Eksik araştırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2042 E. 2016/2426 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik araştırma↗ ticari işletme↗ ticari dava niteliği↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın çözümü hususunda bilirkişi raporu alındığı, alınan rapor uyarınca davacı tarafından tahsil edilen ücretlerin yasal dayanağının bulunmadığının, bu masrafların kredi sözleşmesi uyarınca zorunlu masraflar nedeniyle alındığının ispatlanamadığının belirtildiği, bilirkişi raporunun hükme esas alınır nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı banka tarafından davalıya kullandırılan kredi nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nın 22. (6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesinde "Tacir olan veya olmıyan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret istiyebilir. Bundan başka, verdiği avanslar veya yaptığı masraflar için ödeme tarihinden itibaren faize de hak kazanır." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca tacirin yapmış olduğu işler nedeniyle ücret talep etme hakkı bulunmakta olup kredi tahsis işlemleri tacir olan davalı bankanın ticari nitelikli işlemleri arasında yer almaktadır. Dosya içerisinde taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi örneği bulunmamaktadır. Ancak, kullanılan kredinin ticari nitelikli kredi olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf olmayıp 4077 Sayılı Yasa hükümlerinin uyuşmazlığın çözümünde uygulanamayacağı mahkemenin de kabulündedir. Yapılan yargılma sırasında uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği gözetilerek bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmiş ise de alınan bilirkişi raporu ve yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli nitelikte görülmemiştir. Bu durum karşısında öncelikle; taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesine ilişkin tüm evrakların dosyaya getirtilip, davacıdan hangi işlemler nedeniyle, ne kadar ücret tahsil edildiği somutlaştırılmalı, söz konusu işlemlere ilişkin kredi sözleşmesinde hüküm ve oranların belirlenip belirlenmediği tespit edilmeli, sonrasında bankacılık hususunda ehil bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden, yukarıda açıklanan yasa hükmü de gözetilerek, diğer bankaların benzer nitelikteki kredi sözleşmelerine ilişkin uygulamaları, aldıkları ücretler ve ücret oranları değerlendirilmek suretiyle tahsil edilen ücretlerin bankacılık uygulamaları ve kredi sözleşmesine uygun olup olmadığına dair bilirkişi raporu alınarak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporu uyarınca davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15755 E. 2015/1068 K.
Ortak:ticari işletme · ticari dava niteliği · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nın 22. (6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesinde "Tacir olan veya olmıyan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan «tacir», münasip bir ücret istiyebilir.
… göre, uyuşmazlığın çözümü hususunda bilirkişi raporu alındığı, alınan rapor uyarınca davacı tarafından tahsil edilen ücretlerin yasal dayanağının bulunmadığının, bu «masrafların» «kredi sözleşmesi» uyarınca zorunlu masraflar nedeniyle alındığının ispatlanamadığının belirtildiği, bilirkişi raporunun hükme esas alınır nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabul …
Bu düzenleme uyarınca «tacirin» yapmış olduğu işler nedeniyle ücret talep etme hakkı bulunmakta olup kredi tahsis işlemleri tacir olan davalı bankanın «ticari nitelikli» işlemleri arasında yer almaktadır.
Benzer bu kararda6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmıyan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret istiyebilir.Davalı banka tacir olup dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir.Dava konusu kredi taraflar arasında akdedilen «ticari nitelikli» Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı olup bu sözleşme uyarınca davacı tüketici konumunda da kabul edilemez.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» matbu ve standart sözleşme niteliğinde olduğu, sözleşmenin 10. maddesinde «masraf» alınacağına dair düzenlemenin bulunduğu, sözleşmenin matbu olan bu kısmına davacının müdahale imkanının olmadığı, ücret ve masrafların hangi hizmetin karşılığı olarak alındığına ilişkin sözleşmede hükmün bulunmadığı, bu masrafların zorunlu masraflardan olup olmadığının davalı tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle sözleşme hükümlerinin «haksız şart» niteliğinde olduğu gerekçesiyle 1.932,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» 10. maddesinde sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü «masraf», vergi «harç» ve sair giderleri tahsil edebileceğine değinilmiş ancak bu masraf ve giderlerin ne oldukları ve oranları belirtilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · genel kredi sözleşmesi · komisyon · harç · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» matbu ve standart sözleşme niteliğinde olduğu, sözleşmenin 10. maddesinde «masraf» alınacağına dair düzenlemenin bulunduğu, sözleşmenin matbu olan bu kısmına davacının müdahale imkanının olmadığı, ücret ve masrafların hangi hizmetin karşılığı olarak alındığına ilişkin sözleşmede hükmün bulunmadığı, bu masrafların zorunlu masraflardan olup olmadığının davalı tarafından ispatlanamadığı, bu nedenle sözleşme hükümlerinin «haksız şart» niteliğinde olduğu gerekçesiyle 1.932,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya «masrafı», «komisyon» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» 10. maddesinde sözleşme uyarınca davalı bankanın davacıdan her türlü «masraf», vergi «harç» ve sair giderleri tahsil edebileceğine değinilmiş ancak bu masraf ve giderlerin ne oldukları ve oranları belirtilmemiştir.
Dava konusu kredinin «ticari nitelikli» olması nedeniyle sözleşmenin bu maddesi «haksız şart» niteliğinde kabul edilemez.
-
Kararın Yargıtayca incelenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7261 E. 2017/4262 K.
Ortak:ticari işletme · kredi sözleşmesi · tacir
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nın 22. (6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesinde "Tacir olan veya olmıyan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan «tacir», münasip bir ücret istiyebilir.
… göre, uyuşmazlığın çözümü hususunda bilirkişi raporu alındığı, alınan rapor uyarınca davacı tarafından tahsil edilen ücretlerin yasal dayanağının bulunmadığının, bu «masrafların» «kredi sözleşmesi» uyarınca zorunlu masraflar nedeniyle alındığının ispatlanamadığının belirtildiği, bilirkişi raporunun hükme esas alınır nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabul …
Bu düzenleme uyarınca «tacirin» yapmış olduğu işler nedeniyle ücret talep etme hakkı bulunmakta olup kredi tahsis işlemleri tacir olan davalı bankanın «ticari nitelikli» işlemleri arasında yer almaktadır.
Benzer bu kararda01.07.2012 tarihinden önce kullandırılan krediler için 6762 sayılı TTK'nın 22. maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı Banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın banka olduğu ve «tacir sıfatına» haiz olduğu, yapılan işlemin ticari iş olduğu, ticari işten kaynaklanan uyuşmazlıkta tarafların «basiretli tacir» gibi hareket etme yükümlülüğü olduğu, bu nedenlerle 6098 sayılı TBK'nın «genel işlem şartlarının» uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · genel işlem şartı · tacir sıfatı · ticari kredi · basiretli tacir
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın banka olduğu ve «tacir sıfatına» haiz olduğu, yapılan işlemin ticari iş olduğu, ticari işten kaynaklanan uyuşmazlıkta tarafların «basiretli tacir» gibi hareket etme yükümlülüğü olduğu, bu nedenlerle 6098 sayılı TBK'nın «genel işlem şartlarının» uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen ücretlerin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
01.07.2012 tarihinden sonra kullandırılan krediler yönünden ise 6098 sayılı TBK'de düzenlenmiş olan «genel işlem koşulları» hükümleri gözetilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10925 E. 2012/14145 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme planı · mutlak ticari dava · hayat sigortası · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın murisin aldığı ve belli bir «ödeme planına» bağlanan konut kredisi sözleşmesinden kaynaklandığı, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10. ve 23. maddeleri gereğince uyuşmazlığın çözümünün Tüketici Mahkemelerinin «görev alanına» girdiği gerekçesiyle,«görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece davacıların murisinin kredi kullanması nedeniyle yaptırılan «hayat sigortasından» kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin «görevli» olduğundan bahisle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Dava, Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukundan kaynaklanmakta olup, Türk Ticaret Kanunu 4. ve 5. maddeleri gereğince «mutlak ticari» davalardandır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12257 E. 2016/2905 K.
Ortak:ticari işletme · ticari dava niteliği · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nın 22. (6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesinde "Tacir olan veya olmıyan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan «tacir», münasip bir ücret istiyebilir.
… göre, uyuşmazlığın çözümü hususunda bilirkişi raporu alındığı, alınan rapor uyarınca davacı tarafından tahsil edilen ücretlerin yasal dayanağının bulunmadığının, bu «masrafların» «kredi sözleşmesi» uyarınca zorunlu masraflar nedeniyle alındığının ispatlanamadığının belirtildiği, bilirkişi raporunun hükme esas alınır nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabul …
Bu düzenleme uyarınca «tacirin» yapmış olduğu işler nedeniyle ücret talep etme hakkı bulunmakta olup kredi tahsis işlemleri tacir olan davalı bankanın «ticari nitelikli» işlemleri arasında yer almaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «tacir» olduğu, kredinin «ticari işletmesi» için kullanıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi
Benzer bu kararda2- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2042 E. , 2016/2426 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... .. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 27/11/2014
NUMARASI 2013/514-2014/948
Taraflar arasında görülen davada .... .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/11/2014 tarih ve 2013/514-2014/948 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Merkez Şubesi'nden 04.11.2010 tarihinde büyükbaş hayvan besiciliği tarımsal kredi sözleşmesi adı altında 175.000,00 TL nakit ödemeli kredi kullandığını, sözleşmenin bir örneğinin müvekkiline verilmediği gibi sözleşme içeriğinin müvekkili ile müzakere edilmediğini, kredi sözleşmesi uyarınca davacı tarafından peşin komisyon, sigorta, dosya masrafı vs. masraflar altında müvekkilinden para tahsil edildiğini, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 3.500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 04.11.2010 tarihli büyükbaş besi hayvancılığı tarımsal işletme kredisi sözleşmesi imzalandığını, davacıdan tahsil edilen ücretin kredi sözleşmesi hükümlerine uygun olduğunu, kredi sözleşmesinin ticari kredi niteliği taşıdığını, tarafların kredi sözleşmesi aşamasında sözleşme hükümlerini müzakere ederek serbest iradeleriyle sözleşmeyi imzaladıklarını, davalının kredi nedeniyle tahsil edilen ücrete vakıf olduğunu, müvekkilinin tacir olması nedeniyle yapmış olduğu işlemler karşılığı ücret talep etme hakkının bulunduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın çözümü hususunda bilirkişi raporu alındığı, alınan rapor uyarınca davacı tarafından tahsil edilen ücretlerin yasal dayanağının bulunmadığının, bu masrafların kredi sözleşmesi uyarınca zorunlu masraflar nedeniyle alındığının ispatlanamadığının belirtildiği, bilirkişi raporunun hükme esas alınır nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.500,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı banka tarafından davalıya kullandırılan kredi nedeniyle haksız tahsil edildiği iddia edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nın 22. (6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesinde "Tacir olan veya olmıyan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret istiyebilir. Bundan başka, verdiği avanslar veya yaptığı masraflar için ödeme tarihinden itibaren faize de hak kazanır." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca tacirin yapmış olduğu işler nedeniyle ücret talep etme hakkı bulunmakta olup kredi tahsis işlemleri tacir olan davalı bankanın ticari nitelikli işlemleri arasında yer almaktadır. Dosya içerisinde taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi örneği bulunmamaktadır.
Ancak, kullanılan kredinin ticari nitelikli kredi olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf olmayıp 4077 Sayılı Yasa hükümlerinin uyuşmazlığın çözümünde uygulanamayacağı mahkemenin de kabulündedir. Yapılan yargılma sırasında uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği gözetilerek bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmiş ise de alınan bilirkişi raporu ve yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli nitelikte görülmemiştir. Bu durum karşısında öncelikle; taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesine ilişkin tüm evrakların dosyaya getirtilip, davacıdan hangi işlemler nedeniyle, ne kadar ücret tahsil edildiği somutlaştırılmalı, söz konusu işlemlere ilişkin kredi sözleşmesinde hüküm ve oranların belirlenip belirlenmediği tespit edilmeli, sonrasında bankacılık hususunda ehil bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden, yukarıda açıklanan yasa hükmü de gözetilerek, diğer bankaların benzer nitelikteki kredi sözleşmelerine ilişkin uygulamaları, aldıkları ücretler ve ücret oranları değerlendirilmek suretiyle tahsil edilen ücretlerin bankacılık uygulamaları ve kredi sözleşmesine uygun olup olmadığına dair bilirkişi raporu alınarak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporu uyarınca davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/180732100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz