6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5248 E. 2015/12677 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporları arasında çelişki i̇i̇k 266 aktif dava ehliyeti taraf ehliyeti maddi ve manevi tazminat yetki i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 266HMK 282

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı ...'nın dava konusu 2012/02517 sayılı faydalı model belgesinin sahibi olmadığı bu nedenle aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, 3.9.2014 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davalılarca üretilen ürünlerin dava konusu 2012/02517 sayılı faydalı model belgesine tecavüzünün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, faydalı modelden kaynaklanan hakka tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

HMK'nın 266. maddesinde mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, dava konusu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği gözetilerek bu doğrultuda sonucu itibariyle birbiriyle çelişen iki adet bilirkişi raporu alınmış, mahkemece hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporu uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. HMK'nın 282. maddesi uyarınca hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiş ise de bu hüküm hakime keyfiyet derecesinde bir yetki tanıdığı şeklinde yorumlanamaz. Bu durumda mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve hangi nedenle benimsendiği konusunda yeterli bir açıklama yapılmaksızın son düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Faydalı model hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12158 E. 2018/2066 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Markanın hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10890 E. 2016/5180 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10177 E. 2016/4897 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18269 E. 2013/16319 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/5248 E.  ,  2015/12677 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2014 tarih ve 2013/309-2014/534 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkillerinin ... nezdinde 6.3.2012 tarih 2012/02517 sayılı “Atlet tipi poşet verme ve açma yapılanması” isimli faydalı modelin sahibi bulunduğunu, davalılardan ...'in müvekkil ...'nın okul arkadaşı olduğunu, davalı ...'in müvekkillerine ait faydalı modelin geliştirilmesi aşamasında müvekkil şirket bünyesinde çalıştığını, diğer davalı ...'in de davalı ...'in arkadaşı olduğunu, müvekkil şirkete ait faydalı modelin geliştirilmesi safhasında kısmen yardım ettiğini, davalıların patent başvurusu sırasında tüm haklarını müvekkil şirkete devrettiklerini, dava konusu faydalı modelin bu nedenle müvekkili şirket adına tescil edildiğini, ... ve ...'in müvekkil şirketten 7.12.2012 tarihinde ayrılarak davalı şirketi kurduklarını, kurdukları şirket aracılığıyla müvekkil şirket adına tescilli faydalı model belgesine konu ürünün aynısını üretip sattıklarını ileri sürerek davalıların eyleminin müvekkilinin faydalı model belgesine tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz teşkil eden ürünlere el konulup imhasına, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 551 sayılı KHK'nın 140/b maddesi uyarınca 1.000,00 TL maddi 24.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş 30.1.2014 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 2.613,00 TL'ye çıkartıp bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili; müvekkillerince üretilen ürünün davacılara ait faydalı model belgesine konu üründen farklı olduğunu, müvekkillerince ... nezdinde 2013/02817 sayılı faydalı model başvurusunun da bulunduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı ...'nın dava konusu 2012/02517 sayılı faydalı model belgesinin sahibi olmadığı bu nedenle aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, 3.9.2014 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davalılarca üretilen ürünlerin dava konusu 2012/02517 sayılı faydalı model belgesine tecavüzünün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, faydalı modelden kaynaklanan hakka tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

HMK'nın 266. maddesinde mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, dava konusu uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği gözetilerek bu doğrultuda sonucu itibariyle birbiriyle çelişen iki adet bilirkişi raporu alınmış, mahkemece hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporu uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. HMK'nın 282. maddesi uyarınca hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiş ise de bu hüküm hakime keyfiyet derecesinde bir yetki tanıdığı şeklinde yorumlanamaz.

Bu durumda mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve hangi nedenle benimsendiği konusunda yeterli bir açıklama yapılmaksızın son düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/200504100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.