Tapu İptali Ve Tescil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11797 E. 2015/3649 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defteri kaydı↗ rayiç değer↗ bedelsizlik↗ hisse senedi↗ hisse devri↗ pay defteri↗ kâr dağıtımı↗ havale↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ cy/cy kaydı↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen 10/12/2012 ve 27/01/2014 havale tarihli bilirkişi raporı ile tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hisselerin davalı şirket pay defterine kaydının mümkün olmaması sebebiyle asıl davada davacıların bu taleplerine ilişkin davanın reddi gerektiği, murisin imzasının bulunduğu ileri sürülen hisse devri ferağ belgelerindeki imzaların davacıların murisine ait olmadığının Adli tıp raporları ile belirlendiği bu nedenle davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı, davacının temettü tutarının tahsiline yönelik talebi bulunmadığından temettü tutarı yönünden herhangi bir karar verilmesinin gerekmediği, ayrıca davacıların murisinin sermaye arttırımına katıldığına ilişkin herhangi bir delil ve belgeye rastlanılmadığı, bu açıdan davacıların murisinin sahip olabileceği hisse adedinin yanlızca bedelsiz olarak dağıtılan hisse senetleri yönünden 3.400.000 nominal değerde ve 3400 adet olabileceği, gerekçesiyle, tespit edilen hisse senetleri toplam değeri olan 85.092,32 TL'nin davalıdan tahsiline; karşı davada ise, davaya konu hisse senedinin şirket pay defterine işlenmesinin teknik ve hukuki anlamda imkanı kalmadığı gerekçesiyle, hisse senedinin iptali talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacılar vekili, karşı davada ise taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Asıl dava, davacıların murislerinden kendilerine intikal eden hisse senedinin miras paylarına göre davalı şirketin pay defterine kaydedilmesi ve hisse senedinin rayiç değerinin tespit edilmesi, karşı dava ise hisse senedinin iptali istemine ilişkindir.
Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili, diğer savunmalarının yanı sıra, pay defterinde yer alan kayıtlara göre müteveffanın mevcut hisse senetlerinden bir kısmını 11.09.1990 tarihli ferağ belgesi imzalayarak dava dışı ... isimli kişiye devrettiğini savunarak, davanın reddini istediğine göre, anılan kişi ve sonradan payın devredildiği kişilerin haklarının da dava sonucundan etkileneceği gözetilerek, bu kişi ve kişiler hakkında dava açılması sağlanarak bu dava ile birleştirilmesi ve birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, asıl davada davacılar vekili, karşı davada ise taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3342 E. 2023/5563 K.
Ortak:pay defteri kaydı · rayiç değer · bedelsizlik · hisse senedi · hisse devri · pay defteri · kâr dağıtımı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 10/12/2012 ve 27/01/2014 «havale» tarihli bilirkişi raporı ile tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hisselerin davalı şirket «pay defterine kaydının» mümkün olmaması sebebiyle asıl davada davacıların bu taleplerine ilişkin davanın reddi gerektiği, murisin imzasının bulunduğu ileri sürülen «hisse devri» ferağ belgelerindeki imzaların davacıların murisine ait olmadığının Adli tıp raporları ile belirlendiği bu nedenle davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı, davacının temettü tutarının tahsiline yönelik talebi bulunmadığından temettü tutarı yönünden herhangi bir karar verilmesinin gerekmediği, ayrıca davacıların murisinin sermaye arttırımına katıldığına ilişkin herhangi bir delil ve belgeye rastlanılmadığı, bu açıdan davacıların murisinin sahip olabileceği hisse adedinin yanlızca «bedelsiz» olarak «dağıtılan» hisse senetleri yönünden 3.400.000 nominal değerde ve 3400 adet olabileceği, gerekçesiyle, tespit edilen hisse senetleri toplam değeri olan 85.092,32 TL'nin davalıdan tahsiline; karşı davada ise, davaya konu «hisse senedinin» şirket pay defterine işlenmesinin teknik ve hukuki anlamda imkanı kalmadığı gerekçesiyle, hisse senedinin iptali talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1) Asıl dava, davacıların murislerinden kendilerine intikal eden «hisse senedinin» miras paylarına göre davalı şirketin «pay defterine» kaydedilmesi ve hisse senedinin «rayiç değerinin» tespit edilmesi, karşı dava ise hisse senedinin iptali istemine ilişkindir.
Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili, diğer savunmalarının yanı sıra, «pay defterinde» yer alan kayıtlara göre müteveffanın mevcut hisse senetlerinden bir kısmını 11.09.1990 tarihli ferağ belgesi imzalayarak dava dışı ... isimli kişiye devrettiğini s …
Benzer bu kararda… sayısı belirtilen kararı ile yasal mevzuat gereğince davacıların sahip olduklarını iddia ettikleri davalı şirket pay senetleri yönünden bu senetlerin davalı şirket «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı, buna ilişkin açılan esas davada davacıların murisi Ahmet İyisezer'in imzasının bulunduğu ileri sürülen «hisse devri» ferağ belgelerindeki imzaların davacıların murisine ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporları ile belirlendiğinden bu konudaki asıl dosya davalı vekilinin itirazlarının yerinde görülmediği, davacıların murisinin sermaye arttırımına katıldığına ilişkin herhangi bir delil ve belgeye rastlanılmadığı, bu açıdan davacıların murisinin sahip olabileceği hisse adedinin yanlızca «bedelsiz» olarak «dağıtılan» hisse senetleri yönünden 3.400.000 nominal değerde ve 3400 adet olabileceği, dava tarihi itibarıyla yapılan hesaplamalar sonrasında 35.903,92 adet Aygaz «hisse senedinin» dava tarihi itibarıyla borsa işlem fiyatı olan 2,37 hisse fiyatına göre toplam değerinin 85.092,32 TL olduğunun tespit edildiği, davacının davaya konu talebinde dava dilekçesinde temettü tutarının tahsiline yönelik herhangi bir talebinin bulunmadığı, asıl davada davacının dava konusu yaptığı davalı şirkete ait davacı muris hisselerinin davalı şirket pay defterine kaydının mümkün olmaması sebebiyle asıl davada davacının bu talebine ilişkin davasının reddi gerektiği, karşı davaya konu hisse senedinin şirket pay defterine işlenmesinin teknik ve hukuki anlamda imkanı kalmadığı görülmekle iptali konusunda karşı davada bu konuda karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıların davaya konu hisse senedinin davacı «mirasçılar» adına davalı şirket pay defterine miras paylarına göre kaydedilmesine yönelik talebinin reddine, birleşen davanın kabulü ile ferağ işleminin iptaline, davacıların davaya konu hisse senedinin rayiç maddi değerinin tespitine yönelik davalarının kabulü ile davayı konu hisse senetlerinin 35.903,92 adet ve bu hisselerin dava tarihi itibariyle toplam «rayiç değerlerinin» 85.092,32 TL olduğu, bakiye 5 yıllık faizinin ise 3.309,08 TL olduğunun tespitine, diğer taleplerin reddine, karşı dava yönünden karşı davaya konu hisse senedinin pay defterine kaydedilme imkanının kalmadığı gözetilerek hisse senedinin iptaline dair karşı dava yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, hisseler üzerinde davacıların hak sahibi oldukları, geçerli bir «hisse devrinin» yapılmadığı ve mevzuat uyarınca pay senetlerinin davacılar adına davalı şirketin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı kabul edildiğine göre «rayiç değerinin» davalı ...Ş.'den tahsili yönünde hüküm kurulması gerekirken tespit kararıyla yetinilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., Ebru Bardakcı, Mustafa Sezer, asıl ve birleşen davada davacılar ..., ..., ... «mirasçıları» ..., ..., ..., ..., asıl ve birleşen davada davacılar ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek ve birleştirilen davada; "hisse senetlerinin dava tarihi itibarıyla «rayiç değer» tespiti yapılarak bedelinin (öncelikle hukuki sorumluluğu, «kusuru» ve «kötü niyeti» dikkate alınarak Aygaz A.Ş.'den) davalılardan reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini," talep ettiklerini, Mahkemenin eda içeren bu talebi dikkate almadığını, Mahkemenin "murise ait 3400 adet «hisse senedine» dava tarihi olan 2005 senesinde tekabül eden hisse senetlerinin 35.903,92 adet ve bu hisselerin dava tarihi itibariyle toplam rayiç değerlerinin 85.092,32 TL, bakiye 5 yıllık faizinin ise 3.309,08 TL olduğunun tespitine" karar verdiğini, bunun sadece bir tespit hükmünü ifade ettiği için icra edilebilirlik özelliği bulunmadığını, bilirkişi raporlarında bu hususun nazar alınmadığını, bozma kararından sonra «ıslahın» mümkün hale geldiğini, ihtilafın daha fazla uzamaması açısından Mahkemenin talebi kabul ederek ek rapor alması yerinde ve hukuka uygun olacağını, Mahkemenin davanın açıldığı 2005 yılı itibarıyla lehlerine hüküm vererek hisse senetlerinin 35.903,92 adet olduğunu tespit ettiğini, bu haliyle eda talebini içeren yeni bir dava açılması gerekeceğini, bu durumun yargılama sürecini daha da uzatacağını, zaten 2005 yılından beri devam eden ve «hak arama özgürlüğü» ve uzun süren yargılama nedeniyle «adil yargılama hakkının» ihlali nedeniyle müvekkillerinin yeterince mağdur olduğunu, vefat edenlerin yerine mirasçıların davaya devam ettiğini, davalı şirket yetkililerinin başından beri kötü niyetli olduğunu, murisin imzalarının taklit edildiğini, haksız ve hukuka aykırı işlemler ve devirler yapıldığını, davalı şirketin bütün zararları ve hisse senedinin bedelli «bedelsiz» karşılıklarını tazmin yükümlüğünün bulunduğunu, temettülerin hesaplanmasına ilişkin kısımların da isabetli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak arama özgürlüğü · pay defterine kayıt · başvurunun yapılmamış sayılması · adil yargılanma hakkı · yapılmamış sayılma · mirasçılık · reeskont faizi · istirdat
Benzer bu karardaMirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., Ebru Bardakcı, Mustafa Sezer, asıl ve birleşen davada davacılar ..., ..., ... «mirasçıları» ..., ..., ..., ..., asıl ve birleşen davada davacılar ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek ve birleştirilen davada; "hisse senetlerinin dava tarihi itibarıyla «rayiç değer» tespiti yapılarak bedelinin (öncelikle hukuki sorumluluğu, «kusuru» ve «kötü niyeti» dikkate alınarak Aygaz A.Ş.'den) davalılardan reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini," talep ettiklerini, Mahkemenin eda içeren bu talebi dikkate almadığını, Mahkemenin "murise ait 3400 adet «hisse senedine» dava tarihi olan 2005 senesinde tekabül eden hisse senetlerinin 35.903,92 adet ve bu hisselerin dava tarihi itibariyle toplam rayiç değerlerinin 85.092,32 TL, bakiye 5 yıllık faizinin ise 3.309,08 TL olduğunun tespitine" karar verdiğini, bunun sadece bir tespit hükmünü ifade ettiği için icra edilebilirlik özelliği bulunmadığını, bilirkişi raporlarında bu hususun nazar alınmadığını, bozma kararından sonra «ıslahın» mümkün hale geldiğini, ihtilafın daha fazla uzamaması açısından Mahkemenin talebi kabul ederek ek rapor alması yerinde ve hukuka uygun olacağını, Mahkemenin davanın açıldığı 2005 yılı itibarıyla lehlerine hüküm vererek hisse senetlerinin 35.903,92 adet olduğunu tespit ettiğini, bu haliyle eda talebini içeren yeni bir dava açılması gerekeceğini, bu durumun yargılama sürecini daha da uzatacağını, zaten 2005 yılından beri devam eden ve «hak arama özgürlüğü» ve uzun süren yargılama nedeniyle «adil yargılama hakkının» ihlali nedeniyle müvekkillerinin yeterince mağdur olduğunu, vefat edenlerin yerine mirasçıların davaya devam ettiğini, davalı şirket yetkililerinin başından beri kötü niyetli olduğunu, murisin imzalarının taklit edildiğini, haksız ve hukuka aykırı işlemler ve devirler yapıldığını, davalı şirketin bütün zararları ve hisse senedinin bedelli «bedelsiz» karşılıklarını tazmin yükümlüğünün bulunduğunu, temettülerin hesaplanmasına ilişkin kısımların da isabetli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece, 22.04.2022 tarihli ek kararla davacılar ..., ..., ..., ..., ... ... yönünden temyiz «başvurusunun yapılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Öte yandan davacılar vekili davalı ...Ş.'ye de «husumet» yönelttiği birleşen davada açıkça hisse senetlerinin davalı ...’a ve diğer şahıslara satış işleminin iptali ile senetlerin «istirdadını», istirdat mümkün olmadığında dava tarihi itibariyle «rayiç değer» tespitinin yapılarak davalılardan «reeskont faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
… sayısı belirtilen kararı ile yasal mevzuat gereğince davacıların sahip olduklarını iddia ettikleri davalı şirket pay senetleri yönünden bu senetlerin davalı şirket «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı, buna ilişkin açılan esas davada davacıların murisi Ahmet İyisezer'in imzasının bulunduğu ileri sürülen «hisse devri» ferağ belgelerindeki imzaların davacıların murisine ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporları ile belirlendiğinden bu konudaki asıl dosya davalı vekilinin itirazlarının yerinde görülmediği, davacıların murisinin sermaye arttırımına katıldığına ilişkin herhangi bir delil ve belgeye rastlanılmadığı, bu açıdan davacıların murisinin sahip olabileceği hisse adedinin yanlızca «bedelsiz» olarak «dağıtılan» hisse senetleri yönünden 3.400.000 nominal değerde ve 3400 adet olabileceği, dava tarihi itibarıyla yapılan hesaplamalar sonrasında 35.903,92 adet Aygaz «hisse senedinin» dava tarihi itibarıyla borsa işlem fiyatı olan 2,37 hisse fiyatına göre toplam değerinin 85.092,32 TL olduğunun tespit edildiği, davacının davaya konu talebinde dava dilekçesinde temettü tutarının tahsiline yönelik herhangi bir talebinin bulunmadığı, asıl davada davacının dava konusu yaptığı davalı şirkete ait davacı muris hisselerinin davalı şirket pay defterine kaydının mümkün olmaması sebebiyle asıl davada davacının bu talebine ilişkin davasının reddi gerektiği, karşı davaya konu hisse senedinin şirket pay defterine işlenmesinin teknik ve hukuki anlamda imkanı kalmadığı görülmekle iptali konusunda karşı davada bu konuda karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıların davaya konu hisse senedinin davacı «mirasçılar» adına davalı şirket pay defterine miras paylarına göre kaydedilmesine yönelik talebinin reddine, birleşen davanın kabulü ile ferağ işleminin iptaline, davacıların davaya konu hisse senedinin rayiç maddi değerinin tespitine yönelik davalarının kabulü ile davayı konu hisse senetlerinin 35.903,92 adet ve bu hisselerin dava tarihi itibariyle toplam «rayiç değerlerinin» 85.092,32 TL olduğu, bakiye 5 yıllık faizinin ise 3.309,08 TL olduğunun tespitine, diğer taleplerin reddine, karşı dava yönünden karşı davaya konu hisse senedinin pay defterine kaydedilme imkanının kalmadığı gözetilerek hisse senedinin iptaline dair karşı dava yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6495 E. 2025/3310 K.
Ortak:pay defteri kaydı · rayiç değer · bedelsizlik · hisse senedi · hisse devri · pay defteri · kâr dağıtımı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 10/12/2012 ve 27/01/2014 «havale» tarihli bilirkişi raporı ile tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hisselerin davalı şirket «pay defterine kaydının» mümkün olmaması sebebiyle asıl davada davacıların bu taleplerine ilişkin davanın reddi gerektiği, murisin imzasının bulunduğu ileri sürülen «hisse devri» ferağ belgelerindeki imzaların davacıların murisine ait olmadığının Adli tıp raporları ile belirlendiği bu nedenle davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı, davacının temettü tutarının tahsiline yönelik talebi bulunmadığından temettü tutarı yönünden herhangi bir karar verilmesinin gerekmediği, ayrıca davacıların murisinin sermaye arttırımına katıldığına ilişkin herhangi bir delil ve belgeye rastlanılmadığı, bu açıdan davacıların murisinin sahip olabileceği hisse adedinin yanlızca «bedelsiz» olarak «dağıtılan» hisse senetleri yönünden 3.400.000 nominal değerde ve 3400 adet olabileceği, gerekçesiyle, tespit edilen hisse senetleri toplam değeri olan 85.092,32 TL'nin davalıdan tahsiline; karşı davada ise, davaya konu «hisse senedinin» şirket pay defterine işlenmesinin teknik ve hukuki anlamda imkanı kalmadığı gerekçesiyle, hisse senedinin iptali talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1) Asıl dava, davacıların murislerinden kendilerine intikal eden «hisse senedinin» miras paylarına göre davalı şirketin «pay defterine» kaydedilmesi ve hisse senedinin «rayiç değerinin» tespit edilmesi, karşı dava ise hisse senedinin iptali istemine ilişkindir.
Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili, diğer savunmalarının yanı sıra, «pay defterinde» yer alan kayıtlara göre müteveffanın mevcut hisse senetlerinden bir kısmını 11.09.1990 tarihli ferağ belgesi imzalayarak dava dışı ... isimli kişiye devrettiğini s …
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde; «zamanaşımına» uğrayan temettü taleplerinin istenemeyeceğini, müvekkilinin 1975 yılında sermaye artırmadığını, davacıların «ibraz» ettiği dekontta kimin adına yatırıldığının belli olmadığını, murisin sahip olduğu «hisse senedinin» karşılığında müvekkilinin «bedelsiz» dağıttığı 5 adet 50.000,00 TL nominal bedelli hisse senetlerini «teslim» aldığını, karşılığında yazılı teslim belgesi düzenlendiğini, bunlardan bir kısmını devrettiğini, diğer kısımlarının ise borsaya kote sebebiyle müvekkilinin takibini yapamayacağını, bilahare yine bedelsiz «dağıtılan» hisse senetlerinin de yazılı şekilde murise teslim edildiğini, müvekkilinin «pay defterine kayıt» talebini haklı reddettiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında; murisin senetten doğan hakkını kullanarak tükettiğini, senedin hükümsüz kaldığını, 1984 yılında senedi iade etmesi gerekirken iyi niyetle davranan müvekkili çalışanlarının «pay defterindeki kayda» güvenerek hisse senedini almadan kendisine onun yerine kaim 5 adet senetleri ve bunlara dayanarak bedelsiz arz edilen diğer senetlerini teslim ettiğini, yeni pay defterine de yazdığını ileri sürerek karşılığı alınmak suretiyle hükümsüz kalan ve müvekkilinin «rızası» dışında davacıların elinde bulunan bir adet 0488 sayılı hisse senedinin ödenmesi sebebiyle hükümsüz kaldığından iptalini talep etmiştir.
… Dairemizin 04.10.2023 tarih, 2022/3342 Esas, 2023/5563 Karar sayılı bozma ilamı ile, ''--Mahkemece, hisseler üzerinde davacıların hak sahibi oldukları, geçerli bir «hisse devrinin» yapılmadığı ve mevzuat uyarınca pay senetlerinin davacılar adına davalı şirketin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı kabul edildiğine göre «rayiç değerinin» davalı ...Ş.'den tahsili yönünde hüküm kurulması gerekirken tespit kararıyla yetinilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle..'' İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmas …
DAVA 1.Davacı-karşı davalılar vekili asıl dava dilekçesinde;müvekkillerinin ... ’in «mirasçıları» olduklarını, davalı şirketin 1.000,00 TL nominal değerde «hisse senedinin» muristen intikal ettiğini, ayrıca 07.02.1975 tarihli banka dekontundan anlaşılacağı üzere murisin 10.000,00 TL sermaye artışı «taahhüdünde» bulunup ödemesini yaptığını, 20.07.2005 tarihinde hisse senedinin müvekkiller adına «kaydını», başvuru tarihine kadar «sermaye artırımı», kâr «payı» ve temettü toplamı olarak ulaştığı maddi değerin ödenmesini şirketten istediklerini, davalı şirketin «olumsuz» cevap verdiğini, öte yandan davalının murisin 11.09.1990 tarihinde mevcut hisse senetlerinden bir kısmını ferağ belgesini imzalamak suretiyle «üçüncü kişiye» devredildiğinin beyan edildiğini, oysa hisse senetlerinin müvekkillerinin elinde bulunduğunu ileri sürerek muristen müvekkillerine intikal eden 1.000,00 TL nominal bedelli (1 tertip) hisse senedinin davalının «pay defterine» müvekkillerinin miras paylarına göre kaydını, bilirkişi marifetiyle hisse senedinin ifade ettiği toplam rayiç maddi değerin tespitini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek değer tespiti · brokerlik · pay defterine kayıt · rayiç bedel · ba beyannamesi · yapılmamış sayılma · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür
Benzer bu kararda2.Davacı karşı davalılar vekili birleşen dava dilekçesinde; muristen müvekkillerine intikal eden 1 adet ... «hisse senedinin» müvekkiller adına «pay defterine» işlenmesi ve «rayiç bedelinin» tespiti için açtıkları davanın devam ettiğini, davalılardan ...’a ferağına ilişkin «beyannamedeki» imzanın murise ait olmadığının raporlar ile belirlendiğini ileri sürerek murisin imzasının taklidi suretiyle hukuka aykırı ve kötü niyetle davalı ...Ş. tarafından önce kimliği belirsiz üçüncü kişilere, onlarca da yine imza taklidi suretiyle ve kötü niyetle davalıya ve isimlerini bilmedikleri üçüncü kişilere devri yapılan nama yazılı VI-B tertip 30145-30172 seri numaralı 50.000,00 TL nominal değerli ve 1400 adet hisse senetlerinin davalı ...’a ve diğer şahıslara satış işleminin iptali ile senetlerin «istirdadını», istirdat mümkün olmadığında dava tarihi itibariyle «rayiç değer» tespitinin yapılarak (öncelikle davalı ...Ş.’den) davalılardan «reeskont faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davacıların davasının kabulü ile davacıların davaya konu «hisse senedinin» davacı «mirasçılar» adına davalı şirket «pay defterine» miras paylarına göre kaydedilmesine yönelik talebinin reddine, davaya konu hisse senetlerinin 35.903,92 adet olduğu, bu hisselerin dava tarihi itibariyle toplam «rayiç değerlerinin» 85.092,32 TL olduğu anlaşıldığından; 85.092,32 TL hisse bedelinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, birleşen davanın kabulü ile ferağ işleminin iptaline, mahkeme dosyasında belirlenen bedel ile «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla; davaya konu hisse senetlerinin 35.903,92 adet olduğu, bu hisselerin dava tarihi itibariyle toplam rayiç değerlerinin 85.092,32 TL olduğu, bakiye 5 yıllık faizinin ise 3.309,08 TL olduğu anlaşıldığından; 85.092,32 TL hisse bedeli ve 3.309,08 TL faiz olmak üzere toplam 88.401,40 TL’nin davalı ...’dan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı dava yönünden karşı davaya konu hisse senedinin pay defterine kaydedilme imkanının kalmadığı gözetilerek hisse senedinin iptaline dair karşı dava yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde; «zamanaşımına» uğrayan temettü taleplerinin istenemeyeceğini, müvekkilinin 1975 yılında sermaye artırmadığını, davacıların «ibraz» ettiği dekontta kimin adına yatırıldığının belli olmadığını, murisin sahip olduğu «hisse senedinin» karşılığında müvekkilinin «bedelsiz» dağıttığı 5 adet 50.000,00 TL nominal bedelli hisse senetlerini «teslim» aldığını, karşılığında yazılı teslim belgesi düzenlendiğini, bunlardan bir kısmını devrettiğini, diğer kısımlarının ise borsaya kote sebebiyle müvekkilinin takibini yapamayacağını, bilahare yine bedelsiz «dağıtılan» hisse senetlerinin de yazılı şekilde murise teslim edildiğini, müvekkilinin «pay defterine kayıt» talebini haklı reddettiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında; murisin senetten doğan hakkını kullanarak tükettiğini, senedin hükümsüz kaldığını, 1984 yılında senedi iade etmesi gerekirken iyi niyetle davranan müvekkili çalışanlarının «pay defterindeki kayda» güvenerek hisse senedini almadan kendisine onun yerine kaim 5 adet senetleri ve bunlara dayanarak bedelsiz arz edilen diğer senetlerini teslim ettiğini, yeni pay defterine de yazdığını ileri sürerek karşılığı alınmak suretiyle hükümsüz kalan ve müvekkilinin «rızası» dışında davacıların elinde bulunan bir adet 0488 sayılı hisse senedinin ödenmesi sebebiyle hükümsüz kaldığından iptalini talep etmiştir.
3.Davalı ... birleşen dava cevap dilekçesinde; murisi tanımadığını, «brokerin» tavsiyesi ile Yapı Kredi Bankası Menkul ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11082 E. 2012/19721 K.
Ortak:hisse senedi · kâr dağıtımı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 10/12/2012 ve 27/01/2014 «havale» tarihli bilirkişi raporı ile tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hisselerin davalı şirket «pay defterine kaydının» mümkün olmaması sebebiyle asıl davada davacıların bu taleplerine ilişkin davanın reddi gerektiği, murisin imzasının bulunduğu ileri sürülen «hisse devri» ferağ belgelerindeki imzaların davacıların murisine ait olmadığının Adli tıp raporları ile belirlendiği bu nedenle davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı, davacının temettü tutarının tahsiline yönelik talebi bulunmadığından temettü tutarı yönünden herhangi bir karar verilmesinin gerekmediği, ayrıca davacıların murisinin sermaye arttırımına katıldığına ilişkin herhangi bir delil ve belgeye rastlanılmadığı, bu açıdan davacıların murisinin sahip olabileceği hisse adedinin yanlızca «bedelsiz» olarak «dağıtılan» hisse senetleri yönünden 3.400.000 nominal değerde ve 3400 adet olabileceği, gerekçesiyle, tespit edilen hisse senetleri toplam değeri olan 85.092,32 TL'nin davalıdan tahsiline; karşı davada ise, davaya konu «hisse senedinin» şirket pay defterine işlenmesinin teknik ve hukuki anlamda imkanı kalmadığı gerekçesiyle, hisse senedinin iptali talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1) Asıl dava, davacıların murislerinden kendilerine intikal eden «hisse senedinin» miras paylarına göre davalı şirketin «pay defterine» kaydedilmesi ve hisse senedinin «rayiç değerinin» tespit edilmesi, karşı dava ise hisse senedinin iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu 11 adet «hisse senedinin» sahibi olduğu ve senetler üzerinde üstün hak sahibi olduğunun mahkeme kararı ile belirlendiği, davacının dava tarihine kadar süresi 5 yılı aşmamış olan temettü ödemelerini talep etme hakkının bulunduğu,buna göre davacının 31/03/1993 tarihinden sonra «dağıtılan» temettülerle ilgili olarak 2.128 TL temettü alacağı ve 245,38 TL faiz alacağı olduğu gerekçesi ile davanın bu miktar üzerinden kabulüne fazlaya ilişkin istemin red …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı alacağı · kâr payı alacağı · re'sen gözetilme · kar payı · zamanaşımı def'i · def'i · kâr payı · zamanaşımı
Benzer bu kararda2- Dava, «kar payı alacağının» tahsili amacıyla açılmış olup, davalı vekili süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunmamış olduğu halde mahkemece, davacının ancak (5) yıl için kâr payı talep edebileceğine dair rapora itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, BK'nun 140 ncı maddesi gereğince «zamanaşımı def»'i ileri sürülmedikçe mahkemece re'«sen gözetilemeyeceğinden» yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Ayrıca davacı, daha önce 1998 tarihinde «kar payının» tahsili hususunda dava açtığına ve bu dava da davacının lehine sonuçlanarak karar kesinleştiğine göre;mahkemece bu döneme ilişkin talebin «kesin» hüküm (Mülga 1086 sayılı H.U.M.K.'nun 237. maddesi)nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususun nazara alınmaması da bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12077 E. 2016/5986 K.
Ortak:hisse senedi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 10/12/2012 ve 27/01/2014 «havale» tarihli bilirkişi raporı ile tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hisselerin davalı şirket «pay defterine kaydının» mümkün olmaması sebebiyle asıl davada davacıların bu taleplerine ilişkin davanın reddi gerektiği, murisin imzasının bulunduğu ileri sürülen «hisse devri» ferağ belgelerindeki imzaların davacıların murisine ait olmadığının Adli tıp raporları ile belirlendiği bu nedenle davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı, davacının temettü tutarının tahsiline yönelik talebi bulunmadığından temettü tutarı yönünden herhangi bir karar verilmesinin gerekmediği, ayrıca davacıların murisinin sermaye arttırımına katıldığına ilişkin herhangi bir delil ve belgeye rastlanılmadığı, bu açıdan davacıların murisinin sahip olabileceği hisse adedinin yanlızca «bedelsiz» olarak «dağıtılan» hisse senetleri yönünden 3.400.000 nominal değerde ve 3400 adet olabileceği, gerekçesiyle, tespit edilen hisse senetleri toplam değeri olan 85.092,32 TL'nin davalıdan tahsiline; karşı davada ise, davaya konu «hisse senedinin» şirket pay defterine işlenmesinin teknik ve hukuki anlamda imkanı kalmadığı gerekçesiyle, hisse senedinin iptali talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1) Asıl dava, davacıların murislerinden kendilerine intikal eden «hisse senedinin» miras paylarına göre davalı şirketin «pay defterine» kaydedilmesi ve hisse senedinin «rayiç değerinin» tespit edilmesi, karşı dava ise hisse senedinin iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAyrıca, davacının 06.03.2014 tarihli açıklama dilekçesinde önceki kararla davalıya tevdi edildiği kesinleşen 3 adet «hisse senedinin» 2009,2010,2011 ve 2012 yıllarına ilişkin temettü bedellerinin de bu dava konusu olduğu belirtilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/604 E., 2011/668 K. sayılı kararında, 3 adet «hisse senedinin» davalıya «teslim» edildiği ve dava tarihi itibariyle temettü alacağının kalmadığı hüküm altına alındığından ve işbu dosyada ise anılan dava tarihinden sonraya ilişkin temettü alacağı da talep edildiğinden dava konuları farklı olup mahkemece, söz konusu hisse senetleri yönünden önceki kararın «kesin» hüküm teşkil etmediğinin kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · vekalet ücreti · teslim · kesin hüküm
Benzer bu kararda… , bu dava konusu hisse senetlerini davalıya tevdi ettiğini ileri sürerek temettü alacağının tahsilini talep etmiş, mahkemece de davacının hisse senetlerini davalıya «teslim» ettiğine dair bir belgeye rastlanmadığı, davacı iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar taraf vekillerinin temyiz üzerine Dairemizce, davaya konu 26 adet hisse senedinden 3 adedinin kendisine teslim edildiğini davalının kabul ettiği, bu durumda mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığı, bununla birlikte davacının bakiye temettü alacağının bulunmadığının bilirkişi raporundan anlaşıldığı gerekçesiyle davacının temyiz itirazları reddedilerek davalı yararına «vekalet ücreti» yönünden hüküm düzeltilerek ve gerekçesi değiştirilerek onanmış ve karar bu şekilde kesinleşmiştir.
Bu durumda, dava konusu edilen 26 adet hisse senedinden 23'ünün davalıya «teslim» edilmediği gerekçesiyle verilen ve kesinleşen davanın reddine ilişkin önceki karar, işbu dosya yönünden «kesin» hüküm teşkil ettiğinden mahkemenin bu yöne ilişkin kabulü yerindedir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/604 E., 2011/668 K. sayılı kararında, 3 adet «hisse senedinin» davalıya «teslim» edildiği ve dava tarihi itibariyle temettü alacağının kalmadığı hüküm altına alındığından ve işbu dosyada ise anılan dava tarihinden sonraya ilişkin temettü alacağı da talep edildiğinden dava konuları farklı olup mahkemece, söz konusu hisse senetleri yönünden önceki kararın «kesin» hüküm teşkil etmediğinin kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/604 Esas sayılı dosyası ile görülen davanın reddine karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, davanın daha önce «kesin» hükme bağlanmamış olmasının HMK'nın 114/i. maddesi uyarınca dava şartı olarak düzenlendiği ve işbu davada, anılan dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11797 E. , 2015/3649 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/04/2014 tarih ve 2011/16-2014/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacılar vekili, karşı davada ise taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar-karşı davalılar vekili, müvekkillerine murisleri... davalı şirkete ait 1.000 TL nominal değerde 1. tertip hisse senedi intikal ettiğini, müteveffanın 07.02.1975 tarihinde 10.000 TL sermaye artırımına katıldığını, bu nedenle davalı-karşı davacı şirkete başvurarak müvekkillerinin adlarının pay defterine kaydının yapılmasını ve yapılan tüm sermaye artırımları ile temettü ödemelerinin kendilerine verilmesini talep etmiş olmalarına karşın taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, dava konusu 1.000 TL nominal bedelli (1 Tertip) ... hisse senedinin davalı şirketin pay defterine (miras payları oranında) müvekkilleri adına kaydedilmesine ve hisse senetlerinin rayiç değerinin tespit edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, asıl davada, davacıların mirasçılık sıfatları ile dava ehliyetlerinin öncelikle araştırılması gerektiğini, temettü taleplerinin bir kısmının zamanaşımına uğradığını, ayrıca müvekkili şirketin 1975 yılında sermaye artırımı yapmadığını 1962 yılından sonra ilk kez 1984 yılında sermaye artırımı gerçekleştirdiğini, davacıların murisi....
1. 000 TL nominal değerli hisse senedi karşılığında, bedelsiz dağıtılan hisse senetlerini müvekkili şirketten teslim aldığını ve bunların bir kısmını devrettiğini müvekkili şirketin borsaya kote olması nedeni ile diğer hisseleri ne yaptığının takip edilmesinin mümkün olmadığını, adı geçen murisin senetten kaynaklanan tüm haklarını kullandığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davasında ise, davacılar-karşı davalıların elinde bulunan dava konusu 1000 TL nominal değerli 1. tertip hisse senedinin hükümsüz kaldığını ileri sürerek, iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen 10/12/2012 ve 27/01/2014 havale tarihli bilirkişi raporı ile tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hisselerin davalı şirket pay defterine kaydının mümkün olmaması sebebiyle asıl davada davacıların bu taleplerine ilişkin davanın reddi gerektiği, murisin imzasının bulunduğu ileri sürülen hisse devri ferağ belgelerindeki imzaların davacıların murisine ait olmadığının Adli tıp raporları ile belirlendiği bu nedenle davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı, davacının temettü tutarının tahsiline yönelik talebi bulunmadığından temettü tutarı yönünden herhangi bir karar verilmesinin gerekmediği, ayrıca davacıların murisinin sermaye arttırımına katıldığına ilişkin herhangi bir delil ve belgeye rastlanılmadığı, bu açıdan davacıların murisinin sahip olabileceği hisse adedinin yanlızca bedelsiz olarak dağıtılan hisse senetleri yönünden 3.400.000 nominal değerde ve 3400 adet olabileceği, gerekçesiyle, tespit edilen hisse senetleri toplam değeri olan 85.092,32 TL'nin davalıdan tahsiline;
karşı davada ise, davaya konu hisse senedinin şirket pay defterine işlenmesinin teknik ve hukuki anlamda imkanı kalmadığı gerekçesiyle, hisse senedinin iptali talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacılar vekili, karşı davada ise taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Asıl dava, davacıların murislerinden kendilerine intikal eden hisse senedinin miras paylarına göre davalı şirketin pay defterine kaydedilmesi ve hisse senedinin rayiç değerinin tespit edilmesi, karşı dava ise hisse senedinin iptali istemine ilişkindir.
Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili, diğer savunmalarının yanı sıra, pay defterinde yer alan kayıtlara göre müteveffanın mevcut hisse senetlerinden bir kısmını 11.09.1990 tarihli ferağ belgesi imzalayarak dava dışı ... isimli kişiye devrettiğini savunarak, davanın reddini istediğine göre, anılan kişi ve sonradan payın devredildiği kişilerin haklarının da dava sonucundan etkileneceği gözetilerek, bu kişi ve kişiler hakkında dava açılması sağlanarak bu dava ile birleştirilmesi ve birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, asıl davada davacılar vekili, karşı davada ise taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve karşı davada verilen kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davacılar vekili, karşı davada ise taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 16/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171220900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz