İhtiyati Haciz Talebi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9999 E. 2015/9847 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üst sınır (limit) ipoteği↗ tbk 586↗ ipotek akit tablosu↗ ipotek limiti↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ hesap kat↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ i̇i̇k 257↗ depo kararı↗ müteselsil kefil↗ ipotek↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ vade↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ çek↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğinin düzenlendiği, somut olayda talebe konu borç için ipotek verildiği, bu nedenle ihtiyati haciz koşullarını bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Talep; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkin olup mahkemece borcun rehinle teminat altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Kefillerin sorumluluğu ise 6098 sayılı TBK'nın 586/1 maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmesi, ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Somut olayda, alacaklı banka ile asıl borçlu Y. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 3.10.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca asıl borçluya kredi kullandırılmıştır. Aleyhine ihtiyati haciz istenen diğer borçlular kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış, bu kişiler arasında yer alan N.. T.. ayrıca 30.4.2009 tarih 1782 yevmiye nolu ipotek akit tablosu ile A. İli, S. İlçesi, E. Köyü, K..mevkii, .. parselde kayıtlı taşınmazı üzerine gerek asıl borçlulunun borcunun teminatı gerekse kendi borcunun teminatı olmak üzere 150.000,00 TL tutarlı birinci derecede üst sınır ipoteği tesis etmiştir. Alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesap kat edilerek asıl borçlu ve müteselsil kefillere ihtarname gönderilmiş, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle Suluova İcra Müdürlüğü'nün 2014/837 esas sayılı dosyasında 150.000,00 TL tutarlı ipotek nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlanılmıştır. Dosya kapsamında yer alan ipotek akit tablosundan borcun teminatı olarak gösterilen ipoteğin müteselsil kefillerden İ.. Y.., S.. Y.., F.. Y.., Ö.. Y..'un kefeletten doğan borçlarına teminat teşkil etmediği gibi asıl borçlu Y. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. ile ipotek maliki ve müteselsil kefil N.. T..'in teminat üst sınırı olan 150.000,00 TL'yi aşan borcunun teminatının da bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece yukarıda açıklanan yasa hükümleri dikkate alınarak müteselsil kefiller İ.. Y.., S.. Y.., F.. Y.., Ö.. Y..'un kefeletten doğan borçlarının rehinle teminat altına alınmadığı, asıl borçlu ve müteselsil kefil N.. T..'in ipotek limitini aşan borçlarının da hali hazırda rehinle teminat altına alınmadığı gözetilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle talebin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Öte yandan; ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili genel kredi sözleşmesi uyarınca asıl borçluya verilen ve bankaya ibraz edilmeyen dört adet çek yaprağından kaynaklı riskten doğan 3.135,00 TL alacak yönünden de ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur. Çek Kanunu'nda ibraz edilmeyen çeklerden dolayı bankaca ödenmesi gereken zorunlu karşılık tutarlarının bankaya depo ettirilmesine ilişkin bir hüküm olmamakla birlikte taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesine bu yönde bir hüküm konulmasına engel bir durum da bulunmamaktadır. Dosya kapsamında kredi sözleşmesinin tüm metninin yer almadığı da gözetilerek mahkemece; kredi sözleşmesinin tüm metni dosyaya getirtilip sözleşme kapsamında ibraz edilmeyen çekler nedeniyle zorunlu karşılığın depo ettirilmesine dair bir hükmün bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de temyiz eden ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2830 E. 2015/4153 K.
Ortak:müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · vade · kefil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İİK'nın «257». maddesinde rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğinin düzenlendiği, somut olayda talebe konu borç için «ipotek» verildiği, bu nedenle «ihtiyati haciz» koşullarını bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Aleyhine «ihtiyati haciz» istenen diğer borçlular «kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalamış, bu kişiler arasında yer alan N..
Şti. ile «ipotek» maliki ve «müteselsil kefil» N..
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen «257». maddesinin rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını «ipotek» ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet · taşıyan
Benzer bu karardaSomut olayda, asıl borçlu ile talep eden banka arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, karşı tarafların da işbu kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları, asıl borçlunun borcuna «teminat» teşkil etmek üzere 3. şahıslar tarafından «ipotek» verildiği, dosyada «kefaletten» kaynaklanan alacağın rehinle temin edildiğini gösterir bir belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14522 E. 2016/3257 K.
Ortak:hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · vade · kefil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İİK'nın «257». maddesinde rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğinin düzenlendiği, somut olayda talebe konu borç için «ipotek» verildiği, bu nedenle «ihtiyati haciz» koşullarını bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Aleyhine «ihtiyati haciz» istenen diğer borçlular «kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalamış, bu kişiler arasında yer alan N..
Şti. ile «ipotek» maliki ve «müteselsil kefil» N..
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, talep eden banka ile asıl borçlu ... arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenlerin murisinin de müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Bu itibarla, dosyaya «ibraz» edilen «kredi sözleşmesi» ve belgelerden sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefilleri olan muterizlerin murisi .... ile .....'ın taşınmazlarının «ipotek» verildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek, ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa «kefilin» «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile ipoteğin asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği hususu nazara alınmaksızın, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, borcun «ipotekle» temin edilmiş olduğu gerekçesiyle, talebin kabulü ile «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · kefalet
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, talep eden banka ile asıl borçlu ... arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenlerin murisinin de müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Aynı Yasa'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabilir.
Bu itibarla, dosyaya «ibraz» edilen «kredi sözleşmesi» ve belgelerden sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefilleri olan muterizlerin murisi .... ile .....'ın taşınmazlarının «ipotek» verildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek, ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa «kefilin» «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile ipoteğin asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği hususu nazara alınmaksızın, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5441 E. 2016/5650 K.
Ortak:hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · vade · kefil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İİK'nın «257». maddesinde rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğinin düzenlendiği, somut olayda talebe konu borç için «ipotek» verildiği, bu nedenle «ihtiyati haciz» koşullarını bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Aleyhine «ihtiyati haciz» istenen diğer borçlular «kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalamış, bu kişiler arasında yer alan N..
Şti. ile «ipotek» maliki ve «müteselsil kefil» N..
Benzer bu karardaM..'nın da müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
İşbu davada, asıl borçluya yönelik bir istem olmaması ve alacağın «ipotekle» temin edildiğinin ve ipotek bedellerini aşan alacak yönünden «ihtiyati haciz» talep edildiğinin alacaklı tarafından talep dilekçesinde ifade edilmiş olması karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa kefillerin «kefalet» borcunu için mi verildiğinin ve ipotek bedellerinin tespiti ile, ipoteğin kefillerin kefalet borcunun da «teminatı» olduğunun anlaşılması halinde ise ipotek bedellerini aşan alacak miktarınca «kefiller» yönünden ihtiyati haciz kararı verilebileceği hususu nazara alınmaksızın, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; borcun «ipotek» ile «teminat» altına alınmış olduğu, «kefil» M.......
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarı · kat ihtarı · kefalet
Benzer bu karardaM..'nın da müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
İşbu davada, asıl borçluya yönelik bir istem olmaması ve alacağın «ipotekle» temin edildiğinin ve ipotek bedellerini aşan alacak yönünden «ihtiyati haciz» talep edildiğinin alacaklı tarafından talep dilekçesinde ifade edilmiş olması karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa kefillerin «kefalet» borcunu için mi verildiğinin ve ipotek bedellerinin tespiti ile, ipoteğin kefillerin kefalet borcunun da «teminatı» olduğunun anlaşılması halinde ise ipotek bedellerini aşan alacak miktarınca «kefiller» yönünden ihtiyati haciz kararı verilebileceği hususu nazara alınmaksızın, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2634 E. 2016/2594 K.
Ortak:hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · vade · kefil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İİK'nın «257». maddesinde rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğinin düzenlendiği, somut olayda talebe konu borç için «ipotek» verildiği, bu nedenle «ihtiyati haciz» koşullarını bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Aleyhine «ihtiyati haciz» istenen diğer borçlular «kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalamış, bu kişiler arasında yer alan N..
Şti. ile «ipotek» maliki ve «müteselsil kefil» N..
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile asıl borçlu .... .... arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenin de müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Bu itibarla, asıl borçluya yönelik bir istem olmaması ve dosyaya «ibraz» edilen «kredi sözleşmesinden» «kefil» .... ....'in taşınmazının «ipotek» verildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirilerek, ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa karşı taraf kefilin «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile ipoteğin asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği hususu nazara alınmaksızın, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, talep eden tarafça sunulan «kredi sözleşmesi» eklerinden kredi borcunun «ipotekle» güvence altına alındığının anlaşıldığı, «rehinle temin edilen alacak» için «ihtiyati haciz» kararı verilemeyeceğinden İİK'nın «257». maddesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehinle temin edilen alacak · rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · kefalet
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile asıl borçlu .... .... arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenin de müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, talep eden tarafça sunulan «kredi sözleşmesi» eklerinden kredi borcunun «ipotekle» güvence altına alındığının anlaşıldığı, «rehinle temin edilen alacak» için «ihtiyati haciz» kararı verilemeyeceğinden İİK'nın «257». maddesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Aynı Yasa'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflası tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabilir.
Bu itibarla, asıl borçluya yönelik bir istem olmaması ve dosyaya «ibraz» edilen «kredi sözleşmesinden» «kefil» .... ....'in taşınmazının «ipotek» verildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirilerek, ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa karşı taraf kefilin «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile ipoteğin asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde «müteselsil kefil» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği hususu nazara alınmaksızın, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2677 E. 2017/4276 K.
Ortak:ipotek akit tablosu · i̇i̇k 257 · ipotek · ihtiyati haciz · vade · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İİK'nın «257». maddesinde rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğinin düzenlendiği, somut olayda talebe konu borç için «ipotek» verildiği, bu nedenle «ihtiyati haciz» koşullarını bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Aleyhine «ihtiyati haciz» istenen diğer borçlular «kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalamış, bu kişiler arasında yer alan N..
2-Talep; «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklı alacak nedeniyle «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup mahkemece borcun rehinle «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİİK’nın «257». maddesine göre “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Dosyada bulunan «ipotek akit tablosunun» incelenmesinden, sözü geçen tablonun 1. maddesiyle aynı zamanda ipotek veren «kefilin» «kefaletten» kaynaklanan borcunun da «teminat» altına alındığı anlaşılmaktadır.
Talep, «kredi sözleşmesine» dayalı alacağa yönelik «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkindir.
Bu itibarla, mahkemece alacağın rehinle temin edilmiş olduğu gözetilerek «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet
Benzer bu karardaİİK’nın «257». maddesine göre “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Dosyada bulunan «ipotek akit tablosunun» incelenmesinden, sözü geçen tablonun 1. maddesiyle aynı zamanda ipotek veren «kefilin» «kefaletten» kaynaklanan borcunun da «teminat» altına alındığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7331 E. 2016/7939 K.
Ortak:hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · vade · kefil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İİK'nın «257». maddesinde rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğinin düzenlendiği, somut olayda talebe konu borç için «ipotek» verildiği, bu nedenle «ihtiyati haciz» koşullarını bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Aleyhine «ihtiyati haciz» istenen diğer borçlular «kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalamış, bu kişiler arasında yer alan N..
Şti. ile «ipotek» maliki ve «müteselsil kefil» N..
Benzer bu karardaSomut olayda, «ihtiyati haciz» talep eden banka ile asıl borçlu ... arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine ihtiyati haciz talep edilenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Bu itibarla, dosyaya «ibraz» edilen «kredi sözleşmesi» ve belgelerden sözleşmenin müşterek ve «müteselsil kefiller» olan muterizler ... ve ...'in taşınmazlarının «ipotek» verildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek, ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa kefillerin «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile ipoteğin asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiğinin anlaşılması halinde müteselsil kefiller hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği hususu nazara alınmaksızın, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» talep eden bankanın alacağının, borçlu ..., ..., ... ve ...'in banka lehine verdikleri «ipotek» ile «teminat» altına alındığı, İİK «257»/1. maddesi uyarınca ipotekle teminat altına alınan alacaklar için ihtiyati haciz istenemeyeceği gerekçesiyle itirazın kabulüne, ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · kefalet · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda2- İhtiyati hacze itiraz usulü İİK'nın «265». maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin «yetkisine» ve «teminata» karşı, huzuriyle yapılan «hacizlerde» haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde aynı mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
Somut olayda, «ihtiyati haciz» talep eden banka ile asıl borçlu ... arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine ihtiyati haciz talep edilenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
3- Alacaklı vekilinin, «ihtiyati hacze itiraz» eden «kefiller» ..., ... ve ...'e yönelik temyiz itirazlarına gelince; İİK'nın «257». maddesinde, «vadesi» gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
Aynı Yasa'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1225 E. 2016/1974 K.
Ortak:hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · vade
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İİK'nın «257». maddesinde rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğinin düzenlendiği, somut olayda talebe konu borç için «ipotek» verildiği, bu nedenle «ihtiyati haciz» koşullarını bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Aleyhine «ihtiyati haciz» istenen diğer borçlular «kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalamış, bu kişiler arasında yer alan N..
2-Talep; «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklı alacak nedeniyle «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup mahkemece borcun rehinle «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, asıl borçlu ... ile «ihtiyati haciz» talep eden banka arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine ihtiyati haciz talep edilenlerin de müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «ipotekle» «teminat» altına alındığı, ipotek paraya çevrilmeden «ihtiyati haciz» kararı verilemeyeceği, borcun likit olmadığı ve alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, talebin reddine, 11/01/2016 tarihli ek kararla da, ihtiyati haciz talep eden vekiline borçlu ...'un verilen «kesin süre» içerisinde «tebligata» yarar yurt dışı adresinin bildirilmesi aksi takdirde anılan borçlu yönünden temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı «ihtarını» bildirir «muhtıranın» tebliğine rağmen süresi içerisinde muhtıraya cevap verilmediği gerekçesiyle, işbu borçlu yönünden temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, İİK'nın «257»/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yaklaşık ispat · borçlunun temerrüdü · hesap kat ihtarı · kat ihtarnamesi · kat ihtarı · muhtıra · muacceliyet · kesin süre
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «ipotekle» «teminat» altına alındığı, ipotek paraya çevrilmeden «ihtiyati haciz» kararı verilemeyeceği, borcun likit olmadığı ve alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, talebin reddine, 11/01/2016 tarihli ek kararla da, ihtiyati haciz talep eden vekiline borçlu ...'un verilen «kesin süre» içerisinde «tebligata» yarar yurt dışı adresinin bildirilmesi aksi takdirde anılan borçlu yönünden temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı «ihtarını» bildirir «muhtıranın» tebliğine rağmen süresi içerisinde muhtıraya cevap verilmediği gerekçesiyle, işbu borçlu yönünden temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, asıl borçlu ... ile «ihtiyati haciz» talep eden banka arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine ihtiyati haciz talep edilenlerin de müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece TBK'nın 586. maddesine göre borçluya gönderilen «kat ihtarnamesinin» sonuçsuz kalması halinde «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» talep edilebileceği gibi, taşınmaz ipoteğinin müteselsil kefillerin «kefaletini» değil, asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiği ayrıca, ihtiyati haciz talebi için alacağın varlığı hususunda «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu hususları nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Hesabın kat edilmesi, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın «muacceliyeti» için yeterlidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13086 E. 2016/9051 K.
Ortak:hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · vade · kefil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İİK'nın «257». maddesinde rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğinin düzenlendiği, somut olayda talebe konu borç için «ipotek» verildiği, bu nedenle «ihtiyati haciz» koşullarını bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Aleyhine «ihtiyati haciz» istenen diğer borçlular «kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalamış, bu kişiler arasında yer alan N..
Şti. ile «ipotek» maliki ve «müteselsil kefil» N..
Benzer bu karardaŞti.'ne alacaklı banka tarafından kredi kullandırılmış, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenler de «kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzalamış, kredi borcu vadesinde ödenmediği için borçluya «hesap kat ihtarnamesi» gönderilmiştir.
Şti. adına kayıtlı taşınmazların kredinin «teminatı» olarak «ipotek» verildiği gerekçesiyle, İİK’nın «257»/... m. gereğince «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kredi borcunun «teminatı» olarak asıl borçlu şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde «ipotek» tesis edilmiş ise de, söz konusu ipotekler asıl borçlunun borcunu teminat altına almak üzere verilmiş olup, kefillerin «kefalet» borcunu teminen verilen bir ipotek bulunmadığı nazara alınarak, talep dilekçesi, «hesap kat ihtarnamesi» ve ekli diğer belgeler uyarınca «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · taşınır rehni · konkordato · hesap kat ihtarnamesi · rehnin paraya çevrilmesi · kat ihtarnamesi · rehin
Benzer bu karardaAlacak, «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa, «rehin» paraya çevrilmesinden önce «kefile» başvurulamaz.
Ancak, . alacağın «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun «iflas» etmesi ya da «konkordato» mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de «kefile» başvurulabilir.
Şti.'ne alacaklı banka tarafından kredi kullandırılmış, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenler de «kredi sözleşmelerini» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla imzalamış, kredi borcu vadesinde ödenmediği için borçluya «hesap kat ihtarnamesi» gönderilmiştir.
Kredi borcunun «teminatı» olarak asıl borçlu şirket adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde «ipotek» tesis edilmiş ise de, söz konusu ipotekler asıl borçlunun borcunu teminat altına almak üzere verilmiş olup, kefillerin «kefalet» borcunu teminen verilen bir ipotek bulunmadığı nazara alınarak, talep dilekçesi, «hesap kat ihtarnamesi» ve ekli diğer belgeler uyarınca «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9999 E. , 2015/9847 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULUOVA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 08/10/2014
NUMARASI 2014/287-2014/287 D. İŞ
Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2014 tarih ve 2014/287-2014/287 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili; müvekkiliyle aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilen borçlulardan Y. Gıda Tic. San. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalanarak bu şirkete kredi kullandırıldığını, haklarında ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilen diğer borçluların kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi borcunun geri ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek borçlulara noter marifetiyle ihtarname gönderildiğini, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek borçlulardan Y. Gıda Tic. San. Ltd. Şti. Nezdindeki 147.721,67 TL, borçlular N.. T.., İ.. Y.., S.. Y.., F.. Y.. ve Ö.. Y.. nezdindeki 297.721,67 TL nakti krediden kaynaklanan banka alacağı ile toplam 4 adet çek yaprağı nedeniyle bankanın sorumlu olduğu mer'i risk tutarı toplamı olan 3.135,00 TL'nin tahsilini teminen borçluların her türlü menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceğinin düzenlendiği, somut olayda talebe konu borç için ipotek verildiği, bu nedenle ihtiyati haciz koşullarını bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Talep; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacak nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkin olup mahkemece borcun rehinle teminat altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Kefillerin sorumluluğu ise 6098 sayılı TBK'nın 586/1 maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmesi, ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Somut olayda, alacaklı banka ile asıl borçlu Y. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 3.10.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca asıl borçluya kredi kullandırılmıştır. Aleyhine ihtiyati haciz istenen diğer borçlular kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış, bu kişiler arasında yer alan N.. T.. ayrıca 30.4.2009 tarih 1782 yevmiye nolu ipotek akit tablosu ile A. İli, S. İlçesi, E. Köyü, K..mevkii, .. parselde kayıtlı taşınmazı üzerine gerek asıl borçlulunun borcunun teminatı gerekse kendi borcunun teminatı olmak üzere 150.000,00 TL tutarlı birinci derecede üst sınır ipoteği tesis etmiştir. Alacaklı banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesap kat edilerek asıl borçlu ve müteselsil kefillere ihtarname gönderilmiş, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle Suluova İcra Müdürlüğü'nün 2014/837 esas sayılı dosyasında 150.000,00 TL tutarlı ipotek nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlanılmıştır.
Dosya kapsamında yer alan ipotek akit tablosundan borcun teminatı olarak gösterilen ipoteğin müteselsil kefillerden İ.. Y.., S.. Y.., F.. Y.., Ö.. Y..'un kefeletten doğan borçlarına teminat teşkil etmediği gibi asıl borçlu Y. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. ile ipotek maliki ve müteselsil kefil N.. T..'in teminat üst sınırı olan 150.000,00 TL'yi aşan borcunun teminatının da bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece yukarıda açıklanan yasa hükümleri dikkate alınarak müteselsil kefiller İ.. Y.., S.. Y.., F.. Y.., Ö.. Y..'un kefeletten doğan borçlarının rehinle teminat altına alınmadığı, asıl borçlu ve müteselsil kefil N.. T..'in ipotek limitini aşan borçlarının da hali hazırda rehinle teminat altına alınmadığı gözetilip sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle talebin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Öte yandan; ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili genel kredi sözleşmesi uyarınca asıl borçluya verilen ve bankaya ibraz edilmeyen dört adet çek yaprağından kaynaklı riskten doğan 3.135,00 TL alacak yönünden de ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur. Çek Kanunu'nda ibraz edilmeyen çeklerden dolayı bankaca ödenmesi gereken zorunlu karşılık tutarlarının bankaya depo ettirilmesine ilişkin bir hüküm olmamakla birlikte taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesine bu yönde bir hüküm konulmasına engel bir durum da bulunmamaktadır. Dosya kapsamında kredi sözleşmesinin tüm metninin yer almadığı da gözetilerek mahkemece; kredi sözleşmesinin tüm metni dosyaya getirtilip sözleşme kapsamında ibraz edilmeyen çekler nedeniyle zorunlu karşılığın depo ettirilmesine dair bir hükmün bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de temyiz eden ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı yararına BOZULMASINA, 05/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/126015000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz