Tasarım Hakkına Tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6793 E. 2012/13617 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iptal davası↗ taşıyıcı↗ yetki↗ ayırt edicilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından delil olarak dayanılan internet çıktısı şeklindeki katalog örneğinin aslına uygun olduğuna dair bir noter onayının bulunmadığı, internet çıktısı şeklinde sunulan belgelerin içeriklerindeki ürün ve tarih bilgisinin resmi bildirim niteliği taşımadığı gibi bu tür belgelerin internet üzerinde her an değiştirilebileceği, internet alan adının itiraz aşamasında davalı kuruma sunulmadığı ve dava dosyasına sunulan beyanda yer aldığı gözetildiğinde itiraz aşamasında sunulan belge ve delillere göre inceleme ve karar verme yetkisi olan TPE YİDK kararının iptaline yönelik davada delil olarak kabul edilemeyeceği, iptali istenen tasarımların yenilik unsurunu taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tasarım tescil başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacı tarafından delil olarak dayanılan internet çıktısı şeklindeki katalog örneklerinin delil vasfının bulunmadığı ve ayrıca bu katalogların yer aldığı internet alan adının TPE YİDK'na itiraz aşamasında bildirilmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
554 Sayılı KHK’nin 6. maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gerekmektedir. Bir başka deyişle tasarım tescilinde, mutlak yenilik koşulu kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir.
554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın ayırt edicilik unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, 554 Sayılı KHK ile mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, bu hususun mahkemece re’sen dikkate alınarak, tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan KHK’nin 5 ila 10. maddeleri hükümleri göz önüne alınmak suretiyle ve somut uyuşmazlık koşulları itibariyle de gerektiğinde bilirkişi görüşü alınarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Davacı tarafça, davalının Türkiye'de davaya konu tasarımların tescilini yapmak konusunda yetki aldığı ve tasarımları meydana getiren yabancı şirketin internet sitesinde yer alan kataloglara dayanılmış olup, söz konusu internet sitesine müdahale edildiği savunulmadığı gibi bu hususta herhangi bir delil de dosyaya sunulmamıştır. Öte yandan, mahkemenin kabulünün aksine, tasarım başvuru dosyasında bulunan belgelerden, davacının söz konusu internet sitesinin alan adını 23.12.2008 tarihli dilekçe ile davalı kuruma bildirdiği ve bu dilekçenin 25.12.2008 tarihinde kurum kayıtlarına geçtiği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten yeni bir rapor alınmak suretiyle yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davaya konu tasarım başvurusunun yenilik ve ayırt edicilik koşullarını taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13439 E. 2012/5244 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
O halde, mahkemece, sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten yeni bir rapor alınmak suretiyle yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davaya konu tasarım başvurusunun yenilik ve «ayırt edicilik» koşullarını «taşıyıp» taşımadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TPE'nin itiraz nedenleri ile sınırlı olarak inceleme yapma «yetkisinin» bulunduğu, itiraz aşamasında sunulmayan ve daha sonraki gelişmelerle ilgili delillerin YİDK kararının iptali istemli davada göz önüne alınamayacağı, bu nitelikteki …
… usu tasarımın yenilik unsuruna sahip olup olmadığının, bir başka deyişle, o tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş bulunup bulunmadığının gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Davalı adına tescilli endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü | Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15091 E. 2012/5628 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
O halde, mahkemece, sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten yeni bir rapor alınmak suretiyle yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davaya konu tasarım başvurusunun yenilik ve «ayırt edicilik» koşullarını «taşıyıp» taşımadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacı vekili, davalı adına tescilli endüstriyel tasarım tescil belgesinin yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerini haiz olmadığını ileri sürerek söz konusu belgenin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı tarafından sunulan delillerin davacı tarafça her zaman hazırlanabileceği, bu nedenle davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
… daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların HMK.31 (HUMK.75) maddesi çerçevesinde re’sen dikkate alınması ve bilirkişi raporundaki yenilik ve «ayırt edicilik» unsurlarına yönelik değerlendirmenin de anılan KHK’nin 5 ila 11. maddelerine uygun olup olmadığına ilişkin hukuki denetiminin mahkemece yapılması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13749 E. 2017/2336 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
O halde, mahkemece, sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten yeni bir rapor alınmak suretiyle yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davaya konu tasarım başvurusunun yenilik ve «ayırt edicilik» koşullarını «taşıyıp» taşımadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda554 sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba formu
Benzer bu kararda… ile redde mesnet tasarım arasında küçük ayrıntı seviyesini aşan farklılıklar olduğu, bu özelliklerin tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yaratacağı bütünsel «form» algısını farklılaştırmaya yetecek ayırt edici özellikler olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8417 E. 2016/2927 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
O halde, mahkemece, sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten yeni bir rapor alınmak suretiyle yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davaya konu tasarım başvurusunun yenilik ve «ayırt edicilik» koşullarını «taşıyıp» taşımadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğe esas olabilecek tüm delillerin tescil edilmiş olan davalı tasarımının yenilik ve «ayırt ediciliğini» ortadan kaldıracak nitelikte kanıtlar olmadığı, davalının tasarımının harcıalem olduğunu ortaya koyan herhangi bir delil de sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
554 sayılı KHK’nın 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nın 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 266 · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, uyuşmazlığın halli özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK’nın «266» vd. maddeleri uyarınca dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olup olmadığı hususunda aralarında tasarım uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, her ne kadar mahkemece uyuşmazlığın hukuki bilgi ile çözümü gereken konulara ilişkin bulunması nedeniyle «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına gerek olmadığı belirtilerek karar verilmiş ise de, 554 sayılı KHK’nın 6. maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısın …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10041 E. 2010/1421 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
O halde, mahkemece, sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten yeni bir rapor alınmak suretiyle yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davaya konu tasarım başvurusunun yenilik ve «ayırt edicilik» koşullarını «taşıyıp» taşımadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda554 syılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Öte yandan, dosyada mevcut 02.09.2004 tarihli bilirkişi raporunda da davaya konu çoklu endüstriyel tasarımının 01/ 1,13,14,16 ve 17 nolu tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» kriterlerine sahip olmadıklarından hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiği açıkça belirtildiği halde, bu raporun gerekçeli karara yanlış yansıtılarak birleşen hükümsüzlük davasının reddine gerekçe gösterilmesi de yerinde olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu kararda… asıl dava açısından tasarım tescil belgesine konu davacı haklarına davalıların tecavüzünün sabit olduğu, tazminat miktarının tespitinde davacı talebine konu edilen «yoksun kalınan» kar miktarının ispatlanamadığı ve tecavüz nedeniyle tazmini gereken tazminatın gerçek miktarı belirlenemediğinden BK'nun 42. maddesi uyarınca tazminat miktarına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davada «maddi tazminat» isteminin kabulüyle 1.000,00’er TL maddi tazminatın ve manevi tazminatın ayrı ayrı davalılardan tahsiline, ispatlanamayan yoksun kalınan kar isteminin reddine, bir …
1-Asıl dava, endüstriyel tasarım tesciline dayalı haklara davalı tecavüzünün tespitine, «haksız rekabetin» men’ine, maddi ve manevi tazminat ile diğer fer’i taleplere ilişkin olup, birleşen dava ise, endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
-
Tasarım Tescilinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10964 E. 2010/6384 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
O halde, mahkemece, sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten yeni bir rapor alınmak suretiyle yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davaya konu tasarım başvurusunun yenilik ve «ayırt edicilik» koşullarını «taşıyıp» taşımadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına TPE nezdinde tescilli bulunan 2002/03308 numaralı çoklu tasarım tescil belgesine konu ürünün yenilik ve «ayırt edicilik» özelliği taşıdığı, davacı tarafın dosyaya sunduğu fotoğrafların hangi tarihte çekildiği hususunda net bir tarih belli olmayıp, bu yönü ile fotoğrafların dikkate alınmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
554 sayılı KHK'nın 7. maddesinde düzenlenen tasanmın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK'nın 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacı, davalı adına tescil edilmiş olan tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» niteliği bulunup bulunmadığının tespiti açısından önceki tarihli katalog, dergi gibi deliller yanında bilirkişi deliline de dayanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · kamu düzeni · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… n yenilik unsuruna sahip olup olmadığı, bir başka deyişle, o tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş olup olmadığının tespitine yönelik araştırmanın «kamu düzenine» ilişkin olduğu gözetilerek, konusunda uzman olan bilirkişi veya bilirkişilerin yapacakları araştırma sonucunda dava konusu tasarımın 554 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulup sunulmadığı araştırılarak, işbu davada alınan bilirkişi raporu ile ceza davasında alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve davacı vekilinin ciddi itirazlarının cevaplandırılması gerekirken, «eksik inceleme» ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… n yapacakları araştırma sonucunda bir tasarımın 554 sayılı KHK'nın 6. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların HUMK'nın 75/«son» maddesi çerçevesinde re'sen dikkate alınması ve bilirkişi raporundaki yenilik ve «ayırt edicilik» unsurlarına yönelik değerlendirmenin de anılan KHK'nın 5 ila 11. maddelerine uygun olup olmadığına ilişkin hukuki denetiminin mahkemece yapılması gerekmektedir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı adına «tescilli tasarımın» davacı tarafından sunulan katalog ve dergilerde yer alan tasarımlardan farklı olduğu belirtilmiş, davacı tarafın itirazı üzerine alınan ek raporda önceki görüşleri tekrar edilmiş, dava konusu tasarımın kullanıldığı sektör bazında bir inceleme yapılmamıştır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/513 E. 2015/7712 K.
Ortak:taşıyıcı · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaO halde, mahkemece, sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten yeni bir rapor alınmak suretiyle yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davaya konu tasarım başvurusunun yenilik ve «ayırt edicilik» koşullarını «taşıyıp» taşımadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Benzer bu karardaO halde, mahkemece, dava konusu tasarımın yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde yenilik ve «ayırt edicilik» kriterlerini «taşıyıp» taşımadığı hususunda yeni bir bilirkişi raporu alınarak asıl ve birleşen davada karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru olmadığından, davacı birleşen davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2014/8325-16072 E.,K. sayılı onama kararının kaldı …
554 sayılı KHK’nın 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nın 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaAsıl dava, «tescilli tasarıma» tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat, birleşen dava tescilli tasarımın hükümsüzlüğü ile tazminat istemlerine ilişkin olup mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile birleşen davalı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafından «ibraz» edilen ve yurt dışında mukim şirket tarafından hazırlanan yazıda; yabancı şirketin "D.
O halde, mahkemece, dava konusu tasarımın yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde yenilik ve «ayırt edicilik» kriterlerini «taşıyıp» taşımadığı hususunda yeni bir bilirkişi raporu alınarak asıl ve birleşen davada karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru olmadığından, davacı birleşen davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2014/8325-16072 E.,K. sayılı onama kararının kaldı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6793 E. , 2012/13617 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2010 tarih ve 2009/59-2010/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin deri ve deri mamulleri imal ve satışıyla iştigal ettiğini, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin yaptığı tasarım tescil başvurusuna müvekkili tarafından itiraz edildiğini, ancak bu itirazın, itiraza eklenen katalog örneklerinin orijinal olmadığından ispat edici nitelikte bulunmaması ve Mocali&Mocali firmasının tescil için davalıya yetki verdiği gerekçesiyle reddedildiğini, oysa söz konusu tasarımın aynısının veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin, davalının tescilinden çok önce İtalya'da piyasaya sunulduğunu, bu hususun Mocali firmasının internet sitesinde yayınlanan katalogdan anlaşılabileceğini, Türkiye'de tescili bulunmayan Mocali firması tarafından verilen iznin de bir hak devri olmadığını, kaldı ki yayın tarihinden itibaren 12 ay içinde tescil ettirilmezse tasarımın yenilik unsurunun tasarım sahibi için dahi ortadan kalkacağını ileri sürerek, davalı TPE YİDK'in 31.12.2008 tarih, 2008-O-429737 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, yapılan işlemin usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, Mocali&Mocali firması ile müvekkili arasında yapılan 01.03.2006 tarihli sözleşmeye göre anılan şirket tarafından üretilecek tasarımların Türkiye'deki tüm haklarının müvekkiline ait olduğunu ve endüstriyel tasarım için müvekkilinin müracaatta bulunabileceğini, iptali istenen tasarımların yenilik vasfına sahip olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından delil olarak dayanılan internet çıktısı şeklindeki katalog örneğinin aslına uygun olduğuna dair bir noter onayının bulunmadığı, internet çıktısı şeklinde sunulan belgelerin içeriklerindeki ürün ve tarih bilgisinin resmi bildirim niteliği taşımadığı gibi bu tür belgelerin internet üzerinde her an değiştirilebileceği, internet alan adının itiraz aşamasında davalı kuruma sunulmadığı ve dava dosyasına sunulan beyanda yer aldığı gözetildiğinde itiraz aşamasında sunulan belge ve delillere göre inceleme ve karar verme yetkisi olan TPE YİDK kararının iptaline yönelik davada delil olarak kabul edilemeyeceği, iptali istenen tasarımların yenilik unsurunu taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tasarım tescil başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davacı tarafından delil olarak dayanılan internet çıktısı şeklindeki katalog örneklerinin delil vasfının bulunmadığı ve ayrıca bu katalogların yer aldığı internet alan adının TPE YİDK'na itiraz aşamasında bildirilmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
554 Sayılı KHK’nin 6. maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gerekmektedir. Bir başka deyişle tasarım tescilinde, mutlak yenilik koşulu kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir.
554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın ayırt edicilik unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, 554 Sayılı KHK ile mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, bu hususun mahkemece re’sen dikkate alınarak, tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan KHK’nin 5 ila 10. maddeleri hükümleri göz önüne alınmak suretiyle ve somut uyuşmazlık koşulları itibariyle de gerektiğinde bilirkişi görüşü alınarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Davacı tarafça, davalının Türkiye'de davaya konu tasarımların tescilini yapmak konusunda yetki aldığı ve tasarımları meydana getiren yabancı şirketin internet sitesinde yer alan kataloglara dayanılmış olup, söz konusu internet sitesine müdahale edildiği savunulmadığı gibi bu hususta herhangi bir delil de dosyaya sunulmamıştır. Öte yandan, mahkemenin kabulünün aksine, tasarım başvuru dosyasında bulunan belgelerden, davacının söz konusu internet sitesinin alan adını 23.12.2008 tarihli dilekçe ile davalı kuruma bildirdiği ve bu dilekçenin 25.12.2008 tarihinde kurum kayıtlarına geçtiği anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten yeni bir rapor alınmak suretiyle yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davaya konu tasarım başvurusunun yenilik ve ayırt edicilik koşullarını taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062482500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz