Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/3570 E. 2025/5296 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gıyapta karar↗ gerekçeli kararın tebliği↗ ilk itiraz↗ tanıma ve tenfiz↗ tanıma↗ cy/cy şerhi↗ dava şartı yokluğu↗ derdestlik↗ olumsuz oy↗ tenfiz↗ dava sebebi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/667 E., 2023/889 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Almanya Aschaffenburg Eyalet Mahkemesinin 3 O 178/09 sayılı kararı ile davalının müvekkiline 18.056,78 euro ödemesine karar verildiğini, müvekkilinin Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/21 E. sayılı dosyasında tanıma ve tenfiz davası açtığını, söz konusu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedildiğini, eksiklikler giderilerek işbu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu belirterek Almanya Aschaffenburg Eyalet Mahkemesinin 3 O 178/09 sayılı kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yabancı mahkeme kararı her ne kadar gıyapta verilmiş ve bu hususta aşamalarda itirazda bulunulmuş ise de, davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, davalının savunma yapma, delillerini gösterme imkanından yoksun bırakılmadığı, o ülkenin usul yasasına göre gıyabi karar verildiği, bu kararın kesinleştiği ve kesinleşme şerhinin de dosyaya işlendiği, davaya konu mahkeme kararının 13.10.2011 tarihinde davalı şirketin vekiline hukuki yardımlaşma yoluyla tebliğ edildiği, karar metnine kesinleştiğine ilişkin şerh düşüldüğü, tenfiz koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yabancı mahkeme kararlarının tenfizinin belirli bir süreye tabi olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114. maddesi hükmü ile derdestlik dava şartı kabul edilmiş, anılan hükmün (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme ile derdestlik iddiası olumsuz dava şartı hâline getirilerek ilk itiraz olmaktan çıkarılmıştır. Derdestliğin ilk şartı, tarafları, konusu ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci şartı ise, daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması ve kesin hükümle sonuçlanmamış bulunmasıdır. Bu iki şart birlikte bulunduğunda, derdest bir davanın varlığı kabul edilir. Bir davanın açılması ile kesinleşmesi arasında geçen sürede, davanın derdest olduğu kabul edilmekte olup taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz çözümlenmediği anlamı taşımaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça davalıya karşı aynı konuda Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/21 E. sayılı dosyasında açılan davada yapılan yargılama sonucunda davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. Dosya aslının incelenmesinden 2021/21 E. sayılı dava dosyasında verilen gerekçeli kararın tebliğ edildiğine ilişkin bir bilgi olmadığı gibi kesinleştiğine dair bir veri de bulunmamaktadır. Bu davanın temyize konu eldeki dava bakımından derdestlik oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1513 E. 2022/5446 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5961 E. 2014/12963 K.
Ortak:tanıma · dava şartı yokluğu · tenfiz · dava sebebi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2021/21 E. sayılı dosyasında «tanıma» ve «tenfiz» davası açtığını, söz konusu davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddedildiğini, eksiklikler giderilerek işbu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu belirterek Almanya Aschaffenburg Eyalet Mahkemesinin 3 O 178/09 sayılı kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yabancı mahkeme kararı her ne kadar «gıyapta» verilmiş ve bu hususta aşamalarda itirazda bulunulmuş ise de, davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, davalının savunma yapma, delillerini gösterme imkanından yoksun bırakılmadığı, o ülkenin usul yasasına göre gıyabi karar verildiği, bu kararın kesinleştiği ve kesinleşme «şerhinin» de dosyaya işlendiği, davaya konu mahkeme kararının 13.10.2011 tarihinde davalı şirketin vekiline hukuki yardımlaşma yoluyla tebliğ edildiği, karar metnine kesinleştiğine ilişkin şerh düşüldüğü, «tenfiz» koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yabancı mahkeme kararlarının «tenfizinin» belirli bir süreye tabi olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu kararda… iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının talebinin şirkete ödediği paranın kendisine iade edilmesine ilişkin olduğu, buna karşılık davalı şirket vekilinin «kesin» hüküm itirazında bulunduğu, Almanya Aschaffenburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12 O 336/10 sayılı kararının temyiz edildiği ve temyiz mahkemesinin temyizi reddetmesi ile birlikte kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, yabancı mahkeme kararı incelendiğinde davalı şirket açısından taraflarının aynı olduğu, davanın «sebebinin» ortaklık durum belgesi adı altındaki belgede belirtilen ödeme olduğu, kesinleşmiş yabancı mahkeme kararında reddedilen talep ile iş bu davanın konusunun aynı olduğ …
Holding A.Ş. aleyhine açılan davanın «kesin» hüküm nedeniyle HMK 114/1-İ ve 115/1-2 maddeleri gereği dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine», davalı H..
1- Yabancı bir mahkeme kararının tanınması veya «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının, «tanıma» veya tenfiz davasının açıldığı tarih itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücerretlik · kesin delil · müteselsil sorumluluk · usulden reddi · ibraz
Benzer bu karardaB.. yönünden ise, yabancı mahkeme kararında taraf olmadığından «kesin» hüküm oluşturmaz ise de, davacının talebinin şirkete verdiği paranın tahsiline ilişkin olduğu ve şirket ile birlikte o tarihte yönetici konumunda olan davalının da «müteselsil sorumluluğunun» iddia edildiği, oysa paranın verildiği iddia edilen şirket açısından yabancı mahkemeye açılan davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleşerek şirket açı …
Maddesi kapsamında «kesin delil» oluşturduğu, karşı dava yönünden ise, Almanya Aschaffenburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12 O 336/10 sayılı kararının tanınması talep edilmiş olmakla MÖHUK 54.
Holding A.Ş. aleyhine açılan davanın «kesin» hüküm nedeniyle HMK 114/1-İ ve 115/1-2 maddeleri gereği dava «şartı yokluğu» sebebiyle «usulden reddine», davalı H..
… mut olayda karşı dava konusu yabancı mahkeme kararının temyiz incelemesi sonucunda 13.11.2013 tarihi itibariyle kesinleştiği davalı şirket vekili tarafından dosyaya «ibraz» edilen karar tercümesinden anlaşılmış olup karşı dava ise 28.05.2013 tarihinde açılmış bulunmaktadır.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6221 E. 2012/15285 K.
Ortak:tenfiz · dava şartı
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2021/21 E. sayılı dosyasında «tanıma» ve «tenfiz» davası açtığını, söz konusu davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddedildiğini, eksiklikler giderilerek işbu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu belirterek Almanya Aschaffenburg Eyalet Mahkemesinin 3 O 178/09 sayılı kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yabancı mahkeme kararı her ne kadar «gıyapta» verilmiş ve bu hususta aşamalarda itirazda bulunulmuş ise de, davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, davalının savunma yapma, delillerini gösterme imkanından yoksun bırakılmadığı, o ülkenin usul yasasına göre gıyabi karar verildiği, bu kararın kesinleştiği ve kesinleşme «şerhinin» de dosyaya işlendiği, davaya konu mahkeme kararının 13.10.2011 tarihinde davalı şirketin vekiline hukuki yardımlaşma yoluyla tebliğ edildiği, karar metnine kesinleştiğine ilişkin şerh düşüldüğü, «tenfiz» koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yabancı mahkeme kararlarının «tenfizinin» belirli bir süreye tabi olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, mahkemece nisbi harca hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan ... yönünden taraflar arasında hukuki ilişki bulunmadığı gerekçesiyle tenfiz isteminin «husumetten» reddine karar verilmiş ise de, usulünce kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarının 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesinde belirtilen şartlara aykırı olmadığı sürece tenfizine karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · tespit davası · husumet
Benzer bu karardaDairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, mahkemece nisbi harca hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalılardan ... yönünden taraflar arasında hukuki ilişki bulunmadığı gerekçesiyle tenfiz isteminin «husumetten» reddine karar verilmiş ise de, usulünce kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarının 5718 sayılı MÖHUK’un 54. maddesinde belirtilen şartlara aykırı olmadığı sürece tenfizine karar verilmesi gerekmektedir.
2 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11615 E. 2010/11985 K.
Ortak:gıyapta karar · tenfiz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yabancı mahkeme kararı her ne kadar «gıyapta» verilmiş ve bu hususta aşamalarda itirazda bulunulmuş ise de, davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, davalının savunma yapma, delillerini gösterme imkanından yoksun bırakılmadığı, o ülkenin usul yasasına göre gıyabi karar verildiği, bu kararın kesinleştiği ve kesinleşme «şerhinin» de dosyaya işlendiği, davaya konu mahkeme kararının 13.10.2011 tarihinde davalı şirketin vekiline hukuki yardımlaşma yoluyla tebliğ edildiği, karar metnine kesinleştiğine ilişkin şerh düşüldüğü, «tenfiz» koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/21 E. sayılı dosyasında «tanıma» ve «tenfiz» davası açtığını, söz konusu davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddedildiğini, eksiklikler giderilerek işbu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu belirterek Almanya Aschaffenburg Eyalet Mahkemesinin 3 O 178/09 sayılı kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yabancı mahkeme kararlarının «tenfizinin» belirli bir süreye tabi olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davacının davalı şirkette pay sahibi olduğu ve HUMK 17. maddesi gereğince davada Yozgat Mahkemelerinin yetkili olduğu, «gıyapta» verilen kararda «savunma hakkı» verilmediği «tenfiz» koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin tenfizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkı
Benzer bu karardaMahkemece davacının davalı şirkette pay sahibi olduğu ve HUMK 17. maddesi gereğince davada Yozgat Mahkemelerinin yetkili olduğu, «gıyapta» verilen kararda «savunma hakkı» verilmediği «tenfiz» koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin tenfizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10936 E. 2012/17286 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2021/21 E. sayılı dosyasında «tanıma» ve «tenfiz» davası açtığını, söz konusu davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddedildiğini, eksiklikler giderilerek işbu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu belirterek Almanya Aschaffenburg Eyalet Mahkemesinin 3 O 178/09 sayılı kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yabancı mahkeme kararı her ne kadar «gıyapta» verilmiş ve bu hususta aşamalarda itirazda bulunulmuş ise de, davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, davalının savunma yapma, delillerini gösterme imkanından yoksun bırakılmadığı, o ülkenin usul yasasına göre gıyabi karar verildiği, bu kararın kesinleştiği ve kesinleşme «şerhinin» de dosyaya işlendiği, davaya konu mahkeme kararının 13.10.2011 tarihinde davalı şirketin vekiline hukuki yardımlaşma yoluyla tebliğ edildiği, karar metnine kesinleştiğine ilişkin şerh düşüldüğü, «tenfiz» koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yabancı mahkeme kararlarının «tenfizinin» belirli bir süreye tabi olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfize» konu yabancı mahkeme kararının «kamu düzenine» aykırı olmadığı, kararın kesinleştiği, her ne kadar Almanya ile Türkiye arasında karşılıklı ikili anlaşma olmasa da Türk Mahkemeleri kararlarının Almanya'da tenfiz …
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.
Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» olarak değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle, mahkemece maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan bu yanlışlığın …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · maktu vekalet ücreti · tespit davası · kamu düzeni · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» olarak değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle, mahkemece maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan bu yanlışlığın …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfize» konu yabancı mahkeme kararının «kamu düzenine» aykırı olmadığı, kararın kesinleştiği, her ne kadar Almanya ile Türkiye arasında karşılıklı ikili anlaşma olmasa da Türk Mahkemeleri kararlarının Almanya'da tenfiz …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2025/3570 E. , 2025/5296 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/2327 Esas, 2024/2408
Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2023/667 E., 2023/889 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Almanya Aschaffenburg Eyalet Mahkemesinin 3 O 178/09 sayılı kararı ile davalının müvekkiline 18.056,78 euro ödemesine karar verildiğini, müvekkilinin Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/21 E. sayılı dosyasında tanıma ve tenfiz davası açtığını, söz konusu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddedildiğini, eksiklikler giderilerek işbu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu belirterek Almanya Aschaffenburg Eyalet Mahkemesinin 3 O 178/09 sayılı kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yabancı mahkeme kararı her ne kadar gıyapta verilmiş ve bu hususta aşamalarda itirazda bulunulmuş ise de, davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, davalının savunma yapma, delillerini gösterme imkanından yoksun bırakılmadığı, o ülkenin usul yasasına göre gıyabi karar verildiği, bu kararın kesinleştiği ve kesinleşme şerhinin de dosyaya işlendiği, davaya konu mahkeme kararının 13.10.2011 tarihinde davalı şirketin vekiline hukuki yardımlaşma yoluyla tebliğ edildiği, karar metnine kesinleştiğine ilişkin şerh düşüldüğü, tenfiz koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yabancı mahkeme kararlarının tenfizinin belirli bir süreye tabi olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114. maddesi hükmü ile derdestlik dava şartı kabul edilmiş, anılan hükmün (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme ile derdestlik iddiası olumsuz dava şartı hâline getirilerek ilk itiraz olmaktan çıkarılmıştır. Derdestliğin ilk şartı, tarafları, konusu ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci şartı ise, daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması ve kesin hükümle sonuçlanmamış bulunmasıdır. Bu iki şart birlikte bulunduğunda, derdest bir davanın varlığı kabul edilir. Bir davanın açılması ile kesinleşmesi arasında geçen sürede, davanın derdest olduğu kabul edilmekte olup taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz çözümlenmediği anlamı taşımaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça davalıya karşı aynı konuda Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/21 E. sayılı dosyasında açılan davada yapılan yargılama sonucunda davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. Dosya aslının incelenmesinden 2021/21 E. sayılı dava dosyasında verilen gerekçeli kararın tebliğ edildiğine ilişkin bir bilgi olmadığı gibi kesinleştiğine dair bir veri de bulunmamaktadır. Bu davanın temyize konu eldeki dava bakımından derdestlik oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1173833200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz