Yargıtay 11. HD 2014/14699/2015/4228
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14699 E. 2015/4228 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilen karar, Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davalı ... Holding A.Ş. vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... Holding A.Ş. vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Dava, davacı tarafından davalı holdinge yatırılan paranın iadesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin davalılar tarafından aldatılarak parasının alındığını ileri sürmüş, davalı şirket vekili ise bu yönde Alman mahkemesi tarafından verilen karar ile davacı talebinin reddedildiğini bildirip Almanya Aschaffenburg Eyalet Mahkemesi'nin 12 O 366/10 karar sayılı ilamının tanınmasını talep ederek, yabancı mahkeme karar örneğini dosyaya sunmuştur. Ancak dosya içinde mevcut yabancı mahkeme kararı incelendiğinde, kararın kesinleştiği yazılı olmakla birlikte kesinleşme tarihinin tam olarak hangi tarih olduğu noktasında tereddütlerin hasıl olduğu anlaşılmakla, mahkemece anılan yabancı mahkeme kararının tam olarak hangi tarihte kesinleştiği, kararı veren mahkemeden istinabe ile sorulmak suretiyle belirlendikten sonra asıl ve karşı dava konusunda sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken bozma kararında yazılı gerekçelerle Dairemizce bozulduğu anlaşıldığından, davalı şirket vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü Dairemizin 08.07.2014 gün ve 2014/5961 Esas, 2014/12963 Karar sayılı bozma kararının gerekçesinin kaldırılarak mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1513 E. 2022/5446 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6221 E. 2012/15285 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · tespit davası · tenfiz · husumet
Benzer bu karardaDairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, mahkemece nisbi harca hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan ... yönünden taraflar arasında hukuki ilişki bulunmadığı gerekçesiyle tenfiz isteminin «husumetten» reddine karar verilmiş ise de, usulünce kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarının 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesinde belirtilen şartlara aykırı olmadığı sürece tenfizine karar verilmesi gerekmektedir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Somut olayda, «tenfizi» istenen Aschaffenburg Eyalet Mahkemesi tarafından verilen kararın adı geçen davalıya Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5961 E. 2014/12963 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücerretlik · kesin delil · tanıma · müteselsil sorumluluk · dava şartı yokluğu · tenfiz · usulden reddi · dava sebebi
Benzer bu karardaHolding A.Ş. aleyhine açılan davanın «kesin» hüküm nedeniyle HMK 114/1-İ ve 115/1-2 maddeleri gereği dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine», davalı H..
1- Yabancı bir mahkeme kararının tanınması veya «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının, «tanıma» veya tenfiz davasının açıldığı tarih itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan hususlar ve karşı davaya ilişkin bozma gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, asıl dava yönünden ortada «kesin» hüküm veya «kesin delil» teşkil edecek şekilde, hakkında kesinleşmiş bir «tanıma» kararı verilmiş bir yabancı mahkeme kararı bulunmadığından mahkemece yazılı gerekçeyle asıl davanın reddine karar verilmesi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
… iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının talebinin şirkete ödediği paranın kendisine iade edilmesine ilişkin olduğu, buna karşılık davalı şirket vekilinin «kesin» hüküm itirazında bulunduğu, Almanya Aschaffenburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12 O 336/10 sayılı kararının temyiz edildiği ve temyiz mahkemesinin temyizi reddetmesi ile birlikte kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, yabancı mahkeme kararı incelendiğinde davalı şirket açısından taraflarının aynı olduğu, davanın «sebebinin» ortaklık durum belgesi adı altındaki belgede belirtilen ödeme olduğu, kesinleşmiş yabancı mahkeme kararında reddedilen talep ile iş bu davanın konusunun aynı olduğ …
3 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10936 E. 2012/17286 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · maktu vekalet ücreti · tespit davası · kamu düzeni · tenfiz · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» olarak değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle, mahkemece maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan bu yanlışlığın …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfize» konu yabancı mahkeme kararının «kamu düzenine» aykırı olmadığı, kararın kesinleştiği, her ne kadar Almanya ile Türkiye arasında karşılıklı ikili anlaşma olmasa da Türk Mahkemeleri kararlarının Almanya'da tenfiz …
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6211 E. 2012/15287 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · tespit davası · tenfiz · husumet
Benzer bu karardaDairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, mahkemece nisbi harca hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan ... yönünden taraflar arasında hukuki ilişki bulunmadığı gerekçesiyle tenfiz isteminin «husumetten» reddine karar verilmiş ise de, usulünce kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarının 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesinde belirtilen şartlara aykırı olmadığı sürece tenfizine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının davalı ... yönünden usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile «husumetten» reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/3570 E. 2025/5296 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gıyapta karar · gerekçeli kararın tebliği · ilk itiraz · tanıma · cy/cy şerhi · dava şartı yokluğu · derdestlik · olumsuz oy
Benzer bu karardaBu düzenleme ile «derdestlik» iddiası «olumsuz» dava şartı hâline getirilerek «ilk itiraz» olmaktan çıkarılmıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/21 E. sayılı dosyasında «tanıma» ve «tenfiz» davası açtığını, söz konusu davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddedildiğini, eksiklikler giderilerek işbu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu belirterek Almanya Aschaffenburg Eyalet Mahkemesinin 3 O 178/09 sayılı kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yabancı mahkeme kararı her ne kadar «gıyapta» verilmiş ve bu hususta aşamalarda itirazda bulunulmuş ise de, davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, davalının savunma yapma, delillerini gösterme imkanından yoksun bırakılmadığı, o ülkenin usul yasasına göre gıyabi karar verildiği, bu kararın kesinleştiği ve kesinleşme «şerhinin» de dosyaya işlendiği, davaya konu mahkeme kararının 13.10.2011 tarihinde davalı şirketin vekiline hukuki yardımlaşma yoluyla tebliğ edildiği, karar metnine kesinleştiğine ilişkin şerh düşüldüğü, «tenfiz» koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114. maddesi hükmü ile «derdestlik» dava şartı kabul edilmiş, anılan hükmün (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14699 E. , 2015/4228 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya(Kapatılan) 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/01/2014 gün ve 2013/180-2014/36 sayılı kararı bozan Daire’nin 08/07/2014 gün ve 2014/5961-2014/12963 sayılı kararı aleyhinde davalı ... Holding A.Ş. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar tarafından, yatırılan paraların istendiği an geri alınabileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceğinin garanti edildiğini, bu durumun bankacılık kanununa aykırı bulunduğunu, davalıların basiretli bir tacir gibi davranmadığını, SPK'ya yanlış ve yanıltıcı bilgiler verildiğini ve böylece TTK hükümlerinin ihlal edildiğini, davalıların Sermaye Piyasası Kanununa aykırı şekilde aracılık faaliyetlerinde bulunduğunu, davalıların planlı bir şekilde para toplayarak dolandırıcılık suçunu işlediklerini, müvekkilinin şirketin ortağı olmasının mümkün bulunmadığını, çünkü kanuna uygun bir ortaklığın kurulmadığını ileri sürerek, müvekkili ile davalı şirket arasında yasaya aykırı olarak kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne ve fazlaya dair talepleri saklı kalmak kaydıyla müvekkilinden tahsil edilen 13.602,92 Euro'nun (26.605,00 DEM) faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı/karşı davacı şirket vekili, davanın zamanaşımına ve hak düşümüne uğradığını, TTK'nın 329 ve 405. maddeleri gereği hisse bedellerinin iadesinin mümkün olmadığını, davacının daha önce yabancı mahkemede aynı alacak için dava açtığını ve davanın reddedilerek bu kararın kesinleştiğini, bu nedenle kesin hüküm itirazında bulunduklarını savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiş, karşı davasında ise, Almanya Aschaffenburg Eyalet Mahkemesi'nin 12 O 366/10 karar sayılı ilamının tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilen karar, Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, davalı ... Holding A.Ş. vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... Holding A.Ş. vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Dava, davacı tarafından davalı holdinge yatırılan paranın iadesi istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin davalılar tarafından aldatılarak parasının alındığını ileri sürmüş, davalı şirket vekili ise bu yönde Alman mahkemesi tarafından verilen karar ile davacı talebinin reddedildiğini bildirip Almanya Aschaffenburg Eyalet Mahkemesi'nin 12 O 366/10 karar sayılı ilamının tanınmasını talep ederek, yabancı mahkeme karar örneğini dosyaya sunmuştur. Ancak dosya içinde mevcut yabancı mahkeme kararı incelendiğinde, kararın kesinleştiği yazılı olmakla birlikte kesinleşme tarihinin tam olarak hangi tarih olduğu noktasında tereddütlerin hasıl olduğu anlaşılmakla, mahkemece anılan yabancı mahkeme kararının tam olarak hangi tarihte kesinleştiği, kararı veren mahkemeden istinabe ile sorulmak suretiyle belirlendikten sonra asıl ve karşı dava konusunda sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken bozma kararında yazılı gerekçelerle Dairemizce bozulduğu anlaşıldığından, davalı şirket vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü Dairemizin 08.07.2014 gün ve 2014/5961 Esas, 2014/12963 Karar sayılı bozma kararının gerekçesinin kaldırılarak mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 08.07.2014 gün ve 2014/5961 Esas, 2014/12963 Karar sayılı bozma kararının gerekçesi kaldırılarak, mahkeme kararının işbu gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı ... Holding A.Ş.'ye iadesine, 26/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/172146900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz