Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14944 E. 2015/3866 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
keşif↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu yerde keşif yapılmasına karar verilmesine karşın davacı vekilince dava konusu yerdeki müvekkiline yedi emin olarak teslim edilen kuru kayısıların satıldığını beyan edildiği ve keşif başvurusunda bulunulmadığı, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari emtianın soğuk hava deposunda saklanamasını da içeren işleme ve depolama sözleşmesine dayalı tazminat ve alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı vekilince dava dilekçesinde üç ayrı kalem tazminat ve alacak isteminde bulunulmuş olup, davacı tarafça talep edilen hangi kalem alacağa veya tazminata ilişkin olarak mahkemece keşif deliline başvurulmak istendiği açıklıkla belli edilmediği gibi davacı tarafa keşif deliline başvurulmamasının sonuçları dahi usulünce hatırlatılmadan, üstelik davacı vekilinin keşfe ilişkin beyanları ve bu bağlamda istek kalemleri ayrı ayrı değerlendirilmeden soyut gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda, tespit dosyaları başta olmak üzere taraf kanıtları denetlemeye elverişli bir şekilde yeterince değerlendirilmek, iddia ve savunma doğrultusunda davalıların hukuki durumları tayin ve takdir edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4617 E. 2023/523 K.
Ortak:keşif · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu yerde «keşif» yapılmasına karar verilmesine karşın davacı vekilince dava konusu yerdeki müvekkiline yedi emin olarak «teslim» edilen kuru kayısıların satıldığını beyan edildiği ve keşif başvurusunda bulunulmadığı, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ava dilekçesinde üç ayrı kalem tazminat ve alacak isteminde bulunulmuş olup, davacı tarafça talep edilen hangi kalem alacağa veya tazminata ilişkin olarak mahkemece «keşif» deliline başvurulmak istendiği açıklıkla belli edilmediği gibi davacı tarafa keşif deliline başvurulmamasının sonuçları dahi usulünce hatırlatılmadan, üstelik dava …
Benzer bu karardadava ise asıl davadaki alacakların faizi istemine ilişkin olup uyuşmazlık, sözleşme kapsamında toplanan, «teslim» edilen ve edilmeyen ürün miktarları ile bu sebeple doğan zararın tespitine ilişkindir.
Kabule göre «resmi belge» niteliği bulunan icra tutanaklarında yazılı olan ve davacıya «yediemin» olarak «teslim» edilen ürün miktarlarının esas alınması gerekirken, Mahkemece yeterli araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın davacının 19 ton ürün teslim aldığı yönündeki ispata muhtaç beyanları esas alınarak sonuca varılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resmi belge · yediemin
Benzer bu karardaKabule göre «resmi belge» niteliği bulunan icra tutanaklarında yazılı olan ve davacıya «yediemin» olarak «teslim» edilen ürün miktarlarının esas alınması gerekirken, Mahkemece yeterli araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın davacının 19 ton ürün teslim aldığı yönündeki ispata muhtaç beyanları esas alınarak sonuca varılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16138 E. 2013/13181 K.
Ortak:keşif
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu yerde «keşif» yapılmasına karar verilmesine karşın davacı vekilince dava konusu yerdeki müvekkiline yedi emin olarak «teslim» edilen kuru kayısıların satıldığını beyan edildiği ve keşif başvurusunda bulunulmadığı, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ava dilekçesinde üç ayrı kalem tazminat ve alacak isteminde bulunulmuş olup, davacı tarafça talep edilen hangi kalem alacağa veya tazminata ilişkin olarak mahkemece «keşif» deliline başvurulmak istendiği açıklıkla belli edilmediği gibi davacı tarafa keşif deliline başvurulmamasının sonuçları dahi usulünce hatırlatılmadan, üstelik dava …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemece 16/01/2012 tarihinde «keşif» tutanağında belirtilen nedenlerle keşfin yapılamadığı ve 15/02/2012 tarihli oturumda davacı tarafa yeniden talep göz önünde bulundurularak keşif günü verildiği ve «ara» kararın 2.bendinde de keşfin yapılması ve gerekli keşif hazırlığının yapılması yönünde davacı tarafa «kesin mehil» verildiği, tekrar mahalline keşif günü gidildiğinde 16/04/2012 tarihinde tutulan keşif tutanağına göre keşfin yapılma olanağı bulunamadığı buna rağmen davacı tarafın talebi göz önünde bulundurularak bilirkişilerin müsait ortam ve mahallin görülmesi için gerekli imkanın sağlanması halinde tekrar gidip yeri görmeleri yönünde ara karar oluşturulduğu ve yine bu hususta da gerekli uyarı yapılarak «kesin süre» verildiği buna rağmen «bilirkişi incelemesinin» gerçekleştirilemediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · ek mehil · davanın açılmamış sayılması · ara karar · kesin süre · açılmamış sayılma · bilirkişi incelemesi · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemece 16/01/2012 tarihinde «keşif» tutanağında belirtilen nedenlerle keşfin yapılamadığı ve 15/02/2012 tarihli oturumda davacı tarafa yeniden talep göz önünde bulundurularak keşif günü verildiği ve «ara» kararın 2.bendinde de keşfin yapılması ve gerekli keşif hazırlığının yapılması yönünde davacı tarafa «kesin mehil» verildiği, tekrar mahalline keşif günü gidildiğinde 16/04/2012 tarihinde tutulan keşif tutanağına göre keşfin yapılma olanağı bulunamadığı buna rağmen davacı tarafın talebi göz önünde bulundurularak bilirkişilerin müsait ortam ve mahallin görülmesi için gerekli imkanın sağlanması halinde tekrar gidip yeri görmeleri yönünde ara karar oluşturulduğu ve yine bu hususta da gerekli uyarı yapılarak «kesin süre» verildiği buna rağmen «bilirkişi incelemesinin» gerçekleştirilemediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemenin davayı sonuçlandırma gerekçesi «davanın açılmamış sayılmasını» gerektirmeyip, ancak delilden vazgeçilme sonucunu doğurur.
Kaldı ki, anılan konutların kapılarının açılamaması davacının «yetkisinde» olan bir husus değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1933 E. 2012/8466 K.
Ortak:keşif · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu yerde «keşif» yapılmasına karar verilmesine karşın davacı vekilince dava konusu yerdeki müvekkiline yedi emin olarak «teslim» edilen kuru kayısıların satıldığını beyan edildiği ve keşif başvurusunda bulunulmadığı, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ava dilekçesinde üç ayrı kalem tazminat ve alacak isteminde bulunulmuş olup, davacı tarafça talep edilen hangi kalem alacağa veya tazminata ilişkin olarak mahkemece «keşif» deliline başvurulmak istendiği açıklıkla belli edilmediği gibi davacı tarafa keşif deliline başvurulmamasının sonuçları dahi usulünce hatırlatılmadan, üstelik dava …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin 17/09/2007 tarihli ve davaya konu edilen alacağın Alman Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı adına gönderildiğine ilişkin «havale» evrakının bulunup bulunmadığının tespiti ile davacı alacağının «zamanaşımına» uğrayıp uğramadığının belirlenmesinden sonra sonucuna göre karar verilmesi yönündeki bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacının iddialarının araştırılmasına yönelik olarak davalı ... arşivinde yapılacak incelemeye esas olmak üzere «keşif» kararı verildiği, bu amaçla davacıya keşif «masrafları» yatırması konusunda 45 günlük «kesin süre» verildiği, kesin süreye uyulmaması halinde davanın mevcut delil duruma göre karara bağlanacağının «ihtar» edildiği ancak davacının verilen kesin süreye rağmen ilgili masrafı mahkeme veznesine yatırmadığı ve mevcut delil durumuna göre davalı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın davada pasif dava «ehliyetinin» bulunmadığı, diğer davalı yönünden ise davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Buna karşın mahkemece alınan «keşif» kararı sonrasında belirlenen keşif gideri, ayrıntılı şekilde gösterilmediği gibi bilirkişiler için belirlenen ücret de emsal nitelikteki uyuşmazlıklarda tespit edilenlerin çok üzerindedir.
Bu durumda mahkemece, yapılacak keşfe ilişkin daha makul bir «bilirkişi ücreti» belirlenerek, «keşif» giderlerinin kalem kalem tutarları gösterilmek, bu giderlerin yatırılma süresi ve verilen «kesin sürenin» gereğinin yerine getirilmemesi halinde bu durumun sonuçları açıklanmak ve gerekli «ihtarat» yapılmak suretiyle, davacıya usulüne uygun süre verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtarat · bilirkişi ücreti · ek prim · kesin süre · taraf ehliyeti · ihtar · havale · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin 17/09/2007 tarihli ve davaya konu edilen alacağın Alman Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı adına gönderildiğine ilişkin «havale» evrakının bulunup bulunmadığının tespiti ile davacı alacağının «zamanaşımına» uğrayıp uğramadığının belirlenmesinden sonra sonucuna göre karar verilmesi yönündeki bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davacının iddialarının araştırılmasına yönelik olarak davalı ... arşivinde yapılacak incelemeye esas olmak üzere «keşif» kararı verildiği, bu amaçla davacıya keşif «masrafları» yatırması konusunda 45 günlük «kesin süre» verildiği, kesin süreye uyulmaması halinde davanın mevcut delil duruma göre karara bağlanacağının «ihtar» edildiği ancak davacının verilen kesin süreye rağmen ilgili masrafı mahkeme veznesine yatırmadığı ve mevcut delil durumuna göre davalı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın davada pasif dava «ehliyetinin» bulunmadığı, diğer davalı yönünden ise davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, yapılacak keşfe ilişkin daha makul bir «bilirkişi ücreti» belirlenerek, «keşif» giderlerinin kalem kalem tutarları gösterilmek, bu giderlerin yatırılma süresi ve verilen «kesin sürenin» gereğinin yerine getirilmemesi halinde bu durumun sonuçları açıklanmak ve gerekli «ihtarat» yapılmak suretiyle, davacıya usulüne uygun süre verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
1- Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllar Almanya’da işçi olarak çalıştığını, «kesin» dönüş yaptıktan sonra Alman Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde biriken «primlerinin» kendisine iade edildiğini ve bu amaçla davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14944 E. , 2015/3866 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/06/2013 tarih ve 2011/137-2013/163 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 04.07.2011 tarihinde davalı şirket ve yetkilisi ile sundukları protokol ile kayısı yaşı ve kurusu tedariki ve depolaması konusunda bir anlaşma yaptıklarını, müvekkilinin protokol gereği edimlerine yerine getirmesine rağmen davalıların edimlerini yerine getirmediklerini, depoya giren yaş ürünlerin çürümeye başladığını, müvekkilesi namına alınan tarlalardaki kayısıların yerlere düşerek çürütüldüğünü, sözleşmesinin 4. maddesinde açıkça işçilerin tedariki ve işiler ile kaynaklı her türlü olumsuzlukta kimin sorumlu olacağının net olarak belirlendiğini, getirtilen işçileri özel işlerinde kullanılıp parasının müvekkiline ödettirildiğini, işçilerin her türlü sorumluluğunun davalı şirket ve temsilcilerinde iken paralarının ödendiğini, zararının en az 30.000,00 TL civarında olduğunu, davalı şirketin elde edilen müvekkiline ait olan ürünleri, satabileceğini, ancak çekirdekleri müvekkilinin bilgisi dışında sattıklarını, sonuçta davalıların protokle aykırı eylem ve işlemleri ile davacıyı zarara uğratıklarını savunarak, şimdilik 101.000.,00-TL.nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya dayanak sözleşmenin tarafının müvekkili şirket olduğunu, diğer müvekkillerinin sözleşmenin tarafı olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu yerde keşif yapılmasına karar verilmesine karşın davacı vekilince dava konusu yerdeki müvekkiline yedi emin olarak teslim edilen kuru kayısıların satıldığını beyan edildiği ve keşif başvurusunda bulunulmadığı, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari emtianın soğuk hava deposunda saklanamasını da içeren işleme ve depolama sözleşmesine dayalı tazminat ve alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı vekilince dava dilekçesinde üç ayrı kalem tazminat ve alacak isteminde bulunulmuş olup, davacı tarafça talep edilen hangi kalem alacağa veya tazminata ilişkin olarak mahkemece keşif deliline başvurulmak istendiği açıklıkla belli edilmediği gibi davacı tarafa keşif deliline başvurulmamasının sonuçları dahi usulünce hatırlatılmadan, üstelik davacı vekilinin keşfe ilişkin beyanları ve bu bağlamda istek kalemleri ayrı ayrı değerlendirilmeden soyut gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklama doğrultusunda, tespit dosyaları başta olmak üzere taraf kanıtları denetlemeye elverişli bir şekilde yeterince değerlendirilmek, iddia ve savunma doğrultusunda davalıların hukuki durumları tayin ve takdir edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171498000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz