Poliçe özel şartları
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/19036 E. 2015/4321 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
poliçe özel şartları↗ görev itirazı↗ mutlak ticari dava↗ sigorta ettiren↗ ticari dava niteliği↗ emredici hüküm↗ sözleşmeden doğan dava↗ sigorta sözleşmesi↗ ek prim↗ yenileme↗ görevsizlik kararı↗ kredi sözleşmesi↗ taşıyan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan 13.05.2010 tarihinde kullanmış olduğu kredi sözleşmesine istinaden davalı sigorta şirketi ile davacı arasında 26.05.2011-26.05.2012 tarihlerini kapsar dönem için Kurtaran Ferdi Kaza Sigortası Poliçe sözleşmesi düzenlendiği, davacının işten ayrıldığı 12.06.2012 tarihinde sigorta poliçe süresinin dolduğu, ancak poliçe özel şartlarında ''sigorta ettirenin aksine bir beyanı olmadığı sürece poliçe her yıl otomatik olarak yenilenecektir." şeklinde madde düzenlendiği, davalı tarafın poliçeyi yenileyerek davacının kredi kartından prim tutarını tahsile devam etmesi gerekirken yenilemediğini, her iki davalının poliçeden birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.730,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ferdi kaza sigorta sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Sigorta sözleşmesi ilişkisi ise, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Beşinci Kitabı’nı oluşturan 1263 ve onu izleyen maddelerinde (6102 sayılı TTK'nın 1401 vd maddeleri) düzenlenmiş olup, bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların mutlak ticari davalardan olduğu aynı yasanın 4/1. maddesinde açıkça belirtilmiştir. Bu yasadan kaynaklanan davalara ise, asliye ticaret mahkemesince bakılması gerektiği aynı kanunun 5.maddesinde hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 4077 sayılı Yasa'nın 1,2 ,3/c ve f, 23. maddelerindeki özel düzenleme hükümleri karşısında mutlak ticari dava niteliği taşıyan iş bu davanın, tüketici mahkemesi sıfatıyla görülüp, sonuçlandırılması doğru değildir.
Davalı vekili, bu yöne ilişen görev itirazında bulunduğu gibi, 4077 sayılı Yasa'nın 23/1. maddesinde ancak bu yasanın uygulanmasından çıkacak uyuşmazlıkların tüketici mahkemelerinde çözümlenebileceği emredici bir şekilde hükme bağlandığına göre, göreve ilişkin bu hususun mahkemece esasen kendiliğinden gözetilmesi de gerekmektedir.
O halde, mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esasa girilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3689 E. 2012/9670 K.
Ortak:mutlak ticari dava · emredici hüküm · sigorta sözleşmesi · görevsizlik kararı · taşıyan · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaÖte yandan, 4077 sayılı Yasa'nın 1,2 ,3/c ve f, 23. maddelerindeki özel düzenleme hükümleri karşısında «mutlak ticari» dava niteliği «taşıyan» iş bu davanın, tüketici mahkemesi sıfatıyla görülüp, sonuçlandırılması doğru değildir.
1-Dava, ferdi kaza «sigorta sözleşmesinden doğan» alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Sigorta sözleşmesi ilişkisi ise, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Beşinci Kitabı’nı oluşturan 1263 ve onu izleyen maddelerinde (6102 sayılı TTK'nın 1401 vd maddeleri) düzenlenmiş olup, bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların «mutlak ticari» davalardan olduğu aynı yasanın 4/1. maddesinde açıkça belirtilmiştir.
Benzer bu karardaBu özel düzenleme hükümleri karşısında «mutlak ticari» dava niteliği «taşıyan» işbu davaya bakmaya Ticaret Mahkemesi «görevli» olduğu halde, Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, davanın tüketici kredisinin dönüşünün «teminatı» olarak yapılan «hayat sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemi olduğu, 4077 sayılı Kanuna dayalı bir istem olup Tüketici Mahkemeleri «görevli» olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Ankara Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmiştir.
Sigorta sözleşmesi ilişkisi ise, Türk Ticaret Kanunu'nun Beşinci Kitabı'nı oluşturan 1263 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenmiş olup, bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların «mutlak ticari» davalardan olduğu aynı Yasa'nın 4. maddesinde açıkça belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hayat sigortası · sigorta poliçesi · teminat · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, davanın tüketici kredisinin dönüşünün «teminatı» olarak yapılan «hayat sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemi olduğu, 4077 sayılı Kanuna dayalı bir istem olup Tüketici Mahkemeleri «görevli» olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın Ankara Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verilmiştir.
Dava, konut kredisinin «teminatı» olarak yapılan «hayat sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Bu özel düzenleme hükümleri karşısında «mutlak ticari» dava niteliği «taşıyan» işbu davaya bakmaya Ticaret Mahkemesi «görevli» olduğu halde, Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15038 E. 2012/16283 K.
Ortak:mutlak ticari dava · emredici hüküm · görevsizlik kararı · taşıyan · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaÖte yandan, 4077 sayılı Yasa'nın 1,2 ,3/c ve f, 23. maddelerindeki özel düzenleme hükümleri karşısında «mutlak ticari» dava niteliği «taşıyan» iş bu davanın, tüketici mahkemesi sıfatıyla görülüp, sonuçlandırılması doğru değildir.
Sigorta sözleşmesi ilişkisi ise, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Beşinci Kitabı’nı oluşturan 1263 ve onu izleyen maddelerinde (6102 sayılı TTK'nın 1401 vd maddeleri) düzenlenmiş olup, bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların «mutlak ticari» davalardan olduğu aynı yasanın 4/1. maddesinde açıkça belirtilmiştir.
Davalı vekili, bu yöne ilişen «görev itirazında» bulunduğu gibi, 4077 sayılı Yasa'nın 23/1. maddesinde ancak bu yasanın uygulanmasından çıkacak uyuşmazlıkların tüketici mahkemelerinde çözümlenebileceği «emredici» bir şekilde hükme bağlandığına göre, göreve ilişkin bu hususun mahkemece esasen kendiliğinden gözetilmesi de gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu hükümler karşısında «mutlak ticari» dava niteliği «taşıyan» işbu davaya bakma görevi Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde, Tüketici Mahkemesi'nin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davanın geniş kapsamlı «hayat sigorta poliçesi» ile sigortalanan evde oluşan «hasarın» ve «sigorta teminatlarının» ödenmesi istemine yönelik «tazminat davası» olduğu, hukuki işlemin 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda tanımları bulunan tüketici ve satıcı arasındaki akdi ilişkiye dayandığı, dolayısıyla uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Sigorta hukuku, hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanunu'nun Beşinci Kitabı'nı oluşturan 1263 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Yasa'nın 4 ncü maddesine göre «mutlak ticari» davalardandır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hayat sigortası · sigorta teminatı · tazminat davası · sigorta poliçesi · hasar · teminat · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davanın geniş kapsamlı «hayat sigorta poliçesi» ile sigortalanan evde oluşan «hasarın» ve «sigorta teminatlarının» ödenmesi istemine yönelik «tazminat davası» olduğu, hukuki işlemin 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda tanımları bulunan tüketici ve satıcı arasındaki akdi ilişkiye dayandığı, dolayısıyla uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu hükümler karşısında «mutlak ticari» dava niteliği «taşıyan» işbu davaya bakma görevi Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde, Tüketici Mahkemesi'nin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6890 E. 2011/1349 K.
Ortak:mutlak ticari dava · sigorta sözleşmesi · görevsizlik kararı · taşıyan · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaÖte yandan, 4077 sayılı Yasa'nın 1,2 ,3/c ve f, 23. maddelerindeki özel düzenleme hükümleri karşısında «mutlak ticari» dava niteliği «taşıyan» iş bu davanın, tüketici mahkemesi sıfatıyla görülüp, sonuçlandırılması doğru değildir.
1-Dava, ferdi kaza «sigorta sözleşmesinden doğan» alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Sigorta sözleşmesi ilişkisi ise, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Beşinci Kitabı’nı oluşturan 1263 ve onu izleyen maddelerinde (6102 sayılı TTK'nın 1401 vd maddeleri) düzenlenmiş olup, bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların «mutlak ticari» davalardan olduğu aynı yasanın 4/1. maddesinde açıkça belirtilmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «hayat sigorta sözleşmesine» dayalı olarak borçlu olunmadığının tesbiti istemine ilişkin olup, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmış ise de, sigorta ilişkisi, Türk Ticaret Kanunu’nun Beşinci Kitabı’nı oluşturan 1263 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenmiş olup, bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların «mutlak ticari» davalardan olduğu aynı Yasa'nın 4/1-1. maddesinde açıkça belirtilmiştir.
Bu durumda «mutlak ticari» dava niteliği «taşıyan» iş bu davanın, tüketici mahkemesi sıfatıyla görülüp, sonuçlandırılması doğru değildir.
Bu itibarla, göreve ilişkin bu hususun mahkemece kendiliğinden gözetilerek, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hayat sigortası · teminat kapsamı · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalının ölümünün intihar sonucu gerçekleşmiş olması nedeniyle «teminat kapsamında» olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «hayat sigorta sözleşmesine» dayalı olarak borçlu olunmadığının tesbiti istemine ilişkin olup, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılmış ise de, sigorta ilişkisi, Türk Ticaret Kanunu’nun Beşinci Kitabı’nı oluşturan 1263 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenmiş olup, bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların «mutlak ticari» davalardan olduğu aynı Yasa'nın 4/1-1. maddesinde açıkça belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/19036 E. , 2015/4321 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 25/06/2014 tarih ve 2012/1225-2014/1638 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline davalı banka ve sigorta şirketi tarafından işsizlik teminatını içerin ferdi kaza sigorta poliçesi yapıldığını, müvekkilinin 12.06.2012 tarihinde işten çıkarıldığını, davalı bankaya sigorta poliçesinden faydalanmak için başvurduğunda müvekkilini davalı sigorta şirketine yönlendirdiklerini, davalı sigorta şirketinin de poliçenin iptal edilmesi nedeniyle ödeme yapmadığını ileri sürerek, 4.500,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının müvekkili bankadan ihtiyaç kredisi kullandığını, 20.05.2010 tarihinde davalı sigorta şirketinden ferdi kaza sigortası yaptırdığını, davacının başvurusunun sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunu, bankaya husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, tüketici mahkemesinin görevli olmadığını, davacının işsiz kaldığı tarihte yürürlükte olan bir poliçesi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan 13.05.2010 tarihinde kullanmış olduğu kredi sözleşmesine istinaden davalı sigorta şirketi ile davacı arasında 26.05.2011-26.05.2012 tarihlerini kapsar dönem için Kurtaran Ferdi Kaza Sigortası Poliçe sözleşmesi düzenlendiği, davacının işten ayrıldığı 12.06.2012 tarihinde sigorta poliçe süresinin dolduğu, ancak poliçe özel şartlarında ''sigorta ettirenin aksine bir beyanı olmadığı sürece poliçe her yıl otomatik olarak yenilenecektir." şeklinde madde düzenlendiği, davalı tarafın poliçeyi yenileyerek davacının kredi kartından prim tutarını tahsile devam etmesi gerekirken yenilemediğini, her iki davalının poliçeden birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.730,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ferdi kaza sigorta sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Sigorta sözleşmesi ilişkisi ise, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Beşinci Kitabı’nı oluşturan 1263 ve onu izleyen maddelerinde (6102 sayılı TTK'nın 1401 vd maddeleri) düzenlenmiş olup, bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların mutlak ticari davalardan olduğu aynı yasanın 4/1. maddesinde açıkça belirtilmiştir. Bu yasadan kaynaklanan davalara ise, asliye ticaret mahkemesince bakılması gerektiği aynı kanunun 5.maddesinde hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 4077 sayılı Yasa'nın 1,2 ,3/c ve f, 23. maddelerindeki özel düzenleme hükümleri karşısında mutlak ticari dava niteliği taşıyan iş bu davanın, tüketici mahkemesi sıfatıyla görülüp, sonuçlandırılması doğru değildir.
Davalı vekili, bu yöne ilişen görev itirazında bulunduğu gibi, 4077 sayılı Yasa'nın 23/1. maddesinde ancak bu yasanın uygulanmasından çıkacak uyuşmazlıkların tüketici mahkemelerinde çözümlenebileceği emredici bir şekilde hükme bağlandığına göre, göreve ilişkin bu hususun mahkemece esasen kendiliğinden gözetilmesi de gerekmektedir.
O halde, mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, esasa girilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 27/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/172184700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz