cevabı «ihtarnamesinden» ve dava tarihinden sonra ayrıca, «bilirkişi incelemesi» tarihi itibariyle "..." ibaresini markasal olarak kullanıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, davacının sunduğu, davalının web sitesindeki "..." ibaresine yönelik eski kullanımlara ilişkin görsellerin ise, tarihlerinin bulunmadığı, davalının, tescilli «ticaret unvanının» bir uzantısı olarak "..." ibaresini web sitesinde, alan adında ve sitesi içerisinde kullanımının, 556 sayılı KHK'nın 12. m. kapsamında dürüstçe kullanım olarak kabul edilebileceği, davacı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının haksız yararlanma amacı taşımadığı, «kötüniyetinin» bulunmadığı, web sitesinde kendi tescilli markası olan "..." markasını kullandığı, tarafların çalıştıkları sektör ve faaliyet alanlarının, satışa sundukları mal ve hizmetlerin farklı olduğu göz önünde bulundurularak davalı eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil etmediği, bu nedenle tazminat taleplerinin de yerinde olmadığı, «ticaret unvanının terkini» koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar, mahkemece söz konusu tarihten sonra davalı kullanımının bulunmadığı gerekçesiyle, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesine yönelik talepler bakımından davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyaya sunulan delillerden, dava konusu markaların davalıya ait internet sitesinde …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · bilirkişi incelemesi · ihtarname · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, 18/11/2013 tarihli cevabı «ihtarnamesinden» ve dava tarihinden sonra ayrıca, «bilirkişi incelemesi» tarihi itibariyle "..." ibaresini markasal olarak kullanıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, davacının sunduğu, davalının web sitesindeki "..." ibaresine yönelik eski kullanımlara ilişkin görsellerin ise, tarihlerinin bulunmadığı, davalının, tescilli «ticaret unvanının» bir uzantısı olarak "..." ibaresini web sitesinde, alan adında ve sitesi içerisinde kullanımının, 556 sayılı KHK'nın 12. m. kapsamında dürüstçe kullanım olarak kabul edilebileceği, davacı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı, davalı kullanımının haksız yararlanma amacı taşımadığı, «kötüniyetinin» bulunmadığı, web sitesinde kendi tescilli markası olan "..." markasını kullandığı, tarafların çalıştıkları sektör ve faaliyet alanlarının, satışa sundukları mal ve hizmetlerin farklı olduğu göz önünde bulundurularak davalı eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil etmediği, bu nedenle tazminat taleplerinin de yerinde olmadığı, «ticaret unvanının terkini» koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça, davalı eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiği iddiası ile tecavüzün tespiti, men'i, «ticaret unvanının terkini», internet sitesinin kapatılması, haksız rekabetin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ile hükmün «ilanı» istemleri ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafından keşide edilen 31/10/2013 tarihli «ihtarnameye», davalı tarafından verilen cevapta, ihtarnamede belirtilen dava konusu markaların kullanılmayacağının bildirildiği anlaşılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2017 E. , 2018/8162 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/02/2017 tarih ve 2016/125-2017/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kendi adına tescilli “...” ve “...” ibareli markalarıyla faaliyet gösterdiğini, davalının “...” markası ile faaliyet göstermesinin tüketiciler nezdinde iltibas yaratacağını, müvekkilinin tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek davalı tarafından marka haklarına vaki tecavüzün durdurulmasını, haksız rekabetin tespitini, men'ini ve ref'ini, “...” ibaresinin davalının ticaret unvanından terkinini, “...” ibaresinin davalı şirketin tabelalarından, broşürlerinden, kataloglarından, her türlü belge ve doküman ve formlarından, yazışmalardan, kaşe ve sair tanıtım materyallerinden çıkartılarak, silinmesini, silinemeyecek halde ise imha edilmesini, tescilli marka haklarına tecavüz oluşturan davalı şirket adına tescilli "....tr" adlı alan adından “...” ibaresinin terkinini ve internet sitesindeki her türlü reklam ve tanıtım faaliyetlerinin durdurulması ve “...” ibaresinin internet sitesinden çıkarılmasını karar özetinin masrafı davalı taraftan alınmak suretiyle ilanını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin 17/02/2005 tarihinde “...” unvanı ile ... Ticaret Odasında tescil edilerek kurulduğunu, “...” markasının müvekkili adına 35. ve 38. sınıfta tescilli olduğunu, davacı ile faaliyet alanlarının farklı olduğunu, davacı adına tescilli “...” markasının kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü istemli açtıkları davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma kararı, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre; davacının tescilli markasını, davalının alan adı ve ticaret unvanı olarak markasal anlamda kullandığı, davalının kullandığı “...” ibaresi ile davacının tescilli “...” ve “...” markaları arasında ayniyete yakın benzerlik olduğu, orta dikkatli tüketicinin markaları karıştırma ihtimalinin bulunduğu, davacının markasının ayırt edici unsurunun davalının ticaret unvanında ayırt edici unsur olarak kullanıldığı, faaliyetlerinin de davacının, hakkında hükümsüzlük kararı verilen ürün ve hizmetler haricindeki ürün ve hizmetlere benzer oluşu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tecavüzün tespiti, men’i, ref’i ve ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, davalının www..... com alan adlı web sitesi içeriğinde davacı markalarının tescil edildiği malların tanıtımının yapıldığı, ... markası ile cihaz onarımı duyurusunda bulunulduğu, davalı eyleminin davacının tescilli ... markası kapsamındaki "video kameraları, lensler ve bunların aksesuarları ile kılıflar" ürünleri bakımından ve ... markası kapsamındaki "kesintisiz güç kaynağı, harici siren beslenmesi, flaşör ve ses kartı" ürünleri bakımından marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiştir.
Ancak, davalı tarafça yukarıda sayılan ürünler üzerinde bir uğraş ve markasal kullanımının bulunmadığı, iştigal alanının ses, görüntü ve ışık sistemleri olduğu savunulmuştur.
Bu durumda, davalının web sitesinde duyurusu yaptığı faaliyet alanında kalan eyleminin davacı markaları kapsamındaki yukarıda sayılan mallar ile aynı ya da benzer olup olmadığının belirlenmesi hakimin hukuki bilgisi dışında özel ve teknik bilgiyi gerektirmektedir. O halde, mahkemece içlerinde marka vekilininde bulunduğu ve yukarıda sayılan mal ve hizmetler konusunda uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden görüş alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile marka hakkına tecavüzün tespit, men ve ref'ine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Ayrıca, uyuşmazlık tarihinde yürürlükteki 556 sayılı KHK 9. ve 61. maddelerinde marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı olarak ticaret unvanındaki klavuz sözcüğün terkin edilebileceğine dair bir hüküm mevcut değildir. Bu durumda, mahkemece 6762 sayılı ...
56. vd. maddelerine dayalı bir değerlenndirme yapılmaksızın eksik inceleme sonucu "..." sözcüğünün davalı ticaret unvarından terkinine verilmesi de isabetli değildir.
3-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan bozma sebepleri çerçevesinde bir araştırma yapılmaksızın ve davalının web sitesi içeriğinde davacı ile aynı ya da benzer alanlarda ticari faaliyette bulunup bulunmadığı ve bu durumun haksız rekabette yol açıp açmayacağıda tartışılmaksızın, sadece alan adlarındaki "..." sözcüklerinin aynı olması nedeniyle alan adı kullanımının önlenmesine karar verilmesi de doğru görülmediğinden temyiz eden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1), (2), (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/465953300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz