6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ifa imkansızlığı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14406 E. 2016/3623 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Haksız rekabet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifa imkansızlığı ifa marka hakkına tecavüz haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 54

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının "........." ibaresini müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri sınıfında 1998 yılından bu yana ticaret ünvanının asli unsuru ve marka olarak kullandığı ve mobilya satışı yaptığı, davacının devir sureti ile 1988 yılından bu yana yatak ve ev tekstili grubunda mekan markası üzerinde marka hakkı sahibi olduğu, farklı sınıflarda olmasına rağmen davalının "........." markası kullanımının aynı sektöre yönelik ilişkilendirilebilme özelliği nedeni ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve davacıya ait tescilli marka ile karıştırılmaya elverişli olacak şekilde davalı tarafından kullanılmasının marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının davacı markasına elatmasının önlenmesine, davacı vekilinin sunduğu dilekçe kapsamında tazminat taleplerini manevi tazminat ile sınırlamış olması nedeniyle olayın oluş şekli de gözetilerek, davacı yönünden zenginleşme yaratmayacak davalı yönünden ise ifa imkansızlığı doğurmayacak nitelikte 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, 6102 sayılı TTK 54 vd. maddelerine dayalı olarak açılmış haksız rekabetin tespiti, meni ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı dava dilekçesinde açıkça davayı bu şekilde nitelendirmiştir. Bu durumda mahkemece, taleple bağlı kalınarak hüküm kurmak gerekirken, markaya tecavüzün önlenmesine dair hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5301 E. 2014/11808 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Kıymetli Evrak İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14677 E. 2012/21236 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/14406 E.  ,  2016/3623 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ........ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)

TARİHİ 31/03/2015

NUMARASI 2014/84-2015/212

Taraflar arasında görülen davada ........ Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2015 tarih ve 2014/84-2015/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ......... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Türkiye'nin her tarafına "...." mallarını pazarlayan büyük firma olduğunu, "....." markasını 1988 yılında tescil ettirdiğini, 23 Kasım 1996'da Cumhurbaşkanlığı makamında Ş...... P...... Mekan Grubu adına alındığını, Mekan ürünlerinin ve özellikle de "......" yataklarının herhangi bir şahsa sorulduğunda bilinebilecek bir marka olduğunu, davalı şirketin Sanayi sitesindeki adresinde "......." markasını haksız olarak kullandığını ve bu durumdan menfaat sağladığını, davalı şirketin yapmış olduğu ticaretten dolayı bazı müşterilerini mağdur ettiğini ve bunun sonucunda "......" adlı internet sitesinde bu şahısların mağduriyetlerini paylaştıklarını, bundan dolayı maddi ve manevi olarak şirketlerinin ciddi itibar kaybına uğradığını ve bundan da zarar gördüğünü iddia ederek, haksız rekabetin tespiti ve durdurulup önlenmesi ile haksız rekabetten kaynaklı 20.000 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının "........." ibaresini müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri sınıfında 1998 yılından bu yana ticaret ünvanının asli unsuru ve marka olarak kullandığı ve mobilya satışı yaptığı, davacının devir sureti ile 1988 yılından bu yana yatak ve ev tekstili grubunda mekan markası üzerinde marka hakkı sahibi olduğu, farklı sınıflarda olmasına rağmen davalının "........." markası kullanımının aynı sektöre yönelik ilişkilendirilebilme özelliği nedeni ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu ve davacıya ait tescilli marka ile karıştırılmaya elverişli olacak şekilde davalı tarafından kullanılmasının marka hakkına tecavüz olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının davacı markasına elatmasının önlenmesine, davacı vekilinin sunduğu dilekçe kapsamında tazminat taleplerini manevi tazminat ile sınırlamış olması nedeniyle olayın oluş şekli de gözetilerek, davacı yönünden zenginleşme yaratmayacak davalı yönünden ise ifa imkansızlığı doğurmayacak nitelikte 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, 6102 sayılı TTK 54 vd. maddelerine dayalı olarak açılmış haksız rekabetin tespiti, meni ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı dava dilekçesinde açıkça davayı bu şekilde nitelendirmiştir. Bu durumda mahkemece, taleple bağlı kalınarak hüküm kurmak gerekirken, markaya tecavüzün önlenmesine dair hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/200377300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.