Derdest alacak davası varken tasfiyesi tamamlanan şirketin ihyası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/53 E. 2020/61 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Sicilden terkin edilen şirket hakkında terkinden önce açılmış ve halen derdest olan bir alacak davası bulunması, tasfiyenin usulen tamamlanmış sayılmasına engeldir; bu durumda TTK 547 uyarınca şirketin ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması amacıyla ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekir; borç ilişkisinin varlığı ihya davasının konusu değildir, derdest davada incelenir. Ayrıca, tüzel kişiliğin ihyası davaları -ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi niteliğinde olması nedeniyle- istinaf incelemesi sonucunda kesin olarak karara bağlanır, temyiz yolu açık değildir.
Ele alınan sorunlar
Derdest davası bulunan şirketin ihyası talebinin kabulü → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru, dava dışı şirketin davacıya hiçbir borcu olmadığını, davanın haksız ve kötüniyetli açıldığını, borç bulunmadığından ihyaya karar verilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 547. madde gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir. Dosyaya celbedilen ticaret sicil kaydına göre şirketin tasfiyesinin sona erdiği tarihte sicilden terkin edildiği, ancak bu tarihten önce açılmış ve derdest olan bir alacak davası bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirketin davacıya borcu olup olmadığı derdest davada inceleneceğinden bu husus ihya davasının konusunu oluşturmaz; derdest bir dava mevcut iken tasfiyenin usulen sonlandırıldığı kabul edilemez. Bu nedenle şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Tüzel kişiliğin ihyası davalarında kanun yolu (temyiz/kesinlik) → kabul
Gerekçe: Daire önceden, tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi sonucunda temyiz yolu açık olarak hüküm vermekteyken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ilamı ile TTK 1521. maddesinde şirket davalarında basit yargılama usulünün uygulanacağının düzenlendiği, HMK 382. maddesinde çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tespiti için belirtilen 'ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller' ve 'ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller' ölçütleri dikkate alındığında ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğunun tespit edildiği ve bu tespitin benimsenmesi nedeniyle, daha önceki uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu bulunmadığından bu tür davalarda kesin olarak karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın ilk sorunu, sicilden terkin edilen şirket hakkında derdest bir alacak davası bulunması halinde TTK 547 uyarınca ihya kararı verilmesi gerektiğine ilişkin genel kural niteliğindedir. İkinci sorun ise tüzel kişiliğin ihyası davalarının çekişmesiz yargı işi sayılarak istinaf sonucunda kesin olarak karara bağlanacağına dair, Yargıtay HGK ilamına dayanan içtihat değişikliğini yansıtan ve bölgesel olarak ikna edici emsal niteliği taşıyan bir tespittir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- hukuki yarar
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ ek tasfiye↗ çekişmesiz yargı işi↗ tasfiye memuru↗ taraf teşkili↗ hukuki yarar↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/53
KARAR NO 2020/61
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 06/11/2019
NUMARASI 2019/546 Esas- 2019/1194 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/01/2020
Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı tasfiye memuru tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından dava konusu ...Ticaret AŞ aleyhine İstanbul 2.ATM'nin 2018/290 esas sayılı dosyası ile alacak davası açtıklarını, yargılama devam ederken dava konusu şirketin tasfiye sonucunda sicilden terkin edildiğini, yargılamaya devam için terkin edilen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
1-Davalı Ticaret Sicil Memurluğu vekili; tasfiye sonunda şirketin sicilden terkin edilmesinin mevzuata uygun olduğunu, tasfiye süreci ile ilgili yetki ve sorumluluğun tasfiye memuruna ait olduğunu, bu nedenlerle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmayarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı Tasfiye Memuru .... vekili davalının, geçersiz olan sözleşmeyi kullanarak 50.000- usd tutarlı cezai şart ve diğer haksız miktarları kötüniyetli olarak dava ettiğini,davacının açtığı davada şirketin tasfiye aşamasında iken açılmaına rağmen davacı nın Ticaret Sicili nezdinde hiç bir itirazı olmamasına rağmen dava açılmasının haksız olduğunun göstergesi olduğunu, dava dışı şirketin davacıya hiçbir borcu olmadığını, mahkemenin aksi yönde karar verecekse İst.
2. ATM'nin 2018/290 Esas sayılı dosyasıyla sınırlı olrak ihyay karar verilmesi gerektiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece,sicilden terkin edilen şirketle ilgili İstanbul 2. ATM 2018/290 esas sayılı dosyası ile alacak davası bulunduğu, hakkında dava dosyası bulunan şirketin tasfiye sürecinin tamamlanamayacağı, bu bağlamda tasfiye sürecini tamamlayan tasfiye memurunun yargılama giderinden sorumlu tutulması gerektiği, davacının dava konusu şirket aleyhine açmış olduğu davada taraf teşkili açısından ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, İstanbul Ticaret Sicilinin 925206 sicil numarası ile kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sanayi Ve Ticaret A Ş'nin İstanbul 2. ATM 2018/290 sayılı dosyasına münhasır olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memuru; dava dışı şirketin, davacı şirkete hiçbir borcunun olmadığını, sunulan e-postalar da davacı şirketin dava dışı şirketten hiçbir alacağı olmadığını ifade etmesine rağmen dava açılmış olmasının haksız ve kötü niyetli olduklarının gösterdiğini, dava dışı şirketin davacı şirkete karşı hiçbir borcu olmamasına rağmen İstanbul 2. ATM'nin 2018/290 Esas sayılı dosyasıyla sınırlı olmak kaydıyla şirketine ihyasına karar verilmesi gerektiğini, belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK' nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 21/12/2018 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, Tasfiye Halinde Suka Kafe Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin İstanbul 2.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/290 Esas sayılı dosyasında alacak davası bulunduğu ve davanın 30.3.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ,davalı şirketin davacıya bir borcu olup olmdığının açılmış bulunan derdest dava da inceleneceği ,bu davanın konusunu teşkil etmediği,derdest dava mevcut iken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle tasfiyenin usulen sonlandırıldığı kabul edilemeyecektir.Bu nedenlerle şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesin de bir isabetsizlik görülmemiş ,davalı tasfiye memurunun istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizce; Yargıtay 11. HD nin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi neticesinde temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken; Yargıtay HGKnun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK nun 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tesbiti için belirtilen ölçütlerden "ilgililer arasında ki uyuşmazlık olmayan haller" ve "ilgililerin ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller" şeklinde belirtilen ölçütler dikkate alındığında, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu" nun tesbit edilmesi ve bu tesbitlerin benimsenmesi nedeniyle, daha evvel ki uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 68-TL posta masrafının davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/01/2020
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/172930 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi