6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Derdest davası bulunan şirketin tasfiye sonu terkini ihya edilir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/621 E. 2020/588 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Tasfiyesi tamamlanan ve ticaret sicilinden terkin edilen bir şirket aleyhine, terkin tarihinde henüz sonuçlanmamış derdest bir alacak davası bulunuyorsa, tasfiyenin usulüne uygun tamamlandığından söz edilemez; TTK 547 uyarınca ek tasfiye işlemlerinin gerekliliği ortaya çıkar ve ilgililerin talebi üzerine şirketin yeniden tescili (ihyası) ile tasfiye memuru atanması mümkündür. Ayrıca, şirket ihyası (ek tasfiye) davaları TTK 1521 ve HMK 382 kapsamında çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan, bu davalarda istinaf incelemesi sonucunda verilen kararlar temyize açık değil, kesindir.

Ele alınan sorunlar

Derdest alacak davası varken şirketin terkin edilmesi ve ihya şartları → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili; davayı açan tarafın alacaklı olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin tasfiye şirketi kayıtlarında davacı lehine bir alacağın bulunmadığını, müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasının mesnedinin olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 547. madde uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, ilgililerin şirketin yeniden tescilini isteyebileceği ve mahkemenin istemi yerinde bulması halinde ek tasfiye için yeniden tescile ve tasfiye memuru atanmasına karar vereceği düzenlenmiştir. Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona erer; ancak tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam yapılması halinde gerçek anlamda tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden bahsedilemez ve bundan zarar görenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep edebilir. Somut olayda, tasfiyesi tamamlanan şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği tarihte, bu şirket aleyhine açılmış ve derdest olan bir alacak davası bulunduğu, davalı şirketin davacıya bir borcu olup olmadığının bu derdest davada inceleneceği ve bu hususun ihya davasının konusunu oluşturmadığı, derdest dava mevcutken tasfiyenin sonlandırılmasının usulen tamamlanmış bir tasfiye olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirket ihyası davalarında kanun yolu (temyiz/istinaf sonrası kesinlik) → kabul

Gerekçe: Dairece daha önce, Yargıtay 11. HD'nin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi sonucunda temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekteydi. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/11-2924 esas, 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamında; şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. madde gereği bu davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK 382. maddesinde çekişmesiz yargı işi sayılma ölçütlerinden "ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller" ve "ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller" ölçütleri dikkate alındığında ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu tespit edilmiştir. Bu tespitin benimsenmesi nedeniyle önceki uygulamadan dönülerek, çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından bu tür davalarda istinaf incelemesi sonrasında kesin olarak karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, hem derdest alacak davası bulunan şirketlerin terkin edilmesinin tasfiyenin usulüne uygun tamamlandığı anlamına gelmeyeceği ve ihya şartlarının bu durumda oluştuğu yönünden, hem de şirket ihyası davalarının çekişmesiz yargı işi sayılarak istinaf sonrası kararların kesin olacağı yönünden BAM'ın kendi içtihat değişikliğini yansıtan, bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ek tasfiye tasfiye memuru çekişmesiz yargı işi derdestlik terkin

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 1521 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 382HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-ç

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/621

KARAR NO 2020/588

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/11/2019

NUMARASI 2019/535 Esas 2019/1224 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/06/2020

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... A.Ş.'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicilinde kayıtlı olduğunu, müvekkili şirketin bu şirkete karşı açılan İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/409 E.sayılı dosyasında davanın halen devem ettiğini, ancak buna rağmen ... A.Ş. tarafından 27/12/2017 tarihinde tasfiye sonu kapanış genel kurul toplantısı yapıldığını ve sözkonusu genel kurul kararının Beyoğlu ....Noterliğinin 28/12/2017 tarih ve ... yevmiye numarası ile onaylanarak 29/12/2017 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve 05/01/2018 tarih ve 9488 sayılı ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesinde derdest davaya devam edebilmek için şirketin tüzel kişiliğinin ihyası gerektiğini bildirerek;

İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 657929 sicilinde kayıtlı .... A.Ş'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Sicil Müdürlüğününün TTK.m.32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye süresince yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkili kurumun davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını bildirerek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Tasfiye Memuru ... vekili cevap dilekçesinde; davacının İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/409 E.sayılı dosyasından yetki alarak davada yargılamaya devam edebilmek için .... A.Ş.'nin ihyasını talep ettiğini, bu davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, diğer taraftan ...A.Ş kayıtlarında ....

Tic. Ltd. Şti.'nin herhangi bir alacağının bulunmadığını, davanın dayanağının olmadığını bildirerek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, şirketin tasfiye sonu terkini 13/11/2013 tarihinde yapılmış ise de; davacı tarafından İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2017/490 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, açılan bu dava sonuçlanmadan şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği, şirket tasfiyesinin bu şekliyle tamamlanmadığı, İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/490 E.sayılı dosyasında davacıya ihya için yetki verilmiş olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı tasfiye halinde ... A.Ş.'nin İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/409 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak önceki tasfiye memuru ... atanmasına, kararın İstanbul Ticaret Sicil Memurluğundan tescil ve ilanına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru vekili; davayı açan tarafın alacaklı olduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, husumet itirazı konusunda karar verilmediğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, .... A.Ş. kayıtlarında ....Tic. Ltd Şti'nin herhangi bir alacağının bulunmadığını, müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasının mesnedinin bulunmadığını, müvekkili aleyhine vekalet ücretine ve yargılama masraflarına hükmedilmesinin gerekçesinin olmadığını, kararın hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın reddine, yargılama masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.

Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp, bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip olacaktır.Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 29/12/2017 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, Tasfiye Halinde... Anonim Şirketi'nin İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/409 Esas sayılı dosyasında alacak davası bulunduğu ve davanın 02/05/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547.

maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ,davalı şirketin davacıya bir borcu olup olmadığının açılmış bulunan derdest dava da inceleneceği ,bu davanın konusunu teşkil etmediği, derdest dava mevcut iken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle tasfiyenin usulen sonlandırıldığı kabul edilemeyecektir. Bu nedenlerle şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesin de bir isabetsizlik görülmemiş ,davalı tasfiye memurunun istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Dairemizce; Yargıtay 11. HD nin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi neticesinde temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken;

Yargıtay HGKnun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK nun 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tesbiti için belirtilen ölçütlerden "ilgililer arasında ki uyuşmazlık olmayan haller" ve "ilgililerin ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller" şeklinde belirtilen ölçütler dikkate alındığında, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu" nun tesbit edilmesi ve bu tesbitlerin benimsenmesi nedeniyle, daha evvel ki uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gerekli 54,40 TL harcın; davalı ... tarafından peşin yatırılan 108,80-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 54,40-TL'nin ve başvurma harcı olarak fazla yatırılan 54,40-TL'nin kendisine iadesine, İstinaf yoluna başvuran davalı .... tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 53,50-TL posta masrafının davalı ... alınarak davacıya ödenmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/06/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/171099 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.