Ambalaj yetersizliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/19081 E. 2015/4319 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ambalaj yetersizliği↗ teslimde gecikme↗ özel çekme hakkı (sdr)↗ nezaret görevi↗ ttk 23. madde↗ zıya↗ navlun bedeli↗ sorumluluktan kurtulma↗ sınırlı sorumluluk↗ bedel iadesi↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ kusur oranı↗ navlun↗ taşıyıcı↗ ihtarname↗ yasal faiz↗ kusur↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın paketlemenin uygun olmamasından dolayı meydana geldiği, taşıyıcının sorumluluktan kurtuluşu ile ilgili TTK'nın 878. maddedeki durumlarda dahi taşıyıcının, TTK'nın 18/2. Madde hükmü uyarınca "basiretli bir iş adamı" gibi hareket ederek zıya ve hasarın hiç meydana gelmemesi veya zarar zıyanın artmaması için gerekli önlemleri almak zorunda olduğu, taşıyıcının, kırılabilir nitelikteki televizyonun ambalajlama yetersizliğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı, davalı şirketin zıya halinde net olmayan ağırlığın her bir kg için 8,33 özel çekme hakkı ile sorumlu olduğu, buna göre davalı kargo şirketinin gönderinin hasar görmesinden doğan sorumluluğunun 2.611,45 TL olduğu, ayrıca TTK'nın 883. madde hükmü uyarınca taşıma gideri 58,74 TL'den de davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.670,19 TL'nin 10.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin (ihtarname gideri dışındaki) istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından taşınan emtianın taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle açılan tazminat ve ödenen navlun bedelinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece taşıyıcının, TTK'nın 18/2. madde hükmü uyarınca "basiretli bir iş adamı" gibi hareket ederek zıya ve hasarın hiç meydana gelmemesi veya zarar zıyanın artmaması için gerekli önlemleri almak zorunda olduğu, taşıyıcının ambalajlama yetersizliğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 sayılı TTK’nın 875. maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar geçecek süre içinde eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimdeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Aynı Yasa'nın 878/1-b maddesinde gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama sonucu oluşan hasar nedeniyle taşıyıcı sorumlu tutulamaz.
Davaya konu uyuşmazlıkta, yüklemenin gönderen tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin yetersiz ambalajlama yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması MK’nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir. Dolayısıyla uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında paylaştırılması uygun olur. Bu durumda mahkemece, yükün istif ve yerleşimine nezaret görevi olan taşıyıcının kusur oranının tespit edilerek sınırlı sorumluluk hükümleri de gözetilmek suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve somut olaya uygun düşmeyen şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7745 E. 2014/15768 K.
Ortak:nezaret görevi · istifa · taşıyıcı · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, yükün «istif» ve yerleşimine «nezaret görevi» olan «taşıyıcının» «kusur oranının» tespit edilerek «sınırlı sorumluluk» hükümleri de gözetilmek suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve somut olaya uygun düşmeyen şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» paketlemenin uygun olmamasından dolayı meydana geldiği, «taşıyıcının sorumluluktan kurtuluşu» ile ilgili TTK'nın 878. maddedeki durumlarda dahi taşıyıcının, TTK'nın 18/2.
Madde hükmü uyarınca "basiretli bir iş adamı" gibi hareket ederek «zıya» ve «hasarın» hiç meydana gelmemesi veya zarar zıyanın artmaması için gerekli önlemleri almak zorunda olduğu, «taşıyıcının», kırılabilir nitelikteki televizyonun «ambalajlama yetersizliğini» ileri sürerek «sorumluluktan kurtulamayacağı», davalı şirketin zıya halinde net olmayan ağırlığın her bir kg için 8,33 özel çekme hakkı ile sorumlu olduğu, buna göre davalı kargo şirketinin gönderinin hasar görmesinden doğan sorumluluğunun 2.611,45 TL olduğu, ayrıca TTK'nın 883. madde hükmü uyarınca taşıma gideri 58,74 TL'den de davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.670,19 TL'nin 10.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin («ihtarname» gideri dışındaki) istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDairemiz'in yerleşmiş içtihatları uyarınca, yüklemenin gönderene ait olduğu durumda dahi, «taşıyıcının» yüklemede «nezaret görevinin» bulunması nedeni ile yükleme ve «istif» hususunda göndereni uyarmayan davalı taşıyıcının olayda «müterafik kusuru» olduğu kabul edilip bu oranın bilirkişi marifeti ile tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış , davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece gerek hükme esas alınan 13/08/2012 ile 24/05/2013 tarihli bilirkişi raporlarında ve gerekse de 18/11/2012 tarihli bilirkişi raporunda, oluşan «hasarın» «istif» ve ambalaj hatasından kaynaklandığı belirlenmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve 13/08/2012 ile 24/05/2013 tarihli bilirkişi raporlarına göre, emtiadaki «hasarın» ambalajlamadan kaynaklandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · müterafik kusur · rücuen tazminat · sigorta poliçesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» talebine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemiz'in yerleşmiş içtihatları uyarınca, yüklemenin gönderene ait olduğu durumda dahi, «taşıyıcının» yüklemede «nezaret görevinin» bulunması nedeni ile yükleme ve «istif» hususunda göndereni uyarmayan davalı taşıyıcının olayda «müterafik kusuru» olduğu kabul edilip bu oranın bilirkişi marifeti ile tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış , davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8966 E. 2010/424 K.
Ortak:nezaret görevi · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · kusur oranı · taşıyıcı · kusur · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, yükün «istif» ve yerleşimine «nezaret görevi» olan «taşıyıcının» «kusur oranının» tespit edilerek «sınırlı sorumluluk» hükümleri de gözetilmek suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve somut olaya uygun düşmeyen şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» paketlemenin uygun olmamasından dolayı meydana geldiği, «taşıyıcının sorumluluktan kurtuluşu» ile ilgili TTK'nın 878. maddedeki durumlarda dahi taşıyıcının, TTK'nın 18/2.
Aynı Yasa'nın 878/1-b maddesinde gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama sonucu oluşan «hasar» nedeniyle «taşıyıcı sorumlu» tutulamaz.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu «hasarın» oluş şekli de nazara alınarak yükleme ve «istif» hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata olduğunun kabulü ile hasarın «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen/gönderen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı «taşıyıcının özen yükümlüğünü» ihlalinden dolayı «müterafik kusur oranı» belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, üstelik bu yöne ilişkin kök ve ek rapor arasındaki çelişki dahi giderilmeden yazılı …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının özen yükümlülüğü · müterafik kusur · özen yükümlülüğü · ibra · cy/cy şerhi · iş bölümü · taşıyan · tacir
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, yukarıdaki yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu «hasarın» oluş şekli de nazara alınarak yükleme ve «istif» hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata olduğunun kabulü ile hasarın «kusurun» ağırlıklı «bölümü» yükleyen/gönderen üzerinde bırakılacak şekilde, davalı «taşıyıcının özen yükümlüğünü» ihlalinden dolayı «müterafik kusur oranı» belirlenerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, üstelik bu yöne ilişkin kök ve ek rapor arasındaki çelişki dahi giderilmeden yazılı …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, «hasarın» taşıma sırasında oluştuğu, ancak boşaltma sırasında tespit edildiği, hasarın yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, hamule senedinde açıkça yazıldığı üzere istif sorumluluğunun tamamen gönderene ait olduğu, yüklemeyi göndericinin yaptığı, istif hatasının basit bir muayene ile anlaşılabilecek bir istif hatası olmadığı, «taşıyıcının özen yükümlülüğünü» ihlal etmediği, hamule senedinin 18 nolu bölümünde “istif sorumluluğu tamamen gönderene aittir.” «şerhinin» mevcut olduğu, bu açıklıktaki sorumluluk «kaydına» göre meydana gelen hasardan davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu olayda yükleme ve «istif» hatasının bulunduğu, yüklemenin gönderici tarafından yapıldığı belirlenmiş, mahkemenin bu yöndeki açık kabulüne yönelik gerekçe davalı «taşıyan» tarafından temyiz edilmemiş, gönderen tarafından yapılan istif ve yüklemeye «nezaret görevinin» yerine getirildiği, yanlış yükleme keyfiyetini gönderene bildirildiği «tacir» olan davalı tarafından savunulup kanıtlanmamıştır.
Dava, karayoluyla uluslararası nakli davalı tarafından üstlenilen emtianın, taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına «hasar» bedelini ödeyen sigortacının, sigortalısının haklarına halef olarak açtığı tazminat istemine ilişkin bulunmakta olup, uyuşmazlığa uygulanması gereken Karayolu ve Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi İle İlgili Anlaşma (CMR)’nın 17/1 nci maddesi uyarınca kural olarak «taşıyıcı» malları «teslim» aldığı andan teslim edilinceye kadar, bunların tamamen veya kısmen kaybından ve vukubulacak hasardan sorumlu ise de, aynı Konvansiyon’un 17/4-c maddesi uyarınca, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, «istif» edilmesi veya boşaltılması nedeniyle oluşan hasarlardan dolayı taşıyıcının «ibra» edileceği belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11546 E. 2018/4795 K.
Ortak:ambalaj yetersizliği · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaMadde hükmü uyarınca "basiretli bir iş adamı" gibi hareket ederek «zıya» ve «hasarın» hiç meydana gelmemesi veya zarar zıyanın artmaması için gerekli önlemleri almak zorunda olduğu, «taşıyıcının», kırılabilir nitelikteki televizyonun «ambalajlama yetersizliğini» ileri sürerek «sorumluluktan kurtulamayacağı», davalı şirketin zıya halinde net olmayan ağırlığın her bir kg için 8,33 özel çekme hakkı ile sorumlu olduğu, buna göre davalı kargo şirketinin gönderinin hasar görmesinden doğan sorumluluğunun 2.611,45 TL olduğu, ayrıca TTK'nın 883. madde hükmü uyarınca taşıma gideri 58,74 TL'den de davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.670,19 TL'nin 10.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin («ihtarname» gideri dışındaki) istemin reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı tarafından taşınan emtianın taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle açılan tazminat ve ödenen «navlun bedelinin iadesi» istemine ilişkin olup, mahkemece «taşıyıcının», TTK'nın 18/2. madde hükmü uyarınca "basiretli bir iş adamı" gibi hareket ederek «zıya» ve «hasarın» hiç meydana gelmemesi veya zarar zıyanın artmaması için gerekli önlemleri almak zorunda olduğu, taşıyıcının «ambalajlama yetersizliğini» ileri sürerek «sorumluluktan kurtulamayacağı» gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» paketlemenin uygun olmamasından dolayı meydana geldiği, «taşıyıcının sorumluluktan kurtuluşu» ile ilgili TTK'nın 878. maddedeki durumlarda dahi taşıyıcının, TTK'nın 18/2.
Benzer bu kararda… oğrudan sorumlu tutulamaz ise de, 6102 sayılı TTK’nın 875 ve devamı maddeleri ve yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda özellikle kargo taşımacılığı bakımından «taşıyıcının» gönderene ait iş ve işlemlerde «nezaret yükümlülüğü» bulunduğu, söz konusu nezaret yükümlülüğü kapsamında somut olayın özelliklerine göre «ambalaj yetersizliği» nedeniyle «hasara» uğrayabilecek yükün bu yetersiz ambalajlamayla taşımadan kaçınmayı da gerektirebileceği hususları mahkeme kararında yeterince tartışılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yükteki zararın ambalaj eksikliğinden meydana geldiği, «taşıyıcının» ambalajlama işlemini tam bir kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı, taşıma konusu edilen yükün ağır bir makine parçası olduğu, bu çerçevede «taşıyandan» yükün «ambalajının yetersiz» olduğuna dair bir uyarı yapmasını beklemenin hayatın olağan akışı kurallarına uygun düşmeyeceği, yükün ağırlığına ve büyüklüğüne karşın hassas, kırılabilir parçaları varsa bunları muhafaza altına almanın gönderenin yükümlülüğünde olduğu, kaldı ki «tanık beyanlarına» göre davalının davacıya dekantörlerin sandık palet içerisine konması gerektiği uyarısı yapmasına rağmen davacının bu ikaza uymayarak zararın doğmasına kendisinin n …
Dava konusu olayda yükleme ve ambalajlama başlangıçta gönderen tarafından gerçekleştirilmekle beraber yolculuk sırasında «taşıyıcının» tekrar yüklemesi nedeniyle, «hasarın» ilk yüklemeden sonra başka kamyona yükleme ve boşaltma sırasında meydana gelmesi halinde davalı taşıyıcı artık yükleme ve ambalajlama hatasına dayanma olanağından yoksundur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının nezaret yükümlülüğü · nezaret yükümlülüğü · gönderici sorumluluğu · tanık beyanı · taşıma sözleşmesi · taşıyan
Benzer bu karardaHer ne kadar ambalajlama ve ilk yükleme işlemi davacı «gönderenin sorumluluğunda» ise de; davalı «taşıyıcı, nezaret yükümlülüğünü» yerine getirdiğine dair yeterli delil sunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yükteki zararın ambalaj eksikliğinden meydana geldiği, «taşıyıcının» ambalajlama işlemini tam bir kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı, taşıma konusu edilen yükün ağır bir makine parçası olduğu, bu çerçevede «taşıyandan» yükün «ambalajının yetersiz» olduğuna dair bir uyarı yapmasını beklemenin hayatın olağan akışı kurallarına uygun düşmeyeceği, yükün ağırlığına ve büyüklüğüne karşın hassas, kırılabilir parçaları varsa bunları muhafaza altına almanın gönderenin yükümlülüğünde olduğu, kaldı ki «tanık beyanlarına» göre davalının davacıya dekantörlerin sandık palet içerisine konması gerektiği uyarısı yapmasına rağmen davacının bu ikaza uymayarak zararın doğmasına kendisinin n …
Ayrıca tek başına tanıklığına ihtiyatla yaklaşılabilecek davalı çalışanının beyanına dayalı olarak davalı «taşıyıcının nezaret yükümlülüğünü» layıkıyla yerine getirdiğinin kabulü mümkün değildir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 878/1,b ve 878/2 ve devamı maddeleri gereğince yetersiz ambalajlama nedeniyle davalı «taşıyıcının» herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14564 E. 2018/5655 K.
Ortak:zıya · istifa · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMadde hükmü uyarınca "basiretli bir iş adamı" gibi hareket ederek «zıya» ve «hasarın» hiç meydana gelmemesi veya zarar zıyanın artmaması için gerekli önlemleri almak zorunda olduğu, «taşıyıcının», kırılabilir nitelikteki televizyonun «ambalajlama yetersizliğini» ileri sürerek «sorumluluktan kurtulamayacağı», davalı şirketin zıya halinde net olmayan ağırlığın her bir kg için 8,33 özel çekme hakkı ile sorumlu olduğu, buna göre davalı kargo şirketinin gönderinin hasar görmesinden doğan sorumluluğunun 2.611,45 TL olduğu, ayrıca TTK'nın 883. madde hükmü uyarınca taşıma gideri 58,74 TL'den de davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.670,19 TL'nin 10.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin («ihtarname» gideri dışındaki) istemin reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı tarafından taşınan emtianın taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle açılan tazminat ve ödenen «navlun bedelinin iadesi» istemine ilişkin olup, mahkemece «taşıyıcının», TTK'nın 18/2. madde hükmü uyarınca "basiretli bir iş adamı" gibi hareket ederek «zıya» ve «hasarın» hiç meydana gelmemesi veya zarar zıyanın artmaması için gerekli önlemleri almak zorunda olduğu, taşıyıcının «ambalajlama yetersizliğini» ileri sürerek «sorumluluktan kurtulamayacağı» gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» paketlemenin uygun olmamasından dolayı meydana geldiği, «taşıyıcının sorumluluktan kurtuluşu» ile ilgili TTK'nın 878. maddedeki durumlarda dahi taşıyıcının, TTK'nın 18/2.
Benzer bu karardaDairemizin yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere, her ne kadar yükleme ve «istif» gönderene ait olsa da, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir.
781/1. maddesi hükmü uyarınca, «taşıyanlar» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde taşınanın uğradığı «zıya» ve hasardan sorumludur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtianın kendine has özellikleri gözetilerek karayolu taşımasına uygun şekilde ambalajlamanın, ahşap takozlar ile sabitlemenin yapılmadığı, doğru istifleme ve yükleme yapılmaması ile ani fren nedeniyle «hasarın» meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin «göndericinin sorumluluğunda» olduğu, bu nedenle davalının bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret yükümlülüğü · gönderici sorumluluğu · nakliyat emtia sigortası · ziya · rücuen tazminat · taşıyan · tacir · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda… esinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesi» kapsamında sigortalanan emtianın hasarından kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taşınan emtianın kendine has özellikleri gözetilerek karayolu taşımasına uygun şekilde ambalajlamanın, ahşap takozlar ile sabitlemenin yapılmadığı, doğru istifleme ve yükleme yapılmaması ile ani fren nedeniyle «hasarın» meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin «göndericinin sorumluluğunda» olduğu, bu nedenle davalının bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
781/1. maddesi hükmü uyarınca, «taşıyanlar» eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen süre içinde taşınanın uğradığı «zıya» ve hasardan sorumludur.
Dairemizin yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere, her ne kadar yükleme ve «istif» gönderene ait olsa da, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/19081 E. , 2015/4319 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/10/2014 tarih ve 2014/598-2014/324 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 06.01.2013 günü Ankara ... mağazasından satın aldığı televizyonun davalı tarafından taşınması sırasında hasarlandığını ileri sürerek, 7.326,76 TL'nin 28.01.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin kargoyu ambalajlama sorumluluğunun bulunmadığını, TTK'nın 882. madde hükmüne göre taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun söz konusu olduğunu, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın paketlemenin uygun olmamasından dolayı meydana geldiği, taşıyıcının sorumluluktan kurtuluşu ile ilgili TTK'nın 878. maddedeki durumlarda dahi taşıyıcının, TTK'nın 18/2. Madde hükmü uyarınca "basiretli bir iş adamı" gibi hareket ederek zıya ve hasarın hiç meydana gelmemesi veya zarar zıyanın artmaması için gerekli önlemleri almak zorunda olduğu, taşıyıcının, kırılabilir nitelikteki televizyonun ambalajlama yetersizliğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı, davalı şirketin zıya halinde net olmayan ağırlığın her bir kg için 8,33 özel çekme hakkı ile sorumlu olduğu, buna göre davalı kargo şirketinin gönderinin hasar görmesinden doğan sorumluluğunun 2.611,45 TL olduğu, ayrıca TTK'nın 883.
madde hükmü uyarınca taşıma gideri 58,74 TL'den de davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.670,19 TL'nin 10.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin (ihtarname gideri dışındaki) istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından taşınan emtianın taşıma esnasında hasarlanması nedeniyle açılan tazminat ve ödenen navlun bedelinin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece taşıyıcının, TTK'nın 18/2. madde hükmü uyarınca "basiretli bir iş adamı" gibi hareket ederek zıya ve hasarın hiç meydana gelmemesi veya zarar zıyanın artmaması için gerekli önlemleri almak zorunda olduğu, taşıyıcının ambalajlama yetersizliğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 sayılı TTK’nın 875. maddesi uyarınca kural olarak taşıyıcı malları teslim aldığı andan teslim edilinceye kadar geçecek süre içinde eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimdeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Aynı Yasa'nın 878/1-b maddesinde gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama sonucu oluşan hasar nedeniyle taşıyıcı sorumlu tutulamaz.
Davaya konu uyuşmazlıkta, yüklemenin gönderen tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanmaya çalışıldığı üzere, gönderenin yetersiz ambalajlama yapmış olması halinde anılan hükümler uyarınca, taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulması düşünülemezse de, yükleme ve istif hatasının, ayrıca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edilebileceği hallerde, taşıyıcının durumu gönderene duyurarak onu uyarması MK’nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük ilkesinin bir gereğidir. Dolayısıyla uyarının yapılmadığı hallerde, zararın gönderen ile taşıyıcı arasında paylaştırılması uygun olur. Bu durumda mahkemece, yükün istif ve yerleşimine nezaret görevi olan taşıyıcının kusur oranının tespit edilerek sınırlı sorumluluk hükümleri de gözetilmek suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve somut olaya uygun düşmeyen şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/172184300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz