Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6691 E. 2011/16353 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
feragat yetkisi↗ tüketici kredisi↗ re'sen gözetilme↗ davadan feragat↗ kamu düzeni↗ içtihadı birleştirme kararı↗ feragat↗ havale↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yargılama sırasında davaya konu borcun ödendiği, davacı vekilinin davadan feragat ettiğini beyan etmesine rağmen feragat yetkisi içerir vekaletnamesini ibraz etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
1-Mahkemenin gerekçeli kararı davalı vekiline 15.03.2010 günü tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK 437/1.maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 02.04.2010 havale tarihli dilekçe ile davalı vekilince temyiz edilmiş, temyiz harcı ise yatırılmamıştır. Aynı Yasa’nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, tüketici kredi borcunun tahsili istemine ilişkindir.
HUMK’nun 1/1.maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Dava konusu kredinin 4077 sayılı kanunun 10. maddesinde düzenlenen tüketici kredisi niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Aynı yasanın 23. maddesinde ise "bu kanunun uygulanması ile çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı" hükme bağlanmıştır.
Görev kuralı kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında re 'sen gözetileceğinden mahkemece davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/412 E. 2012/5819 K.
Ortak:re'sen gözetilme · Alacak
İncelediğiniz karardaGörev kuralı «kamu düzeni» ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında re '«sen gözetileceğinden» mahkemece davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaGörev hususunun yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif özen yükümlülüğü · bankacılık işlemleri · özen yükümlülüğü · mevduat hesabı · ara karar · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının olayda kusurlu olduğunun kanıtlanamadığını, davalı Bankanın «objektif özen yükümlülüğünü» yerine getirmemesinden dolayı kusurlu bulunduğunu bu nedenle davanın kabulü ile 4.500,00 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup somut uyuşmazlıkta davacı tarafından, davalı Banka şubesi nezdinde açılmış bir «mevduat hesabı» bulunmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, açıklanan gerekçeyle işbu davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılmasına ilişkin bir «ara» kararı verilerek, uyuşmazlığın yukarıda belirtilen yasa hükümleri çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak sonuçlandırılması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3126 E. 2013/4713 K.
Ortak:tüketici kredisi · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yargılama sırasında davaya konu borcun ödendiği, davacı vekilinin «davadan feragat» ettiğini beyan etmesine rağmen «feragat yetkisi» içerir vekaletnamesini «ibraz» etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu kredinin 4077 sayılı kanunun 10. maddesinde düzenlenen «tüketici kredisi» niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, yapılan incelemede, talebin dayanağı olan belgenin «tüketici kredisi» olduğu, 4077 sayılı yasanın .... maddesi koşullarının sağlandığına ilişkin herhangi bir belge «ibraz» edilmediği ve «kefiller» yönünden «kefaletin», adi kefalet niteliğinde olduğu gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosyaya «ibraz» edilen 03.08.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» mahkemece, «tüketici kredisi» sözleşmesi olduğu dosya kapsamından anlaşılamamakta, buna ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaTalep, banka «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yapılan incelemede, talebin dayanağı olan belgenin «tüketici kredisi» olduğu, 4077 sayılı yasanın .... maddesi koşullarının sağlandığına ilişkin herhangi bir belge «ibraz» edilmediği ve «kefiller» yönünden «kefaletin», adi kefalet niteliğinde olduğu gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Ancak, dosyaya «ibraz» edilen 03.08.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» mahkemece, «tüketici kredisi» sözleşmesi olduğu dosya kapsamından anlaşılamamakta, buna ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15801 E. 2012/6911 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, Ankara Tüketici Mahkemesi’nin «görevli» olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliğine», dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dava dosyasının ait olduğu mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu tür uyuşmazlıklara 4077 sayılı Kanun'un uygulanması mümkün olmadığından, ticaret mahkemesi «görevli» olup, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1-Dava, «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6691 E. , 2011/16353 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/03/2010 tarih ve 2008/178-2010/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankadan davalılar tarafından kullanılan kredi borcunun muaccel olmasına rağmen ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 7.000,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... vekili ve diğer davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, yargılama sırasında davaya konu borcun ödendiği, davacı vekilinin davadan feragat ettiğini beyan etmesine rağmen feragat yetkisi içerir vekaletnamesini ibraz etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
1-Mahkemenin gerekçeli kararı davalı vekiline 15.03.2010 günü tebliğ edilmiş ve hüküm HUMK 437/1.maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 02.04.2010 havale tarihli dilekçe ile davalı vekilince temyiz edilmiş, temyiz harcı ise yatırılmamıştır. Aynı Yasa’nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, tüketici kredi borcunun tahsili istemine ilişkindir.
HUMK’nun 1/1.maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Dava konusu kredinin 4077 sayılı kanunun 10. maddesinde düzenlenen tüketici kredisi niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Aynı yasanın 23. maddesinde ise "bu kanunun uygulanması ile çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı" hükme bağlanmıştır.
Görev kuralı kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında re 'sen gözetileceğinden mahkemece davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK 432/4. maddesi uyarınca süre yönünden REDDİNE , (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden taraflara iadesine, 05/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039475000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz