Ttk 531
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/6495 E. 2025/3310 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 531↗ gerçek değer tespiti↗ brokerlik↗ pay defterine kayıt↗ pay defteri kaydı↗ rayiç değer↗ rayiç bedel↗ ba beyannamesi↗ yapılmamış sayılma↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ sermaye artırımı↗ bedelsizlik↗ hisse senedi↗ hisse devri↗ eş rızası↗ mirasçılık↗ pay defteri↗ denetime elverişlilik↗ reeskont faizi↗ üçüncü kişi↗ olumsuz oy↗ kâr dağıtımı↗ istirdat↗ kâr payı↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ taahhütname↗ cy/cy kaydı↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı-karşı davalılar vekili asıl dava dilekçesinde;müvekkillerinin ... ’in mirasçıları olduklarını, davalı şirketin 1.000,00 TL nominal değerde hisse senedinin muristen intikal ettiğini, ayrıca 07.02.1975 tarihli banka dekontundan anlaşılacağı üzere murisin 10.000,00 TL sermaye artışı taahhüdünde bulunup ödemesini yaptığını, 20.07.2005 tarihinde hisse senedinin müvekkiller adına kaydını, başvuru tarihine kadar sermaye artırımı, kâr payı ve temettü toplamı olarak ulaştığı maddi değerin ödenmesini şirketten istediklerini, davalı şirketin olumsuz cevap verdiğini, öte yandan davalının murisin 11.09.1990 tarihinde mevcut hisse senetlerinden bir kısmını ferağ belgesini imzalamak suretiyle üçüncü kişiye devredildiğinin beyan edildiğini, oysa hisse senetlerinin müvekkillerinin elinde bulunduğunu ileri sürerek muristen müvekkillerine intikal eden 1.000,00 TL nominal bedelli (1 tertip) hisse senedinin davalının pay defterine müvekkillerinin miras paylarına göre kaydını, bilirkişi marifetiyle hisse senedinin ifade ettiği toplam rayiç maddi değerin tespitini talep etmiştir. Karşı davalılar vekili olarak karşı davanın reddini istemiştir.
2.Davacı karşı davalılar vekili birleşen dava dilekçesinde; muristen müvekkillerine intikal eden 1 adet ... hisse senedinin müvekkiller adına pay defterine işlenmesi ve rayiç bedelinin tespiti için açtıkları davanın devam ettiğini, davalılardan ...’a ferağına ilişkin beyannamedeki imzanın murise ait olmadığının raporlar ile belirlendiğini ileri sürerek murisin imzasının taklidi suretiyle hukuka aykırı ve kötü niyetle davalı ...Ş. tarafından önce kimliği belirsiz üçüncü kişilere, onlarca da yine imza taklidi suretiyle ve kötü niyetle davalıya ve isimlerini bilmedikleri üçüncü kişilere devri yapılan nama yazılı VI-B tertip 30145-30172 seri numaralı 50.000,00 TL nominal değerli ve 1400 adet hisse senetlerinin davalı ...’a ve diğer şahıslara satış işleminin iptali ile senetlerin istirdadını, istirdat mümkün olmadığında dava tarihi itibariyle rayiç değer tespitinin yapılarak (öncelikle davalı ...Ş.’den) davalılardan reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde; zamanaşımına uğrayan temettü taleplerinin istenemeyeceğini, müvekkilinin 1975 yılında sermaye artırmadığını, davacıların ibraz ettiği dekontta kimin adına yatırıldığının belli olmadığını, murisin sahip olduğu hisse senedinin karşılığında müvekkilinin bedelsiz dağıttığı 5 adet 50.000,00 TL nominal bedelli hisse senetlerini teslim aldığını, karşılığında yazılı teslim belgesi düzenlendiğini, bunlardan bir kısmını devrettiğini, diğer kısımlarının ise borsaya kote sebebiyle müvekkilinin takibini yapamayacağını, bilahare yine bedelsiz dağıtılan hisse senetlerinin de yazılı şekilde murise teslim edildiğini, müvekkilinin pay defterine kayıt talebini haklı reddettiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında; murisin senetten doğan hakkını kullanarak tükettiğini, senedin hükümsüz kaldığını, 1984 yılında senedi iade etmesi gerekirken iyi niyetle davranan müvekkili çalışanlarının pay defterindeki kayda güvenerek hisse senedini almadan kendisine onun yerine kaim 5 adet senetleri ve bunlara dayanarak bedelsiz arz edilen diğer senetlerini teslim ettiğini, yeni pay defterine de yazdığını ileri sürerek karşılığı alınmak suretiyle hükümsüz kalan ve müvekkilinin rızası dışında davacıların elinde bulunan bir adet 0488 sayılı hisse senedinin ödenmesi sebebiyle hükümsüz kaldığından iptalini talep etmiştir.
2.Davalı ...Ş vekili birleşen davada; davalı ...’ın bir lot hisse satın aldığını kabul ettiğini, ancak beyanının eki bulunmadığını, bu davalı tarafından aslında 1400 adet hisse senedi satın alındığını savunmuştur.
3.Davalı ... birleşen dava cevap dilekçesinde; murisi tanımadığını, brokerin tavsiyesi ile Yapı Kredi Bankası Menkul ... Şubesinden 1 lot ... hissesi aldığını, bedelini yatırdığını, hisse senedinin kendisine teslim edildiğini, ardından hisse senedini broker aracılığıyla sattığını, hisse senedinin Yapı Kredi Menkul Kıymetler’e nasıl geldiği hususunda bilgisinin olmadığını savunmuştur.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davacıların davasının kabulü ile davacıların davaya konu hisse senedinin davacı mirasçılar adına davalı şirket pay defterine miras paylarına göre kaydedilmesine yönelik talebinin reddine, davaya konu hisse senetlerinin 35.903,92 adet olduğu, bu hisselerin dava tarihi itibariyle toplam rayiç değerlerinin 85.092,32 TL olduğu anlaşıldığından; 85.092,32 TL hisse bedelinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, birleşen davanın kabulü ile ferağ işleminin iptaline, mahkeme dosyasında belirlenen bedel ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; davaya konu hisse senetlerinin 35.903,92 adet olduğu, bu hisselerin dava tarihi itibariyle toplam rayiç değerlerinin 85.092,32 TL olduğu, bakiye 5 yıllık faizinin ise 3.309,08 TL olduğu anlaşıldığından; 85.092,32 TL hisse bedeli ve 3.309,08 TL faiz olmak üzere toplam 88.401,40 TL’nin davalı ...’dan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı dava yönünden karşı davaya konu hisse senedinin pay defterine kaydedilme imkanının kalmadığı gözetilerek hisse senedinin iptaline dair karşı dava yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemenin 14.11.2024 tarihli ek kararı ile davacılardan ..., ..., ... yönünden vekil tarafından vekaletname sunulmadığından ..., ..., ...'e yönelik yapılan temyiz başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 77. maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, davacıların murislerinden kendilerine intikal eden hisse senedinin miras paylarına göre davalı şirketin pay defterine kaydedilmesi ve hisse senedinin rayiç değerinin tespit edilmesi, karşı dava ise hisse senedinin iptali, birleşen dava ise nama yazılı hisse senetlerinin davalı ile üçüncü kişilere yapılan satış işleminin iptali ile senetlerin istirdatı, istirdat mümkün olmadığı takdirde dava tarihi itibariyle rayiç değerinin tespiti ile davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dairemizin 04.10.2023 tarih, 2022/3342 Esas, 2023/5563 Karar sayılı bozma ilamı ile, ''--Mahkemece, hisseler üzerinde davacıların hak sahibi oldukları, geçerli bir hisse devrinin yapılmadığı ve mevzuat uyarınca pay senetlerinin davacılar adına davalı şirketin pay defterine kaydının mümkün olmadığı kabul edildiğine göre rayiç değerinin davalı ...Ş.'den tahsili yönünde hüküm kurulması gerekirken tespit kararıyla yetinilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle..'' İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davacı pay sahiplerinin sahip oldukları hisse senetlerinin dava tarihindeki değeri esas alınmak suretiyle davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir. Ancak; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 531. maddesi uyarınca davacı pay sahiplerine, davalı şirketteki paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin tespiti suretiyle tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Ha böyle olunca, mahkemece davacı pay sahiplerinin, davalı şirketteki hisse senetlerinin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değeri alanında uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelettirilip, şirketin tüm aktif ve pasif değerleri belirlenip karar tarihine en yakın tarih itibariyle davacı tarafın şirketteki paylarının gerçek değerlerini denetime elverişli şekilde belirleyen rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3342 E. 2023/5563 K.
Ortak:brokerlik · pay defterine kayıt · pay defteri kaydı · rayiç değer · rayiç bedel · ba beyannamesi · yapılmamış sayılma · sermaye artırımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda2.Davacı karşı davalılar vekili birleşen dava dilekçesinde; muristen müvekkillerine intikal eden 1 adet ... «hisse senedinin» müvekkiller adına «pay defterine» işlenmesi ve «rayiç bedelinin» tespiti için açtıkları davanın devam ettiğini, davalılardan ...’a ferağına ilişkin «beyannamedeki» imzanın murise ait olmadığının raporlar ile belirlendiğini ileri sürerek murisin imzasının taklidi suretiyle hukuka aykırı ve kötü niyetle davalı ...Ş. tarafından önce kimliği belirsiz üçüncü kişilere, onlarca da yine imza taklidi suretiyle ve kötü niyetle davalıya ve isimlerini bilmedikleri üçüncü kişilere devri yapılan nama yazılı VI-B tertip 30145-30172 seri numaralı 50.000,00 TL nominal değerli ve 1400 adet hisse senetlerinin davalı ...’a ve diğer şahıslara satış işleminin iptali ile senetlerin «istirdadını», istirdat mümkün olmadığında dava tarihi itibariyle «rayiç değer» tespitinin yapılarak (öncelikle davalı ...Ş.’den) davalılardan «reeskont faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde; «zamanaşımına» uğrayan temettü taleplerinin istenemeyeceğini, müvekkilinin 1975 yılında sermaye artırmadığını, davacıların «ibraz» ettiği dekontta kimin adına yatırıldığının belli olmadığını, murisin sahip olduğu «hisse senedinin» karşılığında müvekkilinin «bedelsiz» dağıttığı 5 adet 50.000,00 TL nominal bedelli hisse senetlerini «teslim» aldığını, karşılığında yazılı teslim belgesi düzenlendiğini, bunlardan bir kısmını devrettiğini, diğer kısımlarının ise borsaya kote sebebiyle müvekkilinin takibini yapamayacağını, bilahare yine bedelsiz «dağıtılan» hisse senetlerinin de yazılı şekilde murise teslim edildiğini, müvekkilinin «pay defterine kayıt» talebini haklı reddettiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında; murisin senetten doğan hakkını kullanarak tükettiğini, senedin hükümsüz kaldığını, 1984 yılında senedi iade etmesi gerekirken iyi niyetle davranan müvekkili çalışanlarının «pay defterindeki kayda» güvenerek hisse senedini almadan kendisine onun yerine kaim 5 adet senetleri ve bunlara dayanarak bedelsiz arz edilen diğer senetlerini teslim ettiğini, yeni pay defterine de yazdığını ileri sürerek karşılığı alınmak suretiyle hükümsüz kalan ve müvekkilinin «rızası» dışında davacıların elinde bulunan bir adet 0488 sayılı hisse senedinin ödenmesi sebebiyle hükümsüz kaldığından iptalini talep etmiştir.
… Dairemizin 04.10.2023 tarih, 2022/3342 Esas, 2023/5563 Karar sayılı bozma ilamı ile, ''--Mahkemece, hisseler üzerinde davacıların hak sahibi oldukları, geçerli bir «hisse devrinin» yapılmadığı ve mevzuat uyarınca pay senetlerinin davacılar adına davalı şirketin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı kabul edildiğine göre «rayiç değerinin» davalı ...Ş.'den tahsili yönünde hüküm kurulması gerekirken tespit kararıyla yetinilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle..'' İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmas …
Benzer bu kararda… sayısı belirtilen kararı ile yasal mevzuat gereğince davacıların sahip olduklarını iddia ettikleri davalı şirket pay senetleri yönünden bu senetlerin davalı şirket «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı, buna ilişkin açılan esas davada davacıların murisi Ahmet İyisezer'in imzasının bulunduğu ileri sürülen «hisse devri» ferağ belgelerindeki imzaların davacıların murisine ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporları ile belirlendiğinden bu konudaki asıl dosya davalı vekilinin itirazlarının yerinde görülmediği, davacıların murisinin sermaye arttırımına katıldığına ilişkin herhangi bir delil ve belgeye rastlanılmadığı, bu açıdan davacıların murisinin sahip olabileceği hisse adedinin yanlızca «bedelsiz» olarak «dağıtılan» hisse senetleri yönünden 3.400.000 nominal değerde ve 3400 adet olabileceği, dava tarihi itibarıyla yapılan hesaplamalar sonrasında 35.903,92 adet Aygaz «hisse senedinin» dava tarihi itibarıyla borsa işlem fiyatı olan 2,37 hisse fiyatına göre toplam değerinin 85.092,32 TL olduğunun tespit edildiği, davacının davaya konu talebinde dava dilekçesinde temettü tutarının tahsiline yönelik herhangi bir talebinin bulunmadığı, asıl davada davacının dava konusu yaptığı davalı şirkete ait davacı muris hisselerinin davalı şirket pay defterine kaydının mümkün olmaması sebebiyle asıl davada davacının bu talebine ilişkin davasının reddi gerektiği, karşı davaya konu hisse senedinin şirket pay defterine işlenmesinin teknik ve hukuki anlamda imkanı kalmadığı görülmekle iptali konusunda karşı davada bu konuda karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıların davaya konu hisse senedinin davacı «mirasçılar» adına davalı şirket pay defterine miras paylarına göre kaydedilmesine yönelik talebinin reddine, birleşen davanın kabulü ile ferağ işleminin iptaline, davacıların davaya konu hisse senedinin rayiç maddi değerinin tespitine yönelik davalarının kabulü ile davayı konu hisse senetlerinin 35.903,92 adet ve bu hisselerin dava tarihi itibariyle toplam «rayiç değerlerinin» 85.092,32 TL olduğu, bakiye 5 yıllık faizinin ise 3.309,08 TL olduğunun tespitine, diğer taleplerin reddine, karşı dava yönünden karşı davaya konu hisse senedinin pay defterine kaydedilme imkanının kalmadığı gözetilerek hisse senedinin iptaline dair karşı dava yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2.Davacıların dava konusu «hisse senedine» dayalı olarak hak sahipliğinin belirlenmesine rağmen «pay defterine kayıt» talebinin mümkün görülmemesi halinde talebin hisselerin «rayiç değerinin» tahsili istemini içerdiğinin kabulü gerekir.
Mahkemece, hisseler üzerinde davacıların hak sahibi oldukları, geçerli bir «hisse devrinin» yapılmadığı ve mevzuat uyarınca pay senetlerinin davacılar adına davalı şirketin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı kabul edildiğine göre «rayiç değerinin» davalı ...Ş.'den tahsili yönünde hüküm kurulması gerekirken tespit kararıyla yetinilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak arama özgürlüğü · başvurunun yapılmamış sayılması · adil yargılanma hakkı · kötü niyet · ıslah · kusur · husumet
Benzer bu karardaMirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., Ebru Bardakcı, Mustafa Sezer, asıl ve birleşen davada davacılar ..., ..., ... «mirasçıları» ..., ..., ..., ..., asıl ve birleşen davada davacılar ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek ve birleştirilen davada; "hisse senetlerinin dava tarihi itibarıyla «rayiç değer» tespiti yapılarak bedelinin (öncelikle hukuki sorumluluğu, «kusuru» ve «kötü niyeti» dikkate alınarak Aygaz A.Ş.'den) davalılardan reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini," talep ettiklerini, Mahkemenin eda içeren bu talebi dikkate almadığını, Mahkemenin "murise ait 3400 adet «hisse senedine» dava tarihi olan 2005 senesinde tekabül eden hisse senetlerinin 35.903,92 adet ve bu hisselerin dava tarihi itibariyle toplam rayiç değerlerinin 85.092,32 TL, bakiye 5 yıllık faizinin ise 3.309,08 TL olduğunun tespitine" karar verdiğini, bunun sadece bir tespit hükmünü ifade ettiği için icra edilebilirlik özelliği bulunmadığını, bilirkişi raporlarında bu hususun nazar alınmadığını, bozma kararından sonra «ıslahın» mümkün hale geldiğini, ihtilafın daha fazla uzamaması açısından Mahkemenin talebi kabul ederek ek rapor alması yerinde ve hukuka uygun olacağını, Mahkemenin davanın açıldığı 2005 yılı itibarıyla lehlerine hüküm vererek hisse senetlerinin 35.903,92 adet olduğunu tespit ettiğini, bu haliyle eda talebini içeren yeni bir dava açılması gerekeceğini, bu durumun yargılama sürecini daha da uzatacağını, zaten 2005 yılından beri devam eden ve «hak arama özgürlüğü» ve uzun süren yargılama nedeniyle «adil yargılama hakkının» ihlali nedeniyle müvekkillerinin yeterince mağdur olduğunu, vefat edenlerin yerine mirasçıların davaya devam ettiğini, davalı şirket yetkililerinin başından beri kötü niyetli olduğunu, murisin imzalarının taklit edildiğini, haksız ve hukuka aykırı işlemler ve devirler yapıldığını, davalı şirketin bütün zararları ve hisse senedinin bedelli «bedelsiz» karşılıklarını tazmin yükümlüğünün bulunduğunu, temettülerin hesaplanmasına ilişkin kısımların da isabetli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece, 22.04.2022 tarihli ek kararla davacılar ..., ..., ..., ..., ... ... yönünden temyiz «başvurusunun yapılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Öte yandan davacılar vekili davalı ...Ş.'ye de «husumet» yönelttiği birleşen davada açıkça hisse senetlerinin davalı ...’a ve diğer şahıslara satış işleminin iptali ile senetlerin «istirdadını», istirdat mümkün olmadığında dava tarihi itibariyle «rayiç değer» tespitinin yapılarak davalılardan «reeskont faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11797 E. 2015/3649 K.
Ortak:pay defteri kaydı · rayiç değer · bedelsizlik · hisse senedi · hisse devri · pay defteri · kâr dağıtımı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaCEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde; «zamanaşımına» uğrayan temettü taleplerinin istenemeyeceğini, müvekkilinin 1975 yılında sermaye artırmadığını, davacıların «ibraz» ettiği dekontta kimin adına yatırıldığının belli olmadığını, murisin sahip olduğu «hisse senedinin» karşılığında müvekkilinin «bedelsiz» dağıttığı 5 adet 50.000,00 TL nominal bedelli hisse senetlerini «teslim» aldığını, karşılığında yazılı teslim belgesi düzenlendiğini, bunlardan bir kısmını devrettiğini, diğer kısımlarının ise borsaya kote sebebiyle müvekkilinin takibini yapamayacağını, bilahare yine bedelsiz «dağıtılan» hisse senetlerinin de yazılı şekilde murise teslim edildiğini, müvekkilinin «pay defterine kayıt» talebini haklı reddettiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında; murisin senetten doğan hakkını kullanarak tükettiğini, senedin hükümsüz kaldığını, 1984 yılında senedi iade etmesi gerekirken iyi niyetle davranan müvekkili çalışanlarının «pay defterindeki kayda» güvenerek hisse senedini almadan kendisine onun yerine kaim 5 adet senetleri ve bunlara dayanarak bedelsiz arz edilen diğer senetlerini teslim ettiğini, yeni pay defterine de yazdığını ileri sürerek karşılığı alınmak suretiyle hükümsüz kalan ve müvekkilinin «rızası» dışında davacıların elinde bulunan bir adet 0488 sayılı hisse senedinin ödenmesi sebebiyle hükümsüz kaldığından iptalini talep etmiştir.
… Dairemizin 04.10.2023 tarih, 2022/3342 Esas, 2023/5563 Karar sayılı bozma ilamı ile, ''--Mahkemece, hisseler üzerinde davacıların hak sahibi oldukları, geçerli bir «hisse devrinin» yapılmadığı ve mevzuat uyarınca pay senetlerinin davacılar adına davalı şirketin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı kabul edildiğine göre «rayiç değerinin» davalı ...Ş.'den tahsili yönünde hüküm kurulması gerekirken tespit kararıyla yetinilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle..'' İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmas …
DAVA 1.Davacı-karşı davalılar vekili asıl dava dilekçesinde;müvekkillerinin ... ’in «mirasçıları» olduklarını, davalı şirketin 1.000,00 TL nominal değerde «hisse senedinin» muristen intikal ettiğini, ayrıca 07.02.1975 tarihli banka dekontundan anlaşılacağı üzere murisin 10.000,00 TL sermaye artışı «taahhüdünde» bulunup ödemesini yaptığını, 20.07.2005 tarihinde hisse senedinin müvekkiller adına «kaydını», başvuru tarihine kadar «sermaye artırımı», kâr «payı» ve temettü toplamı olarak ulaştığı maddi değerin ödenmesini şirketten istediklerini, davalı şirketin «olumsuz» cevap verdiğini, öte yandan davalının murisin 11.09.1990 tarihinde mevcut hisse senetlerinden bir kısmını ferağ belgesini imzalamak suretiyle «üçüncü kişiye» devredildiğinin beyan edildiğini, oysa hisse senetlerinin müvekkillerinin elinde bulunduğunu ileri sürerek muristen müvekkillerine intikal eden 1.000,00 TL nominal bedelli (1 tertip) hisse senedinin davalının «pay defterine» müvekkillerinin miras paylarına göre kaydını, bilirkişi marifetiyle hisse senedinin ifade ettiği toplam rayiç maddi değerin tespitini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 10/12/2012 ve 27/01/2014 «havale» tarihli bilirkişi raporı ile tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hisselerin davalı şirket «pay defterine kaydının» mümkün olmaması sebebiyle asıl davada davacıların bu taleplerine ilişkin davanın reddi gerektiği, murisin imzasının bulunduğu ileri sürülen «hisse devri» ferağ belgelerindeki imzaların davacıların murisine ait olmadığının Adli tıp raporları ile belirlendiği bu nedenle davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı, davacının temettü tutarının tahsiline yönelik talebi bulunmadığından temettü tutarı yönünden herhangi bir karar verilmesinin gerekmediği, ayrıca davacıların murisinin sermaye arttırımına katıldığına ilişkin herhangi bir delil ve belgeye rastlanılmadığı, bu açıdan davacıların murisinin sahip olabileceği hisse adedinin yanlızca «bedelsiz» olarak «dağıtılan» hisse senetleri yönünden 3.400.000 nominal değerde ve 3400 adet olabileceği, gerekçesiyle, tespit edilen hisse senetleri toplam değeri olan 85.092,32 TL'nin davalıdan tahsiline; karşı davada ise, davaya konu «hisse senedinin» şirket pay defterine işlenmesinin teknik ve hukuki anlamda imkanı kalmadığı gerekçesiyle, hisse senedinin iptali talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1) Asıl dava, davacıların murislerinden kendilerine intikal eden «hisse senedinin» miras paylarına göre davalı şirketin «pay defterine» kaydedilmesi ve hisse senedinin «rayiç değerinin» tespit edilmesi, karşı dava ise hisse senedinin iptali istemine ilişkindir.
Asıl davada davalı-karşı davada davacı vekili, diğer savunmalarının yanı sıra, «pay defterinde» yer alan kayıtlara göre müteveffanın mevcut hisse senetlerinden bir kısmını 11.09.1990 tarihli ferağ belgesi imzalayarak dava dışı ... isimli kişiye devrettiğini s …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen 10/12/2012 ve 27/01/2014 «havale» tarihli bilirkişi raporı ile tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hisselerin davalı şirket «pay defterine kaydının» mümkün olmaması sebebiyle asıl davada davacıların bu taleplerine ilişkin davanın reddi gerektiği, murisin imzasının bulunduğu ileri sürülen «hisse devri» ferağ belgelerindeki imzaların davacıların murisine ait olmadığının Adli tıp raporları ile belirlendiği bu nedenle davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığı, davacının temettü tutarının tahsiline yönelik talebi bulunmadığından temettü tutarı yönünden herhangi bir karar verilmesinin gerekmediği, ayrıca davacıların murisinin sermaye arttırımına katıldığına ilişkin herhangi bir delil ve belgeye rastlanılmadığı, bu açıdan davacıların murisinin sahip olabileceği hisse adedinin yanlızca «bedelsiz» olarak «dağıtılan» hisse senetleri yönünden 3.400.000 nominal değerde ve 3400 adet olabileceği, gerekçesiyle, tespit edilen hisse senetleri toplam değeri olan 85.092,32 TL'nin davalıdan tahsiline; karşı davada ise, davaya konu «hisse senedinin» şirket pay defterine işlenmesinin teknik ve hukuki anlamda imkanı kalmadığı gerekçesiyle, hisse senedinin iptali talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10616 E. 2013/11164 K.
Ortak:brokerlik
İncelediğiniz kararda3.Davalı ... birleşen dava cevap dilekçesinde; murisi tanımadığını, «brokerin» tavsiyesi ile Yapı Kredi Bankası Menkul ...
Şubesinden 1 lot ... hissesi aldığını, bedelini yatırdığını, «hisse senedinin» kendisine «teslim» edildiğini, ardından hisse senedini «broker» aracılığıyla sattığını, hisse senedinin Yapı Kredi Menkul Kıymetler’e nasıl geldiği hususunda bilgisinin olmadığını savunmuştur.
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaDava sigorta «brokerlik» sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine ve davacının davalıya «kötüniyet tazminatı» ödemesine karar verilmiştir.
Ancak, davacı aleyhine «kötüniyet tazminatına» hükmedilebilmesi için davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yeterli olmayıp, aynı zamanda bu icra takibinin kötüniyetli olarak yapıldığının da ispat edilmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, gerekçesi açıklanmaksızın davalı lehine «kötüniyet tazminatınan» karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının «kötüniyetli» olarak icra takibi yaptığı davalı tarafça kanıtlanamamıştır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9978 E. 2012/19081 K.
Ortak:hisse devri · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaIII.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davacıların davasının kabulü ile davacıların davaya konu «hisse senedinin» davacı «mirasçılar» adına davalı şirket «pay defterine» miras paylarına göre kaydedilmesine yönelik talebinin reddine, davaya konu hisse senetlerinin 35.903,92 adet olduğu, bu hisselerin dava tarihi itibariyle toplam «rayiç değerlerinin» 85.092,32 TL olduğu anlaşıldığından; 85.092,32 TL hisse bedelinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, birleşen davanın kabulü ile ferağ işleminin iptaline, mahkeme dosyasında belirlenen bedel ile «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla; davaya konu hisse senetlerinin 35.903,92 adet olduğu, bu hisselerin dava tarihi itibariyle toplam rayiç değerlerinin 85.092,32 TL olduğu, bakiye 5 yıllık faizinin ise 3.309,08 TL olduğu anlaşıldığından; 85.092,32 TL hisse bedeli ve 3.309,08 TL faiz olmak üzere toplam 88.401,40 TL’nin davalı ...’dan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı dava yönünden karşı davaya konu hisse senedinin pay defterine kaydedilme imkanının kalmadığı gözetilerek hisse senedinin iptaline dair karşı dava yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
… Dairemizin 04.10.2023 tarih, 2022/3342 Esas, 2023/5563 Karar sayılı bozma ilamı ile, ''--Mahkemece, hisseler üzerinde davacıların hak sahibi oldukları, geçerli bir «hisse devrinin» yapılmadığı ve mevzuat uyarınca pay senetlerinin davacılar adına davalı şirketin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı kabul edildiğine göre «rayiç değerinin» davalı ...Ş.'den tahsili yönünde hüküm kurulması gerekirken tespit kararıyla yetinilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle..'' İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmas …
Benzer bu kararda… an hisse bedeli olarak davalı şirket hesabına 63.092 TL'nı ödediği gerekçesi ile 63.092-TL'nın reel değeri olan 137.775,84 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacı vekilinin kar payına ilişkin talebini atiye bırakmış olduğu gerekçesiyle bu hususta herhangi bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece ulaşılan bu sonucun doğru bulunmasına ve taraflar arasındaki «hisse devrinin» gerçekleşmemiş olmasına göre herkesin verdiğini geri isteyebileceğinin kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu kararda… an hisse bedeli olarak davalı şirket hesabına 63.092 TL'nı ödediği gerekçesi ile 63.092-TL'nın reel değeri olan 137.775,84 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacı vekilinin kar payına ilişkin talebini atiye bırakmış olduğu gerekçesiyle bu hususta herhangi bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2840 E. 2021/2010 K.
Ortak:mirasçılık · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaDAVA 1.Davacı-karşı davalılar vekili asıl dava dilekçesinde;müvekkillerinin ... ’in «mirasçıları» olduklarını, davalı şirketin 1.000,00 TL nominal değerde «hisse senedinin» muristen intikal ettiğini, ayrıca 07.02.1975 tarihli banka dekontundan anlaşılacağı üzere murisin 10.000,00 TL sermaye artışı «taahhüdünde» bulunup ödemesini yaptığını, 20.07.2005 tarihinde hisse senedinin müvekkiller adına «kaydını», başvuru tarihine kadar «sermaye artırımı», kâr «payı» ve temettü toplamı olarak ulaştığı maddi değerin ödenmesini şirketten istediklerini, davalı şirketin «olumsuz» cevap verdiğini, öte yandan davalının murisin 11.09.1990 tarihinde mevcut hisse senetlerinden bir kısmını ferağ belgesini imzalamak suretiyle «üçüncü kişiye» devredildiğinin beyan edildiğini, oysa hisse senetlerinin müvekkillerinin elinde bulunduğunu ileri sürerek muristen müvekkillerine intikal eden 1.000,00 TL nominal bedelli (1 tertip) hisse senedinin davalının «pay defterine» müvekkillerinin miras paylarına göre kaydını, bilirkişi marifetiyle hisse senedinin ifade ettiği toplam rayiç maddi değerin tespitini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde; «zamanaşımına» uğrayan temettü taleplerinin istenemeyeceğini, müvekkilinin 1975 yılında sermaye artırmadığını, davacıların «ibraz» ettiği dekontta kimin adına yatırıldığının belli olmadığını, murisin sahip olduğu «hisse senedinin» karşılığında müvekkilinin «bedelsiz» dağıttığı 5 adet 50.000,00 TL nominal bedelli hisse senetlerini «teslim» aldığını, karşılığında yazılı teslim belgesi düzenlendiğini, bunlardan bir kısmını devrettiğini, diğer kısımlarının ise borsaya kote sebebiyle müvekkilinin takibini yapamayacağını, bilahare yine bedelsiz «dağıtılan» hisse senetlerinin de yazılı şekilde murise teslim edildiğini, müvekkilinin «pay defterine kayıt» talebini haklı reddettiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında; murisin senetten doğan hakkını kullanarak tükettiğini, senedin hükümsüz kaldığını, 1984 yılında senedi iade etmesi gerekirken iyi niyetle davranan müvekkili çalışanlarının «pay defterindeki kayda» güvenerek hisse senedini almadan kendisine onun yerine kaim 5 adet senetleri ve bunlara dayanarak bedelsiz arz edilen diğer senetlerini teslim ettiğini, yeni pay defterine de yazdığını ileri sürerek karşılığı alınmak suretiyle hükümsüz kalan ve müvekkilinin «rızası» dışında davacıların elinde bulunan bir adet 0488 sayılı hisse senedinin ödenmesi sebebiyle hükümsüz kaldığından iptalini talep etmiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davacıların davasının kabulü ile davacıların davaya konu «hisse senedinin» davacı «mirasçılar» adına davalı şirket «pay defterine» miras paylarına göre kaydedilmesine yönelik talebinin reddine, davaya konu hisse senetlerinin 35.903,92 adet olduğu, bu hisselerin dava tarihi itibariyle toplam «rayiç değerlerinin» 85.092,32 TL olduğu anlaşıldığından; 85.092,32 TL hisse bedelinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, birleşen davanın kabulü ile ferağ işleminin iptaline, mahkeme dosyasında belirlenen bedel ile «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla; davaya konu hisse senetlerinin 35.903,92 adet olduğu, bu hisselerin dava tarihi itibariyle toplam rayiç değerlerinin 85.092,32 TL olduğu, bakiye 5 yıllık faizinin ise 3.309,08 TL olduğu anlaşıldığından; 85.092,32 TL hisse bedeli ve 3.309,08 TL faiz olmak üzere toplam 88.401,40 TL’nin davalı ...’dan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı dava yönünden karşı davaya konu hisse senedinin pay defterine kaydedilme imkanının kalmadığı gözetilerek hisse senedinin iptaline dair karşı dava yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Benzer bu kararda… killerinin muristen kalan malların intikali, taşınmaz ve araç satımı konusunda anneleri ...'ye verdikleri ve içeriğinde muristen kalan mevduatın çekilmesi konusunda «yetki» içermeyen vekaletmeye dayalı olarak müvekillerinin payına düşen kısmı davalı bankaca anneleri ...’ye ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile şimdilik 500.000 İsveç Kronu alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı bankanın murisin davalı bankada bulunan hesabındaki parayı tüm «mirasçılara» veya vekillerine hisseleri oranında ödediği belirtilmiştir.
Davacılar tarafından dava dışı ...'ye verilen vekaletname incelendiğinde; miras bırakan ...'in terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin «mirasçılara» intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi için «yetki» verildiği, söz konusu vekaletnamede muristen intikale eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tereke · yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaDavacılar tarafından dava dışı ...'ye verilen vekaletname incelendiğinde; miras bırakan ...'in terekesindeki menkul ve gayrimenkullerin «mirasçılara» intikali, terekedeki taşınmazların satışı ve «tereke» mevcudundaki araçların tescil edilmesi için «yetki» verildiği, söz konusu vekaletnamede muristen intikale eden menkullerin alınması, murise ait vadeli hesabın vadesinin bozulması, tereke borcunun ödenmesi gibi sair …
Dava, davacıların murisine ait banka hesabından «yetkisiz» kişi tarafından çekilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
… killerinin muristen kalan malların intikali, taşınmaz ve araç satımı konusunda anneleri ...'ye verdikleri ve içeriğinde muristen kalan mevduatın çekilmesi konusunda «yetki» içermeyen vekaletmeye dayalı olarak müvekillerinin payına düşen kısmı davalı bankaca anneleri ...’ye ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile şimdilik 500.000 İsveç Kronu alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/6495 E. , 2025/3310 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2024/24 Esas, 2024/302 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
BİRLEŞEN DAVA
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/450 E.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı-karşı davalılar vekili asıl dava dilekçesinde;müvekkillerinin ... ’in mirasçıları olduklarını, davalı şirketin 1.000,00 TL nominal değerde hisse senedinin muristen intikal ettiğini, ayrıca 07.02.1975 tarihli banka dekontundan anlaşılacağı üzere murisin 10.000,00 TL sermaye artışı taahhüdünde bulunup ödemesini yaptığını, 20.07.2005 tarihinde hisse senedinin müvekkiller adına kaydını, başvuru tarihine kadar sermaye artırımı, kâr payı ve temettü toplamı olarak ulaştığı maddi değerin ödenmesini şirketten istediklerini, davalı şirketin olumsuz cevap verdiğini, öte yandan davalının murisin 11.09.1990 tarihinde mevcut hisse senetlerinden bir kısmını ferağ belgesini imzalamak suretiyle üçüncü kişiye devredildiğinin beyan edildiğini, oysa hisse senetlerinin müvekkillerinin elinde bulunduğunu ileri sürerek muristen müvekkillerine intikal eden 1.000,00 TL nominal bedelli (1 tertip) hisse senedinin davalının pay defterine müvekkillerinin miras paylarına göre kaydını, bilirkişi marifetiyle hisse senedinin ifade ettiği toplam rayiç maddi değerin tespitini talep etmiştir.
Karşı davalılar vekili olarak karşı davanın reddini istemiştir.
2.Davacı karşı davalılar vekili birleşen dava dilekçesinde; muristen müvekkillerine intikal eden 1 adet ... hisse senedinin müvekkiller adına pay defterine işlenmesi ve rayiç bedelinin tespiti için açtıkları davanın devam ettiğini, davalılardan ...’a ferağına ilişkin beyannamedeki imzanın murise ait olmadığının raporlar ile belirlendiğini ileri sürerek murisin imzasının taklidi suretiyle hukuka aykırı ve kötü niyetle davalı ...Ş. tarafından önce kimliği belirsiz üçüncü kişilere, onlarca da yine imza taklidi suretiyle ve kötü niyetle davalıya ve isimlerini bilmedikleri üçüncü kişilere devri yapılan nama yazılı VI-B tertip 30145-30172 seri numaralı 50.000,00 TL nominal değerli ve 1400 adet hisse senetlerinin davalı ...’a ve diğer şahıslara satış işleminin iptali ile senetlerin istirdadını, istirdat mümkün olmadığında dava tarihi itibariyle rayiç değer tespitinin yapılarak (öncelikle davalı ...Ş.’den) davalılardan reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde; zamanaşımına uğrayan temettü taleplerinin istenemeyeceğini, müvekkilinin 1975 yılında sermaye artırmadığını, davacıların ibraz ettiği dekontta kimin adına yatırıldığının belli olmadığını, murisin sahip olduğu hisse senedinin karşılığında müvekkilinin bedelsiz dağıttığı 5 adet 50.000,00 TL nominal bedelli hisse senetlerini teslim aldığını, karşılığında yazılı teslim belgesi düzenlendiğini, bunlardan bir kısmını devrettiğini, diğer kısımlarının ise borsaya kote sebebiyle müvekkilinin takibini yapamayacağını, bilahare yine bedelsiz dağıtılan hisse senetlerinin de yazılı şekilde murise teslim edildiğini, müvekkilinin pay defterine kayıt talebini haklı reddettiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında;
murisin senetten doğan hakkını kullanarak tükettiğini, senedin hükümsüz kaldığını, 1984 yılında senedi iade etmesi gerekirken iyi niyetle davranan müvekkili çalışanlarının pay defterindeki kayda güvenerek hisse senedini almadan kendisine onun yerine kaim 5 adet senetleri ve bunlara dayanarak bedelsiz arz edilen diğer senetlerini teslim ettiğini, yeni pay defterine de yazdığını ileri sürerek karşılığı alınmak suretiyle hükümsüz kalan ve müvekkilinin rızası dışında davacıların elinde bulunan bir adet 0488 sayılı hisse senedinin ödenmesi sebebiyle hükümsüz kaldığından iptalini talep etmiştir.
2.Davalı ...Ş vekili birleşen davada; davalı ...’ın bir lot hisse satın aldığını kabul ettiğini, ancak beyanının eki bulunmadığını, bu davalı tarafından aslında 1400 adet hisse senedi satın alındığını savunmuştur.
3.Davalı ... birleşen dava cevap dilekçesinde; murisi tanımadığını, brokerin tavsiyesi ile Yapı Kredi Bankası Menkul ... Şubesinden 1 lot ... hissesi aldığını, bedelini yatırdığını, hisse senedinin kendisine teslim edildiğini, ardından hisse senedini broker aracılığıyla sattığını, hisse senedinin Yapı Kredi Menkul Kıymetler’e nasıl geldiği hususunda bilgisinin olmadığını savunmuştur.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davacıların davasının kabulü ile davacıların davaya konu hisse senedinin davacı mirasçılar adına davalı şirket pay defterine miras paylarına göre kaydedilmesine yönelik talebinin reddine, davaya konu hisse senetlerinin 35.903,92 adet olduğu, bu hisselerin dava tarihi itibariyle toplam rayiç değerlerinin 85.092,32 TL olduğu anlaşıldığından;
85. 092,32 TL hisse bedelinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, birleşen davanın kabulü ile ferağ işleminin iptaline, mahkeme dosyasında belirlenen bedel ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; davaya konu hisse senetlerinin 35.903,92 adet olduğu, bu hisselerin dava tarihi itibariyle toplam rayiç değerlerinin 85.092,32 TL olduğu, bakiye 5 yıllık faizinin ise 3.309,08 TL olduğu anlaşıldığından;
85. 092,32 TL hisse bedeli ve 3.309,08 TL faiz olmak üzere toplam 88.401,40 TL’nin davalı ...’dan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı dava yönünden karşı davaya konu hisse senedinin pay defterine kaydedilme imkanının kalmadığı gözetilerek hisse senedinin iptaline dair karşı dava yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemenin 14.11.2024 tarihli ek kararı ile davacılardan ..., ..., ... yönünden vekil tarafından vekaletname sunulmadığından ..., ..., ...'e yönelik yapılan temyiz başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 77.
maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, davacıların murislerinden kendilerine intikal eden hisse senedinin miras paylarına göre davalı şirketin pay defterine kaydedilmesi ve hisse senedinin rayiç değerinin tespit edilmesi, karşı dava ise hisse senedinin iptali, birleşen dava ise nama yazılı hisse senetlerinin davalı ile üçüncü kişilere yapılan satış işleminin iptali ile senetlerin istirdatı, istirdat mümkün olmadığı takdirde dava tarihi itibariyle rayiç değerinin tespiti ile davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dairemizin 04.10.2023 tarih, 2022/3342 Esas, 2023/5563 Karar sayılı bozma ilamı ile, ''--Mahkemece, hisseler üzerinde davacıların hak sahibi oldukları, geçerli bir hisse devrinin yapılmadığı ve mevzuat uyarınca pay senetlerinin davacılar adına davalı şirketin pay defterine kaydının mümkün olmadığı kabul edildiğine göre rayiç değerinin davalı ...Ş.'den tahsili yönünde hüküm kurulması gerekirken tespit kararıyla yetinilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle..'' İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davacı pay sahiplerinin sahip oldukları hisse senetlerinin dava tarihindeki değeri esas alınmak suretiyle davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir. Ancak; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 531. maddesi uyarınca davacı pay sahiplerine, davalı şirketteki paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin tespiti suretiyle tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Ha böyle olunca, mahkemece davacı pay sahiplerinin, davalı şirketteki hisse senetlerinin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değeri alanında uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelettirilip, şirketin tüm aktif ve pasif değerleri belirlenip karar tarihine en yakın tarih itibariyle davacı tarafın şirketteki paylarının gerçek değerlerini denetime elverişli şekilde belirleyen rapor alınarak, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
V.SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde asıl ve birleşen davalarda davacılara iadesine, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1163307200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz