Tasarım Tescilinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10964 E. 2010/6384 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tescilsiz tasarım↗ kamu düzeni↗ ayırt edicilik↗ eksik inceleme↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2002/03308 numaralı çoklu tasarım tescil belgesine konu ürünün yenilik ve ayırt edicilik özelliği taşıdığı, davacı tarafın dosyaya sunduğu fotoğrafların hangi tarihte çekildiği hususunda net bir tarih belli olmayıp, bu yönü ile fotoğrafların dikkate alınmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı adına tescilli 2002/03308 numaralı endüstriyel tasarımın yenilik özelliği bulunmadığı iddiasıyla hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
554 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden Önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle, mutlak yenilik koşulu kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi İçin de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırlan içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir.
554 sayılı KHK'nın 7. maddesinde düzenlenen tasanmın ayırt edicilik unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK'nın 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, 554 sayılı KHK ile mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, hükümsüzlük davasında bu yönün mahkemece re'sen dikkate alınarak, tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan KHK'nın 5 ila 10. maddeleri hükümleri gözönüne alınmak suretiyle ve somut uyuşmazlık koşulları itibariyle de gerektiğinde bilirkişi görüşü alınarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı, davalı adına tescil edilmiş olan tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliği bulunup bulunmadığının tespiti açısından önceki tarihli katalog, dergi gibi deliller yanında bilirkişi deliline de dayanmıştır. Dava konusu tasarımın yenilik unsuruna sahip olup olmadığı, bir başka deyişle, o tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş olup olmadığı hususu bilirkişi görüşüne başvurulmak yoluyla çözümlenmelidir. Kamu düzenine ilişkin olan bu ilkeye dayalı olarak konusunda uzman olan bilirkişi veya bilirkişilerin yapacakları araştırma sonucunda bir tasarımın 554 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların HUMK'nın 75/son maddesi çerçevesinde re'sen dikkate alınması ve bilirkişi raporundaki yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına yönelik değerlendirmenin de anılan KHK'nın 5 ila 11. maddelerine uygun olup olmadığına ilişkin hukuki denetiminin mahkemece yapılması gerekmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı adına tescilli tasarımın davacı tarafından sunulan katalog ve dergilerde yer alan tasarımlardan farklı olduğu belirtilmiş, davacı tarafın itirazı üzerine alınan ek raporda önceki görüşleri tekrar edilmiş, dava konusu tasarımın kullanıldığı sektör bazında bir inceleme yapılmamıştır.
Mahkemece, dava konusu tasarımın yenilik unsuruna sahip olup olmadığı, bir başka deyişle, o tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş olup olmadığının tespitine yönelik araştırmanın kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek, konusunda uzman olan bilirkişi veya bilirkişilerin yapacakları araştırma sonucunda dava konusu tasarımın 554 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulup sunulmadığı araştırılarak, işbu davada alınan bilirkişi raporu ile ceza davasında alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve davacı vekilinin ciddi itirazlarının cevaplandırılması gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Davalı adına tescilli endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü | Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15091 E. 2012/5628 K.
Ortak:kamu düzeni · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2002/03308 numaralı çoklu tasarım tescil belgesine konu ürünün yenilik ve «ayırt edicilik» özelliği taşıdığı, davacı tarafın dosyaya sunduğu fotoğrafların hangi tarihte çekildiği hususunda net bir tarih belli olmayıp, bu yönü ile fotoğrafların dikkate alınmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
554 sayılı KHK'nın 7. maddesinde düzenlenen tasanmın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK'nın 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı, davalı adına tescil edilmiş olan tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» niteliği bulunup bulunmadığının tespiti açısından önceki tarihli katalog, dergi gibi deliller yanında bilirkişi deliline de dayanmıştır.
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalı adına tescilli endüstriyel tasarım tescil belgesinin yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerini haiz olmadığını ileri sürerek söz konusu belgenin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı tarafından sunulan delillerin davacı tarafça her zaman hazırlanabileceği, bu nedenle davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
… daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların HMK.31 (HUMK.75) maddesi çerçevesinde re’sen dikkate alınması ve bilirkişi raporundaki yenilik ve «ayırt edicilik» unsurlarına yönelik değerlendirmenin de anılan KHK’nin 5 ila 11. maddelerine uygun olup olmadığına ilişkin hukuki denetiminin mahkemece yapılması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13439 E. 2012/5244 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2002/03308 numaralı çoklu tasarım tescil belgesine konu ürünün yenilik ve «ayırt edicilik» özelliği taşıdığı, davacı tarafın dosyaya sunduğu fotoğrafların hangi tarihte çekildiği hususunda net bir tarih belli olmayıp, bu yönü ile fotoğrafların dikkate alınmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
554 sayılı KHK'nın 7. maddesinde düzenlenen tasanmın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK'nın 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı, davalı adına tescil edilmiş olan tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» niteliği bulunup bulunmadığının tespiti açısından önceki tarihli katalog, dergi gibi deliller yanında bilirkişi deliline de dayanmıştır.
Benzer bu kararda554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TPE'nin itiraz nedenleri ile sınırlı olarak inceleme yapma «yetkisinin» bulunduğu, itiraz aşamasında sunulmayan ve daha sonraki gelişmelerle ilgili delillerin YİDK kararının iptali istemli davada göz önüne alınamayacağı, bu nitelikteki …
… usu tasarımın yenilik unsuruna sahip olup olmadığının, bir başka deyişle, o tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş bulunup bulunmadığının gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13749 E. 2017/2336 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2002/03308 numaralı çoklu tasarım tescil belgesine konu ürünün yenilik ve «ayırt edicilik» özelliği taşıdığı, davacı tarafın dosyaya sunduğu fotoğrafların hangi tarihte çekildiği hususunda net bir tarih belli olmayıp, bu yönü ile fotoğrafların dikkate alınmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
554 sayılı KHK'nın 7. maddesinde düzenlenen tasanmın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK'nın 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı, davalı adına tescil edilmiş olan tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» niteliği bulunup bulunmadığının tespiti açısından önceki tarihli katalog, dergi gibi deliller yanında bilirkişi deliline de dayanmıştır.
Benzer bu kararda554 sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu
Benzer bu kararda… ile redde mesnet tasarım arasında küçük ayrıntı seviyesini aşan farklılıklar olduğu, bu özelliklerin tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yaratacağı bütünsel «form» algısını farklılaştırmaya yetecek ayırt edici özellikler olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Endüstriyel Tasarım Tescilinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/510 E. 2010/10963 K.
Ortak:kamu düzeni · ayırt edicilik · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… n yapacakları araştırma sonucunda bir tasarımın 554 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların HUMK'nın 75/«son» maddesi çerçevesinde re'sen dikkate alınması ve bilirkişi raporundaki yenilik ve «ayırt edicilik» unsurlarına yönelik değerlendirmenin de anılan KHK'nın 5 ila 11. maddelerine uygun olup olmadığına ilişkin hukuki denetiminin mahkemece yapılması gerekmektedir.
… n yenilik unsuruna sahip olup olmadığı, bir başka deyişle, o tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş olup olmadığının tespitine yönelik araştırmanın «kamu düzenine» ilişkin olduğu gözetilerek, konusunda uzman olan bilirkişi veya bilirkişilerin yapacakları araştırma sonucunda dava konusu tasarımın 554 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulup sunulmadığı araştırılarak, işbu davada alınan bilirkişi raporu ile ceza davasında alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve davacı vekilinin ciddi itirazlarının cevaplandırılması gerekirken, «eksik inceleme» ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2002/03308 numaralı çoklu tasarım tescil belgesine konu ürünün yenilik ve «ayırt edicilik» özelliği taşıdığı, davacı tarafın dosyaya sunduğu fotoğrafların hangi tarihte çekildiği hususunda net bir tarih belli olmayıp, bu yönü ile fotoğrafların dikkate alınmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… apacakları araştırma sonucunda bir tasarımların 554 Sayılı KHK’nin 6. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların HUMK’nun 75/«son» maddesi çerçevesinde re’sen dikkate alınması ve bilirkişi raporundaki yenilik ve «ayırt edicilik» unsurlarına yönelik değerlendirmenin de anılan KHK’nin 5 ila 11. maddelerine uygun olup olmadığına ilişkin hukuki denetiminin mahkemece yapılması gerekmektedir.
… n yenilik unsuruna sahip olup olmadığı, bir başka deyişle, o tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş olup olmadığının tespitine yönelik araştırmanın «kamu düzenine» ilişkin olduğu gözetilerek, konusunda uzman olan bilirkişi veya bilirkişilerin yapacakları araştırma sonucunda dava konusu tasarımın 554 Sayılı KHK’nin 6. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulup sunulmadığı araştırılarak, davacı vekilinin bilirkişi rapor ve ek raporlarına ciddi itirazlarının değerlendirilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
… kapsamına göre, davalı şirket adına tescili sağlanan 2003/01509 numaralı çoklu tasarım tescil belgesine konu 1-2-3-4-5-6 numaralı tescile konu ürünlerin yenilik ve «ayırt edicilik» vasfı taşımadığı, 2003/02153 numaralı tasarım tescil belgesine konu ürünlerin yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz oldukları, davacı tarafından davalı adına tescili sağlanan 2002/03904 numaralı tasarım tesciline yönelik dava açmış, bilahare «maddi hataya» bağlı olduğu gerekçesiyle davayı «ıslah» ederek 2002/00503 numaralı tasarım tesciline ilişkin davayı ıslah etmiş ise de mevcut durumun ıslah ile değiştirilemeyeceği, bu tasarım tesciline yönelik davanın d …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · maddi hata · fatura · ıslah
Benzer bu kararda… kapsamına göre, davalı şirket adına tescili sağlanan 2003/01509 numaralı çoklu tasarım tescil belgesine konu 1-2-3-4-5-6 numaralı tescile konu ürünlerin yenilik ve «ayırt edicilik» vasfı taşımadığı, 2003/02153 numaralı tasarım tescil belgesine konu ürünlerin yenilik ve ayırt edicilik vasfına haiz oldukları, davacı tarafından davalı adına tescili sağlanan 2002/03904 numaralı tasarım tesciline yönelik dava açmış, bilahare «maddi hataya» bağlı olduğu gerekçesiyle davayı «ıslah» ederek 2002/00503 numaralı tasarım tesciline ilişkin davayı ıslah etmiş ise de mevcut durumun ıslah ile değiştirilemeyeceği, bu tasarım tesciline yönelik davanın d …
… gösterilmiş olup, dava tarihinden önce devir yolu ile davalı adına tescil edildiği anlaşılan 2002/03904 numaralı tasarım numarasının 2002/00503 olarak yazılması bir «maddi hata» olup, mahkemece hükümsüzlüğü istenilen 2002/03904 numaralı endüstriyel tasarım tesciline konu ürünlerin yenilik ve «ayırt edicilik» niteliği bulunup bulunmadığı konusunda taraf «delillerinin değerlendirilmesi» ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle 2002/03904 numaralı tasarıma ilişkin davanın reddedilmesi doğru değildir. b-) Mahkemece davalı a …
Bunun üzerine davacı vekili 02.11.2007 tarihli «ıslah» dilekçesi ile “dava dilekçesinde hükümsüzlüğü istenen tasarımlardan 2002/00503 numaralı tasarımın numarasını 2002/03904 olarak düzelttiklerini” belirtmiştir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı, davalı adına tescil edilmiş olan tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» niteliği bulunup bulunmadığının tespiti açısından önceki tarihli «fatura», ambalaj, sözleşme, tescil belge örnekleri, mahkeme kararları yanında bilirkişi deliline de dayanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8417 E. 2016/2927 K.
Ortak:ayırt edicilik · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2002/03308 numaralı çoklu tasarım tescil belgesine konu ürünün yenilik ve «ayırt edicilik» özelliği taşıdığı, davacı tarafın dosyaya sunduğu fotoğrafların hangi tarihte çekildiği hususunda net bir tarih belli olmayıp, bu yönü ile fotoğrafların dikkate alınmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
554 sayılı KHK'nın 7. maddesinde düzenlenen tasanmın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK'nın 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı, davalı adına tescil edilmiş olan tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» niteliği bulunup bulunmadığının tespiti açısından önceki tarihli katalog, dergi gibi deliller yanında bilirkişi deliline de dayanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğe esas olabilecek tüm delillerin tescil edilmiş olan davalı tasarımının yenilik ve «ayırt ediciliğini» ortadan kaldıracak nitelikte kanıtlar olmadığı, davalının tasarımının harcıalem olduğunu ortaya koyan herhangi bir delil de sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
554 sayılı KHK’nın 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nın 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, uyuşmazlığın halli özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK’nın «266» vd. maddeleri uyarınca dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı hususunda aralarında tasarım uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 266 · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaAncak, her ne kadar mahkemece uyuşmazlığın hukuki bilgi ile çözümü gereken konulara ilişkin bulunması nedeniyle «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına gerek olmadığı belirtilerek karar verilmiş ise de, 554 sayılı KHK’nın 6. maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısın …
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, uyuşmazlığın halli özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK’nın «266» vd. maddeleri uyarınca dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı hususunda aralarında tasarım uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10041 E. 2010/1421 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2002/03308 numaralı çoklu tasarım tescil belgesine konu ürünün yenilik ve «ayırt edicilik» özelliği taşıdığı, davacı tarafın dosyaya sunduğu fotoğrafların hangi tarihte çekildiği hususunda net bir tarih belli olmayıp, bu yönü ile fotoğrafların dikkate alınmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
554 sayılı KHK'nın 7. maddesinde düzenlenen tasanmın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK'nın 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı, davalı adına tescil edilmiş olan tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» niteliği bulunup bulunmadığının tespiti açısından önceki tarihli katalog, dergi gibi deliller yanında bilirkişi deliline de dayanmıştır.
Benzer bu kararda554 syılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Öte yandan, dosyada mevcut 02.09.2004 tarihli bilirkişi raporunda da davaya konu çoklu endüstriyel tasarımının 01/ 1,13,14,16 ve 17 nolu tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» kriterlerine sahip olmadıklarından hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiği açıkça belirtildiği halde, bu raporun gerekçeli karara yanlış yansıtılarak birleşen hükümsüzlük davasının reddine gerekçe gösterilmesi de yerinde olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu kararda… asıl dava açısından tasarım tescil belgesine konu davacı haklarına davalıların tecavüzünün sabit olduğu, tazminat miktarının tespitinde davacı talebine konu edilen «yoksun kalınan» kar miktarının ispatlanamadığı ve tecavüz nedeniyle tazmini gereken tazminatın gerçek miktarı belirlenemediğinden BK'nun 42. maddesi uyarınca tazminat miktarına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davada «maddi tazminat» isteminin kabulüyle 1.000,00’er TL maddi tazminatın ve manevi tazminatın ayrı ayrı davalılardan tahsiline, ispatlanamayan yoksun kalınan kar isteminin reddine, bir …
1-Asıl dava, endüstriyel tasarım tesciline dayalı haklara davalı tecavüzünün tespitine, «haksız rekabetin» men’ine, maddi ve manevi tazminat ile diğer fer’i taleplere ilişkin olup, birleşen dava ise, endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6793 E. 2012/13617 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2002/03308 numaralı çoklu tasarım tescil belgesine konu ürünün yenilik ve «ayırt edicilik» özelliği taşıdığı, davacı tarafın dosyaya sunduğu fotoğrafların hangi tarihte çekildiği hususunda net bir tarih belli olmayıp, bu yönü ile fotoğrafların dikkate alınmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
554 sayılı KHK'nın 7. maddesinde düzenlenen tasanmın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK'nın 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı, davalı adına tescil edilmiş olan tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» niteliği bulunup bulunmadığının tespiti açısından önceki tarihli katalog, dergi gibi deliller yanında bilirkişi deliline de dayanmıştır.
Benzer bu kararda554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
O halde, mahkemece, sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten yeni bir rapor alınmak suretiyle yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davaya konu tasarım başvurusunun yenilik ve «ayırt edicilik» koşullarını «taşıyıp» taşımadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı · yetki
Benzer bu karardaDavacı tarafça, davalının Türkiye'de davaya konu tasarımların tescilini yapmak konusunda «yetki» aldığı ve tasarımları meydana getiren yabancı şirketin internet sitesinde yer alan kataloglara dayanılmış olup, söz konusu internet sitesine müdahale edildiği savunulmadığı gibi bu hususta herhangi bir delil de dosyaya sunulmamıştır.
O halde, mahkemece, sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten yeni bir rapor alınmak suretiyle yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davaya konu tasarım başvurusunun yenilik ve «ayırt edicilik» koşullarını «taşıyıp» taşımadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10964 E., 2010/6384 K.
11. Hukuk Dairesi 2008/10964 E., 2010/6384 K.
TASARIM TESCİLİNİN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ
554 S. ENDÜSTRİYEL TASARIMLARIN KORUNMASI HAKKINDA KAN... [ Madde 5 ]
554 S. ENDÜSTRİYEL TASARIMLARIN KORUNMASI HAKKINDA KAN... [ Madde 6 ]
554 S. ENDÜSTRİYEL TASARIMLARIN KORUNMASI HAKKINDA KAN... [ Madde 10 ]
554 S. ENDÜSTRİYEL TASARIMLARIN KORUNMASI HAKKINDA KAN... [ Madde 11 ]
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 75 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (Gaziantep Asliye Üçüncü Hukuk
Mahkemesİ)'nce verilen 27.05.2008 tarih ve 2004/546-2008/266 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 3324 kod numaralı ayakkabı tabanı üreterek TPE nezdinde 2002/03308 tescil numarası ile endüstriyel tasarımı tescil ettirdiğini, davalının 3324 kod numaralı ürününün kendi tasarımı olmayıp İtalya, İspanya, Almanya ve Türkiye'deki piyasalarda yıllardan beri değişik firmalar tarafından üretilip satıldığını, davalı tasarımının yeni olmayıp harc-ı alem olduğunu, davalı şirketin kendi tasarımına benzer olduğu iddiasıyla müvekkilinin 2180 kod numaralı taban tasarımından dolayı müvekkili aleyhinde dava açıldığını, oysa ki davalı tasarımının yenilik ve ayırt edici niteliği bulunmadığını ileri sürerek, 2002/03308 sayılı tasarım tescilinde yer alan davalının 3324 kod numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, davacının uğradığı zarar nedeniyle 5.000.000.000'ar TL maddi ve manevi tazminatın tahsili île hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait tescilli tasarımın davacı tarafından sunulan İtalyan ARS dergisinde yer alan tasarımcılar ile benzer olmayıp, müvekkili tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliği bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2002/03308 numaralı çoklu tasarım tescil belgesine konu ürünün yenilik ve ayırt edicilik özelliği taşıdığı, davacı tarafın dosyaya sunduğu fotoğrafların hangi tarihte çekildiği hususunda net bir tarih belli olmayıp, bu yönü ile fotoğrafların dikkate alınmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı adına tescilli 2002/03308 numaralı endüstriyel tasarımın yenilik özelliği bulunmadığı iddiasıyla hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
554 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden Önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle, mutlak yenilik koşulu kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi İçin de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırlan içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir.
554 sayılı KHK'nın 7. maddesinde düzenlenen tasanmın ayırt edicilik unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK'nın 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, 554 sayılı KHK ile mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, hükümsüzlük davasında bu yönün mahkemece re'sen dikkate alınarak, tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan KHK'nın 5 ila 10. maddeleri hükümleri gözönüne alınmak suretiyle ve somut uyuşmazlık koşulları itibariyle de gerektiğinde bilirkişi görüşü alınarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı, davalı adına tescil edilmiş olan tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliği bulunup bulunmadığının tespiti açısından önceki tarihli katalog, dergi gibi deliller yanında bilirkişi deliline de dayanmıştır. Dava konusu tasarımın yenilik unsuruna sahip olup olmadığı, bir başka deyişle, o tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş olup olmadığı hususu bilirkişi görüşüne başvurulmak yoluyla çözümlenmelidir. Kamu düzenine ilişkin olan bu ilkeye dayalı olarak konusunda uzman olan bilirkişi veya bilirkişilerin yapacakları araştırma sonucunda bir tasarımın 554 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların HUMK'nın 75/son maddesi çerçevesinde re'sen dikkate alınması ve bilirkişi raporundaki yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına yönelik değerlendirmenin de anılan KHK'nın 5 ila 11.
maddelerine uygun olup olmadığına ilişkin hukuki denetiminin mahkemece yapılması gerekmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı adına tescilli tasarımın davacı tarafından sunulan katalog ve dergilerde yer alan tasarımlardan farklı olduğu belirtilmiş, davacı tarafın itirazı üzerine alınan ek raporda önceki görüşleri tekrar edilmiş, dava konusu tasarımın kullanıldığı sektör bazında bir inceleme yapılmamıştır.
Mahkemece, dava konusu tasarımın yenilik unsuruna sahip olup olmadığı, bir başka deyişle, o tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş olup olmadığının tespitine yönelik araştırmanın kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek, konusunda uzman olan bilirkişi veya bilirkişilerin yapacakları araştırma sonucunda dava konusu tasarımın 554 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulup sunulmadığı araştırılarak, işbu davada alınan bilirkişi raporu ile ceza davasında alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve davacı vekilinin ciddi itirazlarının cevaplandırılması gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene İadesine, 03.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/17089200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz